Fotoğraf sanatı ile ilgilenenler için rehberlik görevi görebilecek bir derleme yayınlıyoruz. Bu derlemede, fotoğraf sanatının incelikleri üzerine çalışan sanatçı ve akademisyenlerin kitaplarını inceliyoruz.

Fotoğraftan Sonra – Fred Ritchin

“Dijital devrimin saklı anlamlarıyla cebelleşmeye yeni yeni başlıyoruz.” diyen Fred Ritchin, kitabında dijital çağın fotoğraf üzerindeki manipülasyon etkisini tartışıyor. Analog fotoğraftan dijital fotoğrafa geçerken yaşanılan olumlu ve olumsuz etkilerinin birçok alana nasıl yansıdığına dair düşüncelerini de aktarıyor. Fotoğraftan Sonra adlı kitapta eskisinden daha farklı olarak nasıl dönüşüm sağladığına ve açtığı yollarda neler yaşandığına dair anlattığı on makale yer alıyor. Anlatımını ise analog-dijital fotoğraf ilişkisi üzerinden sürdürüyor. Fred Ritchin’in deyişiyle “Kamerayı sorular sormak için değil sadece cevaplar elde etmek için kullanmak, kameranın yapabileceklerini küçümsemek demektir.”

Kitabın sayfalarını çevirdikçe Fred Ritchin, bir arayışın içine sürüklüyor âdeta. Beraberinde başlattığı tartışmalarla dijital fotoğrafta çok anlamlılığın doğurduğu okumalara dikkatimizi çekiyor. Fotoğraf sanatçısı, akla ilk gelen şu soruyu sordurtuyor bize. “Üretilen milyarlarca görseli bir yükseliş belirtisi olarak mı algılamalıyız yoksa gücün ve hâkimiyetin zayıfladığını mı düşünmeliyiz?” Soruya vereceğimiz yanıtı düşünürken son olarak sanatçının önemli bir sözüyle bitirmek isterim. “Fotoğraf kelimesi Yunancadan gelir ve anlamı ışıkla yazmak ya da çizmektir. Eğer ışık değişiyorsa yazma eylemi de değişmeli.”

Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz? – Halûk Çobanoğlu

Halûk Çobanoğlu, içsel yolculuğuna bizleri davet ederek kendi fotoğraf tarihinin kapılarını aralıyor. Yazılarını bir araya getirdiği “Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz?” adlı kitabında bir Japon kültürü olan Zen hakkında bildiklerini anlatıyor. Elbette bununla sınırlı kalmıyor Halûk Çobanoğlu. Zen yolculuğuna çıktığı süreçte tanıştığı usta fotoğrafçıları da anlatıyor. Yaşam felsefelerini, arayışlarını ve varoluş mücadelelerini an be an aktarıyor. Samimiyetle kuruyor bu ilişkiyi. Böylelikle fotoğraflarına baktığımız, bildiğimiz, ezberlediğimiz usta fotoğrafçıların ardındaki sırrı öğrenme fırsatı sunuyor bizlere. Biraz daha yakından görmemizi isteyen Halûk Çobanoğlu, kitabıyla iyi bir rehber oluyor hem fotoğrafçılara hem de fotoğrafseverlere.

Sanatın Karanlığı – Emre Zeytinoğlu

Emre Zeytinoğlu, “özne”, “estetik” ve “hümanizm” kavramları üzerinden sanatın bilinmeyeni takip ettiği karanlık yazılarını “Sanatın Karanlığı” adı altında bir araya getiriyor. Yazar, karanlığın bir korku alanı olmadığını; aksine merakı, heyecanı ve arayışı artırdığını dile getiriyor. Soran, sorgulayan, görmeyi öğreten ve öğrendiği bilgilerle bildiklerini yenileyen bu kitabın temelinde okuyacağımız “hümanizm, estetik, özne” kavramları, fotoğraf üzerinde eleştirel bir okuma inşa edilmesine yardımcı oluyor. Aynı zamanda bir sanat üretimi olan fotoğrafın estetik kaygısını ve özne arayışındaki sorgulayıcı gücünün ortaya çıkışını sağlıyor. Emre Zeytinoğlu, felsefi yörüngesinde yazdığı yazıları sayesinde fotoğrafın anlamlarına nasıl farklılık katacağımız konusunda ilham veriyor bizlere.

