Çeviriler
Yoksul kesim neden kendi çıkarı aleyhine oy kullanır?

Yoksul kesim neden kendi çıkarı aleyhine oy kullanır?

*Makalenin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Çevirmenin Önsözü Sona kalma korkusunun, insan psikolojisindeki yerinin yanısıra siyasal davranışı etkilemesi bakımından önemine dikkat çeken bu kısa çalışmanın, iktisadî ve sosyal bilimlerin, kanımca pek de üzerinde durulmayan kesişim noktalarına dokunduğunu görmem, bende çalışmanın çevirisini yapma isteği uyandırdı. İnsanoğlunun, safî maddi yönü ağır basan menfaatçi eğilimlerinin

Eşitsizlikler ve Covid-19

Eşitsizlikler ve Covid-19

Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Eşitsizlik tanımı gereği çok yönlüdür. Sadece gelir ve servet eşitsizliği arasında bir fark olmakla kalmaz, aynı zamanda eşitsizlik cinsiyetler, ırklar, yaşlar, bir ülkedeki bölgesel birimler vb. arasındaki eşitsizlik de olabilir. New York gibi bir şehirde gezinti yapıldığında, eşitsizlik bir bölgeden diğerine kısa mesafe bir yürüşte bile

Yeni Bir “BM Rüzgârı”nı Ummak

Yeni Bir “BM Rüzgârı”nı Ummak

Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Birleşmiş Milletler, kuruluşunun 75. yılını, 21 Eylül günü, yine Eylül ayında gerçekleşecek üst düzey bir toplantıda imzalanacak üzerinde anlaşılmış bir bildirgeyle kutlayacak. Üye ülkeler, bu yıldönümünü adeta bayram havasında kutlamalılar.    Birleşmiş Milletler; Müttefikler’in, saf kötülükten beslenen bir ideolojiyle harmanlanmış ve akıl almaz büyüklükte vahşetlere ilham

ABD Seçimlerinin Yarattığı Küresel Tehdit

ABD Seçimlerinin Yarattığı Küresel Tehdit

*Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Modern dünyanın önümüzdeki 80 gün boyunca gerçekleştireceği yolculuk, Jules Verne’in “80 Günde Devri Alem”de işlediğinin aksine, bir serüvenden ziyade sıkıcı bir iş gezisini andıracak. Dört yılda bir yapılan Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinin 59.suna üç aydan daha kısa bir süre kaldı. Amerika, günümüzde hala ekonomik ve

Bir Sonraki Liberal Düzen: Salgın Çağı Daha Az Değil, Daha Fazla Uluslararasıcılık Gerektiriyor

Bir Sonraki Liberal Düzen: Salgın Çağı Daha Az Değil, Daha Fazla Uluslararasıcılık Gerektiriyor

Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Geleceğin tarihçileri liberal dünya düzeninin sonunu gösteren an üzerine düşünürken belki de 2020 yılının baharına, savaş sonrası dönemin en ciddi kamu sağlığı tehdidi ve ekonomik felaketiyle karşı karşıya kalan Amerika ve müttefiklerinin tek bir ortak hedef bildirisinde bile anlaşamadıkları o ana işaret edecekler. Fakat bu günlerde

Mugabe’nin Mirasına Kısa Bir: Bakış Zimbabve’deki 36 yıllık diktatörlük

Mugabe’nin Mirasına Kısa Bir: Bakış Zimbabve’deki 36 yıllık diktatörlük

*Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Tahminde bulunmak zordur, derler; özellikle de gelecekle ilgili olarak. 2000 yılında Robert Mugabe, Zimbabve’deki ticari çiftlikleri kamulaştırmaya başlayıp ülkeyi ekonomik felakete sürüklerken, güzel Zimbabve halkının ülkelerinin çöküşünü görmektense ayaklanacakları tahmininde bulunmuştum. On altı sene sonra Mugabe hâlâ iktidarda ve Zimbabve’nin ekonomisi adeta mahvoldu. Dersimi aldım -Bill

Neoliberalizmin devri kapandı, Neo-İlliberalizm çağına hoşgeldiniz

Neoliberalizmin devri kapandı, Neo-İlliberalizm çağına hoşgeldiniz

Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Gelişen teknoloji, milliyetçi politikalar ve milyarderler kulübü yeni bir politik ekonomi düzeni yarattı. Peki, virüsün bu yeni statüko üzerindeki etkisi nasıl olacak? Krizin Yeniden Canlanması Koronavirüs ve onun üzerinden yürüyen politik mücadeleler dünyayı rehin aldıkça, pandeminin ortaya çıktığı (jeo) politik ve ekonomik bağlamı incelemek yerinde olur.

