2014’te alan araştırması yapmak için bulunduğum Suudi Arabistan’ın Cidde şehrindeki İffet (Effat) Üniversitesi’ni ziyaret ettiğimde beni en çok üniversitenin kuruluşunun ardındaki isim ve onun hikayesi etkilemişti. Sadece kadınların kabul edildiği ve kadın hocaların ders verdiği Suudi Arabistan’ın bu anlamda ilk üniversitesi olarak 1999’da kurulan İffet Üniversitesi’nin ismi, Suudi Arabistan Kralı Faysal’ın eşi Kraliçe İffet Al-Thunayan’dan geliyor.

Türkiye’ye döndükten sonra, Kraliçe İffet’in hayatını merak etmiş ve biraz araştırmıştım. İlgimin sebebi, hayatının bir döneminin İstanbul’da geçmiş olmasından ziyade, önceki ve sonradan gelecek kralların eşlerinden oldukça farklı bir hayat hikâyesinin olmasıydı. Fakat, ilginç olan ve beni epeyce şaşırtan, o zaman kadar Suudi tarihinde önemli izler bırakmış bu şahsiyet hakkında pek bir kaynağın olmayışıydı. Aynı yılın sonlarına doğru, Körfez üzerine çeşitli çalışmaları ile bilinen Amerikalı siyaset bilimci Joseph Kechichian, İffet’in hayatını kaleme alan ilk kişi oldu.

Böylece Kechichian’ın kitabı, bir Suudi kralının eşi hakkında yazılmış ilk biyografik eser olmuş oldu. Kechichian kitabından bahsederken şöyle diyor: “Bu kitabı yazarken oldukça dikkatli olmalıydım çünkü Suudiler bile ilk kez kraliçelerini tanıyacaktı.” Çok doğru. Üniversitesinin bazı mezunlarına kraliçe hakkında ne düşündüklerini sorma fırsatım olmuştu. Ancak, kadınlara eğitimin yolunu açan bu kadın hakkında pek bir şey bilmediklerini gördüm.

Kadın hakları karnesinin oldukça kötü olduğu ülkelerden biri olan Suudi Arabistan’da toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilk savunucularından biri olan İffet’in kültür ve eğitim alanında bıraktığı miras, ataerkilliğin cam tavanını kırmaya çalışan Suudi kadınlar için daha yeni yeni rehber olmaya başlamış gibi. Bunun en iyi örneği de İffet’in torunu Reema Bandar Al Saud. Suudi Arabistan’ın Washington’a geçen yıl atadığı ilk kadın büyükelçi olan Prenses Reema, 2015’de verdiği bir röportajda büyükannesi için “kahramanım” ve “idolüm” diyor[1].

İffet, savaşın en çetrefilli geçtiği 1916 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Muhammed bin Saud Al-Thunayan, Osmanlı ordusunda subaydı[2]. Baba tarafından Suud Ailesi’ne mensup olan İffet’in annesi Asiye ise Türk kökenli bir kadındı[3]. Halası Cevher Al-Thunayan’ın yanında ilk ve orta eğitimini İstanbul’da tamamladı. Bu yıllar aynı zamanda İffet’in kişiliğinin şekillendiği en önemli yıllardı. Öğretmenlik hayalleri olan İffet’in hayatı, Prens Faysal ile karşılaştıktan sonra bambaşka bir yöne doğru ilerledi. 1925 yılında İffet’in halası Suudi kralına, hac yapabilmek için mali destek ve Suudi Arabistan’a geri dönmek istediklerini belirten bir mektup yazar. Böylelikle, 1931’de İffet ve halası hac yapmak için  ilk kez Suudi Arabistan’a ayak basar. Bazı kaynaklara göre Prens Faysal, İffet’i bu hac ziyareti esnasında görmüştür[4]. Bazı kaynaklar ise Faysal’ın dışişleri bakanı olarak 1932 yılında Moskova’ya yaptığı ziyaret dönüşünde uğradığı İstanbul’da ilk kez karşılaştıklarını iddia eder[5]. Hatta Suudi Arabistan’ı en iyi bilen tarihçilerden biri olan Robert Lacey, “The Kingdom” adlı kitabında Faysal’ın İstanbul’da bir mola verdiğini ve beraberinde “yeni bir eş” getirdiğini yazar[6].

Kechichian, Faysal-İffet karşılaşması için “ilk görüşte aşk” ifadesini kullanır[7]. 1932 yılında çift Cidde’de evlenir[8]. Kardeşlerinin aksine, Prens Faysal, İffet ile evlendikten sonra tek eşli bir hayat sürer. Daha önce evlendiği eşlerinden biri erken yaşta vefat etmiştir ve diğer ikisinden ise ayrılmıştır. Mark Weston’a göre, Faysal’ın tek eşli bir hayat sürmesinin sebebi İffet’in ısrarı mı, yoksa Faysal’ın kendi tercihi mi olduğu bilinmiyor[9]. Faysal tahta çıktığında, Suudi Arabistan’ın en güçlü kadını olmuştur[10]. Böylece İffet, Suudi tarihinin en önemli krallarından biri olan Faysal’ın en çok tanınan eşi olmuş ve hatta halk tarafından daha önce hiçbir kral eşine verilmeyen “Kraliçe” unvanına sahip olmuştur[11].

