Oxford Dictionaries, İngilizce’de 2016 yılının kelimesi olarak ‘‘post-truth’’ kelimesini seçmişti. Bu kelimenin kullanım sıklığı özellikle Brexit oylaması sırasında ve Donald Trump’ın başkanlık seçimlerine katılmasıyla birlikte giderek gerçekliğini yitiren tartışmalarla  gündelik hayatımızda çok kullanılan kelimeler arasına girmişti. Yaygın anlamı ‘‘Hakikat Sonrası’’ olan bu kelime, zamanla ekonomiden politikaya, sanattan dine kadar her alanda etkisini hissettiren bir varlığa dönüştü. ABD’li Tarihçi Daniel Broostin, bu dönemi ‘‘Hakikatın yerini inanılabilirliğin aldığı’’ bir dönem olarak tanımlıyor. Bu dönemde başarının asıl sırrının ‘‘diğerlerinin gözünü boyama kabiliyeti’’ olarak görülmesinden ötürü bir çok düşünür dünyanın dört bir yanında dürüstlüğün hızla değer kaybetmesini ve hakikatin yerini duygularımızın ve kanaatlerimizin almasının nedenlerini araştırıyor.

Evet dünya döndüğünden bu yana insanoğlu gerekli gördüğü durumlarda yalan söylemekten çekinmemiş. Bazı toplumlar yalanı, grinin tonları gibi birden elliye kadar derecelendirse de  bazı insanlar yalan söyledikçe diğerleri de bu yalanları tespit etmenin yollarını aramış. Eski Çin’de yalan söylediğinden şüphelenilenler kuru pirinç yemeye zorlanırmış. Damaklarına ne kadar az pirinç yapışırsa o kadar dürüst kabul edilirlermiş. Ortadoğu’da yalan söylediği düşünülen insanların dillerine kızgın demirler sürüldüğüne denk geldiğiniz videolar olmuştur mutlaka. Daha modern toplumlarda ise ‘‘Yalan Makinesi’’ ile insanın yalan konuşurken vermiş olduğu vücut refleksleri gözlemlenmeye çalışılıyor. Ancak tamamen tesadüflere bağlı bu yöntemler, gerçeğe ulaşmak için hiçbir zaman sağlıklı bir metot olamadı.  

Gerçeğin bu çağda kolay manipüle edilmesinde şüphesiz ki global iletişim ağı olan sosyal medyanın çok büyük bir etkisi var. Bu ağlar,  gerçek olmayanın hızlı yayılmasında büyük bir sorumluluğa sahipken kurumsal bir sorumluluk hissetmemeleri haberin asıl kaynağının kendilerinin olmamasından kaynaklanıyor. Zaten sosyal medya organları bu sebeple içeriklerinde kendilerini ‘‘Gerçek-Yalan’’ olarak değil de ‘‘Beğenme-Beğenmeme’’ olarak konumlandırmış durumda. Ancak küresel anlamda yayılacak yalan bilgilerin dünyada nefret suçlarına zemin oluşturabilme ihtimali nedeniyle sosyal medya kuruluşları bazı Fact-Checking kurumlarıyla iş birliği yapmak zorunda kalıyor. Mesela Facebook otuz beşten fazla bir kurumla iş birliği yaparken 2016 yılında Snopes tarafından yaptıkları fast-checking iş birliği sona erdirildi. Özellikle ABD seçimlerinde Facebook hesapları üzerinden paylaşılan manipülatif haberlerin yayılmasına karşı  Facebook yöneticilerinin tutum ve davranışları bu iş birliğini sona erdiren asıl etken olduğu iddia edildi. Yazının başlarında da belirttiğim gibi insanlar yalan söyledikçe diğerleri de bu yalanları tespit etmenin yollarını aramaya devam ediyor. 