Acil yardım bekleyen New Yorklular: Kaderlerine terk edilen yabancı öğrenciler

Acil yardım bekleyen New Yorklular: Kaderlerine terk edilen yabancı öğrenciler

*Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. New York City’deki yabancı öğrencilerin karşılaştıkları sorunlardan bazıları ortada. Koronavirüs musibeti baş gösterdiğinde şehirde kalanlar, ülke dışındaki akrabaları için son derece endişeli. Gidenler için sinir bozucu geri dönüş meselesi söz konusu. Bir diğer çevrimiçi sömestr ihtimali ise herkesi ilgilendiren yegane tehdit. İç Güvenlik Bakanlığı (İGB) vizelerimizi

Ahbap-çavuş Kapitalizmi: Verimsiz, Adaletsiz ve Yozlaşmış

Ahbap-çavuş Kapitalizmi: Verimsiz, Adaletsiz ve Yozlaşmış

*Yazının orijinali: https://austrian-institute.org/en/thema/economy/crony-capitalism-cronyism-economy/crony-capitalism/ Donald Trump’ın adaylığı; solun ücret durağanlığı ve göç politikası gibi tartışmaları bastırmak için kullandığı politik doğruculuğun getirdiği hayal kırıklığı gibi birçok konuya karşı kamuoyunun dikkatinin artmasını da beraberinde getirmiştir. Öne çıkan bir diğer konu da Trump’ın kampanyasıyla beraber önemli bir devinim kazanan ahbap-çavuş kapitalizmi problemi ya da

Hong Kong’a Veda mı Ediyoruz?

Hong Kong’a Veda mı Ediyoruz?

İngiliz hâkimiyetindeyken veya hâlâ “Çin Halk Cumhuriyeti Hong Kong Özel İdari Bölgesi” statüsündeyken Hong Kong’a gitmemiş olmaktan hep pişmanlık duyacağım. Aşağıda ayrıntılandıracağım nedenlerden bu şehre özel bir yakınlık duyuyorum; şehrin siyasi otonomisini ve muhtemeldir ki ekonomik refahını kaybetmesi benim için büyük üzüntü olacak. Hong Kong yarım asır boyunca klasik liberallerin

Hayvan Izdırabının Ahlaki Durumu | Veganizm #4

Hayvan Izdırabının Ahlaki Durumu | Veganizm #4

Yazının orijinali: https://www.cato-unbound.org/2020/02/08/shawn-e-klein/moral-status-animal-suffering Michael Huemer “Hayvanlar ahlaki özneler midir?” sorusunu soruyor. Bunun önemli bir soru olduğuna ve hayvanlara muamelenin kritik bir ahlaki mesele olduğuna katılıyorum. Fakat bence Huemer savını hissedebilirlik ve acının kendinde yanlışlığında temellendirerek hata yapıyor. Hissedebilirlik Huemer hayvanların “ahlaki özneler” olduklarını savunuyor. Ahlaki özne olmakla ne kastettiğini açıkça

Et Yemek ve Kamu Politikası İçin Ortak Zemin Arayışları |  Veganizm #3

Et Yemek ve Kamu Politikası İçin Ortak Zemin Arayışları | Veganizm #3

Yazının orijinali: https://www.cato-unbound.org/2020/02/14/andy-lamey/searching-common-ground-meat-eating-public-policy Michael Huemer’in makalesi, daha katı bir bakış açısı adına et yemeye ilişkin nazik görüşe kafa tutması bakımından canlandırıcı bir niteliğe sahip. Huemer’ın savının iki niteliği bilhassa ilgi çekici. Öncelikle, ihtiyatlı öncüllere dayanıyor. Acı ve ızdırabın kötü olduğunun iddia edilmesi, yok sayılmasından çok daha az tartışmalı. İkinci olarak,

Bir Hepçilin Vicdanı | Veganizm #2

Bir Hepçilin Vicdanı | Veganizm #2

Yazının orijinali: https://www.cato-unbound.org/2020/02/12/aeon-j-skoble/conscience-omnivore Michael Huemer muhteşem bir felsefeci ama beni et yemekle yanlış yaptığımıza ikna edemiyor. Et yiyenlerimizin yapılması gerekeni bildiğimiz ama yine de yapmayı başaramadığımız bir vicdan sektesinin pençesinde olduğumuz iddiasıyla yola çıkıyor. İnsanların büyük bölümünün ahlaki yanlışlardan kaçınma motivasyonunu yalnızca bu yanlışların (a) toplumsal olarak kınandığı veya (b)

