Giriş

“Ne kendimi başkaları için kurban edeceğim ne de başkalarını kendim için” der objektivizmin kurucusu Ayn Rand (2015). “Ben”i merkeze koyup bencil bir bakış açısıyla hayata bakan Rand ve onunla aynı görüşteki kişilerin tersine tarih, her dönemde kolektivist ve altruist (diğerkam) kişilerin, grupların ve inançların mücadelelerine sahne olmuştur. Diğerkamlık her ne kadar Rand tarafından bir erdem olarak görülmese de özellikle tek tanrılı dinler tarafından yüceltilmiş, önemli bir erdem olarak teşvik edilmiştir. Diğerkamlığı yani “isar”ı yücelten dinlerden biri de şüphesiz ki İslam’dır. “İsar” Arapça bir kelime olarak “başkaları için özveride bulunma anlamında bir terim olarak karşımıza çıkar (Alıcı, 2019). Kelimenin her ne kadar bireyler arası bir özveriyi, fedakarlığı ifade ettiği düşünülse de cihad da Tanrı-kul ilişkisi bakımından bir altruist formdur. Birey, cihad yaparak kendi öz “ben”ini ve varlığını Tanrı yolunda Tanrı için feda eder. Kişinin nefsiyle mücadeleye girmesinden, “düşman”la savaşmasına kadar bu fedakarlığın (cihad) farklı yolları bulunmaktadır. Fakat, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle Müslüman coğrafyasında yaşanan savaşlardan sonra bu yollar daralmış ve kişinin yalnızca düşmanla savaşması olarak algılanmaya başlanmıştır. Bu dönemden sonra özellikle Batı Dünyası’nda Cihadizm çalışmalarına ağırlık verilmiş ve cihad bütün yönleriyle incelenmeye değer bir alan olarak görülmüştür. Bu çalışmalarda ilgi çeken noktalardan biri de şüphesiz ki, kendini bir bombayla patlatan ya da eline silah alıp ölüme koşan cihadçıların sahip olduğu motivasyondur. Cihad’ın arkasındaki dini, politik ve ekonomik motivasyonları enine boyuna araştıran uzmanların üzerine yeterince düşünmediği konu ise şüphesiz ki; genelde, cihadi örgütlerin kültür-sanat faaliyetleri, özelde ise neşid’lerdir. 1970’lerden günümüze adeta evrim geçiren global cihadizm zaman içinde kültür-sanat faaliyetlerine önem vermiş ve offline ve online şekilde dergi ve kitap yayımlarına başlamış ve online forumlarda enstrümansız şarkıları (neşid) fanatik taraftarlarına ulaştırmıştır. Uzun süre uzmanların dikkatini çekmeyen bu alan, özellikle 2005 sonrası bir çalışma alanı haline gelmiştir. Cihadi neşidlere ciddi şekilde eğilen ilk kişi, 2006 yılında alanla ilgili ilk makalesi yayımlanan Tilman Seidensticker’dır (Said, 2012). Daha sonrasında ise 2009 yılında Rüdiger Lohkler içerisinde neşidlere de kısmen değindiği ‘Dschihadismus’u yayınladı (Said, 2012). Son dönemde ise Dr. Behnam Said ve Henrik Gratrud gibi uzmanlar da alana ciddi katkılar vermiştir. Bu yazının ilk kısmında cihadi neşidin tanımı ve kısa bir tarihi verildikten sonra bu neşidlerin görsel ve metinsel (lirik) mesajları incelenip bunun halihazırda radikalize olmuş cihadçıları nasıl motive ettiği incelenecektir. Analiz süresince hem Youtube ve Dailymotion gibi herkesin kolaylıkla ulaşabileceği platformlarda bulundukları hem de Türkçe çeviri içerdikleri için aşağıdaki 6 cihadi neşidden yararlanılacaktır:

Neşidin Tanımı ve Kısa Tarihi

Neşid, bir ilahi türü olarak Allah’a ibadet etmek, dini duyguları ifade etmek ve Gayri-Müslimleri İslam’a davet etmek için kullanılan eski bir müzik çeşididir (Frishkopf, 2000). Neşidde en önemli nokta müziğin acapella şeklinde icra edilmesidir. Herhangi bir enstrümanın kullanılmadığı neşidin birçok çeşidi bulunmakla beraber, bu yazıda spesifik olarak cihadi neşidleri inceleyeceğiz. 

