Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Hariçten Gazel Haftalık Dış Haberler Bülteni (7-13 Aralık)
    Bültenler

    Hariçten Gazel Haftalık Dış Haberler Bülteni (7-13 Aralık)

    By Bahadır Çelebi14 Aralık 20216 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Ukrayna Krizinin Dünü ve Bugünü

    [voiserPlayer]

    Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan ve Soğuk Savaş günlerini andıran siyasi ve askeri bir kriz son haftalarda şiddetlenerek gündemin ilk sıralarına yerleşti. Amerika ve Rusya arasında görüşmeler ve karşılıklı açıklamalar ile uluslararası toplumda geniş yankı bulan Ukrayna krizinin geldiği boyutu anlamak için biraz tarihsel arka planına inmemiz gerekiyor. Zira bu kriz, 2013 yılında Rusya yanlısı Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in görevden azledilmesi ve o dönemde Ukrayna’da yaşanan siyasal ve toplumsal olaylara kadar dayanıyor.

    Viktor Yanukoviç Ukrayna muhalefeti ve halkının geniş bir kesiminin şiddetle savunduğu Avrupa Birliği ile yapılacak ortaklık anlaşmasını 2013 yılının Kasım ayında reddetmiş, bunun üzerine ülkenin birçok şehrinde Yanukoviç yönetimine karşı protesto gösterileri başlamıştı. Aralık ayında Ukrayna polisinin müdahalesi ile daha çok şiddetlenen eylemler, eylemcilerin geri adım atmaması ile geniş bir ayaklanma niteliğine büründü. Yanukoviç hükümeti bu protestolara şiddet kullanarak karşılık verdi ve Ocak ayında göstericiler ile mücadeleyi kolaylaştıracak yasalar yapacağını açıkladı. Eylemciler bu yasaları diktatörlük yasaları olarak eleştirerek eylemlerini artırdılar. Sert müdahaleler birçok eylemcinin ölmesi ve yaralanması ile sonuçlandı. Olayların kontrolden çıkması ile en sonunda Yanukoviç parlamento tarafından Şubat 2014’te görevden alındı ve Ukrayna’da daha Batı yanlısı bir hükümet kuruldu. Yanukoviç ise Rusya’ya kaçtı.

    Ancak bu durum hassas dengeler üzerine kurulu Ukrayna siyasetinde başka bir krizin ortaya çıkmasına neden oldu. Yanukoviç’in görevden alınması Ukrayna’da yaşayan ve Yanukoviç’i destekleyen Rus kökenli Ukrayna vatandaşlarını kızdırdı. Elbette tüm bu gelişmeler Rusya’yı da Güney komşusu konusunda alarm durumuna geçirmişti. Ukrayna’nın doğusundaki Donbass bölgesi ve Kırım’da Ukraynaca konuşanlar azınlık, Rusya yanlısı Ukrayna vatandaşları ise çoğunluk nüfusa sahip. Demografik yapının Rusya lehine olduğu Donbass’ta çıkan Yanukoviç ve Rusya yanlısı ayaklanmalar, Ukrayna yanlısı gruplar ve Rusya yanlısı gruplar arasında silahlı bir çatışmaya dönüştü. Yıllarca sürecek bu çatışmalar Rusya’nın Mart 2014’te Kırım’ı ilhak etmesi ve Donbass bölgesinde Ukrayna’dan bağımsızlığını ilan eden Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerinin kurulması ile sonuçlandı. ABD, Avrupa Birliği ve Türkiye Rusya’nın Kırım’ı ilhakını tanımadıklarını belirttiler. ABD ve Avrupa Kırım’ın ilhakından sonra Rusya’ya ekonomik yaptırımlara başladı.

