Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » 23 Haziran Yerel Seçimleri: İlçe Bazlı Oy Değişimleri ve Ekonomik Oy Verme Modeli
    Yazılar

    23 Haziran Yerel Seçimleri: İlçe Bazlı Oy Değişimleri ve Ekonomik Oy Verme Modeli

    By Nezih Onur Kuru16 Haziran 20194 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    İstanbul’da AK Parti’nin oy oranı 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimleri arasında düşük gelirli ilçelerde daha çok artma eğiliminde. Güvenlik ve ekonomik istikrar endişeleri daha yoksul ilçelerdeki seçmeni AK Parti’ye oy vermeye itmiş gözüküyor.

    AK Parti 1 Kasım/7 Haziran oy oranı ve gelir ilişkisi

    7 Haziran’a kıyaslandığında AK Parti oyu Arnavutköy, Küçükçekmece ve Esenyurt gibi daha yoksul ilçelerde %30’un üzerinde artarken; Kadıköy, Üsküdar, Beşiktaş gibi gelir düzeyi daha yüksek ilçelerde ise artış oranı %30’un aşağısında.

    2018 Haziran ve 31 Mart sonuçları kıyaslandığında, kötüye giden ekonominin iktidar oylarını bu kez yoksul ilçelerde daha olumsuz etkilediği anlaşılıyor. 

    Binali Yıldırım/Erdoğan oy oranı ve gelir ilişkisi

    Binali Yıldırım 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın elde ettiği oy oranını gelir seviyesi düşük ilçelerde daha az koruyabilmiş. Ekonomiden daha çok etkilenen bu ilçelerde iktidar oyu daha çok azalmış.

    Ekrem İmamoğlu/Erdoğan oy oranı ve gelir ilişkisi

    Ekrem İmamoğlu ise İnce, Akşener ve Demirtaş’ın toplam oyunu daha dar gelirli ilçelerde koruyabilmiş. Öte yandan Kadıköy, Bakırköy, Beşiktaş ve Şişli’de yüzde 10 civarında önemli bir kayıp var.

    Böylece siyasal ve ekonomik koşulların daha düşük gelirli ilçelerde oy verme davranışı üzerinde değişim yarattığını söylemek mümkün. Binali Yıldırım’ın, ekonomik nedenlerle uzaklaşan ve bir kısmı İmamoğlu’na yönelen, AK Parti ve MHP seçmenini ikna edemedikçe kazanması zor. İkna etmesi yönünde ise pek umut vaadeden bir tablo yok.

    İşsizliğin arttığı, enflasyonun çok az düştüğü ve tüketici güven endeksinin 55’e gerilediği şartlarda siyasal ve ekonomik koşulların yine iktidarın aleyhine, muhalefetin lehine şekillendiğini söylemek mümkün. 

    7 Haziran – 1 Kasım ve 24 Haziran – 31 Mart oy değişimlerini inceledikten sonra, 23 Haziran’da sonucun ne yönde değişebileceğini öngörmek için 31 Mart seçimleri öncesinde olduğu gibi ekonomik oy verme modeli üzerinden hareket etmek gerekiyor. 31 Mart yerel seçimleri öncesinde, 2007-2019 arasındaki aylık anket ortalamaları ve işsizlik, tüketici güven endeksi ve enflasyon gibi ekonomik göstergeleri kullanarak ekonomik oy verme modeli oluşturmuştum. Bu modeller ışığında hazırladığım senaryolarda Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 1’den az bir farkla kazanabileceğini öngörmüştüm.

    En son verilerle güncellediğim modellere göre iktidar oy kaybetmeye devam ederken, muhalefetin oyu yükseliyor. İşsizlikle birlikte iktidardan uzaklaşan seçmen artık kararsız olmaya değil, doğrudan muhalefete yöneliyor.

    24 Haziran’da İstanbul’da %50’yi aşmayı başarmış olan Cumhur İttifakı, 2019 Mart’ta %48 seviyesine gerilerken, Haziran’da 1 puan daha kaybetmiş. Buna göre 23 Haziran eğer bir genel seçim olsaydı Cumhur İttifakı İstanbul’da %47 seviyesinde oy alacaktı. Ayrıca Cumhur İttifakı’ndan uzaklaşıp kararsız olan seçmenlerin Mart ayına göre %50 azaldığı ve %1’den %0.5’a düştüğü görülüyor. Bu grafikte ekonominin güven aralığı içinde en düşük oranda oy verme davranışını etkilediği varsayılıyor. Ekonomi güven aralığı içinde en yüksek derece etkili olursa Cumhur İttifakı’nın oy oranının %45-46 seviyesine gerileme olasılığı mevcut.

