Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Futbol, Sana Pembe Çok Yakışıyor!
    Forum

    Futbol, Sana Pembe Çok Yakışıyor!

    By Türker Özdil9 Ağustos 20203 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    Bein Sports spikeri Melih Şendil, bir canlı yayın esnasında cinsiyetçi bir tavırla; kadınların futbol veya basketbol oynamamaları gerektiğini beyan etti. Biz de bu haftaki yazımızda, sporun aslında cinsiyetler üstü bir faaliyet olduğunu, insanların oyun oynama içgüdüsüyle şekillenen sporun, insanlar için yaşamsal bir öneme sahip olduğunu işleyeceğiz.

    Melih Şendil, cuma akşamı oynanan Şampiyonlar Ligi maçları sonrasında Bein Sports’da yayınlanan ‘’Maç Sonu’’ programında ‘’Futbol o kadar ataerkil bir oyun ki; mesela kadınlara voleybol oynamak çok yakışıyor ama ben şahsen, benim düşüncem kadınlar futbolda olmamalı. Hani basketbol da bir erkek oyunu. Hani böyle bir ayrımcılık yapıyormuş gibi olmayalım ama öyle. İstedikleri kadar topa tutabilirler, önemli değil. Alışığız (Kadınları kastederek). Yani ben burda bir başkan olsam asla bir pembe forma yaptırmam.’’ dedi.

    Melih Şendil’in yaptığı bu açıklamaların içeriğinde iki kritik sorun mevcuttur. İlki, sporun ana prensibinin tam olarak anlaşılmaması ve bunun neticesinde bir bireyin spordan yoksun tutulması düşüncesidir. Diğeri ise sporun, sahip olunan cinsel kimlik neticesinde yapılabilecek bir faaliyet olduğu düşüncesidir.

    Spor; insanlığın kendini, doğayı ve diğer insanları daha iyi tanıması ve anlaması adına gerçekleştirdiği bir fiziksel aktivitedir. Temelinde eğlenme ve oyun oynama güdüsü yatar. Hareket etme ve performans verme neticesinde gerçekleşir. Bir gelişim göstermek hedeflenir. Rekabet, yaşattığı en baskın duygulardandır. Fiziksel, zihinsel, duygusal bir devamlılık ve kararlılık gerektirir. Yani spor sahip olduğu pek çok duygu, güdü ve eylem bütünlüğü ile insanoğlu için hem sosyal hem de yaşamsal bir öneme sahiptir. Tıpkı yemek yemek, uyumak, düşünmek gibi… Sporun sahip olduğu bu yaşamsal işlevi ile bir insandan/bireyden yoksun tutmak pek mümkün değildir. Böylesine yaşamsal öneme sahip bir faaliyette bir sınırlamaya gitmek pek de adilâne olmaz. Olamaz. Üstelik bunu cinsel bir kimlik sonucu yapmak hem de hiç adil olmaz.

    Yukarıda da belirttiğimiz üzere, spor sahip olduğu değer ve işlev neticesinde cinsiyetler üstü bir yapıya aittir ve bu şekilde değerlendirilmelidir. Bizim sahip olduğumuz üst kimlik, insan/birey olmaktır. Kadın veya erkek olmak ise sahip olduğumuz alt kimliklerden yalnızca birisidir. Spor da sahip olduğu evrensel değerler itibari ile aslında üst kimliğimizin bir ürünüdür. Kavramların içinde barındırdığı değerleri keşfederek; alt veya üst kimliğin rolleri neticesinde değerlendirmeye tâbi tutmak gerekir.

    Ayrıca, sporun endüstriyel olarak uluslararası gelişimini incelediğimizde; kadın sporlarının son yıllarda çok daha fazla ekonomik değer ürettiği yadsınamaz bir gerçektir. Bu ekonomik değer ise; kitlelerin kadın sporlarına göstermiş oldukları ilgi ve alaka ile paralel olarak gelişmektedir. Bu konuyu daha ayrıntılı olarak işlediğimiz yazıda da belirttiğimiz üzere, pozitif yönlü olarak ivmelenen bu ilgiyi, alakayı, ekonomik getiriyi göz ardı etmek; gerçekleri inkar etmenin ta kendisidir.

    Sonuç olarak; futbol, basketbol, voleybol gibi sporun her türlü branşının cinsiyetler özelinde sınırlandırmak; insanların özgürlüğünü engelleyen, yok sayan bir düşünce biçimidir. Her şeyden öte, insanoğlu bu dünyada var olmakla yükümlüdür. Bu dünyanın bir parçası olarak, insancıl imkanlar ve olanaklarla yaşayabilmek, sahip olduğumuz en doğal haktır. Sahip olduğumuz haklar var olmak üzerine temellendirilmiş ise; hareket etmek, spor yapmak engellenemez. Kadın da erkek de hareket etmekte, spor yapmakta özgürdür. Hareket hayattır.

    Dünya
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleMüslümanlar ve “Düşmanları”
    Next Article Tarık Çelenk: Yeni partilerin neden %3-5 seviyelerinde dolandıklarını sorgulamaları gerekiyor

    Diğer İçerikler

    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Büyümeyi Ne Engelliyor: Yüksek İşçi Maaşları mı, Sermayenin Dağılımı mı?

    19 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}