Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Cemal Kaşıkçı Dosyasında Adalet Umudu Sona Erdi Mi?
    Forum

    Cemal Kaşıkçı Dosyasında Adalet Umudu Sona Erdi Mi?

    By Afra Teren Gürlüler10 Nisan 20224 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    Ülkelerin egemenlik erkleri altında üç farklı güç vardır. Bu güçler devletin üç temel fonksiyonunu temsil eder ve bu fonksiyonları icra eden organlarda toplanır. Bu üç temel fonksiyon; yasama, yürütme ve yargıdır. Geçtiğimiz hafta Cemal Kaşıkçı dava dosyasının Suudi Arabistan’a nakli talebine Adalet Bakanlığının olumlu yanıt vermesiyle bu dosya Türkiye için kapanmış oldu. Yani aslında Türkiye Cumhuriyeti egemenliğinin uzantısı olan yargı yetkisine ilişkin bir güçten vazgeçerek bunu başka bir devlete devretti. Peki bu süreç nasıl işledi, bunun sonuçları ne şekilde değerlendirilebilir? 

    Davalar Nasıl Naklediliyor?

    Devletler çok taraflı adli yardım sözleşmeleri imzalayabilir ya da birbirleri ile ikili özel adli yardımlaşma anlaşmaları yapabilirler. Bu anlaşmalar pek çok konuyu kapsayabilir. Örneğin, şüpheli ifadelerinin alınması, delil toplanması, karar tebliğleri de bu anlaşmalar kapsamında düzenlenebilir. Suçlu iadesine ilişkin düzenlemeler de bu kapsamda yapılabilir. Bu bağlamda Türkiye, Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi’ne taraftır. Taraf olan diğer devletler ile Türkiye arasındaki suçlu iadesi işlemleri bu Sözleşme hükümlerine göre yapılır. Bu sözleşmeye taraf olmayan ABD ve bazı başka devletler ile de Türkiye arasında ikili antlaşmalar vardır ve hukuki süreçler buna göre yürütülmektedir. Suudi Arabistan ile Türkiye arasında bu nitelikte bir adli yardımlaşma anlaşması bulunmuyor. Peki, o zaman nakil nasıl yapılabilir?

    6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanun’una göre bir nakil süreci işletilecek. Buna göre de eğer Suudi Arabistan yargı mercileri davaya ilişkin bir mahkumiyet kararı verirse Türkiye’deki dava düşecek. Yani Cumhuriyet Savcısının talebi ile mahkeme Türkiye’deki davada durma kararı aldı ve dosya da Suudi Arabistan’a devredildi. Buna ilişkin talep de 13 Mart 2022’de Suudi Arabistan Başsavcılığından gelmişti. Mahkeme 7 Nisan 2022 tarihli duruşmada, 6706 sayılı Kanunun “Soruşturmanın veya kovuşturmanın yabancı devlete devredilmesi” başlıklı 24. maddesi uyarınca dosyayı devretmeye karar verdi. Bu maddede yer alan şart, “Şüpheli veya sanığın yabancı devletin vatandaşı olması nedeniyle Türkiye’de hazır bulundurulamaması veya adlî yardımlaşma yoluyla savunmasının alınamaması” şeklindedir. Suudi Arabistan vatandaşı olan yirmi sanığa ilişkin iade talepleri Suudi Arabistan tarafından reddedildi. Bu nedenle Türkiye de bu hükme dayanarak davanın nakline karar verdi.

    Nakil Kararı Sonrası Ne Oluyor?

    Mahkemenin almış olduğu nakil kararı sonrası Suudi Arabistan da nakli kabul ederse Türkiye’de görülmekte olan dava duracak. Talebin Suudi Arabistan’dan geldiği göz önünde bulundurulduğunda bu dosyayı kabul edecekleri ayan beyan ortadadır. Suudi Arabistan’da görülecek davada mahkumiyet kararı çıkarsa dosya Türkiye’de kapatılacak eğer mahkumiyet kararı çıkmazsa Türkiye davayı devam ettirebilir. Bir başka deyişle yeniden canlandırabilir.

    Adalet Yerini Bulabilir Mi? 

