Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Zeynep Alemdar: Trump, transatlantik ilişkilerin dengesini bozmakla kalmadı, tarafların birbirlerinden beklentilerini de değiştirdi
    daktilo2

    Zeynep Alemdar: Trump, transatlantik ilişkilerin dengesini bozmakla kalmadı, tarafların birbirlerinden beklentilerini de değiştirdi

    Gökhan Korkmaz25 Ocak 20266 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    ABD Başkanı Donald Trump iktidarının ilk yılını geride bırakırken izlediği politikalar ve söylemleri ile uluslararası ilişkiler ve küresel siyasi düzen üzerinde daha şimdiden kalıcı izler bıraktı. Trump’ın dış politikasını ve Transatlantik ilişkilerin geldiği son durumu EDAM Dış Politika Programı Direktörü ve Doğuş Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Alemdar ile konuştuk.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminin başlamasının üzerinden bir yıl geçti. Trump’ın Grönland konusunda Danimarka’ya destek verdikleri gerekçesiyle gümrük vergisi uygulama kararı aldığı Fransa, İngiltere, Danimarka ve İsveç’in de aralarında bulunduğu sekiz Avrupa ülkesine  gümrük vergisi oranının yüzde 25’e çıkarılacağına dair tehdidi transatlantik ilişkilerde nasıl bir kırılma yarattı?

    Trump’ın tarife kararları uygulamaya konuluncaya kadar pek çok aşamadan geçiyor. Çin örneğinde de gördüğümüz gibi, oranlar, tarihler değişebilir.  Avrupa Birliği’nin ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin nasıl tavır alacağına bağlı olarak Trump tarifelerle ilgili yeni oranlar, zamanlamalar getirebilir. Ancak bu tehdit, geri alma, yeniden tehdit gibi yöntemler, transatlantik ilişkilerde yarattığı belirsizlik algısı yüzünden kaygı verici. Uluslararası ilişkilerde aktörlerin hareketlerinin nasıl gelişeceğinden hiçbir zaman emin olamasak da, II. Dünya Savaşı sonrası sistemde özellikle “Batı” olarak tanımladığımız blok, birbirleriyle ilişkilerine, karşılıklı olarak birbirlerine saldırmayacakları ve uluslararası sistemi liberal ekonominin sorunsuz işlemesi için beraberce şekillendirecekleri üzerine kurulmuştu. Ticaret ilişkilerinde ve diplomaside çekiştikleri, ilişkilerin gerginleştiği dönemler olsa da, kurdukları rejimin ön kabulü birbirlerinin çıkarlarına bu kadar net, keskin ve açık biçimde saldırıda bulunmayacakları; oyunu sıfır toplamlı, kazan-kaybet çerçevesinde değil, kazan-kazan aklıyla ve uzun erimli oynamaya kararlı oldukları biçimindeydi. Şu anda ise, farklı yerlerde de yazdığım gibi[1], kısa dönemli sonuçlara ve büyük kârlara önem veren, emlakçılıktan gelen ve al-verci ilişkileri içselleştirmiş olan Trump, transatlantik ilişkilerin dengesini bozmakla kalmadı, tarafların birbirlerinden beklentilerini değiştirdi. Bu nedenle de ilişkilerin nasıl devam edeceğini izleyeceğiz.

    15 Ocak Perşembe günü Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi altında “tarihi bir çalkantı döneminden” geçildiğine dikkat çekerken, Avrupa ile ABD arasındaki ilişkilerin çözülme sürecine girdiği uyarısında bulunmuştu. Bu yıl gerçekleşecek olan ABD ara seçimlerinde demokrat mavi dalga 2026 yılında Kongre ve Temsilciler Meclisinde çoğunluğun değişmesine sebep olursa  bu gerilim tersine çevrilebilir mi?

    Trump’ın ikinci kez ABD Başkanlık koltuğuna oturduğu Ocak ayından bu yana ABD’de tüm demokratlar da aynı soruyu soruyor. Özellikle Trump’ın ilk başkanlığını sona erdiren 2020 seçimlerinin ardından, 6 Ocak 2021’da Trump taraftarı- daha iyi bir kelime bulamayacağım için okurlar affetsin- acayip bir grup tarafından Beyaz Saray’ın basılmasından bu yana ABD’li demokratlar Trump ve taraftarlarının nasıl durdurulabileceği üzerine düşünüyorlar. “Düşünüyorlar” özenle seçilmiş bir kelime. Çünkü Amerikan sisteminin içinde aslında bu akımı durdurabilecek olan ve şimdiye kadar harekete geçmeyen, Trump’ın davranışlarını da kanıksanmasına yardımcı olanlar Cumhuriyetçiler. Dolayısıyla, evet ara seçimlerde mavi dalga güç kazanırsa, Trump’ın önüne çıkarılabilecek önlemler artar. Nitekim, geçtiğimiz haftasonu Grönland’ı demokrat ve cumhuriyetçi senatörlerden oluşan bipartisan bir grup ziyaret etti ve ardından Demokratlar Senato’ya NATO üyesi ülkelere yönelik tarife uygulanmasını durdurmak için bir önerge üzerine çalışmaya başladı.[2] Ancak ara seçimlerde Demokratların daha fazla sandalye elde etmesi için öncelikle Trump’a oy verenleri tarifelerin özellikle mutfaktaki enflasyon ve sağlık sistemindeki kötüleşme üzerinde etkili olduğuna ikna etmeleri gerekli. Bu tür veriler uzun zamanda ortaya çıktığından, Trump’ın propaganda makinasını ne kadar önleyebilecekleri önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.  