Cihadi neşidlerin kökeni “İslami Diriliş Dönemi” olarak da bilinen 1970 ve 1980’lere dayanmaktadır (Gratrud, 2016). Öyle ki, 1970’lerde Usame Bin Ladin bir neşid grubu kurmuştur (Wright, 2007). Bu dönem aynı zamanda İslamcı örgütler ile Suriye ve Mısır gibi ülkelerdeki hükümetler arasında vuku bulan mücadelenin giderek şiddetlendiği bir dönemdir (Said, 2012). Bu mücadele sadece siyasi ve dini saiklerle sınırlı kalmaz iken zaman içinde İslamcılar, neşidleri mesajlarını Müslüman topluluklara iletmek için bir araç olarak kullanmıştır. Batı müziğini ve kültürünü haram gören İslamcılar bu müzik türünün karşısına neşidi koymuş ve ürettikleri neşidlerle gençlere ulaşmaya çalışmıştır. Bir süre Mısır ve Suriye gibi Müslüman Kardeşler’in etkili olduğu bölgelerde popüler olan cihadi neşidler zamanla tüm Arap ülkelerine yayılmıştır. Özellikle Abu Mazin, Abu Ratib ve Abu Dujana gibi ünlü münşidlerin (neşid söyleyen kişi) sürgün edilmesi ile beraber (Said, 2012) başta Suudi Arabistan olmak üzere birçok Arap ülkesinde neşidler popüler hale gelmiştir. Suudi Arabistan’da sürgünde olan Müslüman Kardeşler üyeleri, gençlerin İslam’ın ihtişamı ve Filistin’in özgürlüğü gibi konuları içeren neşidleri öğrendikleri ve söyledikleri gençlik kampları kurmuştur (Lacroix, 2011). Neşidlerin hızla dini örgütler arasında yayılması Selefi ve Vahhabi alimlerin dikkatini çekmiş ve bir kısmı neşidlere Kuran’dan uzaklaştıracağı hasebiyle soğuk bakmıştır. Fakat, hemen hemen dönemin hiçbir aliminden haram fetvası gelmediği için cihadi neşidler 1980’lerde ve 90’larda İntifada’nın, Afgan ve Çeçen Cihadı’nın da etkisiyle sadece Arap ülkeleriyle sınırlı kalmamış zamanla tüm Müslüman coğrafyasına yayılmıştır. Öyle ki, başlangıçta sadece Arapça neşidler mevcut iken günümüzde Fransızca, İngilizce, Türkçe ve Urduca gibi dillerde de neşidler mevcuttur (Said, 2012). 2000’den itibaren internetin tüm dünyada ulaşılabilir olması neşidlerin online ortamda yayılmasını sağlamış ve kurulan çeşitli İslami siteler ve forumlar yüzlerce neşidin binlerce Müslüman gence ulaşmasına aracı olmuştur. 2010’dan itibaren ise sosyal medya ve Youtube gibi portallar bu içerikleri çok daha geniş kitlelere ulaştırmakla kalmamış ayrıca radikal örgütler için bir network ortamı oluşturmuştur.

Neşidler: Motivasyon Aracı

“Neşidler, cihad kültürü yaratmada önemli bir unsurdur. Neşidler şu konuları ele alabilir: Şehitlik, cihadın tek çözüm olması, günümüz cihad liderlerinin desteklenmesi, ümmetin durumu, gençliğin sorumluluğu, İslam’ın zaferi ve dini savunma. Neşidler barış yerine adalete, zayıflık yerine kuvvete odaklanmalıdır. Neşidler, güçlü ve moral verici olmalı, özür dileyen bir şekilde ve kadınsı olmamalıdır” (Al-Awlaki). Anwar Al-Awlaki’nin bu sözlerinden yola çıkılarak denilebilir ki cihadi neşidler motivasyon sağlamak amacıyla görsel ve metinsel boyutta 4 ana temaya odaklanmaktadır: (1) şiddet, (2) geçmişe özlem, (3) Batı düşmanlığı ve (4) dünya ve ahiret hayatında zafer. Bu dört ana temanın yanı sıra daha birçok farklı temanın da sıklıkla işlendiği akıldan çıkarılmamalıdır.

