Zor bir haftadan sonra tekrar beraberiz! En son yaptığımız ankette sokağa çıkma yasağı çok destek görmüştü. Bu olanları ise hangimiz öngörebildik? Dünya gerçekten ilginç bir yer. Bu hafta koronavirüs ile alakalı doğru gördüğümüz yanlışlara devam. Neden sokağa akın eden insanları suçlamamalıyız? Paniğe lüzum var mı? Bir İdlib meselesi vardı, sahi ne oldu o iş? Türkiye’ye para lazımsa kime gitmeli?

Ve Sonunda, Sokağa Çıkma Yasağı

Hızla artan vakaların ışığında, Türkiye 31 şehirde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Bu beklenen bir karardı, ancak Türkiye’nin virüsle mücadelesinde bir eşik olacak mı? Şahsi düşüncem, hayır. Hepimizin virüs yüzünden günleri birbirine karıştı, ancak farkettiyseniz yasak haftasonuna geldi. Virüsün ekonomik etkilerinden çekinen hükümet, haftasonu gibi kısa zaman zarflarında yasaklar ilan ederek virüsün önüne geçmeye çalışıyor. Yanlış bir yaklaşım değil açıkçası. Türkiye son iki yılda büyük krizler yaşadı ve 2020 güya “iyi” bir yıl olacaktı. Unutmamak gerekir ki, bu hayatta korkulması gereken tek şey virüs değil, işsizlik, ekonomik yıkım gibi şeyler de hayatlarımızı mahvedebilir, önlemler alınmalı. Bana kalırsa haftaiçleri ekonomik aktiviteyi canlı tutmak adına yasaklar kalkacak, ve haftasonları kısıtlanacak. Yine 20 yaş altı kısıtlamaları gibi spesifik kısıtlamalar gelebilir. Bence bu makul bir yaklaşım.

Sokağa çıkma yasağının alındığı gece insanlar sokağa akın edip evlerine malzeme stokladı. Bu durum sosyal medyada oldukça eleştirildi. Durumda gözden kaçan bir nokta var. Türkiye’de çalışan insanların çoğunluğunun evden çalışarak yapılabilecek bir işi yok. İnşaat işçileri, garsonlar, hamallar evden çalışamaz. Bu insanlar muhtemelen son bir aydır güç bela çalışıp maaş namına bir şeyler alabildiler. Kredi kartı kullanım oranları ve borçluluk neden bu kadar yüksek, hiç düşündünüz mü? Türkiye, hanehalkı tasarruf oranlarının düşük olduğu ülkelerden birisi. Bu veri çeşitli ölçümlere göre %13 civarında, ama nüfus gruplarına göre farklı ölçüm yok.

Bu değer tabii ki halk içindeki gelir gruplarına göre farklılık gösteriyor. Düşük gelirli ailelerin çok daha az tasarruf edebildiğine şüphe yok. Haliyle, bu insanların geçtiğimiz ayda stok yapacak parası var mıydı? 2 ekmek almış birisine laf söylerken, adamcağızın parasının o kadarına yetmiş olabileceğini düşünüyor muyuz? Devletin temel tüketim mallarını dağıtacağına dair bir söylem var, ancak aranızdan herhangi birisi böyle bir telefon ya da mesaj aldı mı? Evde yemek yoksa nereyi arayacaksınız? Ben bugün deneme amaçlı bulunduğum yerin polisini aradım ve evde yiyecek bir şey olmadığını söyledim. Komşulara gitmem ve başımın çaresine bakmam söylendi. Belki de yasak gelmeden hepimiz marketlere koşmalıydık.

Herkes iki saatliğine sokağa çıkacaksa sokağa çıkma yasağının bir manası var mı?

Yok. Benzeri yasaklar Wuhan’da uygulanmıştı. Ulaşım kısıtlaması getirilip tren istasyonlarının son seferlerini yapacağı açıklandığında, Çin’de de insanlar tren istasyonlarına akın etmişti. Ama Wuhan’da sokağa çıkma yasağı 76 gün sürdü. Beş kuluçka süresi kadar bir zaman, ki salgınlarla mücadele açısından uzun bile sayılabilir. Türkiye bu şekilde iki günlük yasaklar uygulayacaksa eğer, bu yasaklar vaka sayısını artırıyor bile olabilir. Devletin daha iyi koordinasyon sağladığı bir senaryoda ise hala makul bir yaklaşım bana kalırsa. 