Bir İnsanın Vicdanı | Veganizm #1

Bir İnsanın Vicdanı | Veganizm #1

Yazının orijinali: https://www.cato-unbound.org/2020/02/10/michael-huemer/conscience-human-being I. Vicdan Sınavı Bazen ortalama bir insanda vicdan -ahlaki gerçekleri bağımsız olarak muhakeme etme ve bu gerçeklerle harekete geçme- var mıdır yoksa ortalama bir insan yalnızca güçlülerin toplumsal âdetlerine ve taleplerine itaat etme şeklindeki içgüdüsel temayüle mi sahiptir, diye düşünürüm. Etik davranışların çoğu bu türden itaatle açıklanabilir;

Gerçek Liberalizmin Özü İnsana Şefkattir

Gerçek Liberalizmin Özü İnsana Şefkattir

Liberal kişinin açıklık, kabullenme ve en önemlisi hoşgörü erdemlerine bağlılık göstermesinin birçok nedeni vardır. Bana göre, bu konuyla ilgili yapılacak ilk iş, hem destekçilere hem eleştirenlere gerçek radikal liberalizmin liberal özünü bir kez daha göstermektir.  Samuel Freedman, “İlliberal Liberteryenler” (2001) üzerine incelikli ve ustaca bir felsefi eser yayımladı ama burada

Covid-19 Krizi Başka Türlü Bir Kapitalizm İçin Bir Fırsat

Covid-19 Krizi Başka Türlü Bir Kapitalizm İçin Bir Fırsat

Hükûmet bu kuşakta ilk defa avantajı elinde tutuyor. Bu fırsatı kaçırmamalı. Dünyanın durumu kritik. Covid-19 pandemisi, yıkıcı sonuçları olan 1918 İspanyol gribinden beri görülmemiş bir boyutta ve ciddiyetle ülkelere yayılıyor. Bu pandemiyi durdurmak için koordineli şekilde küresel olarak harekete geçilmediği sürece salgın yakında hem ekonomik hem mâli bir salgına dönüşecek.

Koronavirüs, Önceliğin Ekonomide Olması Gerektiği Efsanesini Çürüttü

Koronavirüs, Önceliğin Ekonomide Olması Gerektiği Efsanesini Çürüttü

1990’lardan beri “piyasa”ya duyulan inanç hiç sorgulanmadı. Şimdi ise kamusal alışveriş bile topluma karşı işlenen bir suç halini aldı. 2020 yılının Koronavirüs paydosu belki de modern tarihteki en dikkat çekici olağan hayat kesintisi. Bu hastalıktan savaştan bahsedilir gibi bahsediliyor. İnsanın aklına 1914 ve 1939 yıllarındaki normallik kesintisine ilişkin hikayeler geliyor.

Liberteryenler Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ile İttifak Yaptı. Bu, Şeytanla Anlaşma Mıydı?

Liberteryenler Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ile İttifak Yaptı. Bu, Şeytanla Anlaşma Mıydı?

Serbest piyasacı reformistler ve otoriteryen milliyetçiler Brezilya’yı yeniden şekillendirmek için mücadele ediyor. 14 Mart 2016 sabahı Winston Ling isimli liberteryen iş adamı, Brezilya devlet başkanı olmak için başarı şansı düşük bir kampanya yürüten Jair Bolsonaro ile Rio de Janeiro’da küçük bir ofiste bir araya geldi. Ling’in en yakın çalışma arkadaşlarından

Eşitsizlik Verilerinin Anlatmadıkları

Eşitsizlik Verilerinin Anlatmadıkları

Yöneticilerin yüksek maaşlarına ilişkin 6 Ocak 2020 tarihli rapor ve rapordaki ortalama bir FTSE 100 yöneticisinin, ortalama çalışandan saatte neredeyse 120 kat daha fazla kazanacağı yönündeki dair bulgu eşitsizliği bir kez daha siyasi gündeme taşıdı. Küreselleşmiş bir ekonomide multimilyar poundluk çok uluslu şirketlerin başında olan kişilere bu kadar fazla para

