Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Marriage Story
    Yazılar

    Marriage Story

    By İlhan Archy9 Aralık 20195 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Her ilişki mutluluk garantili değildir. Bir eli tutarak, bir bakışla, bir öpücükle açılan yol o kadar olasılıklarla doludur ki en emin olduğunuz zamanda dahi beklenmeyen bir sonuçla yüz yüze kalabilirsiniz. Üzerinden zaman geçtikçe irili ufaklı çıkar ve ego çatışmaları yaşanır. Çoğu zaman çözüldü sanılan şeylerin artıkları bir köşede birikir, toplanır bambaşka şeylere dönüşür. Taşındığınız sıfır evin duvarı sarsıntılarla çatlar ama ciddi müdahale etmek yerine boyayarak geçmeye çalışmak gibidir. Yine yüzeye çıkar. Yine boyanır ve bu döngü devam eder, ta ki taraflar artık görmezden gelemeyecekleri bir sorun olduğu inkârından vazgeçesiye dek. İki kişi değildir bir de ilişkiler insanların düşündüğünün aksine. Arkadaşlar, aileler de işin içine girer bir yerden sonra. Hepsinin kendince bir fikri, taraflara dair kafasında biçtiği bir rol vardır. Kahramanlarımız düşe kalka engelleri geçtikçe ayrışmalar, kaos, önyargılar gitgide açılır. Öyle ki son gelinen noktada iki kırıp kalp ve koltuğundan ayrılmak için can atan taraftarlar bitiş düdüğünü beklemeye başlar. Marriage Story’nin anlatmak istediği hikaye bu. Her ilişki böyle olmak zorunda değildir ama bu film kasten ve isteyerek ilişkilerin bu yanına odaklanmış.

    90/100. Sade bir hikaye, mükemmel oyunculuklar, eksiksiz bir kurgu.

    Netflix anlaşılan sürekli diziler çıkardığı dönemi geride bırakıp uzun metraj filmlere odaklanmaya başlıyor yavaştan. Şimdiye dek izlediğim tüm Netflix Original filmleri tahammülü zor, sıkıcı, nasıl bir izleyici kitlesine hitap ettiği belli olmayan işlerdi. Şimdiye dek izlediklerim: Polar, The Silence, Bright ve Bird Box ve bu filmlerin en ufak elle tutulur yanları yok. Tahammülü zorlayan, çekim ve prodüksiyon aşamaları B sınıfı filmleri bile aratacak kalitede şeyler oldukları için ebediyen Netflix Orginal Movies defterini kapattığımı sanıyordum. Ta ki 2019 Aralık olana dek… The Irishman gösterime girdi, yorumlar da çok olumlu ama 3,5 saat bir filme odaklanabilecek zaman henüz bulamadım. Ki bu kalibrede bir filmi dikkatimi başka şeylere bölmeden tadını çıkartarak izlemek isterim, ama en kısa sürede izlenecekler listemde. The Two Popes gelmek üzere. Trailerı izledikçe heyecanlanıyorum, Netflix TR’ye göre 20 Aralık tarihinde gösterime girecek ve beklentilerim çok yüksek. Bir de Marriage Story var. Baya sessiz sedasız geldi. Bir süredir Adam Driver hakkında övgüler makineli tüfek gibi düşüyordu ama Star Wars gelirken o kadar gündem olmasına şaşırmıştım açıkçası. Tabi filmi izleyince kafamda soru işareti kalmadı nedenleri hakkında, o ayrı.

    Yönetmen: Noah Baumbach’ın geçmiş işlerine baktığımda izlediğim veya zamanında dikkatimi çeken bir şey göremedim ama bu filmden sonra özel bir ilgiyi hak ettiğinden kesinlikle eminim. Çektiği filmlerinde çoğunlukla senaryoyu da kendisi yazan, prodüktörlük de yapan yetenekli bir abimiz anladığım kadarıyla ve genelde aile draması türünden işler çıkartıyor gibi. Filmografisinin inişleri çıkışları olsa da, çoğu eseri hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin beğenisini kazanmış gibi görünüyor. Marriage Story özelinde konuşmak gerekirse insan ilişkilerini anlatmakta uzmanlaşmış artık bu filmde. Sade çekimler, oyunculardan aldığı maksimum verim ve kendi yazdığı senaryoyu filme çekmekteki titizliği geçmiş ve gelecek işleri için yeterli referans olabilir diye düşünüyorum.