    Küresel gelişmelere bakarsak, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılı, siyasi istikrarı ve özgün kalkınma modeliyle beraber Çin’in ekonomik performansı, ABD’nin Donroe Doktirini ve Venezuela olayının dünyaya verdiği mesaj eşliğinde Avrupalı devletlerin stratejik özerkliğe sahip olma arayışı artık bir lüks olmaktan çıkıp zorunluluk haline mi geldi?

    Kısa cevap: Kesinlikle. NATO ve Avrupa Birliği’nin kuruluşundan bu yana, transatlantik ilişkilerde ABD’nin güvenlik sağlayıcı rolü ilişkinin temellerinden biriydi. Avrupa ülkeleri zaman zaman ABD’den ayrışmak istese de bu ana kural işlerine de geliyordu. Ancak Avrupa Birliği’nin ana motorunu oluşturan Almanya ve Fransa uzun zamandır bu dengenin bozulacağını biliyorlardı. Hatırlarsak, Trump’ın ilk başkanlığı döneminde NATO üyesi ülkelere yaptığı savunma harcamalarınızı yüzde 4’e çıkarın çağrısı, o dönem henüz Avrupa Komisyonunun başında değil, Almanya Savunma Bakanı olarak görev yapan Ursula von der Leyen tarafından haklı bulunmuştu. Bunun üzerinden 1 yıl geçmeden, 2019’da ve NATO’nun 2030 stratejisini[3] açıkladığı 2021 zirvesinden iki yıl önce Fransız Cumhurbaşkanı Macron, NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söylemişti.

    Ukrayna Savaşı’nın eski Sovyet rejimlerini yaşamış ülkelerde ne kadar travmatik etkileri olduğunu, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi oluşunu hatırlayalım. Ardından, 2025 yılı Mayıs ayında Almanya’da Hristiyan Demokrat Merz, oldukça çekişmeli bir şekilde iktidara geldiyse de, koltuklarını bırakan Sosyal Demokratlar ve Yeşiller tarafından desteklenerek, anayasada, savunma harcamalarının artmasını da engelleyen bir kamu borcu fren mekanizmasını kaldırdı.[4] Tüm bunlar Avrupa için artık stratejik özerkliğin bir zorunluluk olduğunu doğruluyor.

    Baktığınızda ABD-AB ilişkilerinde yaşanan bu krizin en az konuşulan boyutu ne?

    Uluslararası ilişkiler disiplinindeki öğretim üyeleri olarak bence en az dile getirdiğimiz veriler ekonomik veriler. Dolayısıyla, ABD-AB ilişkilerinde de, özellikle ekonomik taraftan bakarsak birbirlerine bağımlılıklarının ne kadar yüksek oranda olduğunu görüyoruz. ABD’nin Avrupa’ya yaptığı ihracat, dünyaya yaptığı toplam ihracatın yüzde 28’ini oluştururken[5], AB’nin ABD’ye yaptığı ihracat da toplam ihracatının yüzde 20’sini[6] oluşturmaktadır. Ayrıca, ticaret açıklığı oranlarına baktığımızda bu ikilinin birbirleriyle ticaretleri diğer ülkelere yönelik yaptıkları ticaretten daha dengelidir. Bu nedenle Trump’ın tarife çığırtkanlığının yarattığı etkiyi piyasalara güven üzerinden düşünmek gerekir. Bunların finans piyasalarına nasıl yansıdığı, nelerin manipüle edildiğini ise finans uzmanlarıyla daha çok konuşmamız gerek.  