Postmodernizme Liberteryen Bir Giriş

Postmodernizme Liberteryen Bir Giriş

Postmodernizm aslında nedir? Liberteryen düşünceyle nasıl bir ilişkisi vardır? İnsanlar inanır, diye düşündü Gölge. İnsanların yaptığı budur. İnanır ve sonra inandıklarının sorumluluğunu almazlar; bir şeyler üretir ve ürüne güvenmezler. İnsanlar karanlığı doldurur; hayaletlerle, tanrılarla, elektronlarla, hikayelerle. İnsanlar hayal eder ve insanlar inanır ve bir şeylerin gerçekleşmesini sağlayan, o kaya gibi

Popülizm Sinsice Kabuk Değiştiriyor

Popülizm Sinsice Kabuk Değiştiriyor

Çevirinin orijinal metnine ulaşmak için: https://www.theatlantic.com/international/archive/2020/01/future-populism-2020s/604393/ Popülist siyasal hareket 2010’lu yıllarda dünya çapında demokrasileri şekillendirdi ve önümüzdeki yıllarda da hiçbir yere gittiği yok. Dünyada popülizmin 2010’larda etkilemediği bir bölge bulmak zordur. Geçtiğimiz on yıl ABD’de Donald Trump’ın seçimini ve İngiltere’de Brexit oylamasını getirdi. Almanya’da ülkenin ulusal parlamentosuna on yıllar sonra

Anti-popülizmin sorunu: Medenilik yanlıları neden sürekli kaybediyor?

Anti-popülizmin sorunu: Medenilik yanlıları neden sürekli kaybediyor?

Sağcı demagoglar güç kazanıyor ve toplumsal tartışmalar daha da çirkinleşiyorken birçok kişi daha aklı başında bir siyasete dönüş çağrısı yapıyor. Fakat bu yaklaşımın da kendi ölümcül hataları bulunuyor. Son senelerde muhtemelen bunun bir versiyonunu duymuşsunuzdur. Hatta belki de kendiniz söylemiş veya düşünmüşsünüzdür. “Politikacılar devamlı kavga ediyor!”, “Siyaset tamamen çığırından çıktı!”,

Kısa Vadeli Kötü Politikaların Kötü Ekonomileri

Kısa Vadeli Kötü Politikaların Kötü Ekonomileri

Kötü ekonomi, kötü siyasetten doğabilir veya kötü siyaseti doğurabilir. Fakat esas mesele, kötü ekonomi ve kötü siyasetin ne olduğudur. Bu açıkça ve doğru şekilde tanımlanmadığı sürece kötü bir durum daha da berbat edilebilir ve iyi bir durum kötü bir duruma dönüştürülebilir. Dolayısıyla bu noktaların aydınlatılması, özgür ve müreffeh bir topluma

2010’ların Acı Mirası: Aşırı Sağın On Yılı

2010’ların Acı Mirası: Aşırı Sağın On Yılı

Çeviren: Ali Sencan Gökkurt Sadece 10 yıl içinde, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde aşırı sağ politikacılar, partiler ve fikirler siyaset yelpazesindeki uç konumlarından çıkıp ana akım politikada kendilerine yer buldular. Son on yıl aşırı sağın on yılıydı. Ocak 2010’da solcu ve merkez politikacılar dünyanın en büyük üç demokrasisine liderlik ettiler:

Hıristiyan Demokrasi mi İlliberal Demokrasi mi?

Hıristiyan Demokrasi mi İlliberal Demokrasi mi?

Çeviren: Çağla Taşkın Avrupa Halk Partisi, illiberallik seviyesi giderek artan Fidesz Partisi’ni ihraç etmeyi değerlendirirken Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın kendisini Hıristiyan Demokrasi’nin bir temsilcisi olarak göstermesine izin vermemeli. Şovenist milliyetçiliği reddeden gerçek Hıristiyan Demokratlar, şimdiye dek Avrupa entegrasyonunun elzem bir unsuru oldular. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ile Avrupa Birliği üyesi

Piyasa Rekabet Gücü ve Rasyonalite: Beyin Odaklı Bir Yaklaşım*

Piyasa Rekabet Gücü ve Rasyonalite: Beyin Odaklı Bir Yaklaşım*

Davranışsal ekonomistler son yüzyılın yarısı boyunca neoklasik ekonomistleri, metodolojik temellerinde hatalı bir öncül olduğu gerekçesiyle dur durak bilmeden eleştirdiler: Bu öncül, davranışcıların “Ekons” diye dalga geçtikleri neoklasik modellerdeki insanların tamamen rasyonel olduklarıydı. Bunun anlamı, bu kişilerin tutarlılık ve sarahat ile karar aldıklarıydı ki bu, davranışçıların bilimsel kanıtlarla kolaylıkla itiraz ettikleri