Bir Motivasyon Aracı Olan Neşidlerin Liriksel ve Görsel Analizi

Bir kimseyi terörist yapan tutkudur, fikirler değildir. Bu tutku ölümcül saldırılarla beraber aynı zamanda militanların zihnine derinlemesine bir bakış sağlayan şiir ve yazılar da üretir (Bauer, 2011). Bauer’in sözüne atıfla denilebilir ki, tutku şiirin/neşidin üretilmesinde bir araçtır. Fakat, Bauer’in bahsetmediği nokta şiirin/neşidin motivasyon aracı olarak kullanılmasıdır. 

Motivasyon aracı olarak kullanılan bu müzik türünün en sık işlediği konuların başında şiddet gelir. Zira halihazırda ataerkil toplumlarda doğmuş ve bir şekilde radikalize olmuş gençlerin motivasyonunu arttırmak için kullanılabilecek en etkin temalardan biridir şiddet. “Ya Resulallah” adlı neşidde geçen “düşmanlarımızın kalelerini yıkacağız” ve “Sanakhudu” adlı neşidde geçen “Hakk’ın silahı ile topraklarımızı bağımsız hale getireceğiz…Onların kalelerini yıkacağız, onları korkutan büyük gürültülerle” sözleri şiddet temalı liriklere verilebilecek en güzel örneklerdendir. Görsel boyutta ise sıklıkla şiddet içerikli görüntüler paylaşılarak hem “düşman”a korku verilmekte hem taraftarlarına ‘üstün olan biziz’ mesajı verilmektedir. Yine, “Ya Resulallah” adlı neşidde kullanılan ve Charlie Hebdo saldırısından fotoğraflar içeren video şiddet temalı görsellere verilebilecek iyi örneklerden biridir. Keza yine görsellerde çokça kullanılan bir diğer içerik ise silahlar ve askeri üniformalar içindeki savaşçılardır. Sözgelimi, “Selektu Tariki” adlı neşidde Kuran-ı Kerim’in altında silahlar rahle olarak sembolize edilmiştir. Bu aynı zamanda dinin şiddet temelli bir anlayışa nasıl oturtulduğunun iyi bir örneğidir. Bunun yanı sıra “Cundullah” adlı neşidde kullanılan ve askeri üniforma içinde secde eden savaşçıları tasvir eden görüntüler şiddet temasına örnek olarak gösterilebilir. Unutulmamalıdır ki Batı’da veya Müslüman-yoğunluklu bir ülkede doğan ve kişisel veya toplumsal saiklerle radikalize olmuş gençler bir şekilde şiddetle beraber büyümektedir. Kimisi işgal altındaki topraklarda fiziksel şiddetle karşılaşırken kimisi de Batı’da psikolojik şiddetle karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısıyla şiddet radikalize olmuş bu gençler için yabancı bir olgu değildir. Bunun farkında olan cihadi örgütler, bu sebeple sıklıkla şiddet içerikli lirikler ve görseller kullanarak bu kişileri motive etmeye çalışmaktadır. 

Cihadi neşidlerin sıklıkla işlediği bir diğer tema geçmişe özlemdir. Özellikle 19. yüzyıl ve 20. yüzyılda Müslümanların toprak kaybetmesi ve Batı Dünyası’nın hem entelektüel hem de teknolojik alanda Müslümanları geride bırakması zaman içerisinde belli başlı Müslüman toplulukların eziklik/aşağılık kompleksine kaymasına sebebiyet vermiştir. 20.yüzyılın sonlarında ve 21. yüzyılın başlarında Müslüman coğrafyasında yaşanan işgaller bu olguyu iyice pekiştirmiştir. Bosna-Hersek’ten Afganistan’a geniş bir coğrafyada işgalle karşı karşıya kalan Müslümanların yaşadığı travma zaman içerisinde geçmişe özlem duygusunu körüklemiş, başta Asr-ı Saadet olmak üzere Müslümanların üstün olduğu dönemlere atıflar yapılmaya başlanmıştır. Bu özlemin farkında olan cihadi örgütler bu temayı sıklıkla kullanarak radikal taraftarlarının duygu durumunu harekete geçirmeye çalışmıştır. Bu temanın en iyi örneği “Zamanun Jameel” adlı neşiddir. “Ne güzel günlerdi, o günlerde zirvelerdeydik… Zaferlerimiz birbirini takip ederdi” sözleriyle başlayan neşid tüm odak noktasını “geçmişin görkemli” günlerine yoğunlaştırmıştır. Bu temayla işlenen neşidlerde görsellere bakıldığında göze ilk çarpan şey eski dönemleri çağrıştıran araçların/fotoğrafların kullanılmasıdır. Örneğin, “Cundullah” adlı neşidde kullanılan sancak ve “Al-Barqul Multahib” adlı neşidde Çağrı filminden sahnelere yer verilmesi bu tür temalı neşidlere iyi birer örnek teşkil etmektedir. Ayrıca, at ve kılıç kuşanmış savaşçı figürleri de bu tür neşidlerde motivasyon sağlamak amacıyla araçsallaştırılmaktadır.

