Korona virüs salgınının sadece Çin’de kalacakmışçasına YouTube kanallarından izlendiği süreçten küresel bir sorun haline dönüşmesine sadece iki ay yetti. Öyle ki, Çin’de Korona virüsün yayılma hızının artık düştüğü, Avrupa’nın ve ardından ABD’nin Çin’den daha kötü bir senaryo yaşadığı döneme girdik[1]. Çin’de salgın kontrol altına alınmasına rağmen Avrupa’nın ve ABD’nin Çin’in uyguladığı stratejiyi görmezden gelmesi her ne kadar siyasi rekabetten kaynaklı olarak görülse de bu konuyu derinlemesine düşündüğümüz zaman karşımıza ötekileştirme (othering) ve Oryantalizm yaklaşımları çıkıyor.

Öncelikle; Avrupa ve ABD, kendisine ulaşmayacağından emin olduğu bu salgının Çin’deki otoriter ve komünist sistemin, nihayet ya demokratik bir yapıya dönüşeceği ya da yıkılacağı öngörüsünde bulunmuştu. Nitekim, Batı’daki Çin çalışmalarının bir kısmı Çin Komünist Partisi’nin çöküşünün yakın olduğuna ya da Çin’in yıkılacağına dair komplo teorilerine dayanarak yürütülüyor[2]. Bu iddiaların çürümesiyle ve salgının Batı’ya ulaşmasıyla beraber Sinofobi’nin (Çin ve Çinli düşmanlığı) hızla arttığına şahit olduk. Hatırlanacağı üzere ABD başkanı Donald Trump virüsün ortaya çıktığı ilk zamanlardaki tweetlerinde “Korona virüs” demiş; ancak daha sonra bu söyleminden vazgeçerek “Çin virüsü” ifadesini kullanmıştı. Bununla beraber ABD’lileri “yabancı virüse” (foreign virus) karşı korumaya çalıştıklarını ifade etmişti[3].  Trump’ın ifadelerindeki bu dönüşüm şaşırtıcı değil[4].  Göçmenlerin ABD’ye hastalık getirdiğini, daha öncesinde de ifade eden ABD Başkanı, Afrika ülkelerine “pislik deliği ülkeler” (shithole countries) demiş ve dışarıdan gelenlerin ABD’ye hastalık getirdiğini söylemişti[5]

Trump’ın Sinofobik söylemleri muhafazakâr ve milliyetçi siyasi elitler tarafından destek görürken benzer yaklaşımlar birçok medya kuruluşlarına da yansıdı [6]. Örneğin, Alman gazetesi Der Speigel virüs için “Çin yapımı” (Made in China) ifadesini kullandı[7]. The Wall Street Journal Çin’i “Asya’nın gerçek hasta adamı” olarak (the real sick man of Asia) tanımlamıştı[8],[9]. Foreign Policy Korona virüsün yerel bir hastalık olarak kalacakken küresel bir salgın haline gelmesinden Çin liderinin kendisini ve öncelik verdiği siyasi gündemini sorumlu tuttu[10].  Öte yandan Çinlilerin yeme alışkanlıklarına değinen İngiliz Daily Mail ve The Sun da Çin’de yarasa ve farklı hayvanların yenmesinden ötürü bu hastalığın ortaya çıktığını ileri sürerek Çinlileri bu konuda suçladı [11]. Washington Times ise Pekin’in siyasi ve sınırlarındaki rakiplerini zayıflatmak için virüsü biyolojik bir silah olarak kullandıklarını iddia etti[12].  Her ne kadar bu ifadeler Batı’da siyasi eleştiri çerçevesinde değerlendirilse de esasında beraberinde ötekileştirme ve ırkçılığı getirmiştir. Örneğin, 2020 itibariyle Asyalı Amerikalılara karşı nefret artarken, bu grupta aynı zamanda yüzde 70’lere varan iş kaybı yaşamıştır[13].