    Yukarıda bahsettiğim gibi sanıkların iadesi yapılmadığı için dosyayı Suudi Arabistan’a iade ettik. Ancak dürüstçe düşünürsek sanıkları bile bize vermeyen bir devletin bu konuda adil bir yargılama yaparak suçluları cezalandıracağına inanmak gerçekçi mi? Tabii hele bir de Cemal Kaşıkçı’nın bu devletin konsolosluğunda öldürüldüğünü de işin içine katarsak. Adaletin yerini bulmayacağı, davada adil bir karar alınmayacağına kesin gözüyle bakılabilir. Burada iki sonuç beklenebilir. Birincisi bazı sanıklara kısa süreli mahkûmiyet kararı vermek suretiyle Türkiye’de davanın düşmesini sağlamak, ikincisi ise davayı sürüncemede bırakarak Türkiye’deki davanın durmasına ve devam edememesine sebep olmak. Her iki yol da bu cinayetin aydınlatılmasına katkı sağlamayacaktır.

    Ayrıca idam cezası bulunan bir ülkeye dosyayı iade etmek de bir başka yönden hukuka aykırılık teşkil ediyor. Pek çok ceza hukukçusunun da altını çizdiği gibi eğer dosya iade edilecekse bile idam cezası dışında ceza verileceğine dair güvence alınmalıydı. Açıklamalarda ise böyle bir güvence konusunda bilgi yok. Yani diğer pek çok noktada mağdur ve yakınları ile cinayetin aydınlatılması konusunda sorunlardan bahsedebilsek de şeriat yargılaması bulunan bir ülkeye dosyanın iadesi, sanıklar bakımından ayrıca bir sorun teşkil ediyor. Sanıkların insan haklarının korunması adına da bu iadenin uygunsuz olduğu ortadadır.

    Türkiye’nin gerek Uluslararası İnsan Hakları örgütleri gerekse Cemal Kaşıkçı’nın ailesi ve yakınları tarafından bu karar sebebiyle ciddi eleştiri alacağını söylemek de yanlış olmaz. Zaten devir ihtimalinin ortaya çıktığı ilk anda Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) Genel Sekreteri Agnes Callamard: “Kendi topraklarında işlenen bir cinayetin davasını devretmekle Türkiye, suçun sorumlularına davayı bilerek ve isteyerek geri göndermiş oldu. Aslında Suudi sistemi Türkiye’deki savcılarla işbirliği yapma konusunda defalarca yetersiz kaldığı için adaletin bir Suudi mahkemesinde sağlanamayacağı çok açık” diyerek Türkiye’nin bu tutumunu açıkça eleştirdi. Bu eleştirilerin devamının geleceği de ortada. Türkiye yetkilileri sıklıkla bu davada siyasi bir amaç güdülmeden konunun aydınlatılacağı yönünde irade belirtmişlerdi ve şu an bu davanın devri ile bu kararlı tutumdan vazgeçilmiş oldu.

    Türkiye bir devletin egemenlik erklerinden biri olan yargılama yetkisini yargılamanın adil şekilde yapılamayacağı bir ülkeye devrederek uluslararası hukuk alanında güvenilirliğini de zedeledi. Bu kararın hukuki değil siyasi bir karar olduğu konusunda fikir birliği olacağı da açık. Bir nakil kararının kanuna uygun olması onu doğrudan hukuka uygun yapmaz. Zira, adalet olgusunun sağlanamayacağı bir nakil usulen yasaya uygun olsa da hukuka uygun değildir. Bu vesileyle, kanun ve hukukun aynı şeyler olmadığını hatırlamakta fayda olduğu görüşündeyim.

    Fotoğraf: Sasun Bughdaryan 

    Hukuk L2 Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleThree Years in Squid Game: Typewriter Continues to Write
    Next Article SPQRCAST #S3B1 | Kartaca

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Halit Ziya Uşaklıgil — Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu | Cumhuriyet’in Edebiyatı #13

    19 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan
    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    D84 INTELLIGENCE

    Dijital Alanda İfade Özgürlüğü: Bir Politika Önerisi

    16 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Volkan Aslan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}