Neşidlerde sıklıkla kullanılan üçüncü tema Batı düşmanlığıdır. Yukarıda da değinildiği gibi Müslümanların zaman içinde üstünlüklerini kaybetmesi ve son dönemlerde yaşanan işgaller Müslüman toplulukları bir eziklik psikolojisinin içerisine sokmuş, bu da dolayısıyla işgalleri gerçekleştiren “Batı”ya karşı nefreti ve düşmanlığı arttırmıştır. Batı’da ve Müslüman coğrafyasında aşağılanma psikolojisi ile büyüyen gençlerin yaşadığı duyguları iyi kavrayan örgütler bunu neşidlerinde kullanarak radikal gençleri cihad için motive etmeye çalışmaktadır. Bu tür neşidlerde Batı zalim, küfrün temsilcisi ve işgalcidir. Örneğin, “Sanakhudu” adlı neşidde geçen “Gaspedilen topraklarımıza döneceğiz ve tüm gücümüzle onları dışarı atacağız” sözleri bu temaya iyi bir örnek olarak sunulabilir. Burada Batı, Müslüman toprakları işgal eden ve karşı konulması gereken bir aktördür. Yine ‘Ya Resulallah’ adlı neşidde geçen şu sözler direkt olarak Batı’yı hedef olarak göstermektedir: “Ey Batı bir nur parlayacak, tepemizde doğan ve size yansıyacak olan.” Cihadi neşidlerde atıf yapılan Batı’nın sadece Avrupa ülkeleri veya ABD olduğu düşünülmemelidir. Gayri-Müslim olan ve bir şekilde Müslümanlara karşı “savaş” içinde bulunan hemen her topluluk bu ‘Batı’ kavramının içerisinde yer almaktadır. Hatta Batı ile ilişki içinde olan Müslüman-yoğunluklu ülkelerdeki siyasi hükümetler de “Batı” resmi içinde tasvir edilmektedir. Zira, Batı aynı zamanda batıldır. Dolayısıyla, İsrail, Rusya, Çin gibi Batı’da yer almayan ülkeler de Batı’nın bir parçasıdır. Örneğin, “Selektu Tariki” adlı neşidde “Çünkü ben Irak toprağına gidiyorum… Ancak Yahudileri defetmek için yola çıktım” denilmektedir. Irak’ı işgal eden ülkenin ABD olduğu bilinmesine rağmen neşidde Yahudilere atıf yapılmış ve “Batı” ile özdeşleştirilmiştir. Batı düşmanlığını görsel boyutlarda gözler önüne seren en çarpıcı örnek “Ya Resulallah” neşidinde yer alan ve Charlie Hebdo sonrası Paris’te toplanan devlet liderlerini bir arada gösteren fotoğraftır. Toplanan bütün liderleri -Müslüman liderler dahil- İslam karşıtı olarak gösteren görsel aynı zamanda ‘zillet’ içinde yaşayan Müslümanlara düşmanları yani hedeflerini açıkça göstermektedir. Buna ek olarak, “Selektu Tariki” adlı neşidin başlangıcında kullanılan ve batılı ve bunlarla ilişki içinde olan Müslüman liderlerin görüntüleri de bu temaya örnek olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra Batı’da yapılan bombalı eylemler de zaman zaman neşidlerde görsel olarak kullanılmaktadır.