    Ukrayna’nın NATO ve AB ile yakınlaşması Rus yönetimini her zaman çok tedirgin eden bir unsur olageldi. 2008 yılında Bükreş’te gerçekleştirilen NATO Zirvesinde Ukrayna ve Gürcistan’ın gelecekte uygun şartlar oluştuğunda NATO’ya üye olmaları kararının alınması Rusya’yı çok kızdırmış, bunun üzerine Gürcistan’la bir savaşa girişerek bu ülkede de kendi nüfuz bölgesi olarak gördüğü Abhazya ve Güney Osetya bölgelerini özerkleştirerek Gürcistan egemenliğinden ayırmıştı.[1] Ukrayna’da da 2014 yılında aynı politikayı takip etti. Ancak Ukrayna krizi Gürcistan krizine göre uluslararası toplumun çok daha sert tepki vermesine neden oldu. Ukrayna’nın NATO üyeliği Rusya’nın kırmızı çizgisi olduğu gibi, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi de Batı’nın son derece karşı çıktığı ve çok ciddi bir krizi tetikleyecek bir tehdit unsuru olarak ortada duruyor.

    Son iki haftada yaşanan gelişmeler işte bu arka plana dayanan Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi tehdidiyle ilgili olarak ortaya çıktı. Haziran 2021 Brüksel Zirvesi’nde NATO liderleri, 2008 Bükreş Zirvesi’nde alınan, Ukrayna’nın uygun şartlar oluştuğunda NATO’ya alınması kararını yinelediler.[2] Öyle anlaşılıyor ki NATO’nun bu tutumu Putin hükümetini Ukrayna konusunda farklı şeyler yapmaya itti. Putin dış politikada, Sovyet döneminin emperyal Rusya’sını canlı tutmak ve Sovyet Rusya’nın etki alanlarındaki bölgelerde etkin bir şekilde gücünü hissettirmek politikasını sıkı bir şekilde uygulama kararlılığında. Kırım’ın ilhakı ve Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı hareketi desteklemesi Rusya’nın bu dış politika vizyonuyla ilgili. Kasım ayında NATO bir açıklama ile Rusya’nın Ukrayna sınırında ciddi bir askeri yığınak yaptığını ilan etti. Rusya bahar aylarında ise Kırım ve Karadeniz’e ek birlikler sevk etmişti. Amerikalı istihbarat raporları da Rusya’nın son aylarda Ukrayna sınırında yaptığı askeri yığınağı artırdığı ve 100 binden fazla askeri bölgeye getirdiği yönünde. Rusya ise tüm bu iddialara karşı Ukrayna’yı işgal etmek gibi bir niyetinin olmadığını, Batı’nın Ukrayna krizini bilerek provoke ettiğini ve Rusya’nın kendi sınırlarını korumak zorunda olduğunu belirtiyor.

    Bu gelişmeler üzerine 7 Aralık’ta ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Putin iki saat süren bir video konferans görüşmesi gerçekleştirdiler. Biden bu görüşmede, Rusya’nın Ukrayna’da krizi şiddetlendirmesi durumunda ABD ve müttefiklerinin 2014’te yeteri kadar yapmadığını bu sefer yapacağını, Rusya’ya çok ciddi ekonomik yaptırımlar uygulanacağını ve Ukrayna’ya destek verileceğini Putin’e iletti.[3] Buna karşılık Vladimir Putin ise Ukrayna topraklarını işgal etmek için tehlikeli girişimlerde bulunan ve Rusya sınırlarında askeri potansiyelini artıranın NATO olduğunu ve bu konuda sorumluluğun Rusya’nın omuzlarına yüklenmemesi gerektiğini belirtti. Rusya ayrıca ABD ve Avrupa’dan Ukrayna’nın NATO’ya dahil edilmemesi hususunda net ve hukuki güvenceler istediğini bir kez daha belirtti.

