Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Dünya Gündemi: İran Savaşında Bir Ay Geride Kalırken Elimizde Ne Var?
    Bültenler

    Dünya Gündemi: İran Savaşında Bir Ay Geride Kalırken Elimizde Ne Var?

    By Bahadır Çelebi31 Mart 20265 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Hariçten Gazel Haftalık Dış Haberler Bülteni (24-30 Mart 2026)

    7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırmasıyla başlayan savaş; Gazze, Batı Şeria, Lübnan, İran ve tüm bunların yansıması olarak Orta Doğu’da sürüyor.

    Aslında 2,5 yıldır süren bir savaşın yeni bir muharebesini izliyoruz İran’da. Haziran 2025’te ABD-İsrail ikilisinin İran’a saldırması ve 12 günlük bir savaşın yapılması da Gazze’de başlayan savaşın İran ve daha geniş Orta Doğu coğrafyasına yayılmasıydı.

    28 Şubat 2026’da başlayan yeni muharebe ise bu büyük savaşın en önemli ve geniş kapsamlı ayağını oluşturuyor. Tüm bunları söylerken aklımızda tutmamız gereken, bu savaşın aslında İsrail ile İran ve vekil güçleri arasındaki bir savaş olması. ABD ise İsrail’in dış politika hedeflerine ulaşması için seferber edilmiş bir silah gücü konumunda.

    Nitekim ABD kamuoyu da 7 Ekim 2023’ten beri olanları takip edip geçen 2,5 yılda Trump yönetiminin tabir caizse Netanyahu yönetimindeki İsrail’in kuyruğu pozisyonunda olduğunu daha çok idrak ediyor. Zira hafta sonu ABD’de 8 milyon insanın Trump yönetimini protesto etmek için sokaklara dökülmesi de bu minvalde okunması gereken bir gelişmeydi.

    Peki, bir aydır ABD-İsrail ikilisi İran’ı havadan vururken İran da onlara karşılık verirken aslında ne yaşamış olduk, neleri doğru tahmin ettik, nerelerde yanıldık ve hangi beklentiler gerçekleşti?

    Öncelikle ABD-İsrail ikilisinin bu savaşta hedef olarak önlerine koyduğu ve rehber Ali Hamaney’in öldürülmesiyle varacakları bir sonuç olarak gördükleri rejim değişikliği gerçekleşmedi.

    ABD-İsrail’in önlerine hedef olarak koydukları İran’ın askeri kapasitesini (donanma, hava gücü, füze ve drone sistemleri) yok etme amacına ise donanma ve hava kuvvetleri anlamında kısmen ulaşılmış gözüküyor. Ancak İran’ın çok iyi hazırlık yaptığı anlaşılan balistik füze, seyir füzesi ve drone stoğunun beklenenin çok üzerinde bir karşı saldırı imkanını halen İran’a verdiği açıkça görülüyor.

    Savaşın başında İran’ın elindeki füze stoğunun erimesiyle ABD ve İsrail’in bir zafere gitmesi tahminler arasındaydı. Ancak bir ay geçmesine rağmen hâlâ her gece İran füzeleri hem Körfez Ülkelerini hem de İsrail’i vurma gücünü elinde tutuyor. Elbette atılan füzeler büyük oranda çok maliyetli hava savunma sistemleriyle düşürülüyor.

    Savaşın başında ABD-İsrail’in iyi hesaplayamadığı bir başka gelişme ise Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve Hürmüz’e komşu Körfez ülkelerinin İran tarafından savaşın en başından itibaren vurulmaya başlaması oldu.

    Geldiğimiz noktada savaş Hürmüz Boğazı’nda düğümlenmiş durumda. Dünyaya verilen petrol ve doğal gazın yüzde 20-25’nin pazarlara çıktığı Hürmüz Boğazı’nın kapanması meselesi, en acil Asya ülkelerini etkilese de savaş uzadıkça tüm dünyayı yeni bir pandemi, daha doğru ifadeyle enerji pandemisine sürüklüyor. Çünkü herkes biliyor ki enerji maliyetinin artması her şeyin maliyetinin artması demek.

    Trump’ın bu savaşta, diğer birçok önemli küresel siyaset olayında olduğu gibi, yaptığı çelişkili açıklamalar, ABD yönetiminin tam olarak ne pozisyonda durduğunu anlamamızı zorlaştırıyor.

    Trump destekçisi MAGA hareketi içerisinde hükümete yönelen eleştiriler sertleşir ve Trump’a olan destek düşerken, ABD hükümetinin bocaladığını ve beklemedikleri kadar sert bir kayaya çarptıklarını anlıyoruz.

    Trump’ın yardımcısı J. D. Vance’in İran savaşını onaylamadığı, Dışişleri Bakanı Marko Rubio’nun da bu savaştan çok memnun olmadığını da hesaba katarsak Trump’ın çok zor bir durumda olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Netanyahu yönetimi ise kanaatimce ABD toplumu ve Trump yönetiminin durumunu çok umursamıyor. Zira onlar için İran’a ve vekil güçlerine verilecek her zarar kendilerine kâr gözüküyor. Ancak savaşın bir aylık bir süreye uzaması ve halkın İran’dan gelen füzelerle her gün sığınaklarda yaşar hale gelmesi, İsrail toplumunun da sabrını taşırıyor gözüküyor.

