Tarih Konulu İçerikler
Alevilerin CHP’lileşme Sürecine Tarihsel Bir Bakış

Alevilerin CHP’lileşme Sürecine Tarihsel Bir Bakış

Aleviler ve CHP arasındaki ilişkinin günümüzde karşılıklı bağımlılık (interdependence) ilişkileri üzerinde şekillendiğini söylemek çok da yanlış olmaz. Aleviler, CHP’nin kitlesel olarak en geniş oy tabanını temsil ettiklerinden, CHP için bir olmazsa olmazdır. Bunun yanında, CHP de Aleviler için inançlarından dolayı sistemden dışlanmamaları için olmazsa olmaz bir müttefik. Devletin Sünni çoğunluğu

Tarihte Salgınlar, Nüfus Artışı ve Malthusçuluk

Tarihte Salgınlar, Nüfus Artışı ve Malthusçuluk

Bugünlerde içinden geçtiğimiz koronavirüs (covid-19) salgını, insanlık tarihinde çok önemli bir yeri olan ama modern tıbbın gelişmesiyle beraber büyük oranda unutulan salgınları tekrardan gündemimize getirdi. Koronavirüs pandemisi, ölen sayısı üzerinden değerlendirirsek tarihteki muadillerine göre aslında etkisi düşük bir salgın. Toplamda ne kadar kişinin yaşamını yitireceğini şu anda kestirmek güç olsa

Bir Siyasal İletişim Modeli Olarak Propaganda: Hitler-Stalin Karşılaştırmalı Analizi

Bir Siyasal İletişim Modeli Olarak Propaganda: Hitler-Stalin Karşılaştırmalı Analizi

Propaganda insanlığın var oluşundan bu yana iktidar mücadelelerinin bir sonucu olarak her dönemde gücü elinde bulunduranlar tarafından kullanılmıştır. Kilisenin dini yaygınlaştırma isteği propagandayı kurumsal hale getirmiştir. Sonraki dönemlerde kitlelerin ikna edilmesi ve silahsız savaş yöntemi olarak tarihe geçmiştir. Kitle iletişim araçlarını yaygınlaşması ve herkesin erişebileceği şekilde ucuzlaması propagandanın kullanımını kolaylaştırmıştır.

II. Viyana Kuşatması (1683) ve Tarih Hamaseti

II. Viyana Kuşatması (1683) ve Tarih Hamaseti

Bu yazıda, tarihe hamasi bakıştaki anlamsızlığı Osmanlı ve Türk tarihinin en çok bilinen olaylarından birisi üzerinden tartışacağım: 2. Viyana Kuşatması (1683). Aşağıda anlatacağım üzere sefer öncesinde ve esnasında yaşananlarla bu kuşatma sorgulanması gereken birçok olay içermektedir. Şunu önceden belirteyim: Osmanlıca kaynaklarda, Viyana arşivlerinde ve hem de başka arşiv ve kütüphanelerde

Orta Doğu’da Sınırlar Yapay mı?

Orta Doğu’da Sınırlar Yapay mı?

Daha önce yazdığım bir yazıda Orta Doğu’da DAİŞ benzeri radikal örgütlerin sürekli taban bulmasının en önemli nedenlerinden birinin, bölgedeki ulus kimliklerinin zayıf olması olduğunu iddia etmiştim. Ulus kimliklerini zayıflatan faktörler arasında da transnasyonel hareketleri, lider kültlerini ve devlet aygıtının yetersiz olmasını zikretmiştim. Bu listeye eklenmesi gereken önemli bir faktör daha

Yeni Kutsiyetin Oluşum Aracı Olarak Nutuk ve Tepkiler

Yeni Kutsiyetin Oluşum Aracı Olarak Nutuk ve Tepkiler

Bu yazı, dört yazılık yazı dizisinin son halkası olacaktır. Geçen yazıda da belirttiğim gibi, Nutuk incelenirken, onu iki bölümde incelemek daha doğrudur. Bu bağlamda, ilk yazıda Nutuk’un amacı ve kapsamı ve içeriği anlatılmıştır. Nutuk’la ilgili yazıların ikincisini oluşturan bu yazıdaysa Nutuk’un içeriğine ve suçlamalarına karşı verilen tepkiler ve yeni rejimin