    Buna karşılık muhalefet %47’lik oyunu Mart’ta %49, Haziran’da %50’ye taşımış. Ekonominin etkisi güven aralığı içinde maksimum düzeyde yansıtıldığında muhalefetin toplam oy oranı %51-52 seviyesine yükseliyor.

    Ekonomi ve siyasal problemler nedeniyle Haziran’da Cumhur İttifakı’na oy vermesine rağmen mevcut durumda muhalif partilere kayan seçmenlerin tercihleri önemli. Yukarıdaki grafiklerden anlaşıldığı üzere özellikle düşük gelirli ilçelerde bu seçmen hareketliliği daha yüksek. Bu ilçelerde oturanların eğitim seviyesi daha düşük olduğundan ideolojik kimlikleri daha az güçlü ve oy tercihleri daha kolay değişim gösterebiliyor. Dolayısıyla Erdoğan’ın karizması ve Yıldırım’ın tecrübesi ile birlikte bu seçmen grubunun son bir kez AK Parti’ye oy vermesi ihtimali düşük de olsa söz konusu.

    Fakat 23 Haziran kampanyasının İstanbul sınırlarını aşan bir genel seçim atmosferinde yaşandığı hesaba katılmalı. Ayrıca Cumhur İttifakı’na 2018’de oy vermiş seçmenlerin en az %10’u (kayıtlı seçmenlerin %4’ü) YSK kararıyla birlikte İmamoğlu’nun mağdur edildiği görüşünü paylaşıyor. Mağduriyet algısı, İmamoğlu’nun dinamik imajı ve pozitif kampanyası ile birleşince Cumhur İttifakı’ndan uzaklaşıp muhalefete yönelen seçmen grubunun İmamoğlu’na oy verme olasılığı yükseliyor. Bu nedenle genel seçim tahminlerine paralel olarak Yıldırım’ın %48, Ekrem İmamoğlu’nun %50 civarında oy oranına ulaşabileceğini söylemek yanlış olmaz. Ekonominin etkisi büyüdükçe bu fark güven aralığı içinde 5-6 puana kadar açılabilir.

    Ekonomik oy verme modelinin  referans noktası 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde oy kullanan seçmenler. Buna göre İmamoğlu 4 milyon 170 binlik oyunu, potansiyel olarak CHP, HDP ve İYİ Parti’nin toplam oy sayısı olan 4 milyon 335 bin veya Muharrem İnce, Meral Akşener ve Selahattin Demirtaş’ın toplam oy sayısı olan 4 milyon 475 bine çıkaracak gibi gözüküyor.

    Fakat Ekrem İmamoğlu’nun maksimum oy potansiyeli aslında referandumdaki oy sayısı (4 milyon 720 bin). Ekonomik oy verme modeli referans olarak referandumu değil, 24 Haziran’ı baz aldığı için, referandumda oy kullanmasına rağmen, 24 Haziran’da oy kullanmayan seçmenin yine oy kullanmayacağını varsayıyor.

    Bununla birlikte referandumda Hayır oyu kullanmasına rağmen, 24 Haziran 2018 genel seçimleri ve 31 Mart yerel seçimlerinde oy kullanmamış en az 100 binlik önemli bir muhalif kitle var. Evetçilerin neredeyse tamamı 24 Haziran’da Erdoğan’ı desteklemiş. İmamoğlu eğer bu küskün muhaliflerden de destek alabilirse farkı daha da açabilir.

    Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleOsmanlı’dan Türkiye’ye Muasır Medeniyetler Seviyesine Çık(ama)ma Hikayemiz II: İkinci Endüstri Devrimi ve Sonrası
    Next Article Men in Black: International

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    D84 INTELLIGENCE

    Dijital Alanda İfade Özgürlüğü: Bir Politika Önerisi

    16 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Volkan Aslan
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}