    İran dirençli. Hava savunması olmamasına ve İran hava sahası her türlü uçak saldırısına açık halde bulunmasına rağmen İran halkı ve yönetimi savaş dolayısıyla ABD-İsrail ikilisine karşı durmaya kararlı gözüküyor.

    Savaş ortamında rejime muhalif kesimlerin İran sokaklarına dökülmesi ya da Kürtler gibi muhalif unsurların rejime karşı saldırıya geçmesi beklentileri de şu ana kadar suya düşmüş görünüyor. İran, ABD-İsrail ikilisine ve bu ikilinin Orta Doğu’daki müttefiklerine savaşın maliyetini arttırma stratejisinde şu ana kadar başarılı olmuş durumda.

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın savaşın bitirilmesi için diplomasi yolunu tercih ettiğine dair açıklamalar yaptı. Trump da havuç ve sopa ikiliğine dayanan kendi pazarlık ve anlaşma stratejisini takip ediyor. Türkiye ve Mısır’ın yanı sıra Pakistan yeni arabulucu olarak devrede. Ancak savaşan tarafların birbirlerinden taleplerine bakıldığında, en azından bu aşamada, bir ateşkes, hele ki kalıcı barış olası görünmüyor.

    İran’ın füze ve drone stoğu biter ya da bunları Körfez ülkeleri ve İsrail’e fırlatma kapasitesi yok edilirse durum değişebilir. Ya da ABD, müttefiklerinin ve tüm dünyanın baskısına da dayanamayarak geri adım atıp ateşkese gidebilir. İsrail halkının öfkesi ve hava savunma sistemlerinin her geçen gün daha çok delinmesi de, 2025 Haziran ayında olduğu gibi, İsrail’i zorunlu bir ateşkese çekebilir. Bu ihtimallerden, ABD ve İsrail’in İran’a göre ateşkes ilan etmeyei İran’dan daha yakın olduğu düşüncesindeyim.

    ABD ve İsrail’de, “ne olursa olsun savaşa devam” senaryosu kabul görür ve bu savaş bazı tahminlere göre Haziran ayına kadar sürer ise tüm dünyada enerji fiyatlarının artması kaynaklı bir enflasyon ve üretim krizi kaçınılmaz olacaktır. O durumda ise geleceği öngörmek daha da zorlaşacak ve barış dolu bir dünyaya daha çok özlem duyacağımız günler gelecektir diye düşünüyorum.

    Savaşın devam etmesi, Körfez ülkelerinin finansal bir cennet olma ve yatırımlarını tüm dünyada arttırarak bazı alanlarda bir yıldız gibi yükselme düşlerine de her gün yeni bir darbe indiriyor. Ortaya çıkan maliyetin ödenmesi ve eskiye dönülmesi ise yıllar alacak ve belki de hiç gerçekleşmeyecektir.

    Maalesef korkulan senaryolardan biri daha, her geçen gün daha çok gerçeğe dönüşüyor: taraflar birbirlerinin enerji altyapılarına saldırıyor. Savaşın maliyeti tüm dünyaya yükleniyor. Elbette bu durum Türkiye gibi zaten yüksek enflasyonla mücadele etmeye çalışan ülkelere ise daha büyük bir darbe indiriyor.

    Tünelin ucundaki barış ışığı halen görünmüyor. ABD’nin Hark Adası ya da Hürmüz Boğazı’ndaki diğer küçük adalara asker çıkartması ise yukarıda çizdiğim karanlık tabloyu daha da derinleştirecek bir mahiyet arz ediyor.

    Tüm dünya ülkelerinin diplomatik güçlerini seferber ederek bu savaşı durdurmaya çalışması en makul senaryo gibi gözüküyor. Ve evet 2,5 yıldır yaşadığımız bu savaş İsrail’in dış politika hedeflerinin, ya da daha doğru bir ifadeyle Siyonist ajandanın gerçekleştirilmesi için yapılıyor. İsrail tüm dünyanın gözünde büyük bir tehdit olarak sivrilmeye devam ediyor.

    NOT: Bugün İran’dan atılan ve Türkiye’nin hava sahasına giren 4. füzenin de doğu Akdeniz’de konuşlu NATO (ABD) destroyerinden atılan SM-3 hava savunma füzeleri ile düşürüldüğü haberi geldi. Türkiye’nin savaşın başından bu yana iyi şekilde yönettiği dikkatli bir denge politikasını sürdürmesi hayati önem taşıyor.

    Dünya Hariçten Gazel M
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous Articleİyileşme mi, Alışma mı?: Gençlerin İyi Olma Hali Üzerine
    Next Article Evden Çalışmak Doğum Oranlarını Artırabilir mi?

    Diğer İçerikler

    D84 INTELLIGENCE

    Beyond the NATO Summit Communiqué: The Human Front of NATO

    24 Temmuz 2026By Nancy Snow
    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Dünyanın Soyguncu Baronu Olarak ABD

    23 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Osmanlı’da Modernleşme ve İletişim | Bahadır Çelebi & Hediye Levent

    22 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}