Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Şafak Herdem: Ankara’nın denge siyaseti Türkiye’yi çatışmanın dışında tutsa da enerji ve denizcilik alanında daha kurumsal, önleyici tedbirlere ihtiyaç var
    daktilo2 Röportajlar

    Şafak Herdem: Ankara’nın denge siyaseti Türkiye’yi çatışmanın dışında tutsa da enerji ve denizcilik alanında daha kurumsal, önleyici tedbirlere ihtiyaç var

    Gökhan Korkmaz26 Nisan 20264 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Daktilo2 için gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, uluslararası ticaret ve diğer uluslararası işletme konularına yoğunlaşan, özellikle havacılık, savunma sanayi ve uluslararası ticaret alanlarında faaliyet gösteren Herdem Avukatlık Ortaklığı’nın kurucu ve yönetici ortağı Avukat Şafak Herdem ile Hürmüz Boğazı üzerinden İran ile ABD arasında yaşanan gerilimi ve Türkiye’nin enerji güvenliği risklerini konuştuk.

    Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasının UNCLOS düzenlemelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini ifaden eden Avukat Şafak Herdem, şunları söylüyor: “Ankara’nın denge siyaseti Türkiye’yi doğrudan çatışmanın dışında tutmayı başarsada, enerji ve denizcilik alanında daha kurumsal, önleyici tedbirlere ihtiyaç bulunmakta.” Herdem’in Daktilo2’nin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    Hürmüz Boğazı, uluslararası hukukta hangi düzenlemelere tabi? İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ya da geçişleri kısıtlaması, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde (UNCLOS) yer alan hükümlere göre yasal mı? İran Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden ücret alabilir mi?

    Hürmüz Boğazı, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) 37–44. maddeleri arasındaki “transit geçiş rejimi” kapsamında değerlendirilmelidir. Bu da “uluslararası seyrüseferde kullanılan boğazlar” için düzenlenmelere yönelik olup gemilere, kıyı devletinin iznine tabi olmaksızın kesintisiz ve engelsiz geçiş hakkını ifade etmektedir. UNCLOS hava ve deniz araçlarına transit geçiş serbestisi sağlar ve bu geçiş hakkının “hiçbir koşulda askıya alınamayacağını” açıkça düzenlemiştir.

    İran özelinde durum ise biraz karmaşıktır. Zira İran, UNCLOS’u imzalamış ve fakat onaylamamıştır, dolayısıyla İran iç hukuku ilkeleri doğrultusunda transit geçiş kavramını tanımamaktadır. Bununla birlikte Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması UNCLOS düzenlemelerine açıkça aykırılık teşkil eder ve gemilerden ücret alınması, geçişlerin kısıtlanması gibi uygulamalar da UNCLOS’a aykırıdır.

    İran ile ABD arasındaki diplomatik temaslar tıkanma noktasına geldi. Tahran, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmadığı müddetçe görüşmelere dönmeyeceğini söylüyor. ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka, uluslararası hukukta “savaş eylemi” sayılır mı? Bu abluka, Türkiye dahil bölgedeki ülkelerin gemileri açısından ne gibi riskler yaratıyor?

    ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka hem Birleşmiş Milletler Şartı hem de uluslararası deniz ve savaş hukuku açısından önemlidir, bu eylem uluslararası hukukta genellikle “savaş eylemi” veya “saldırganlık fiili” sayılabilir zira uluslararası hukukta deniz ablukası, ancak iki şartta meşru sayılabilir. Bunlardan ilki BM Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi, diğeri ise meşru müdafaa kapsamında olması halidir. Bu koşullar yoksa abluka “savaş eylemi” sayılır ve ablukayı uygulayan taraf silahlı çatışma hukukuna tabi olur.

    Türkiye dahil bölge ülkeleri açısından bu durum yüksek jeopolitik risk, sigorta ve seyrüsefer riski anlamına gelmektedir. Uzun vadede bu kriz, Hürmüz Boğazı çevresinde “güvenlikli geçiş rejimi” veya çok taraflı bir deniz güvenliği anlaşması tartışmalarını ivmelendirebilir.

    ABD ile İran arasındaki restleşme, barış zamanında petrolün yüzde 20’sinin geçtiği boğazdan yapılan ihracatın neredeyse tamamını fiilen durma noktasına getirdi ve krizin yakın zamanda sona ereceğine dair bir işaret de görünmüyor. Özellikle enerji güvenliği açısından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu kriz Türkiye açısından hangi riskleri barındırıyor? AK Parti iktidarının bu konuda attığı diplomatik veya hukuki adımlar yeterli mi, yoksa daha somut önlemler mi gerekiyor?