İffet Arapça konuşamıyordu; Faysal da Türkçe bilmiyordu. Zamanla İffet, eşine Türkçe; eşi Faysal da ona Arapça öğretmiştir. Hatta dokuz çocuğa sahip olan çiftin dört çocuğu Türkçeyi annelerinden öğrenmiştir. İffet akıcı bir şekilde Arapçayı konuşmayı öğrenmiş ancak Türk aksanını hiç kaybetmemiştir[12]. Hatta kraliyet ailesinde onu farklı kılan aksanı sebebiyle “Al-Turkiya” olarak anılmıştır.

İlk kez Türkiye’yi ziyaret eden Suudi Kralı olarak Faysal, Ağustos 1966’da İstanbul’a gelmiştir. Oldukça heyecanlı olan İffet de eşine eşlik etmiştir. 1932’de Faysal’la evliliğinden sonra, halasının yanında uzun yıllar geçirdiği İstanbul’a ilk defa ayak basmıştır. Şehir elbette çok değişmiştir ama onun hayallerindeki İstanbul silueti hiç silinmemiştir.

Kechichian’ın Kraliçe İffet’in aile üyeleri ve arkadaş çevresi ile yaptığı röportajlara dayalı çalışması, sadece sosyal bilimciler için değil; aynı zamanda, genel olarak Arap dünyasında kadınların ve özellikle Suudi kadınların hayatını merak eden herkes için zengin bir kaynaktır. Kitapta ailenin isteği üzerine Kraliçe İffet’in fotoğrafına yer verilmemiştir. Weston, hem sosyal hem de politik anlamda aktif olmasına rağmen, İffet’in medyaya kare vermediğini ve “herkes için güzelliğinin gizli” kaldığını yazmıştır.

İffet uluslararası siyaset ile de yakından ilgilenen bir kraliçeydi. Kechichian, yabancı kadın siyasileri bizzat ağırlaması, Faysal’a yurtdışı devlet ziyaretlerine eşlik etmesi, ve hatta bazı devlet işlerinde rol alması nedeniyle onun için “politik anlamda bilinçli bir eş” olarak bahseder. Hatta, bazı kaynaklar, İkinci Dünya Savaşı sırasında odasına asmak için haritalar sipariş ettiğini yazar. Bunlar, o yıllarda Suudi Arabistan gibi bir ülkede bir kadının çok zor yapacağı işlerdir.

Başlangıçta, İstanbul eğitimli İffet’in Suudi Arabistan’a getirmek istediği kadınlarla ilgili reformların kabul edilmesi kolay olmamıştır. Ancak, temkinli adımlar ile zamanla Suudi toplumunun desteği ile kızların önce okula gönderilmesi sonrasında da iş hayatına dahil edilmeleri için vakıflar kurmuştur. Yaşamı boyunca iki temel ilgi alanı olmuştur: eğitim ve cinsiyet eşitliği. Onun için kadının eğitimi elindeki en güçlü silahtır ve cinsiyet eşitliği ile ancak güçlü bir toplumun varlığından söz edilebilirdi. Belki de Suudi Arabistan’da genç nesil daha yeni tanımaya başlıyor Kraliçe İffet’i ve kadınların mücadelesindeki rolünü ama şüphesiz ki, çizdiği vizyon kadınlara ilham vermeye uzun yıllar devam edecektir.


[1] ‘How Princess Reema Is Opening Doors For Women In Saudi Arabia’, 8 Ekim 2015, https://www.fastcompany.com/3048624/driven

[2] Delinda C. Hanley, ‘Late Queen Effat of Saudi Arabia’, Washington Report on Middle East Affairs. 22 (10), 2003, https://www.questia.com/magazine/1P3-503692711/late-queen-effat-of-saudi-arabia

[3] Joseph Kechichian, ‘Self-assurance in the face of military might’, 20 Ocak 2012, https://gulfnews.com/lifestyle/self-assurance-in-the-face-of-military-might-1.967216

[4] Joseph Kechichian, ‘Pioneer who gave wings to Saudi women’s dreams’, 7 Ağustos 2008, https://gulfnews.com/general/pioneer-who-gave-wings-to-saudi-womens-dreams-1.40588

[5] Rebecca Stefoff, ‘Faisal (World Leaders Past & Present)’, (New York: Chelsea House, 1989), s. 64-65.


[6] Robert Lacey, ‘The Kingdom: Arabia and the House of Sa’ud’, (Blackstone Audio, 1997)

[7] https://gulfnews.com/general/pioneer-who-gave-wings-to-saudi-womens-dreams-1.40588

[8] Ghada Talhami, ‘Historical Dictionary of Women in the Middle East and North Africa’, (Rowman & Littlefield, 2012), s. 170

[9] Mark Weston, ‘Prophets and Princes: Saudi Arabia from Muhammad to the Present’, (John Wiley & Sons, 2008) s. 169

[10] Hikmet Feridun Es, “Arabistan Çöllerinde 3 Kral Tanıdım!”, Yıllarboyu Tarih, August 1982, s. 26.

[11] Ibid.

[12] https://gulfnews.com/general/pioneer-who-gave-wings-to-saudi-womens-dreams-1.40588