    Senaryo: Hikaye öyle bir şekilde anlatılıyor ki her saniyesinden kan ve göz yaşı akıyor. Bu illa sizi derin umutsuzluğa sürükleyecek diye anlaşılmasın ama anlatılan o hüsranların, mutlulukların, sevgilerin hepsinin gerçekliğine inanıyorsun. Konu, karakterler ve replikler o kadar inandırıcı ki ister istemez kendi ilişkinizin de öyle olup olmayacağını düşünmekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi (Buraya özel bir dipnot düşmek gereği hissediyorum, hayır öyle olmak zorunda değilsiniz. Bu filmde anlatılan ilişki çok sorunlu görünmese dahi yürüyememiş olabilir, siz daha sorunlu bir ilişkiyi yoluna sokabilirsiniz. Bir filmle sevgilinizi harcamayın hemen, sorumluluk kabul etmem). Hikayenin açılması, yeni karakterlerin dahil edilmesi gibi şeyler göze batmadan kotarılmış. Tüm rollere, ne kadar az süresi olursa olsun, akılda yer eden ve hikaye için önemli görevler verilmiş.

    Oyunculuk: Başroller Scarlett Johansson ve Adam Driver’ı o kadar çok defa CGI efektleri ile dolu filmlerde izlemeye alışmışım ki, böyle sade bir filmde nasıl rol yapabildiklerini tekrar görünce kendilerini neden çok sevdiğimi bir daha hatırladım. İkilinin baş başa göründüğü sahneler o kadar etkileyici ve yoğun ki ister istemez kaptırıyorsunuz kendinizi. Özellikle bu ikilinin Charlie’nin yeni evinde birbirleri ile yaptıkları tartışma… Çok uzun zamandan beridir böyle bir ikili performans gördüğümü hatırlamıyorum. Tansiyonu yüksek, duygusal olarak yoğun, adeta kelimelerle hasımlarını ardı ardına bıçaklıyor gibiler. Bağırış, çağırış, birbirlerine bakışları, vücut dilleri, ses tonları o kadar mükemmel ve birbirini tamamlayan bir şekilde yakalanmış ki o sahneyi tekrar izlemek için istisna olarak filmi geri sarmak zorunda kaldım, ki çok ender yaparım bunu genelde filmleri dikkatli bir şekilde izlemeye çalıştığım için. Sinema salonunda bu hareket imkansız ama evde film izlemenin böyle güzel yanları da yok değil. Bahsettiğim sahne o kadar iyi ki eğer bir salonda izlemiş olsaydım el mecbur film çıkışı sonraki seansa bilet almak zorunda kalacaktım. Sonra “Para yok:((” diye ağlamaya devam… İkilinin tartışma sahnesinden başka Adam Driver’ın barda mikrofon başına geçip şarkı söylediği sahnede tüylerim diken diken oldu. Bu sene Oscar’ı kesin almalı, tartışma konusu bile olamaz.

    Sinematografi/ Diğer: Marriage Story teknik olarak oyuncuların ruh hallerini anlatmaya odaklandığı için çekimler alabildiğine temiz ve tatmin edici mesafede. Bar sahnesinde arka planda figürasyonun sahnenin doğallığına katkısı tek kelimeyle çok akıllıca. Charlie’nin sonlara doğru oğlunun odasında iken arkada Nicole bulanık bir şekilde görmemiz ince planlanmış, adeta orada yüz hatlarını seçemesek dahi ne hissettiğini görür gibi oluyoruz. Dekorlar iyi planlanmış, masalar duvarlar gibi ince detaylar bile görülmeye değer şeyler içeriyor. Sadece senaryo ve oyunculuk değil ufak detaylar da etkileyici ince dokunuşlarla giriyor kareye.

    Kurgu: Başlangıçtan itibaren hikayeyi usulca genişletip sizi de bir parçası haline getiriyor. Temposu çok hızlı değil. Yeni karakter ve anlatım unsurlarını usulca karşımıza çıkartıyor. Elindeki materyali hesaplı kullanırken herhangi bir açık ve aksayan taraf bırakmaması da ayrıca takdir edici.

    Son söz: 2020’ye girmek üzereyken iyi filmler birbiri ardına gösterime giriyor. Eğlenceli ve dolu bir aile draması izlemek isteyenler kaçırmasın.

    Kültür Sanat
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleSabah Gazetesinin Yayın Stratejisi
    Next Article Babacan Hareketi Karşısında Heyecana Kapılmayan Bir Liberal

    Diğer İçerikler

    Yazılar

    Totaliterliğe Giden Yolun Taşları: “İkinci Nükleer Rönesans”la Güçlendirilen Altyapısal Otoriterlik

    22 Temmuz 2026By Pınar Demircan
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan
    Yazılar

    ABD Bağımsızlık Bildirgesi (1776) Nedir?

    5 Temmuz 2026By Daktilo1984

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}