Bir sonraki paragrafta detaylı olarak değineceğim göçmenler ve ötekiler ile hastalıkların ilişkilendirilmesi durumu yeni bir tutum değil. Ancak, günümüz dünyasının bilim adamları ırkçılığın ve ayrımcılığın yayılmasına neden olan bu eğilimden uzak durmaya çalışıyor. Örneğin, Dünya Sağlık Örgütü direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus şubat ayında COVID-19’a herhangi bir coğrafi bölgenin, hayvanın, insanın ya da bir grubun ismini vermekten kaçınarak tanımlamamız gerektiğini açıklamıştı[14].

Trump’ın ve birçok medya kuruluşunun, hastalığın çıktığı yer ile ismini ilişkilendirme tutumu ırkçılığın daha görünür olduğu 20. yüzyıl başlarındaki geleneksel bir yönteme dayanıyor. Bu dönemlerde salgın hastalıklar genellikle ırklar ile ilişkilendirilir ve böylece milliyetçi görüşlerin ve etnik nefretin bir aracı haline getirilirdi. Örneğin, Asya’da yaşayan beyazların yerlilere göre vebaya yakalanması olasılığının daha az olması sosyo-ekonomik şartlardan ziyade doğuştan gelen ırksal üstünlükle ve beyazlıların sahip olduğu alışkanlıklarla bağdaştırılmıştı[15]. Benzer bir durum koronavirüsün Avrupa’da kimleri etkilediğine dair yapılan açıklamalarla da tekrar ortaya çıktı. İsveç’te koronavirüsünden ötürü ölenlerin çoğunluğunun Somalili İsveçliler olduğu söylendi ve aynı zamanda İsveç’e sonradan gelenlerin yani göçmenlerin virüsten daha çok etkilendiği gazetelere yansıdı[16].

Öte yandan geçmişte göçmenlerle ya da bir yerle hastalıkların bu şekilde ilişkilendirilmesi insan haklarını ihlal eden politik ve kültürel karalamalara da zemin hazırlamıştır. Örneğin 1894-1911 arasında yerli ve ulusal birçok gazete Üçüncü Veba Salgını sırasında Çinlileri fare yiyen, sağlıksız ve kalabalık alanlarda konaklayanlar olarak tasvir etmişti[17]. Honolulu’da eyalet yetkilileri, Çin mahallesini karantinaya almış, mahalle sakinlerini kamu banyolarında (public shower) yıkanmaya zorlamış ve son olarak da şehirdeki Çin mahallesini yakmışlardı[18].  Benzer şekilde 1908 yılında Nevada’daki yetkililer de şehirleri hastalıklardan temizlediklerini söyleyerek Çin mahallelerini yıkmıştı. Bu mahallelerin yıkılması ya da yakılması ile her ne kadar vebanın yok olacağı düşünülse de Abbott’a göre[19]  bu yaklaşım ırkçılığı barındırdığı için beraberinde cehaleti de getirmişti. Yani sağlık görevlileri vebanın farklı yollardan bulaşma ihtimalini göz ardı ettiğinden ve hastalığın sadece yabancılardan geldiğini düşündüklerinden ötürü vebayla koleraya karşı uygulanılan eski yöntemlerle mücadele etmişlerdi. Diğer bir deyişle vebanın sadece belli bir gruptan geldiği ve sadece o grup içerisinde yayılacağı ön yargısı başka çözüm yollarının da bulunmasını engellemişti. Bu nedenle mahalleler yakılıp yıkılmasına rağmen hastalık yeniden Kahului gibi Honolulu’nun başka yerlerinde görülmeye başlamıştı. Benzer ırkçı davranışlar 1924 yılında başka bir veba salgının Los Angeles’ta patlak vermesiyle de ortaya çıkmıştı. Bu süreçte örneğin Meksikalıların yaşadıkları binlerce ev sanitasyon adına yıkılmıştır. Meksikalıların yaşadığı bölgeler ekonomik olarak ve sağlık sektörü açısından dezavantajlı konumda olmasına rağmen hastalık daha çok Meksikalı olmanın bir sonucu olarak görülmüştü. Bu şekilde hastalığın ırk ve etnik kökenle bağdaştırılması bu bölgede yaşamayan ve hastalığı taşımayan Meksikalıları da hedef haline getirmişti[20]. Son olarak 2003 yılında SARS hastalığı yayıldığı zaman Asyalılara yönelik şu anki gibi stereotipler kullanılırken, Ebola krizinde de Afrikalılara yönelik ırkçı söylemler yayılmıştı.