Ülkemizde de durum pek farklı değil. Yakın tarihte Gezi Olaylarında tanıklık ettiğimiz ‘‘Camide içki içtiler’’ ve ‘‘Kabataş olayı’’ gibi kamuoyunu uzun süre meşgul etmiş, bir çok kesimi karşı karşıya getirmiş bu yalanlar zincirinin gerçekliğinin ispatlanması yılları bulmuştu. Yine Gezi zamanı hayatımıza giren bir kelime vardı ‘‘Kesin bilgi, yayalım!’’ bu kelime iktidar ve gezide yer alan halk arasında bir çeşit teyit görevi gördü. Tabi Gezi döneminde yapılan yalan yayınların gerçek olmadığının ispatı  daha sonra yapılmış olsa da, teyidinin yalan kadar etkili olamadığı da bir gerçek. Manipüle edilen haber bir anda ve hızlıca yayılabilirken, haberin teyitli bilgisi maalesef ki ilk paylaşılan manipüle haber kadar etkili olamıyor. 

Türkiye’de de Snopes kadar eski olmasa da bazı fact-checking yayınları mevcut. Ki bence Türkiye’deki önemli sosyal girişimlerinden biri olan teyit.org gibi dünyada Uluslararası Doğruluk Kontrol Ağı (IFCN) prensiplerini benimsemiş yayınlar bulunmakta. Teyit, Ankara TEDÜ İstasyon Sosyal İnavosyon Merkezi kökenli bir sosyal girişim. Türkiye’de Doğruluk Payı isimli bir başka benzer  girişim daha bulunuyor. İzlemedeyiz Derneği projesi olan Doğruluk Payı, Teyit’ten çok önce kurulmuş ilk fast-checking yayınımız diyebiliriz. Doğruluk Payı da tıpkı teyit.org gibi IFCN prensiplerini benimsemiş bir organizasyon. Tabi bunların dışında Yalansavar, Evrim Ağacı, Fast Checking Turkey, Malümatfuruş gibi içerisinde gerçeklik teyidi barındıran girişimler de söz konusu. Eminim ki, çok kısa bir sürede bu alanda çalışan yayınların sayıları giderecek artacak ve iş birliği yaptıkları kurumların da fast-checking bütçeleri hızla artacaktır.

2018 yılında Reuters Institute fort he Studyof Journalism Digital News Report’ta yer alan bilgiye göre Türkiye, sahte haberlere en çok maruz kalan ülke ve Türkiye’de yaşayan her 10 kişiden 7’si, devletin internette yer alan yanlış bilgilere müdahale etmesi gerektiğini düşünüyor. Yine her 10 kişiden 8.5’i internette yer alan bilgilerin doğruluğundan endişe duyuyor. Bu da bize her geçen gün bilginin kontrolünün zorlaştığını gösteriyor. Twitter, Facebook gibi halka açık, Whatsapp gibi kapalı ağlarda bilgiyi kontrol etmek giderek imkansız hale geliyor. Kontrol edilemeyen bilgi de kamu düzenini tehdit ediyor. Özellikle seçim dönemlerinde kitlelerin yanlış yönlendirilmesine ve günün sonunda sandığı etkileyecek bir enstrümana dönüşen yalan haber özellikle mülteciler, sınır ötesi operasyonlar ve Covid-19 salgını krizlerinde olduğu gibi önüne geçilemeyen ve tehlikeli bir kirli bilgi çığına dönüşüyor. 

Çağımızda, Post-Truth adı verilen bu hakikat sonrası dönemde gerçek bilgiye ulaşmanın maliyeti giderek artacağa benziyor. Kim bilir yakın bir zamanda belki de siyasi partilerin, kamu kurumlarının, gazetelerin ve TV’lerin kendi içlerinde oluşturacakları Fast-Checking masalarını görmüş oluruz. Anayasamızda yer alan ‘‘haber alma özgürlüğünün’’, ‘‘doğru – yorumsuz haber alma özgürlüğü’’ olarak güncellenmesi kaçınılmaz gibi görünüyor.

Fotoğraf: Joël de Vriend 

Kaynaklar

1-https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/sites/default/files/digital-news-report-2018.pdf

2- https://teyit.org/

3- https://www.dogrulukpayi.com/

4- Ralph Keyes, Hakikat Sonrası Çağ, çev.Deniz Özçetin, Deli Dolu Yayınları,2017

6-https://rsf.org/en/ranking/2018

7- https://www.snopes.com/2019/02/01/snopes-fb-partnership-ends/

8- http://verificationhandbook.com/downloads/verification.handbook_tr.pdf