Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Çin Şimdilik İran Savaşı’nı Avantaja Çeviriyor
    daktilo2

    Çin Şimdilik İran Savaşı’nı Avantaja Çeviriyor

    Daktilo198412 Nisan 20265 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Ian Bremmer
    Eurasia Group ve GZERO Media kurucusu ve başkanı; BM Yapay Zekâ Yüksek Düzey Danışma Kurulu Yürütme Komitesi üyesi; Columbia Üniversitesinde siyaset bilimci
    Çeviri: Mert Söyler

    Eskiden genel kanı, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin’in, Orta Doğu’nun petrol zengini kalbinde yaşanacak büyük bir çatışmadan ağır yara alacağı yönündeydi. Fakat Çin şu ana kadar ABD ve İsrail’in İran’la olan savaşını birçok komşusuna kıyasla çok daha hafif atlatıyor; üstelik krizin yarattığı fırsatlardan yararlanırken son derece temkinli adımlar atıyor.

    Çin Devlet Başkanı Şi Cinping; hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hem de ABD Başkanı Donald Trump’ın, kağıt üzerinde kendilerinden çok daha zayıf görünen rakiplere savaş açıp hiç beklemedikleri tatsız sürprizlerle karşılaşmalarına bizzat tanık oldu. Bu süreçte, Çin’i uzun vadeli bir güç ve istikrar hedefine yönlendirirken gereksiz riskler almaktan hep kaçındı. COVID-19 pandemisine ve Çin ekonomisindeki yapısal zayıflıklara karşı hamlelerinde de aynı dikkatli tutumu sergiledi.

    Aynı şekilde Şi, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını doğrudan desteklemekten ya da Putin’in toprak iddialarını tanımaktan uzak durdu. Bugün de ABD’nin İran’a yönelik bombardımanlarını açıkça eleştirmekten imtina ediyor. Trump’ın önümüzdeki ay Pekin’e yapacağı ziyaretin daveti masada durmaya devam ediyor.

    Kaldı ki Çin, bu savaştan ve stratejik açıdan kritik Hürmüz Boğazı ile çevresine yığılan saldırılardan birkaç yıl önce olsaydı göreceği kadar zarar görmüyor. Sahip olduğu devasa petrol stokları ve güçlü rafineri kapasitesi, yakın vadede yaşanabilecek yakıt sıkıntısı riskini en aza indiriyor. Boru hatları üzerinden gelen doğalgaz ile yerli üretim, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihtiyacını büyük oranda karşılıyor. Savaşın uzaması durumunda ise başta Rusya olmak üzere dost ülkelerden, kendi geniş kömür rezervlerinden ve yenilenebilir enerji kaynaklarından ilave enerji sağlama şansına sahip.

    Dahası, bu savaş Çin’e bazı avantajlar da getirdi. Tamamen entegre tedarik zincirleri sayesinde Çin, üretim maliyetlerini dizginleme konusunda rakip ülkelere kıyasla çok daha başarılı. Bugün hızla artan petrol fiyatları ve deniz taşımacılığı sigorta bedelleri, Çin’in temiz enerji teknolojileri ihracatına olan talebi adeta patlatıyor. Bu durum sadece elektrifikasyon yatırımlarını uzun vadede canlandırmakla kalmayacak, aynı zamanda pek çok ekonominin petrol ve gaza olan bağımlılığını azaltarak kaynaklarını çeşitlendirmesinin önünü açacak. Aslında bu değişim rüzgarları savaştan önce de esiyordu; fakat çatışmaların enerji altyapısına verdiği zarar ve yenilerinin yaşanabileceği korkusu, bu dönüşümü çok daha hızlandıracak.

    Çin, Amerika’nın ateş gücü kaybından stratejik bir fayda da sağlıyor. Savaş, ABD’nin uzun menzilli seyir füzesi ve hava savunma stoklarını ciddi şekilde eritti; tüm bunların yerine konması yıllar alacak. Bu askeri açıklar, yeni silah ve mühimmat üretimi için gerekli olan kritik mineraller konusunda ABD’nin Çin’e zaten yüksek olan bağımlılığını daha da derinleştirecek. Her ne kadar ABD önümüzdeki üç ila beş yıl içinde bazı alternatif çözümler bulmaya çalışsa da, bu sorunun aşılması için on yıllık bir süre daha gerçekçi duruyor. Bu geçiş döneminde de Trump, Şi karşısında masaya daha zayıf bir el ile oturacak.

    Bunun yanı sıra Çin, Amerika’nın uluslararası arenadaki güvenilir aktör imajının sarsılmasından da payını alıyor. Zengin ülkelerden gelişmekte olanlara kadar pek çok devletin jeopolitik risklerini dengelemek için alternatif arayışlarına girmesi, bunun en net kanıtı.

    Tabii tüm bunlar Çin’in artık gözü kara riskler almaya hazır olduğu anlamına gelmiyor. Odağını kaybetmiş ve cephaneliğini tüketmiş bir süper gücün varlığı, Şi’yi önümüzdeki aylarda Tayvan’ı işgal etmeye veya ablukaya almaya ikna edecek kadar yeterli bir gerekçe sunmuyor. Aksine, İran’da süren savaş, Çinli stratejistlere ABD ordusunun hava ve deniz gücünü sahada nasıl kullandığını inceleme ve hatta Amerikalıların yapay zekayı savaş alanına nasıl entegre ettiğini anlama fırsatı sunuyor. Buradan elde edilecek dersler gelecekte Çin için paha biçilemez olabilir. Zira Şi, Çin ordusunun 47 yıl önce Vietnam ile yaşanan 27 günlük sınır çatışmasını kaybetmesinden bu yana hiçbir sıcak çatışmaya girmediğinin ve Çin’in tarih boyunca hiç deniz savaşı tecrübesi yaşamadığının gayet farkında.

