Tarihte “karanlık çağ” olarak bilinen Ortaçağ döneminin kapanmasıyla birlikte önemli bir dönüm noktası yaşanmıştır. Rönesans dönemiyle beraber kilisenin dogmatik kurallarının etkisi kırılmaya başlamış, Antik Yunan mirası olan insan aklının ve iradesinin belirleyiciliği ön plana çıkmıştır. Tanrının katı kurallarından sıyrılarak ilahi olan, insanın öznelliğinde aranmıştır ve yavaş yavaş tabanda kendisini göstermeye başlayan sekülarizm, sanat içerisinde de estetik gerçeklik düşüncesi olarak belirmiştir. İnsan doğasının tüm gerçekliği, yaratılan eserlerde sansürsüz bir şekilde kendisine ifade alanı bulmuştur.
Aydınlanma ve hümanizm anlayışının hüküm sürdüğü 15. ve 16. yüzyıl Avrupasında Milano, Venedik, Napoli, Cenova gibi İtalyan şehir devletleri ekonomi, sanat ve bilim ekseninde merkez konumuna gelmiştir. Bununla birlikte ekonomik, askeri ve diplomatik açıdan birbirleriyle sürekli bir rekabet halinde olmuşlardır. Bu şehir devletleri arasında askeri güçten ziyade diplomatik ve ekonomik gücün himayesi altında olan Floransa Cumhuriyeti İtalyan Rönesansı’nın doğduğu yerdi.
O dönemde Floransa’da soylu ve aristokrat aileler yönetimde söz sahibiydi ve aristokrat aileler arasında yaşanan güç yarışı şehrin tüm dokusunu etkilemekteydi. Medici ailesi ise Floransa’nın kültür devrimini başlatan, “yeniden doğuşun” ilhamı olan ve hamilik kurumunun (patronage) oluşmasını sağlayan köklü bir aileydi. Önceleri kilisenin yön verdiği sanat, ekonomik koşulların yönetim anlayışını da etkilemesiyle birlikte zengin ailelerin tekeline geçmişti. Böylece sanat hem zengin ailelerin hem de şehir devletlerinin arasında kültürel bir prestij meselesi olmuştu.
Bu kapsamda sanat hamileri ise sanatçıların eserlerini üretebilmeleri için finansal koşulları sağlamaktaydı. Hamilik, karşılıklı hiyerarşi ve yakınlık ilişkisi içinde sürerdi. Sanat hamileri, sanatçıların tanıtılmasında etkili olup üretim yapabilmeleri için gerekli fiziki olanakları oluştururlardı. Sermaye ve sanat arasındaki bu değişim, sanatçı için yaratım-özgürlük ilişkisini etkilerken; Mediciler içinse hem sanatın gelişmesinin teşvik edilmesi hem de şehrin yönetiminde kurdukları gücün “kültürel hegemonya” pratiğiyle pekişmesi anlamına geliyordu. Böylelikle Floransa ile bütünleşen aile mirasları tüm ihtişamıyla varlığını sürdürecekti.
Yüncülük, Bankacılık ve Hamilik
13. yüzyılda Avrupa’da feodal düzenin daralması, Akdeniz ticaret yollarının canlanması, nüfus artışı ve Doğu’yla artan etkileşim -özellikle Akdeniz ticaretinde Osmanlı ile geliştirilen diplomatik ilişkiler- sonucu şehirlerde ticaret gelişmeye başlamıştı. İtalyan şehir devletleri deniz ticareti bakımından oldukça avantajlı bir konumdaydı. Dolayısıyla ticaret paranın önemini arttırdığı için para yönetimine ihtiyaç duyuluyordu. Bu kapsamda Venedik ve Ceneviz gibi deniz gücü olmayan Floransa sermaye merkezi olmayı amaçlamıştı.