Neden hala ortak bir strateji belirlenemiyor?

Bugün Korona virüs dünyanın ortak sorunu olmuşken devlet liderlerinin ortak bir yol haritası oluşturmak yerine hala kendi stratejilerini oluşturmaya çalıştıklarını görüyoruz. En basitinden Çin gözle görülür bir biçimde hastalığı durdurmuşken ya da en azından kontrol altına almışken Batılı devletlerin bunu nasıl gerçekleştirdiklerini açıkça sormadığına şahit oluyoruz. Bunun nedeni olarak Oryantalist bakış açısını ve bunun getirmiş olduğu Asya karşıtlığını gösterebiliriz. Örneğin, Çin’de virüsten ötürü kaygılar artmaya başlarken Batılı devletler Korona virüsünü kendi topraklarıyla bağlantısı olmayan Çinlilerin ya da geri kalmış “ötekilerin” sorunu olarak görmüşlerdi. Diğer bir deyişle virüsün ciddi anlamda modern ve gelişmiş Avrupa ülkelerini etkilemeyeceği düşünülmüştü ki, bu aynı zamanda beyaz ırkın üstün olduğu yaklaşımını da içeriyordu. Böylece, “onları etkileyen virüs bizi etkilemez” ya da “bizim topraklarımıza bu virüsler gelmez” anlayışı Avrupa’nın hazırlık yapmasına engel oldu. Bu görüş aynı zamanda Batı’nın sahip olduğu sistemin dünyanın geri kalanının sisteminden üstün olduğu iddiasını da içeriyordu. Örneğin, virüs ilk yayılmaya başladığında Almanya sağlık sistemlerinin böyle bir salgın için dayanıklı olduğunu iddia etmişti; ancak gelinen noktada Alman sisteminin hastalıkla mücadelede yetersiz kaldığı görüldü [21]. Nitekim yayımlanan rakamlarla Çin’in salgını kontrol altına aldığı görülürken, ABD bu rakamlara güvenmediklerini ifade etmiş ve Trump Çin’deki rakamların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda emin olmadıklarını söylemişti[22]

Geldiğimiz nokta itibariyle Batı ülkeleri vaka sayısında Çin’i geçmesine rağmen salgınla mücadelede Batı, “Doğulu” bir devletle dayanışmayı bir seçenek olarak görmüyor. Bunun birinci nedeni, Batı’nın kendi sistemi salgını kontrol altına alamaz iken “geri kalmış bir öteki” olarak tasvir edilen Çin’in Korona virüsünü kontrol altına alacak mekanizmaya sahip olamayacağı inancıdır.  İkinci neden de otoriter ve komünist bir ülkede uygulanan stratejinin liberal, demokratik ve gelişmiş Batı dünyasına uygulanamaz olduğunun düşünülmesidir.

Fotoğraf: Kuma Kum 


[1] Çin’de ‘corona’nın hızı düşüyor, 29 Mart 2020, http://www.diken.com.tr/cinde-coronanin-hizi-dusuyor/

[2]Robert Charles, Gordon Chang, Kevin Freeman, ve Sam Faddis , Did the coronavirus result from a Chinese biological weapons program? , 4 Şubat 2020, https://www.centerforsecuritypolicy.org/2020/02/04/did-the-coronavirus-result-from-a-chinese-biological-weapons-program/

[3]Paul LeBlanc, Trump calls coronavirus a ‘foreign virus’ in Oval Office address, 12 Mart 2020, https://edition.cnn.com/2020/03/11/politics/coronavirus-trump-foreign-virus/index.html

[4]Trump’ın Çin virüsü demeye başlaması Pekin’in ABD’yi virüsü ortaya çıkarmakla suçlaması ve kendilerine bir komplo kurulduğu mesajlarını vermesinden sonraya denk gelmektedir.