Son olarak, neşidlerde işlenen tema dünya ve ahiret hayatındaki zafer (vaadi)dir. Elindeki sınırlı imkanlarla ileri teknolojiye sahip devletlerle savaşan cihadçıları motive edecek en önemli araç zafer vaadidir. Bu tür neşidlere göre küfür/Batı ile savaş devam etmektedir. Fakat, bu savaş hem dünyada hem de ahirette zaferle sonuçlanacaktır. Dünyada küfür İslam’a yenilecek ve ahirette de bu yolda mücadele edenler Allah tarafından cennet ile ödüllendirilecektir. Yukarıda bahsi geçen üç temaya oranla zafer teması daha fazla fiziksel bir motivasyona yol açmaktadır. Ahirette zafer elde edeceği motivasyonuyla kendini havaya uçuran cihadçılar bu duygu ile eylemlerini gerçekleştirmektedir. Örneğin, “Al-Barqul Multahib” adlı neşidde geçen “Ümmetim göreceksin ve duyacaksın, öyle bir zaman gelecek ki sen zaferimle sevinirken bazı gözler ağlıyor olacak” sözleri zafer vaadi teması ile işlenen neşidlere iyi bir örnektir. Bu sözlerle hem dünya hayatındaki zafere hem ahiret hayatındaki zafere atıf yapılmaktadır. Keza yine ‘Cundullah’ adlı neşiddeki “Çünkü şehadet günü aziz bir zaferdir” ve “Selektu Tariki” adlı neşiddeki “Çünkü ölümümle şehidim ben, günahım bağışlanacak, sevin” sözleri ahiretteki zaferi tasvir etmektedir. Görsel boyutta ise bu tür temalı neşidlerde Ahiret hayatını çağrıştıracak görüntüler ve videolar kullanılmaktadır. “Selektu Tariki” adlı neşidde şehitlerin ölüm anını gösteren görseller ve “Zamanun Jameel” adlı neşidde kullanılan yeşil ağırlıklı ve cenneti çağrıştıran görseller bu türe örnek gösterilebilecek görsellerdir.

Sonuç

20.yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan cihadi hareketler ve global cihadizm başlı başına bir çalışma/araştırma alanı haline gelmiştir. Cihadizmin sebepleri, sonuçları, motivasyon kaynakları birçok makalede tartışılmış ve analiz edilmiştir. Fakat, cihadizmin ve cihadi örgütlerin önemli bir motivasyon aracı olan neşidler üzerine yapılan araştırmalar yetersiz kalmıştır. Gördüğü bir düğün videosundan (Seidensticker, 2006) yola çıkarak neşidler üzerine bir inceleme yazısı yazan bir akademisyen ile beraber neşidlere odaklanan ve üzerine araştırmalar yapan uzmanların sayısı zamanla artışa geçmiştir. 

1970’ten itibaren Mısır ve Suriye’de hükümetlerle kültürel, siyasi ve dini mücadeleye girişen Müslüman Kardeşler’in öncülüğünde artışa geçen cihadi neşidler Afganistan ve Çeçenistan gibi ülkelerde yaşanan savaşların da etkisiyle zamanla tüm Müslüman coğrafyasına yayılmış ve cihadi motivasyon sağlamak amacıyla araçsallaştırılmıştır. 

Genellikle Savaş Neşidleri, Şehit Neşidleri, Matem Neşidleri ve Naat Neşidleri (Said, 2012) olarak kategorize edilen cihadi neşidler metinsel ve görsel boyutta dört ana temaya odaklanmaktadır. Bunlar: şiddet, geçmişe özlem, Batı düşmanlığı ve dünya ve ahiret hayatında zafer. 