    Üstelik Şi, 3 Nisan’da hükümetinden bir üst düzey yetkiliyi daha; savunma harcamaları ve silah alımlarından doğrudan sorumlu bir Politbüro üyesini tasfiye etti. Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) ile doğrudan ya da dolaylı bağlantısı olan Komünist Parti’nin bu ağır toplarına yönelik hamleleri, 1980’lerden bu yana yaşanan en kapsamlı tasfiye dalgasını oluşturuyor. Bu adım aynı zamanda Şi’nin, Çin ordusunun beraberinde kesinlikle tatsız sürprizler getirecek iddialı bir askeri maceraya henüz hazır olmadığını düşündüğüne dair yeni bir işaret.

    Çin ayrıca Orta Doğu’da patlak veren bu savaşa müdahil olma gereği de hissetmiyor. Çinli liderler, İran’ın dünyada giderek itibar kaybeden bir süper güce ağır bedeller ödetme kapasitesine her geçen gün daha fazla güveniyor. Ayrıca, Trump’ın bir zamanlar beklediği o rejim değişikliğini elde edemeyeceğinden de tamamen eminler. Şi, Orta Doğu’daki her ülkenin, hem savaş sonrası yeniden inşa süreci hem de bölgenin gelecekteki istikrarı için Çin ile iyi ilişkiler kurmanın ne kadar önemli olduğunu anladığını da gayet iyi biliyor.

    Sonuçta Çin’in, savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere açık kalmasını sağlayacak çok uluslu bir güvenlik gücünde kritik bir rol üstlenmesi bekleniyor. Ülke, halen bölgenin bir numaralı petrol alıcısı konumunda. Çin ile Orta Doğu arasındaki ticaret hacmi son yirmi yılda üçe katlandı ve büyümeye devam edecek. Bu coğrafya aynı zamanda yeşil teknolojiler gibi Çin ihracat kalemlerinin yanı sıra; bulut bilişim altyapıları, yapay zeka platformları ve “akıllı şehir” sistemlerinin kurulumu için de giderek daha cazip bir pazara dönüştü. Çin diplomasisi, ticari açıdan oldukça kârlı olan o “tarafsızlık” imajını korumak adına bağlantısız ve hassas dengelere dayalı yaklaşımını sürdürecek.

    Bütün bunlara rağmen, eğer mevcut ateşkes kalıcı bir anlaşmayla sonuçlanmaz ve savaş birkaç haftadan daha uzun sürerse, Çin’in de kırılganlığı artacak. Şi, Trump’ın düşmanca gördüğü hükümetlerden istediğini koparmak için tek taraflı askeri güç kullanma konusundaki istekliliğinden haklı olarak endişe duyuyor. Eskiden pek çok Çinli yetkili, Trump ile bir şekilde masaya oturup anlaşabileceklerine inanırdı. Fakat şimdi çok daha şahin, çok daha agresif bir duruş sergileyen bir liderle başa çıkmak zorundalar.

    Öte yandan Çinli politika yapıcılar, Orta Doğu’daki enerji altyapısının daha fazla hasar almasıyla ortaya çıkabilecek orta vadeli ekonomik sarsıntı risklerini veya Çin’e ait teknolojik altyapının güvenliğine yönelik fiziksel tehditleri de göz ardı edemiyor. Asya ve Avrupa pazarlarının durgunluğa girmesi ve ithalatlarını kısmak zorunda kalması, Çin’in zaten tekleyen ekonomisine hiç de iyi gelmeyecek.

    Özetle Çin, şu ana kadarki tabloya bakarak kendini bu savaşın o nadir kazananlarından biri sayabilir. Fakat Çinliler bile, artık silahların bir an önce susmasını umut ediyor.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.

    Dünya R1
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerik40 Günlük Savaştan Elimizde Ne Kaldı? | Aydın Selcen | 2’li Görüş #82
    Sonraki İçerik Çoklu Krizler Çağına Hazır mısınız?

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Macaristan Demokrasisinin Zorlu Sınavı: 12 Nisan Seçimleri

    12 Nisan 2026 İlteriş Ergun
    daktilo2

    Hilmi Demir: Dini manipülasyon yapan rejimler, kendi politikalarına uymayan her türlü iç ve dış aktörü inanç düşmanı olmakla suçlayarak şeytanlaştırır

    12 Nisan 2026 Gökhan Korkmaz
    daktilo2

    İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – III

    12 Nisan 2026 Birol Başkan

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Yerelden Küresele Barış: Ortadoğu’da Kadın Liderliği ve Çoklu Krizler

    10 Nisan 2026 Yazılar Ayşe Kaşıkırık

    Artificial Intelligence, Natural War, and Something Called Humanity — If Any Remains

    9 Nisan 2026 D84 INTELLIGENCE Reza Talebi

    Dünya Gündemi: Trump’ın İran’a Verdiği Süre Dolarken İran’da ve Orta Doğu’da Savaş Nasıl Seyrediyor?

    7 Nisan 2026 Bültenler Bahadır Çelebi

    ABD Gündemi: No Kings Protestoları, İran Savaşı Çıkmazı ve NATO Krizi

    7 Nisan 2026 Bültenler Emrullah Özdemir

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Nisan 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}