Vaka sayılarındaki artış

11 Nisan itibariyle Türkiye, dünya çapında koronavirüs vaka sayısında 9. sırada. Ölüm sayısında ise 12. sıradayız. Önümüzdeki haftalarda ölüm sayılarının artmasını bekleyebiliriz. Türkiye’de hastalığın yayıldığına şüphe yok, ancak bana kalırsa dünya sıralamasındaki bu yükselişimiz fazla sayıda test yapmaktan kaynaklanıyor. Türkiye’nin 1 milyon kişi başına uyguladığı test sayısı 3,277 ve bu sayı her geçen gün artıyor. Türkiye ile ilk 10’u paylaşan ülkeler arasında Brezilya’da 1 milyon vatandaş başına uygulanan test sayısı 4,392. İspanya’da 7,593, İtalya’da 14,114, İngiltere’de 4,392, İran’da 2,755. Bu ülkelerin hepsi yoğun test yapan ülkeler. Referans olması için, bu sayılar Mısır’da 244, Pakistan’da 248, Hindistan’da ise 129. Önümüzdeki haftalarda durumun kötüleşeceği görülüyor. Bana kalırsa plato yapması için de önümüzde 3-4 hafta gibi bir süre var.

Korona diplomasisi

Türkiye, kriz başlayalı beri İngiltere, İspanya, Sırbistan, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Kuzey Makedonya gibi ülkelere tıbbi yardımda bulundu. Bölgede tıbbi maske üretimi konusunda en çok üretim yapabilen ülkelerden birisi Türkiye. Anladığım kadarıyla bu durum Ankara’ya bazı diplomatik hamleler imkanını da tanıyor. Bu hafta İsrail’e maske satışı için anlaşılırken düşülen bir şerh, Türkiye’nin Filistin’e tıbbi yardım yapabilmesi şartıydı. İsrail kabul etmiş, ve önümüzdeki hafta teslimat yapılacakmış.

Worldwide COVID-19 testing ratio per country, million

Turkey to provide Israel with medical supplies on condition of issuing medical aid to Palestinian Authority

İdlib ateşkesi

Bütün bu virüs krizi patlamadan önceki derdimiz İdlib idi hatırlarsanız. Virüsün patlamasıyla Suriye, Rusya, İran ve Türkiye’nin başka sıkıntıları ortaya çıktı, ama İdlib meselesi hala bizi bekliyor. Bu hafta çıkan bir skandala göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Suriye’ye Türkiye ile ateşkesi bozması için 3 milyar dolar teklif etti. İran’ın virüs krizinden dolayı Şam Rejimi’ni parasal olarak desteklemeyi bıraktığı söyleniyordu. Anlaşıldığı üzere Şam, Abu Dabi’den gelen bu teklifi kabul etmiş, hatta paranın bir kısmını almış. Ancak bu haberin Putin’e gitmesiyle anlaşma bozulmuş. 

Suudi Arabistan liderliğindeki körfez ülkeleri Arap dünyasında nüfuzlu olmayı amaçlıyor. Türkiye’nin bölgedeki gücünden de rahatsızlar. Eğer Abu Dabi’nin bizimle ne derdi var diye düşünüyorsanız, bu sebepten. Virüs gibi bir ekstrem durum ortadan kalktığı zaman şartlar çok değişmemiş olursa bu ateşkesin kırılacağına dair iddiamı hala koruyorum. Ancak, şartların değiştiğine dair emareler de var. ABD, Rusya’nın Hasiçi’ndeki (Haseke) yerel halktan askeri birimler çıkartmasını engellemek için adımlar attı. Hasiçi, Ceylanpınar sınır kapısına 80 km uzaklıkta. Bu durum, ABD’nin daha aktif bir rol almaya hazırlandığına  işaret olabilir. Öte yandan, AB’den gelen bir kararda Suriyeli üst düzey siyasetçilere uygulanacak yaptırımlar genişletildi. BM ise, Suriye’nin “büyük ihtimalle” hastane ve okul gibi sivil noktaları hedef aldığını belirten bir açıklama yaptı. Batı, Şam’a karşı tutunması gereken tavrı sonunda tutturuyor olabilir.