    Geldiğimiz noktada Ukrayna’nın mevcut hükümeti ve birçok Batı ülkesi Rusya’ya karşı tepkilerini ortaya koyuyorlar. Bazı kaynaklar Putin’in Ukrayna’yı işgal etme konusunda kesin kararını vermediğini belirtiyor. Birçok yaptırım altında sıkıntılar yaşayan Rusya ekonomisinin Ukrayna’yı işgal gibi oldukça tehlikeli bir girişimde bulunmayı göze alabilmesi zor görünüyor. ABD tarafında ise birçok açıdan içerde sert eleştirilerle karşı karşıya olan Biden yönetiminin Rusya ile işleri ne derece tehlikeli boyutlara taşıyabileceği merak ediliyor. ABD’nin Afganistan’dan apar topar çekilmesinden sonra tüm dünyada Amerikan müttefiklerinin dış politikada ABD desteği konusunda güvenlerinin azaldığını söylemek mümkün. Ukrayna krizi NATO’nun geleceği ve gücünü koruması açısından ciddi bir test niteliğinde. NATO, Sovyetlerin yıkılmasından sonra Doğu Avrupa’da birçok demir perde ülkesini çatısı altına alabilmeyi başarmıştı. Ancak Ukrayna ve Belarus gibi ülkeler Rusya’nın ve özellikle de Putin yönetiminin kıskançlıkla NATO ve Batı bloğundan sakındığı ülkeler. Çünkü Rusya, bu ülkelerin stratejik konumlarının Rusya’nın savunması ve güvenliği açısından hayati olduğunu biliyor.

    Son olarak, Türk dış politikasının da Türkiye’nin hemen kuzeyinde cereyan eden Ukrayna krizi ile ilgili proaktif politikalar geliştirmek durumunda olduğunu belirtmek gerekir. Türkiye her ne kadar bugünlerde içerde yaşadığı ekonomik buhrandan kafasını kaldırıp dış politik gelişmelere odaklanamasa da Ukrayna meselesi, Türkiye’nin hem NATO hem de Rusya ilişkileri açısından oldukça önem arz etmekte. Kırım’ın ilhakına karşı çıkan Türkiye’nin, Ukrayna’nın işgal edilmesi durumunda Karadeniz’deki çıkarlarının ve güvenliğinin potansiyel bir tehdit altına gireceği muhakkak. Son dönemde Türkiye’nin Ukrayna’ya insansız hava aracı satışı Rusya’nın tepkisine neden olmuştu. Geçtiğimiz hafta ise uluslararası basında çıkan bir haber Türkiye’nin Ukrayna’ya sattığı Bayraktar TB2 insansız hava aracı sayısının sanılandan fazla olduğunu iddia etti. Bu iddialar üzerine Rusya ve Türkiye arasında telefon trafiği yaşandı.[4] Türk iha’larının Ukrayna’nın doğusundaki Donbass bölgesinde Rus yanlışı ayrılıkçıları vurması Rusya’yı bu konuda kızdıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla, Ukrayna krizi ABD, NATO, AB, Rusya gibi uluslararası aktörlerin yanı sıra Türkiye’yi de oldukça yakından ilgilendiriyor. Şayet Türkiye Batı ile ilişkilerini güçlendirmek istiyorsa Ukrayna krizi bu anlamda Türk dış politikasına bir fırsat penceresi açabilir.


    [1] https://fikirturu.com/jeo-strateji/nato-rusya-ukrayna-ucgeninde-turkiyenin-rolu-ne-olmali/

    [2] https://www.euronews.com/2021/11/15/tension-builds-up-on-ukraine-s-border-due-to-significant-russian-military-build-up

    [3] https://edition.cnn.com/2021/12/07/politics/biden-putin-call-ukraine/index.html

    [4] https://www.sozcu.com.tr/2021/dunya/rusya-ve-ukrayna-arasinda-turk-iha-krizi-6807108/

    Dünya Hariçten Gazel
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleKalıcı Yoksulluk, Geçici Çözümler | Nil Mutluer & Emine Uçak | ÖteBeri Yeniden #5
    Next Article Bindik Bir Alamete | Konuk: Can Kakışım | Devr-i Sabık #18

    Diğer İçerikler

    D84 INTELLIGENCE

    Beyond the NATO Summit Communiqué: The Human Front of NATO

    24 Temmuz 2026By Nancy Snow
    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Dünyanın Soyguncu Baronu Olarak ABD

    23 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Osmanlı’da Modernleşme ve İletişim | Bahadır Çelebi & Hediye Levent

    22 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}