Erdoğan’ın Başarısı Aslında Çöküşü Olabilir

Erdoğan’ın Başarısı Aslında Çöküşü Olabilir

Türkiye’nin modernleşme süreci iki asırdır elitlerin başı çektiği, tepeden inme bir proje olageldi. Fakat durum artık böyle değil. Recep Tayyip Erdoğan’ın önce başbakan şimdi cumhurbaşkanı olarak sürdürdüğü 15 seneyi aşkın süren iktidarının ardından, zamanla kamusal hayata hâkim olan İslamcılık ve yandaşçılık, Türk vatandaşlarını giderek daha fazla yıldırıyor. Tarihsel bir ironi

Popülizmin Cazibesine Direnmek

Popülizmin Cazibesine Direnmek

Dünya hızla değişiyor. Yapay zeka, iklim değişikliği ve demografik değişimler toplumlarımızın yapısını şekillendiriyor ve hangi tür zorluklarla karşılaşacaklarını belirliyor. Bu sürecin mağluplarının seçimlerle cevap vermesi muhtemel olduğundan, sosyal değişimin politik değişim tarafından takip edilmesi beklenmektedir. Birçokları için bu, popülist siyasetin yükselişini açıklıyor: Siyaseti, genellikle dizginleri tekrar ele alarak ulusal egemenliği

The Economist’e Göre Liberalizm

The Economist’e Göre Liberalizm

“Liberalizm modern dünyayı yarattı, fakat şimdi modern dünya ona sırtını dönüyor.” Bu hayıflanan ifade, The Economist dergisinin kuruluşunun yüz yetmiş beşinci yıldönümü anısına yayınlanan bir makalede yer alıyordu. “Avrupa ve Amerika, sıradan vatandaşın problemlerini çözmeye niyetli ya da muktedir olmayan ve yalnızca kendini düşünen liberal elitlere karşı gerçekleşen bir halk

Sosyalizm Her Defasında Başarısız Oldu

Sosyalizm Her Defasında Başarısız Oldu

Kendini sosyalist olarak tanımlayan Bernie Sanders, yeni fikirlere açık bir lider tavrı takınarak genç seçmenlerin favorisi haline geldi. Ne var ki sosyalizm yeni bir şey değil ve birçok kez, birçok yolla denenmiş ve başarısız olmuştur. Ya da yüksek maliyetli, ızdıraba sebep olan başka bir fikir olduğunu tasavvur etmek zordur. “Sosyalizm”

Popülizmin İyi Yanı: Trump’ı İktidara Getiren Dürtü, Amerikan Demokrasisini Kurtarabilir

Popülizmin İyi Yanı: Trump’ı İktidara Getiren Dürtü, Amerikan Demokrasisini Kurtarabilir

Hızlı teknolojik değişimden, ekonomik büyümeden ve küreselleşmeden insanlığın yalnızca küçük bir bölümünün yararlandığı; eşitsizliğin ve toplumdaki kaygının günbegün arttığı bir dönemi tasavvur edin. Finansal kriz ile başlayan şiddetli bir durgunluk, bütün ekonomiye yayılıyor. Bunun yanı sıra, yaşanan problemlerin sorumlusu olarak göçmenleri işaret eden ve ilkelliğe dönüşü hedefleyen bir hareket her

Neoliberalizmin Sonu ve Tarihin Yeniden Doğuşu*

Neoliberalizmin Sonu ve Tarihin Yeniden Doğuşu*

Soğuk Savaş’ın sonunda siyaset bilimci Francis Fukuyama “Tarihin Sonu?” başlıklı ünlü makalesini yazdı. Makalede komünizmin çöküşünün tüm dünya ile mukadder liberal demokrasi ve piyasa ekonomileri arasındaki son engeli de kaldıracağını savunuyordu. Birçok insan da ona hak verdi. Otokrat lider ve demagogların dünya nüfusunun yarısından fazlasını barındıran ülkeleri yönetmesiyle birlikte kurallara