UAE offers Assad $3bn to strike Turkey-backed troops in Syria

U.N. finds ‘highly probable’ Syrian government, allies targeted school, hospitals

US stops Russian advances in Syria

Para lazım, acil

Türkiye’nin koronavirüsün yarattığı ekonomik durgunlukla mücadele etmek için paraya ihtiyacı var. Bu hafta Ankara-Washington arası temaslarla olası bir swap anlaşmasının konuşulduğunu öğrendik. Henüz bir anlaşmaya varılamamış. ABD’nin Türkiye’ye yaklaşımı son dönemde pozitif görünüyor, eğer Trump bu anlaşma için bastırabilirse ilişkilerin düzelmesi için bir adım atılmış olur. Türkiye’nin döviz rezervleri hem dalgalanan kur, hem de azalan ekonomik aktivite sebebiyle zorda. Swap anlaşmaları sayesinde Türkiye döviz elde edebiliyor. Geçtiğimiz yıl, Türkiye’nin parasal zorluklar sonucu Çin’den bu şekilde döviz tedariği yoluna gittiği öğrenilmişti. Bu durum ABD’nin gözünden kaçmamış olmalı, bu sefer parayı vermedikleri takdirde Türkiye’nin Çin’e gidebileceğini biliyor olmalılar.

Peki ya IMF?

Normalde IMF bu tarz durumlar için dizayn edilmiş bir kurum. Ancak, Türkiye’de IMF ve borçları politik bir mesele olduğu için hükümet bu kurumdan para almaya pek yanaşmıyor. Devlet adamı ile koltuk sevdalısı arasındaki farkı vurgulayan bir durum sanıyorum.

Turkey held talks with U.S. on possible Fed swap line: Turkish officials

Sizce Türkiye bir yerden borç alacaksa bu neresi olmalı?

Haftanın Musikisi: Barry White – Let The Music Play

İpin ucunu kaçırdım artık ama, sanıyorum önceden bir Barry White daha paylaşmıştım. Zararı yok, havanın ağır olduğu bu günlerde evinizi bu neşe ile doldurmaktan iyisi yok. Disko ve Funk müziklerin kralı White, şarkıyı dinleyen herkese sanki boyunlu kazağı ve bonus saçlarıyla dans ediyormuş hissiyatı veriyor. İnsana umut veren, kıpır kıpır bir şarkı. Arabayla çıkabildiğim ilk aralık camı açıp bu şarkıyı dinlemeyi listeme koydum, size de tavsiye ederim.

White’ın bu derin, bariton sesi kendi anlattığına göre 14 yaşındayken, bir anda değişmiş. Böylesi bir sesle konuşan, 14 yaşında bir çocuk düşünün. Sonrasında çete meselelerine dalan Barry White, 16 yaşında 30,000 dolar değerinde Cadillac lastikleri çalmaktan hapse girmiş. Hapiste Elvis Presley şarkılarıyla tanışan White, müziğe merak salmış. Bazen lastik çalmak da güzel sonuçlara sebebiyet verebiliyor.

Haftanın Videoları

Kahve ile alakalı, tuhaf bir şekilde tatmin edici, garip bir İngilizle tanışmak ister misiniz? Bu adam kahvenin her şeyini 3. dalga kahveci tayfanın çiğliğine düşmeden açıklıyor. Elit, ama içten.
Sizi güçlü yapan özellikleriniz aynı zamanda dezavantaj olabilir mi? Bu böcek için öyle. Çiftleşmek için rakiplerini kaldırıp atan bu böcek, ayarı kaçırıp dişisini de ağaçtan atıyor. İbretlik.
Uzundur Sevan Nişanyan ve Arsen Nişanyan ile Samos Sürgünü podcastini yapmaktayız. Bu hafta bunu da paylaşayım, belki hoşunuza gider. Bu haftanın konusu: Dünyanın durumu buyken, sola dönmek mantıklı mı?