Tam bu dönemde yün ticareti yapan bir ailenin çocuğu olarak Giovanni di Bicci de Medici tarafından 1397 yılında Medici Bankası, Floransa’da kuruldu. Ortaçağ’dan kalma faiz yasağı, ailenin kiliseyle güçlü ilişkiler kurup özel finans sistemi geliştirmeleriyle deliniyordu. Sermayelerini kullanarak müttefik elde ediyor, büyük krediler aracılığıyla diğer şehirlerle ve papalıkla ilişkilerini geliştiriyorlardı. Bu sayede kısa sürede Londra, Bruges, Roma gibi Avrupa’nın diğer kentlerinde banka merkezleri kurmuşlardı. Floransa’nın para birimi florin ise döneminin en güçlü parasıydı ve dünya ticaretine yön veriyordu.
Medici bankasının gelişmesine sebep olan bir diğer etken ise Avrupa’da milyonların ölmesine sebep olan veba hastalığıydı. Veba hastalığıyla meydana gelen kriz Mediciler adına adeta bir fırsata dönüşmüştü. Hastalık, feodal düzenin etkisinin azalmasına sebep olmuş ve kentlerde ticaretle ilgilenen siyasal elitin oluşmasına ortam hazırlamıştı. Kiliseden aldıkları güç ise itibarları için önemliydi. Yeni bir sınıf ve yeni bir ticari anlayışın oluşmaya başlaması yeni bir kültürel dönüşüm de demekti.
Rönesans’a geçişin ayak sesleri, Giovanni’nin oğlu Cosimo de Medici’nin bankanın başına gelmesiyle birlikte duyulmaya başladı. Cosimo yalnızca finansal hamlelerde bulunmuyor, Donatello, Ghiberti, Brunelleschi, Michelozzo, Fra Angelico gibi döneminin sanatçılarına fon yaratarak eserler ısmarlatıyordu. Medici ailesinin ilk sanat hamisi olarak, San Lorenzo Bazilikası, Medici Sarayı, San Marco Manastırı gibi şehrin günümüzde varlığını koruyan yapıları onun desteği ile yapılmıştı. Cosimo, Floransa’nın otantik yapısını kendi gücü ekseninde oluşturmuştu. Böylelikle şehrin mimarisi Medici ailesinin sembolü haline gelmişti.
Ancak şehir bu anlamda yaşadığı en büyük dönüşümü Cosimo’nun torunu Lorenzo de Medici’ye borçluydu. Kendisi de bir şair olan Lorenzo, Rönesans sanatı hamiliğinin en büyük ikonlarından birisiydi. Bu kapsamda sadece sanatçıları eser üretmek için finansal olarak teşvik etmekle kalmadı, hümanizm eğitimleri veren felsefe ve sanat akademileri kurarak aydınlanma düşüncesinin kültürel ayağının gelişimi için de öncü oldu. Michelangelo gibi bazı sanatçıların sanat eğitimiyle ise bizzat ilgilendi.
Bu akademilerde sanatçılar hem özgür düşünsel ortamı bulabiliyor hem de dönemlerini ileri taşıyacak eserleri yaratabiliyorlardı. Medici Sarayı’nın içinde oluştulan Medici Heykel Bahçesi sanatçıların üretim alanıydı. Bunun dışında Sandro Botticelli, Guliano de Sangolo, Leonardo da Vinci, Angelo Poliziano, Andrea del Verrocchio, Domenico Ghirlandio gibi sanatçıları da destekledi. Örneğin, Sandro Botticelli’nin ünlü “Venüs’ün Doğuşu” ve “İlkbahar” tablosu Medici villasına ısmarlanan özel ürünler arasındaydı.
Lorenzo için antik dönem aydınlanması, kendi dönemindeki “ulvi” düşün ortamının yaratılması için “yüksek” bir ideal, bir estetik form ve siyasal gücü daimi olarak aktif kılacak bir yoldu. Bu nedenle Lorenzo için hamiliğin kurumsallaşmasını sağladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Cosimo’nun yarattığı ekonomik temel, Lorenzo’yla birlikte Floransa’nın kültür devrimine dönüştü ve şehir, döneminin sanat merkezi halini aldı.
