On yıllardan beri gerginliğine ve şiddetine tanık olduğumuz Arap-İsrail ilişkileri, 2020 ile birlikte daha barışçıl bir hal almaya başladı. BAE, Bahreyn ve İsrail arasında Eylül ayı başında imzaladıkları normalleşme anlaşmaları sürecin daha hızlı yürütülmesini sağladı. İsrail ile Arap ülkeleri arasında imzalanan yeni iş birlikleri, sürecin sürdürülebilir hale gelmesi adına son derece önemseniyor. Bu iş birliklerine bir yenisi de yakın bir süreç içerisinde spor alanında gerçekleşebilir. Abu Dabi kraliyet ailesi, bir İsrail futbol takımının %50 hissesini 100 Milyon $ karşılığında almak üzere.

Şeyh Hamad bin Khalifa al Nahyan, İsrail sağının en ırkçı taraftar kitlesine sahip ve Arap karşıtlığı ile nam salmış İsrail Premier Ligi ekiplerinden Beitar Jerusalem’in %50 hissesini satın almak üzere.

Beitar, 1936’da İsrail ulusal hareketinin bir parçası olarak kuruldu. Beitar taraftarları genellikle radikal sağcı Revizyonist Hareket ve Likud Partisi gibi partilerin seçmenleri olarak özdeşleştiriliyor. Likud lideri ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, kulübün bir destekçisi olarak da biliniyor.

Faaliyetlerini Kudüs’te devam ettiren Beitar Jerusalem, İsrail Premier Ligi’nde herhangi bir Arap futbolcu oynatmayan tek takım. Beitar Jerusalem’in en ateşli taraftar grubu olan “La Familia” bu özellikleri ile de gurur duyuyorlar.

Böyle bir taraftar kitlesi olan, ideolojik kimliklerle kendini özdeşleştiren bir futbol takımına bir Arap Emiri’nin ortak olacak olması kamuoyunca büyük şaşkınlık yaratmış durumda.

2007’de İsrail Kupası Yarı Finali’nde Bnei Sakhnin (ülkenin en başarılı İsrail-Arap kulübü) ile oynan maçta Beitar Jerusalem taraftarları, Hz. Muhammed’e hakaret içeren kışkırtıcı tezahüratlar kullanmışlardı.

2012-13 sezonunda Beitar Jerusalem, kulüp tarihinde ilk kez müslüman bir oyuncuyu transfer etti ve oynattı.  Çeçenyalı iki oyuncu; Zaur Sadayev ve Dzhabrail Kadiyev kulüp tarihinin ilk Müslüman oyuncuları olarak tarihe geçtiler. Ancak, bu transfer süreci taraftarlarca şiddetli bir protestoya çevrildi. İki oyuncu her ne kadar etnik olarak Arap olmasalar dahi Arap karşıtı tezahüratlara ve istismara maruz kaldılar. Hatta Sadayev, kendi sahalarında oynadıkları maçta ilk golünü attığında tribünlerde “Beitar Forever Pure” ırkçı pankartı açıldı.

“Death to Arabs! (Araplara Ölüm)”, “May your village be burned! (Yurdun Yakılsın)” ve “WAR! (Savaş)” Beitar taraftarlarının tribünlerde haykırdığı ırkçı sloganlardan sadece birkaçı.

Beitar Jerusalem’in sahibi Moshe Hogeg, kulübün CEO’su Moni Brosh ve Başkan Eli Ohana ile birlikte satış işlemlerini görüşmek için geçtiğimiz perşembe günü Dubai’ye gitti. Bunun üzerine La Familia taraftar grubu Facebook sayfalarından bir açıklama yayımladı. “Para, akıllı insanları kör edecek ve bilgelerin sözlerini çarpıtacak. Herkese Kudüs’ün Yahudiler için kutsal bir şehir olduğunu ve formamızda milletimizin kutsal sembolünü taşıyan dünyadaki tek takım olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz.”

Fotoğraf: Tevarak Phanduang