[5] Robert Mackey, “Mr. President, Are You a Racist?” Is the Question Reporters Should Never Stop Asking Donald Trump, 12 Ocak 2018,  https://theintercept.com/2018/01/12/mr-president-racist-right-question-ask-trump-shithole-slur/

[6] Dylan Scott, Trump’s new fixation on using a racist name for the coronavirus is dangerous, 18 Mart 2020, https://www.vox.com/2020/3/18/21185478/coronavirus-usa-trump-chinese-virus

[7] Stephan Richter, Is Germany’s Der Spiegel Racist?, 6 Şubat 2020, https://www.theglobalist.com/der-spiegel-china-coronavirus-racism-germany-leftists/

[8] Walter Russel Mead, China Is the Real Sick Man of Asia, 3 Şubat 2020, https://www.wsj.com/articles/china-is-the-real-sick-man-of-asia-11580773677

[9] Hasta adam deyimi 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında Çin’e yapılan müdahaleleri gerekçelendirmek için Batılı güçler ve Japonya tarafından kullanılmıştı.

[10]Laurie Garret, Welcome to the Belt and Road Pandemic, 24 Ocak 2020, https://foreignpolicy.com/2020/01/24/wuhan-virus-china-belt-and-road-pandemic/

[11] Gerald Roche, The Epidemiology of Sinophobia, 17 Şubat 2020, https://madeinchinajournal.com/2020/02/17/the-epidemiology-of-sinophobia/

[12] Jonathan Corpus Ong ve Gideon Lasco, The epidemic of racism in news coverage of the coronavirus and the public response, 4 Şubat 2020,  https://blogs.lse.ac.uk/medialse/2020/02/04/the-epidemic-of-racism-in-news-coverage-of-the-coronavirus-and-the-public-response/

[13] Dylan Scott, 18 Mart 2020. 

[14] Dylan Scott, Trump’s new fixation on using a racist name for the coronavirus is dangerous, 18 Mart 2020, https://www.vox.com/2020/3/18/21185478/coronavirus-usa-trump-chinese-virus

[15] Carl Abbott, The ‘Chinese Flu’ Is Part of a Long History of Racializing Disease, 17 Mart 2020, https://www.citylab.com/equity/2020/03/coronavirus-racism-disease-chinatown-bubonic-plague-honolulu/608149/

[16]Minst 6 av 15 döda Stockholmare var svensksomalier,  https://www.expressen.se/nyheter/minst-6-av-15-doda-stockholmare-var-svensksomalier/ (23 Mart 2020).

[17]Sarah Kim, As The Coronavirus Spreads, So Does Racism — Both Against And Within Asian Communities, 30 Ocak 2020, https://www.forbes.com/sites/sarahkim/2020/01/30/coronavirus-racism-asian-communities/#62e64e832865

[18]Rebecca Onion, The Disastrous Cordon Sanitaire Used on Honolulu’s Chinatown in 1900, 15 Ağustos 2014, https://slate.com/human-interest/2014/08/history-of-the-cordon-sanitaire-honolulu-hawaii-bubonic-plague-in-1899.html

[19]Carl Abbott, The ‘Chinese Flu’ Is Part of a Long History of Racializing Disease, 17 Mart 2020, https://www.citylab.com/equity/2020/03/coronavirus-racism-disease-chinatown-bubonic-plague-honolulu/608149/

[20] William Deverell, Pandemic and Racism: Break the Pattern Now, 27 Mart 2020, https://altaonline.com/pandemic-racism-california-history/

[21] Marius Meinhof, Othering the Virus, 21 Mart 2020,  https://discoversociety.org/2020/03/21/othering-the-virus/

[22]Tim Hains, President Trump: “You Don’t Know What The [Coronavirus] Numbers Are In China”, 26 Mart 2020, https://www.realclearpolitics.com/video/2020/03/26/president_trump_you_dont_know_what_the_coronavirus_numbers_are_in_china.html