Tiyatroyla Barışmak ya da 19. Yüzyılla Sağlıklı Bir İlişki Kurmak

Tiyatroyla Barışmak ya da 19. Yüzyılla Sağlıklı Bir İlişki Kurmak

Daha önce yazdığım bir yazıda ülkemizde hala Batılılaşma olarak görülen sürecin aslında merkezileşme olduğunu anlatmıştım. Bu yazıda da tiyatro ve opera gibi Batılı eğlence araçlarının tarihimizdeki yerine değinmek istiyorum. Birçok kişi için bunlar Batı kültürünü hatta Batı’nın ‘ahlaksızlığını’ yayan, kendi toplumuna yabancılaşmış elitlerin kendilerini eğlendirdikleri araçlardır. Mısır Hidivi İsmail Paşa,

Atatürk Sağcı mıydı Solcu mu?

Atatürk Sağcı mıydı Solcu mu?

Türkiye’nin “kurucu babası” Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye toplumunun neredeyse tüm kesimlerinin sahiplendiği ve hatta idealize ettiği bir tarihsel şahsiyet. Bu durum, çoğu zaman Atatürk’ün kendi dünya görüşünün, yani Kemalizmin, tam olarak neleri içerip neleri içermediği konusunu son derece tartışmalı hale getiriyor. Çünkü her siyasal hareket, idealize edilen bir şahsiyet olarak

Neoliberalizmin Sonu ve Tarihin Yeniden Doğuşu*

Neoliberalizmin Sonu ve Tarihin Yeniden Doğuşu*

Soğuk Savaş’ın sonunda siyaset bilimci Francis Fukuyama “Tarihin Sonu?” başlıklı ünlü makalesini yazdı. Makalede komünizmin çöküşünün tüm dünya ile mukadder liberal demokrasi ve piyasa ekonomileri arasındaki son engeli de kaldıracağını savunuyordu. Birçok insan da ona hak verdi. Otokrat lider ve demagogların dünya nüfusunun yarısından fazlasını barındıran ülkeleri yönetmesiyle birlikte kurallara

Zafer Öncesi Mustafa Kemal Algısı: Mesih mi yoksa Beşer mi?

Zafer Öncesi Mustafa Kemal Algısı: Mesih mi yoksa Beşer mi?

Atatürk’le ilgili yıllardır tartışılagelen bir konu vardır: Atatürk kendini bir tanrılaştırma süreci içine girmiş midir, yoksa böyle bu tartışma tarihin sübjektif yorumlarının bir sonucu olarak mı doğmuştur? Öncelikle bu tartışmayı yürütürken, bu süreci iki döneme (1930’dan önce ve sonra) ayırmak gerekmektedir. Bu yazının ana odak noktasıysa 1930 öncesi döneme, hatta

Siyasal Gerçekliğin Ölümü

Siyasal Gerçekliğin Ölümü

Bauman’a göre, insanlar bireysel özgürlükleriyle ulusal güvenlikleri arasında bir tercih yapmak durumunda kalıyor. Güvenlik politikalarını seçtikçe bireysel özgürlüklerinden feda ettikleri bir terazi gibi dengeyi bulamadan ilerleyen bir tarihsel sürece benziyor bu. Sokaklarda sayıları artan bekçiler, metro giriş-çıkışlarında ve yol ortasında yapılan kimlik kontrolleri, atılan tweetlerin ardından açılan soruşturmalar, aslında bir

Kısaca Ne Diyor? (The Second Ottoman Empire Kitap İncelemesi)

Kısaca Ne Diyor? (The Second Ottoman Empire Kitap İncelemesi)

Kitap İncelemesi: Baki Tezcan, The Second Ottoman Empire: Political and Social Transformation in the Early Modern World (Cambridge: Cambridge University Press, 2010). Kitap, Osmanlı tarihinin hepimizin ortaokuldan beri öğrene geldiğimiz, Kuruluş-Yükseliş-Duraksama-Gerileme şeklinde dönemlendirilmesine karşı kapsamlı, sistematik, sofistike ve nüanslarla dolu bir eleştiri getiriyor. Kanuni dönemiyle özdeşleşen “Altın Çağ”dan hemen sonra