    Son olarak ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland meselesiyle ilgili söylemleri ve sekiz Avrupa ülkesine yönelik gümrük vergisi tehdidi  ABD-AB ilişkilerinde gerilim yaratırken, bu süreç Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

    Türkiye-ABD ilişkileri liderler düzeyindeki karşılıklı anlayış nedeniyle iyi giderken, Avrupa Birliği de uzun yıllardır, Türkiye’nin kamu harcamalarını şeffaflaştırmak gibi çok önemli katkıları da olabilecek Gümrük Birliği modernleşmesine yanaşmazken, Türkiye’nin bu iki dev arasındaki ilişkiden nasıl etkileneceğine yine ekonomi üzerinden bakmak faydalı olur. Basit bir mantık yürütmesiyle, AB’nin ABD’ye ana ithalat kalemleriyle, Türkiye’nin AB’ye ana ithalat kalemlerine bakarak, AB’ye tarife konması halinde Türkiye ABD ithalatı için bu boşlukları doldurabilir mi diye değerlendirmek gerekir.

    AB’nin ABD’ye ithalatında ana sektörler tıbbi ve farmasötik ürünler, otomotiv, makine ve elektronik. 2025 yılındaki çeyreklik verilere göre bu ticaret hacmi hâlen güçlü idi ancak tarife baskıları bir tehdit oluşturuyor.[7] Türkiye’nin ABD ihracatındaki ana sektörler ise petrol ve mineraller, halı ve tekstilin ardından otomotiv parçaları, makine parçaları.[8] Dolayısıyla Trump’ın teklif ettiği ve Avrupa ülkelerine yönelik uygulamaya sokacağı tarifeler, AB’nin de Türkiye’nin de ABD’ye yaptığı ihracat kalemleri olan otomotiv ürünleri, makine ve sanayi ekipmanları ve elektrik/elektronik ekipmanları nasıl etkileyecek, bu veriye bakmak gerekir. Elbette Türkiye’nin Avrupa Gümrük Birliği’nde yer alması nedeniyle, kendisinin üçüncü ülkelere yönelik uygulayacağı tarifeler/ vergilendirmelerde manevra alanının kısıtlandığını da hatırlamak gerekir. Ancak bu tam tersine bir avantaj olarak görülmelidir. Örneğin Avrupa ülkelerinin de ABD’ye yönelik gümrük vergileri koymaları halinde, Türkiye ile AB ticaret hacmini genişletebilir. Ancak tüm bu olasılıklara bakarken aklımızda tutmamız gereken en önemli konulardan biri, tüm bu teknik ayrıntıların son derece incelikli olduğu ve pek çok ayrı regülasyondan etkilendiği. Dolayısıyla Trump’ın söylem ve politikalarının sonuçlarını görmek için hala zamana ihtiyacımız var.  


    [1] https://fikirturu.com/jeo-politika/al-vercilik-caginda-dis-politika/

    [2] https://www.theguardian.com/us-news/2026/jan/20/lawmakers-block-trump-tariffs-european-allies

    [3] https://edam.org.tr/en/foreign-policy-and-security/towards-a-new-nato-strategic-concept

    [4] https://edam.org.tr/dis-politika-ve-guvenlik/almanya-secimleri-isiginda-turkiye-almanya-iliskileri

    [5] https://www.forbes.com/sites/kenroberts/2026/01/21/new-trade-war-risk-for-1st-time-europe-bigger-export-market-than-asia/

    [6] https://www.consilium.europa.eu/en/infographics/eu-us-trade/

    [7] https://ec.europa.eu/eurostat/web/products-eurostat-news/w/ddn-20251125-4

    [8] https://tradeint.com/insights/turkey-export-to-usa-2024-2025-top-products-and-export-values/

    Dünya
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikTarife Tehdidinin Gölgesinde Türkiye-İran Ticaretinin Geleceği

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Tarife Tehdidinin Gölgesinde Türkiye-İran Ticaretinin Geleceği

    25 Ocak 2026 Şafak Herdem
    daktilo2

    Batman Öldü, Gotham Joker’e Emanet: Suçun Romantize Edilmesi ve “Anti-Kahraman” Kimliği

    25 Ocak 2026 Elif Avcı
    daktilo2

    Çeşme’den Yükselen Söz: Kadın Liderliği Bir Temsil Meselesi Değil, Bir İktidar Sorunudur

    25 Ocak 2026 Ayşe Kaşıkırık

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Iran After Venezuela: Street Protests, Economic Collapse, and the Shadow of War

    21 Ocak 2026 D84 INTELLIGENCE Reza Talebi

    ABD Bülteni: Maduro Devrildi, İran’a Müdahale İhtimali, İçeride Baskının Dozu Artıyor

    19 Ocak 2026 Bültenler Emrullah Özdemir

    Hümeyra Pamuk: Latin Amerika’da önümüzdeki yıllarda yapılacak seçimlerin ne yönde gideceği izlenmeli

    18 Ocak 2026 daktilo2 Röportajlar Gökhan Korkmaz

    Kriz Büyürse Azerbaycan Türkleri İran’dan Ayrılır mı? Bir Çerçeve Analizi

    18 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Mehmet Akif Koç

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}