Lorenzo’nun sanata yaklaşım biçimi, Rönesans sanatının entelektüel elitin idealleri üzerine kurulduğunun önemli bir göstergesi olmuştur. Floransa, Lorenzo’nun yönetimi altında altın çağını yaşadı. Ancak her şeyin bir sonu olduğu gibi, Medici yönetiminin de güçlerinin azalmaya başlamasının sinyalleri görülüyordu. 15. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Medici gücüne karşı şehir içinde tekrar muhalefet oluşmaya başlamıştı. Siyasal olarak etkili olan bir diğer aile Pazziler, yeteri kadar soylu olmadıkları ve tüccar sınıfından geldikleri gerekçesiyle uzun süredir rekabet halinde oldukları Medicilerin bankasının Avrupa’daki gücünden rahatsızlık duymaya başlamışlardı. Lorenzo’nun kültürel lider figürü olarak Floransa’da güçlenmesi ise statülerine inen bir darbe olmuştu. Bu nedenle önce Lorenzo’nun oluşturmaya çalıştığı Floransa sanatı eleştirilmeye başlandı. Sanat ürünlerinin dinsiz olmak ve Tanrı’ya şirk koşmakla eş değer tutulduğu, halkın ahlakını bozduğu gibi eleştiriler gün geçtikçe daha çok yayılmaya başladı. Ancak yeterli gelmediği anlaşılınca 1478 yılında Paskalya ayini sırasında düzenlenen Pazzi suikasti sonucu Lorenzo’nun kardeşi Giuliano öldürülmüş, Lorenzo ise zor kurtulmuştu.
Fakat beklenen sonuç olmadı ve halk tarafından çok sevilen Lorenzo yönetimden indirilmedi. Aksine Pazzi ailesi halka açık şekilde idam edildi ve aile isimleri Floransa’dan silindi. Çıkan iç çatışmada sanat eserleri yağmalandı, büyük zarar gördü ve kundaklandı. Çünkü sanat eserlerine saldırmak, Medici ailesinin kamusal gücüne de saldırmak demekti. Olanlardan sonra Papalık, Floransa’yı aforoz etti. Buna karşılık Medicilerin gücü ise son kez yükseldikten sonra Lorenzo’nun oğlu Piero’nun yönetimiyle beraber azalmaya geçti.
Özetle, güç ve politika ekseninde kendisine yer bulmaya çalışan Rönesans sanatı, kilisenin dini kurallarının etkisinin azaldığı, nispeten daha özgür bir ortamda yeşerdi. Zengin ailelerin kendi konumlarını güçlendirebilmesinin bir yolu olarak gördükleri ancak entelektüel bir anlayışa da sahip olarak şekil verdikleri hamilik kurumu, zaman içinde yeniden değişime uğrayarak büyük şirketlerin tekeline geçti.
Medici ailesinin bankacılık faaliyetleri modern zaman kapitalizmine zemin hazırladığı için piyasanın içinde önemli bir yerde durmaktadır. Ancak onların gücünü salt para üzerinden okumak yerine finansal gücün kültürel sermayeyi yaratabilme etkisi olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Tam da bu sebeple, Floransa şehrinin sanatsal, estetik ve ruhsal boyutunu zarafetle hissettiren büyülü dokusu, bugün bile insana akıl almaz güzellikte geliyor.
KAYNAKÇA
https://artincontext.org/what-is-an-art-patron/
https://nedirvenedemek.com.tr/ne-demek/sanat-hamisi-ne-demek
https://www.historytools.org/stories/the-house-of-medici-the-dynasty-that-shaped-the-renaissance
Volodko Anna V., “Renaissance Patronage in Florance: Lorenzo de Medici”, 2023 https://ppublishing.org/archive/publication/571-renaissance-patronage-in-florence-lorenzo-de-m?
https://www.britannica.com/biography/Lorenzo-de-Medici
Tim Parks “Medici Ailesi” Kronik Kitap, 2022
https://www.worldhistory.org/article/1624/patrons–artists-in-renaissance-italy