Fotoğrafı Düşünmek – Victor Burgin

“Önemli pek çok yazarın savunduğu en ateşli fotoğraf fikirlerinden oluşan (…)” diyen Victor Burgin, Fotoğrafı Düşünmek adlı kitabı ile fotoğrafın sanat tarihindeki yolculuğunu daha yakından seyrettiriyor.

Kitapta Victor Burgin, Walter Benjamin, Umberto Eco, Allan Sekula, John Tagg ve Simon Watney’in yazıları yer alıyor. Ayrıca kitabın da eksikliğini açıkça dile getiriyor Victor Burgin. “Giriş” yazısında şöyle yazıyor: “Tüm bu denemelerinin arasında eksik olanı söylemek de yine bana düşüyor. Antolojide kadınların yazdığı hiçbir deneme yok. Bu ne taraflı ne de önyargılı bir yaklaşımın sonucu. Daha çok var olan koşulların bir sonucu. (…) Yine de sonuç olarak bu kitabın kendisini konumlandırdığı kuramsal çalışmaların temellerini, kadın hareketlerinin ilk, devamlı ve ısrarlı politik yansımasına borçlu olduğunu vurgulamak isterim.”

Post Belgesel Fotoğraf: Belgesel Fotoğrafın Değişen Sınırları  – Dr. Nadir Buçan

“Görsel dil içindeki imgelerin sınırsızlığı insanoğlu için heyecan vericiydi. Ancak tarihsel süreçte insanın yaşadığı dünyayı anlamlandırma ve ona yön verme amacıyla ürettiği bu teknolojik dönüşümü tek boyutlu bir biçimde okumak sınırlı ve hatalı bir okuma olacaktır.” diyen Nadir Buçan, 1970 sonrasında belgesel fotoğrafçılığın nasıl postmodernizme evrildiğini ve gelişen bu süreçte neler olduğunu anlatıyor kitabında.

Belgesel fotoğrafın tarihsel gelişimine mercek tutarak fotoğrafçının üretimini nasıl etkilediğini anlatırken yazar, bu etkilenmenin temelinde dünyada yaşanılan birçok olaya nasıl yön verdiğini de anlatıyor. Geleneksel belgesel fotoğraftan post-belgesel fotoğrafa evrilmesinde bu yönlendirmelerdeki etkisini tartışıyor Nadir Buçan. Bunun içindir ki aradaki boşluğu anlamlandırmaya çalışanlar açısından önemli bir okuma. Akademik bir çalışma olarak başlayıp sonrasında kitaba dönüşerek raflarda yerini alırken bir kez daha fotoğrafın dehlizlerinde neler olup bittiğini öğreniyoruz.

Fotoğraf Felsefesi: Doğanın Kalemi Üzerine Denemeler – Derleyen: Scott Walden

Çevirisini Aylin Ünal ile Hüseyin Yılmaz’ın yaptığı bu kitap, Light Symposium Konferansı’nın katılımcıları tarafından yazılmış denemelerinden oluşuyor. Fotoğraf üzerine tartışılan ve bu tartışma üzerine yazılmış ön üç denemeyi bir araya getiren Scott Walden, derinlikli bir antolojiye imza atıyor. Fotoğrafın felsefesine kafa yoran, hem bireysel hem toplumsal olarak kuramsal sorunların peşine düşen fotoğrafçılar için bire bir kaynaktır. Yaratılan görüntülerin ardındaki gerçeği, on üç farklı pencereden görebilmenin heyecanını duyumsatıyor Scott Walden.

