Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Futbolda Aradığımız Şey Adalet mi, Kazanmak mı?
    Forum

    Futbolda Aradığımız Şey Adalet mi, Kazanmak mı?

    By Türker Özdil5 Temmuz 20204 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    “Kim başkalarını yenmek istiyorsa, önce kendini yenmelidir. Kim başkaları hakkında hüküm vermek istiyorsa, önce kendi hakkında hüküm vermelidir. Kim başkasını tanımak istiyorsa, önce kendini tanımalıdır.” der Konfüçyüs. Zira, insanın başkasını yargılaması kolay, kendisini yargılaması ise zordur. Fakat insan, hakikate ancak kendisiyle dürüstçe yüzleşebildiğinde ulaşır. 

    Bu durumun futbolumuzda da geçerli olduğunu söyleyebilirim. Türk futboluna geniş bir perspektiften baktığımızda, hakemlerin ve hakem hatalarının en önemli tartışma konularından birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hakemler ve yaptıkları hatalar tüm sezon boyunca gözler önüne serilse de sona doğru yaklaşıldıkça hakem odaklı tartışmalar had safhaya ulaşıyor. Üzülerek söylemeliyiz ki, Covid pandemisi sonrası lige devam ettiğimiz şu günlerde de en çok hakem hatalarını konuşmak zorunda kalıyoruz. Çünkü kurumsal ve şahsi tüm görüşler bu düşünce etrafında birleşiyor.

    Covid sonrası liglerin tekrar başladığı bugünlerde hakemlerin fahiş hatalar yaptıkları bir gerçek. Genel olarak, hakemlerin formsuz oldukları üzerinde uzlaşmak da mümkün. Oyun kurallarının doğru şekilde uygulanması konusundaki standartsızlık, hakemlere karşı güven duygusunun zedelenmesine neden oluyor. Hal böyle olunca, MHK (Merkezi Hakem Kurulu) başta olmak üzere, hakemlerin ve kurumların çalışma prensipleri de sorgulanmaya başlanıyor.  

    Saha içinde adaleti tayin etme görevi olan hakemlere yönelik güven duygusunun yitirilmesi, asıl odaklanmamız gereken unsur olan futbolun güzelliğine de gölge düşürüyor. Covid sürecinde futbolun oynanmadığı dönemde, oyunun sistematiğine, yaşanan ekonomik sıkıntılara karşı akılcı çözümler üretmiş; oyuna dair anıları, hikayeleri tekrar hatırlayıp mutlu olmuşken. Yeşil sahalara geri döner dönmez tüm bu güzellikleri bir kenara bırakıp, anlamsız kavga ve tartışmalara odaklandık.

    Özellikle, hakem hatalarının çok arttığı dönemlerde, birçok yönetici için bu süreç bir konfor alanı da oluşturuyor. Zira, başarısız yönetimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan futbolumuzdaki birçok yapısal sorun tartışılmayarak; her türlü hesap hakemler üzerinden kazanılmaya çalışılıyor. Bu da tartışma kültürümüzün ve odaklanma yetimizin darlığını gösteren bir başka done olmuş oluyor.

    Oyuncular, teknik adamlar ve yöneticiler yapılan hatalara ve ya ortaya çıkan mağduriyetlerin farklı halleri ile birbirleriyle çelişen görüşler dile getiriyor olsalar da değişmeyen tek şey olarak her zaman “adalet”i talep ettiklerini söylüyorlar. ☺ 

    Peki ama gerçekten adalet talep ediliyorsa, neden benzer örneklerden farklı hak arayışları söz konusu oluyor. Neden herkes kendi adaletini kendi tayin edip, hüküm kesiyor?

    Örneğin, geçen sene Kulüpler Birliği tarafından yapılan açıklama ile hakemlerin de hata yapabilecekleri, bu hatalarda hiçbir zaman kasıt aranmaması gerektiği ve Türk hakemlerine sahip çıkılması gerektiği vurgulanmıştı. Bu her ne kadar örnek bir tavır ve açıklama olsa da, aynı yöneticiler, söz konusu kendi kulüpleri hakem hataları ile mağdur edildiğinde aynı hassasiyeti ve örgütlenmeyi sağlayamadılar. Bu da herkesin adaleti kendi adına, kendi çıkarları uğruna aradığını kanıtlar nitelikte. Adalet, kulüp çıkarları adına araç haline getirildiğini gösteriyor. Ayrıca sporun sahip olduğu ve bireye kazandırdığı asıl güdü olan rekabet, yozlaşarak kazanma arzusuna yenik düşüyor. Bu, sağlıklı ve sürdürülebilir bir durum olmadığı gibi; Türk futboluna da çok büyük zarar veriyor. 

    Türk futbolunda, hakem hatalarının kulüp yöneticilerince kasten marjinalleştirildiğine de sıklıkla şahit oluyoruz. O kadar vahim sonuçlarla karşılaşıyoruz ki; Çaykur Rizespor Başkanı Hasan Kartal’ın yaptığı “silahım yanımda olsaydı hakemi vururdum” açıklaması bu durumun en korkutucu yönünü yansıtır nitelikte. 

    Hal böyle olunca zamanımızın çoğunu yapısal sorunlardan uzaklaşıp, yozlaşmış ve yavanlaşmış gündelik tartışmalarla kaybediyoruz. Bu durum, fanatizmi körüklediği gibi, bir eğlence aracı olan futbolu da alt kimlik öğeleri ile donatıp, duygusal bir karşıtlığın ve kutuplaştırmanın aracı haline getiriyor.

    Kimliksel öğeler çerçevesinde gelişen bu tartışmalar şahsi olarak algılanıyor ve kurumlar yerine şahıslar ön plana çıkıyor. Ülkemizdeki yönetici kültünün bir tezahürü olan bu durum, kişisel husumetler nedeniyle camiaları dahi karşı karşıya getirebiliyor. Bu içler acısı vaziyet, kurumları güçlendirmediği gibi tam tersine zayıflatıyor.  

    Futbolumuzun gelişmesi için, prensiplerin ön planda olduğu bir tartışma iklimine ihtiyacımız var. Özerk kişisel inisiyatiflerden ziyade kurumsallaşmayı ön planda tutmalıyız. Örgütlenmeli ve yapılanmalıyız. Futbolumuzdaki yapısal sorunlar ancak rasyonel bir istişare iklimi ile çözüme kavuşabilir. Bu da ancak yetki ve sorumlulukların birimler arasında dengeli bir şekilde dağıtıldığı, işleyiş ve yükümlülüklerin net bir şekilde belirlendiği güçlü kurumsal bir yapının varlığı ile mümkün olabilir. TFF, MHK ve Kulüpler Birliği gibi çatı kuruluşların yanı sıra tüm kulüplerin örgütsel ve kurumsal yapılanmalarını yeniden gözden geçirmeleri, uzlaşmacı ve bütünsel hareket etme bilinci ile işleyişlerine yön vermeleri son derece elzemdir.

    Fotoğraf: Thomas Serer

    Dünya
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleHelün Fırat: İfade özgürlüğünü sağlamazsınız sanatsal üretim yapamaz hale geliyorsunuz
    Next Article Evrensel Temel Gelir Bedava Para Dağıtmak mıdır?

    Diğer İçerikler

    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Büyümeyi Ne Engelliyor: Yüksek İşçi Maaşları mı, Sermayenin Dağılımı mı?

    19 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}