Dünyada ve Osmanlı’da Milliyetçilik ve Ayrılıkçılık: Kürt Sorunu’nun Kökenleri Üzerine Tarihsel Bir Arka Plan

Dünyada ve Osmanlı’da Milliyetçilik ve Ayrılıkçılık: Kürt Sorunu’nun Kökenleri Üzerine Tarihsel Bir Arka Plan

“Kürt Sorunu”, Türkiye’nin en başat problemlerinden bir tanesi. İnişlerle ve çıkışlarla beraber bazen gündemin görece arka sıralarına düşüyor ancak bazen de en ön sırasına yerleşiyor ama Türkiye’nin en yakıcı sorunlarından birisi olmayı her daim sürdürüyor. En son, yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde, bir belediye başkanı seçimi yapılacak olsa bile, Abdullah

Osmanlı’da Bir Meşruluk Kaynağı Olarak Ulema

Osmanlı’da Bir Meşruluk Kaynağı Olarak Ulema

Farklı ülkelerde ortaya çıkmış olan yeni teknolojilerin ya da icatların başka toplumlar tarafından benimsenmesinin tarihi, dünya tarihinin önemli konularından bir tanesidir. Toplumlar, yeni teknolojilere ve buluşlara ne kadar yol açabildikleri, bunları ne kadar destekleyebildikleri ya da ne kadar mucit yetiştirebildikleri ölçüde gelişmişlerdir demek çok da yanlış bir önerme sayılmaz. Bu

Şeriatı Kim Kaldırdı?

Şeriatı Kim Kaldırdı?

Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının ardından Cumhuriyet’i ilan eden Mustafa Kemal Atatürk, saltanatın ardından halifeliği de kaldırmış ve yeni devleti laik bir devlet olarak inşa etmişti. Peki, bunlar Atatürk’ün tarihimizde şeriatı kaldıran ilk kişi olduğu anlamına gelir mi? Türkiye’deki bir kesim buna olumlu cevap verecektir. Hatta keşke şeriat kalkmasaydı da Kurtuluş Savaşı’nı

Osmanlı Modernleşmesi Dine Karşı mıydı?

Osmanlı Modernleşmesi Dine Karşı mıydı?

Tarihi, kaynaklarından değil de şairlerden, yazarlardan, edebiyatçılardan öğrenmenin çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Amacım kesinlikle bunları küçümsemek değil, bunlar da elbette değerli kaynaklardır. Ancak tarihi bir meselede fikir sahibi olunacaksa şiirler, romanlar ya da edebi metinler çok titiz bir süzgeçten geçirilmelidir. Sanatçının olanı değil de görmek istediğini anlattığı ve sanatçı ruhun

Osmanlı’dan Türkiye’ye Muasır Medeniyetler Seviyesine Çık(ama)ma Hikayemiz I: Birinci Endüstri Devrimi ve Sonrası

Osmanlı’dan Türkiye’ye Muasır Medeniyetler Seviyesine Çık(ama)ma Hikayemiz I: Birinci Endüstri Devrimi ve Sonrası

İnsanlık tarihi, 1500’lü yıllarla beraber yeni bir aşamaya geçti. O zamana kadar neredeyse dünyanın bataklığı olarak bilinen ve Çin, Hindistan ya da İslam uygarlıklarının gerisinde yer alan Hristiyan Avrupa, diğer medeniyetlerle arayı kapatmaya hatta 18. yüzyılın ortalarında “küçük yarılma” (“little divergence”) adını alacak şekilde öne geçmeye başlamıştı. 16. yüzyıl aynı

Tabandan Gelen Bir Modernleşme Talebi Olarak Osmanlı’da Türkçe Hutbe

Tabandan Gelen Bir Modernleşme Talebi Olarak Osmanlı’da Türkçe Hutbe

Osmanlı’nın son iki asrına damgasını vuran reform ve modernleşme hareketi Türk tarihinin kuşkusuz en önemli dönemlerinden biridir. Akla gelebilecek hemen her alanda büyük bir dönüşümün yaşandığı bu dönem, günümüz siyasetinin şekillenmesinde de büyük rol oynadığından tarihçiler, siyasetçiler ve halk nezdindeki ilgi çekiciliğini korumaktadır. Her ne kadar akademik dünyada gittikçe geçerliliğini