Acımasız Aydınlık: Fotoğraf ve Politik Şiddet – Susie Linfield

Acımasız Aydınlık, üç duraklı bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Önce “Polemikler” ardından “Mekânlar” ve sonrasında “İnsanlar” olarak yol alıyoruz. Yolculuğun ilk durağı olan “Polemikler”de fotoğrafın eleştirel tarihinde Walter Benjamin, Siegfried Kracauer ve Bertolt Brecht gibi dönemin usta sanatçılarının yarattığı etkileri tartışıyor Susie Linfield. Bu tartışmalar sayesinde fotoğraftaki duygu ve düşünce hâllerine yeni bir eleştiri biçimi geliştirmeyi öğreniyoruz. Devamında gelen ikinci durak “Mekânlar”da yazar, fotoğraf ve mekân ilişkisinden ziyade dünya üzerinde yaşanılan felaketlerin fotoğraflanmasından yola çıkarak yüzeye yansıtılan felaket görüntülerinin gücünü sorguluyor. Okurken “Gördüğümüz onca şiddet fotoğrafları gerçekten imgesel bir güç taşıyor mu? O hâlde felaketleri durdurma konusunda insan üzerinde ne kadar etkisi var?” gibi birçok soru sıralanırken kafamızda dört tarihî anı belgeleyen fotoğrafları önümüze sıralayarak yanıtları bulmamıza teşvik ediyor Susie Linfield. Yolculuğun son durağı olan “İnsanlar” ise üç foto muhabirden yola çıkarak fotoğrafın politik yanlarına değiniliyor. Fotoğrafın kendisinden çok içinde yer alan bağlamlara odaklanarak politik boyutunu ele alıyor yazar. Kısaca Susie Linfield’in; “Daha basit biçimde açıklayacak olursak belgesel fotoğrafa baktığımız onu doğuran tarihe, siyasete ve dünyanın ta kendisine bakarız; bu tarih ve siyaset en anlamlı unsurlar olmalarının yanında, dünyaya dair derinlemesine bir bakış sağlamak konusunda da en derin anlamı sunmaktadır.” sözü birçok şeyi anlatıyor.

Fotoğraf Kuramı – Derleyen: James Elkins

Cork Üniversitesi, Burren Sanat Okulu ve Chicago Sana Enstitüsünün seyirci önünde gerçekleştirdiği yuvarlak masa tartışması olarak çıkan Fotoğraf Kuramı, fotoğrafa dair güçlü kuramlardan oluşuyor. Yer yer akademik bir dile bürünürken kimi yerlerde ise sohbet havasında ilerliyor. Okur da katılımcılarla birlikte yuvarlak masada oturuyor hissiyle kaplanıyor.

Öncelikle şunu söylemem gerekir ki, Sabine T. Kriebel’in “Fotoğraf Kuramlarının Kısa Bir Tarihi” adlı yazısını yeterince kavradıktan sonra peşinden gelen yazılarla birlikte anlamamız daha da derinleşiyor. Fotoğraf ve fotoğraf pratiği üzerine okuyacağımız bu kitabın önemi ise bir türlü aydınlığa kavuşturamadığımız yanıtsız kalmış sorularda kaçırdığımız kör noktalarını keşfettiriyor olmasıdır.  

Fotoğrafçı Olmak: Pratik Bir Rehber – David Hurn/Bill Jay

David Hurn ile Bill Jay’in 30 yıllık dostluğuna dayanan sohbetin birikimi olan kitapla beraber iki önemli usta fotoğrafçının kamerasından bakmayı öğreniyoruz. Anlattıkları hikâyeleri dinlerken “fotoğrafçı gibi düşünmek” sözünü tam anlamıyla hissettiriyorlar. Fotoğrafçı Olmak adlı kitap fotoğrafın estetik ve tarihsel yönüyle bizlere çok değerli notlar sunuyor. Derinlikli bir söyleşi değerini taşıyor aynı zamanda. Kitabın “Giriş” yazısında David ve Bill elimizdeki çalışmayı şöyle ifade ediyorlar: “Bu kitapta, alanımızın temel özelliklerine ve bunların hm imge yaratıcısı hem de insan olarak fotoğrafçılar tarafından daha etkin bir gelişim için nasıl kullanılacağına ilişkin ortak anlayışımızı özetlemeye çalıştık.”

Hafif Flu – Robert Capa

Ünlü savaş fotoğrafçısı olan Robert Capa’nın fotoğraf deneyimlerini anlattığı kitabı Hafif Flu, Arda Altuntaş’ın çevirisiyle okurlarına kavuşuyor. Robert Capa’yı merak edenler için derin bir boşluğu dolduran ve aynı zamanda savaş fotoğrafçılığın ne olduğuna dair yazılan çok değerli bir kaynak. Savaş foto muhabirliği yaptığı yıllarda neler yaşadığını anlatıyor Robert Capa. İyisiyle kötüsüyle deneyimlediği olayları tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Fotoğrafçı olarak katıldığı savaşlardan çektiği fotoğraflara da yer veriyor yazılarında.

“Bir savaş fotoğrafçısı olarak ömrümün sonuna kadar işsiz kalmak istiyorum.” diyen Robert Capa, iç dünyasının kapılarını okurlarına açarak fotoğrafın en tehlikeli, en korkusuz sularında keşif yolculuğu yaşatıyor.

Fotoğraf: Camila Cordeiro