    Türkiye’nin ithal ettiği petrol ve LNG’nin yaklaşık üçte biri Basra Körfezi’nden taşınıyor. Hürmüz’deki fiili kapanma, sevkiyat sürelerini iki ila üç kat uzatmaktadır; bu da Türkiye için enerji arzı ve fiyat istikrarsızlığı anlamına gelmektedir. Bununla birlikte, uluslararası sigorta şirketlerinin bölgeyi “yüksek savaş riski bölgesi” ilan etmesi sonucunda savaş riski primleri yüzde 300 artmış durumdadır. Türk bayraklı gemiler için bu durum hem navlun hem sigorta maliyetlerini keskin biçimde artırmaktadır. Bir diğer risk ise boğaz çevresinde olası bir donanma misillemesi riskidir. Tarafsız Türk gemileri, yanlış kimliklendirme veya ikincil yaptırımlar nedeniyle zarar görebilir. Ankara’nın bu tür durumlarda diplomatik koruma mekanizmalarını işletmesi hayati önem taşıyor.

    Ankara, malumunuz İran ve ABD arasında doğrudan taraf olmaktan kaçınıyor; “enerji güvenliği diyaloğu” kapsamında hem Tahran hem Washington ile iletişim kanallarını açık tutma politikasını yürütüyor. Bununla birlikte BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde “geçiş serbestisi” ilkesinin korunması gerektiğini savunuyor, ancak sahada doğrudan bir ara buluculuk girişiminde bulunmuş değil. Ayrıca TANAP ve TürkAkım’ın işletim kapasitesinin artırılması, Hürmüz kaynaklı arz kesintilerine karşı alternatif tedarik yolları sunmakta ve bu hatların devrede kalması, Türkiye’nin “bölgesel enerji koridoru” statüsünü güçlendirmekte.

    Ankara’nın denge siyaseti Türkiye’yi doğrudan çatışmanın dışında tutmayı başarsa da, enerji ve denizcilik alanında daha kurumsal, önleyici tedbirlere ihtiyaç bulunmakta.

    Bir hukukçu olarak bu tür krizlerde gemi sahiplerine, sigortacılara ve enerji şirketlerine tavsiyeleriniz ne? Gelecekte yaşanması beklenen benzer krizler için Türkiye’nin ve uluslararası toplumun bu krizden çıkarması gereken dersler neler?

    Hürmüz Boğazı gibi yüksek riskli bölgelerde hem özel sektör (armatörler, sigortacılar, enerji şirketleri) hem de devletlerin uluslararası hukuk çerçevesinde “akıllı risk yönetimi” ve önleyici hukuki konumlandırma yapması gerekmektedir. Bu yaklaşım, gelecekte benzer enerji veya deniz geçişi krizlerinde de stratejik önem taşır. Bu kriz, sadece Hürmüz Boğazı’nda değil, Kızıldeniz’den Tayvan Boğazı’na kadar tüm enerji koridorlarının hukukî ve ekonomik güvenliğini yeniden düşünmeye zorlamıştır. Bu perspektifle hareket eden devlet ve özel sektör oyuncuları, gelecekteki benzer krizlerde zarar gören değil, risk yöneten aktör konumunda olur.

    Dünya Hukuk M
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikTürkiye-AB İlişki Durumu: Komplike

    Diğer İçerikler

    daktilo2 Yazılar

    Türkiye-AB İlişki Durumu: Komplike

    26 Nisan 2026 Ayşe Yürekli
    daktilo2 Yazılar

    İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – V

    26 Nisan 2026 Birol Başkan
    daktilo2 Yazılar

    Yas Neden Müfredatta Yok?

    26 Nisan 2026 Elif Avcı

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Şafak Herdem: Ankara’nın denge siyaseti Türkiye’yi çatışmanın dışında tutsa da enerji ve denizcilik alanında daha kurumsal, önleyici tedbirlere ihtiyaç var

    26 Nisan 2026 daktilo2 Röportajlar Gökhan Korkmaz

    Türkiye-AB İlişki Durumu: Komplike

    26 Nisan 2026 daktilo2 Yazılar Ayşe Yürekli

    İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – V

    26 Nisan 2026 daktilo2 Yazılar Birol Başkan

    Yas Neden Müfredatta Yok?

    26 Nisan 2026 daktilo2 Yazılar Elif Avcı

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Nisan 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}