Özgürlük Dostları, Ümitsizliğe Kapılmayın*

Özgürlük Dostları, Ümitsizliğe Kapılmayın*

Özgürlük dostları her gün medyayı dolduran siyasi ve ideolojik trendleri görüp kolaylıkla ümitsizliğe kapılabiliyorlar. Devlet harcamaları artıyor, devlet borçları birikiyor ve regülasyonlar ile yeniden dağıtım mekanizmalarının piyasanın alanını ve kişisel tercihlerin özgürlüğünü kısıtladığı açıkça görülüyor. Görünen o ki her yerde anti-liberal demagoglar çoğalıyor. Ama unutmamalıyız ki bu duruma modern zamanlarda

“Anti-Popülistler”in Elitizmi*

“Anti-Popülistler”in Elitizmi*

“Popülist tehdit”i analiz eden uzmanlar genellikle statükoyu savunmak isteyen bir kitle olduğunu varsayıyorlar. Bütün politik “dışlanmışlar”ı yalnızca tehlikeli olarak  betimlemeye çalışan anti-populist literatür, bize kamusal aydınların açıklamaya çalıştıkları hareketlerden kendileri hakkında bir fikir veriyor. Bugünlerde “popülizm”i olumsuz anlamda düşünmek gayet normal görünüyor. Elit politikacılar (popülizmin) istikrara karşı yarattığı tehlike hakkında

Popülist Sağ’dan Kopya Çekmek Sol’u Niçin Kurtaramayacak*

Popülist Sağ’dan Kopya Çekmek Sol’u Niçin Kurtaramayacak*

Merkez solun duayenleri, bir zamanlar başında oldukları partilerin güç kaybetmesine mülteci sorununun sebep olduğunu düşünüyorlar. Hillary Clinton, Tony Blair ve İtalya eski başbakanı Matteo Renzi, geçtiğimiz günlerde Guardian’a verdikleri demeçlerde Avrupa’nın, sağ popülizmi önlemek adına mülteci sorununu kontrol altına alması gerektiğini vurguladılar. Seçimlere hazırlanan bir siyasetçinin veya bir köşe yazarının,

Otoriter Popülizmin Korkutucu Yükselişi*

Otoriter Popülizmin Korkutucu Yükselişi*

Popülist olarak nitelendirilen hükümetler; Polonya, Macaristan, Meksika ve Türkiye’de hâlihazırda iktidardalar. Sağ ve sol popülist partiler yedi Avrupa Birliği ülkesinde koalisyon ortağı olarak yer alırken, İtalya ve Yunanistan ise çok partili popülist koalisyonlarca yönetiliyor. Venezuela, popülist bir iktidarın müsadereci politikaları nedeniyle batmanın eşiğine doğru hızla ilerliyor. Brezilya, popülist olduğunu açık

Popülistleri Mağlup Etmenin Yolu İstanbul’dan Geçiyor*

Popülistleri Mağlup Etmenin Yolu İstanbul’dan Geçiyor*

Ekrem İmamoğlu dünyaya popülistlerin nasıl mağlup edileceğini mi gösterdi? Dünyanın çeşitli yerlerindeki liberaller, popülist politikalara karşı kazanmanın yollarını el yordamıyla keşfetmeye çalışırken İmamoğlu’nun bariz galibiyeti karanlık bir gecede gerçekleşen yıldız yağmuru gibiydi. Birçok insan, bu sonuçları çözümleyecek ve hayata geçirmek için dersler çıkartacak. İmamoğlu’nun zaferi, dünya çapında birçok popüliste, Türkiye

Popülistler Neden Seçim Kaybetmezler*

Popülistler Neden Seçim Kaybetmezler*

Türkiye’nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel başkanı olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi adayının az farkla kaybettiği İstanbul belediye seçimlerinin tekrarlanmasına karar verdi. Seçim gününden itibaren, ülkenin “güçlü lideri” usulsüzlüklerden yakınmaya ve muhalefet adayının zaferinin oy hırsızlığı sonucu mümkün olabildiğini dile getirmeye devam etti. Bu göz göre

Popülist Dalga*

Popülist Dalga*

Geçtiğimiz seneler, 1945 yılından bu yana küresel barış ve refahın temelini oluşturan, liberal uluslararası düzeni tehdit eden popülist milliyetçiliğin yükselişine tanıklık eti. Amerikan gücünün hegemon olduğu 1991-2008 arası dönemi hariç tutarsak, geride bıraktığımız yüzyılda liberal demokrasiler sürekli olarak otoriter rejimler tarafından tehdit edilmişti. Bugün ise kökleşmiş demokrasilerin bile popüler hezeyanlar