Her geçen gün artan ekonomik, toplumsal ve siyasal problemler sebebiyle Müslüman gençler şiddete ve radikalizme meyilli hale gelmektedir. Bu radikalleşme sürecinin farkında olan cihadi örgütler süreci hızlandırmak adına bir dizi kültürel ve sanatsal faaliyette bulunmakta ve cihad için motivasyon sağlamaya çalışmaktadır. Bu motivasyon araçlarının en önemlilerinden biri de cihadi neşidlerdir. Cihadi neşidlerin sıradan bir kimseyi motive etmeyeceği ve başlı başına bir radikalleşme sebebi olmayacağı aşikardır. Lakin çeşitli sebeplerle radikalleşmiş gençler için içerdiği metinsel ve görsel mesajlarla bir motivasyon aracı olmaktadır. Ayrıca bu tür videoların paylaşıldığı online platformlar birer network aracı görevi görmekte ve aynı fikirleri paylaşan gençlerin online buluşma noktası olabilmektedir. Bu motivasyon aracının daha iyi anlaşılabilmesi ve radikal gençlerin psikolojisini nasıl etkilediğinin daha iyi analiz edilebilmesi için bu alanda araştırmaların daha da yoğunlaştırılması gerekmektedir.

Kaynakça

(tarih yok). Ya Resulallah türkçe alt yazılı nesid. Mayıs 28, 2020 tarihinde https://www.youtube.com/watch?v=d3yKFMhp2qI adresinden alındı

(t.y.). Neşid – Cundullah (Türkçe Altyazılı). Mayıs 28, 2020 tarihinde https://www.youtube.com/watch?v=NDVm4htsT_4 adresinden alındı

(t.y.). Al Quds Nasheed (سنخوض معاركنا معهم) – Türkçe Altyazı. Mayıs 28, 2020 tarihinde https://www.youtube.com/watch?v=LLhDTMwzwkw adresinden alındı

(t.y.). Ne Güzel Günlerdi – Zamanun Jameel – (زمن جميــل) – Türkçe Altyazılı Neşid. Mayıs 28, 2020 tarihinde https://www.youtube.com/watch?v=cBxf-itWwug adresinden alındı

(t.y.). selektu tariki’. Mayıs 28, 2020 tarihinde https://www.dailymotion.com/video/xain19 adresinden alındı

(t.y.). NEŞİD ᴴᴰ | “Sancakları Kaldırdığımız Zaman” – Ahmad Al Muqit. Mayıs 28, 2020 tarihinde https://www.youtube.com/watch?v=0Zc1jqoOHpA adresinden alındı

Al-Awlaki, A. (t.y.). 44 Ways to Support Jihad. Victorious Media.

Alıcı, M. (2019). İslam’da Dindarlar ve Diğerkamlık: Kuran-i Kerim’de “İsar” Ayetine Tarihsel Fenomenolojik Bir Yaklaşım. AKRA Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, 7(17), 13-20. doi:10.31126/akrajournal.492444

Bauer, T. (2011). Die Poesie des Terrorismus. Andreas K. Meayer (Ed.), in Siebenjahrbuch Deutsche Oper Berlin MMIV-MMXI (s. 123-127). Berlin: Nicolaische Verlagsbuchhandlung.

Frishkopf, M. (2000). Inshad Dini and Aghani Diniyya in Twentieth Century: Egypt: A Review of Styles, Genres, and Available Recordings. Middle East Studies Association Bulletin, 34(2), 167-183.

Gratrud, H. (2016). Islamic State Nasheeds As Messaging Tools. Studies in Conflict and Terrorism, 39(12), 1050-1070. doi:10.1080/1057610X.2016.1159429

Lacroix, S. (2011). Awakening Islam: The Politics of Religious Dissent in Contemporary Saudi Arabia. Cambridge: MA: Harvard University Press.

Rand, A. (2015). The Ayn Rand Column: Written for the Los Angeles. California: Ayn Rand Institute Press.

Said, B. (2012). Hymns (Nasheeds): A Contribution to the Study of the Jihadis Culture. Studies in Conflict and Terrorism, 35(12), 863-879. doi:10.1080/1057610X.2012.720242

Seidensticker, T. (2006). Jihad Hymns (Nashīds) as a Means of Self-Motivation in the Hamburg Group. Hans G. Kippenberg ve Tilman Seidensticker, in The 9/11 Handbook: Annotated Translation and Interpretation of the Attacker’s Spiritual Manual (s. 71-78). London/Oakville: Equinox Publishing.

Wright, L. (2007). Der Tod wird euch finden: Al-Qaida und der Weg zum 11. September. München: Wilhelm Goldmann Verlag.