Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Geriye Kalan %50’nin Fonksiyonu
    Yazılar

    Geriye Kalan %50’nin Fonksiyonu

    Nevşin Mengü20 Şubat 20203 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Gezi davasının karar duruşması hepimizi iki gün boyunca şaşırttı. İlk önce, diğer tüm sanıklar ile birlikte Osman Kavala’ya da beraat ve tahliye kararı verildi. Kararın veriliş biçimi de şaşırtıcıydı. Sanık avukatları doğru düzgün dinlenmemiş, hatta sanık avukatları “konuşmamıza, savunma yapmamıza izin verilmiyor” diye mahkeme heyetine itiraz etmiş, heyet itirazları reddedip atar topar kararları açıklamıştı. Karardan sonra Taksim Dayanışması’ndan Can Atalay ile konuştuğumda, kendisinden “vallahi bir de şaşkınız, bilemiyoruz” yanıtını aldım.

    Şaşkınlığımız geçmeden şakkadanak başka bir karar… Osman Kavala’nın 15 Temmuz soruşturması kapsamında göz altına alınması haberi geçti televizyonlardaki alt yazılarda. Kavala tahliye edilemeden yeniden tutuklandı. İşin sürreal bir tarafı da öğrendik ki, Kavala’nın bu soruşturmada adı geçmekteymiş fakat gıyabında yeterli delil olmadığı için bu soruşturmadan zaten daha önce tahliye kararı verilmiş. O karar anlaşılan kadük oldu. Kavala hala cezaevinde. Bugünün Türkiye’sine Allah düşürmesin! Dilimizde böyle bir değiş olması, bize adaletin bu topraklardaki macerası üzerine fikir veriyor lakin, 2020 Türkiye’sinde düşürenin de çıkaranın da Allah olmadığını pekâlâ biliyoruz. Peki bu durumda düşüren kim?

    Teoriler çeşitli… Birincisi, sürecin tamamına Erdoğan’ın hâkim olduğu, ilk kararı da ikinci kararı da Erdoğan’ın aldırdığı şeklinde. “Peki neden böyle bir şey yapmış olsun?” sorusuna cevap ise sanki devletin içinde kendisine karşı birtakım odakların olduğu imajını vererek, tabanını bir parça ürküterek konsolide etme yolunu seçtiği şeklinde. Nitekim, mahkeme kararıyla ilgili Erdoğan’ın kullandığı, “Soros’un Türkiye ayağını beraat ettirmeye kalktılar” ifadesi dikkat çekiyor.

    Bir diğer teori olarak HPD Milletvekili Garo Paylan, yine tüm sürece Erdoğan’ın hakim olduğunu, ilk beraat kararını hakimlerin Erdoğan’ın bilgisi dahilinde aldığı, ancak sonradan birilerinin Erdoğan’ın fikrini değiştirdiğini söylüyor.

    Bir başka teori ise, tüm bu yoğunluk içinde Erdoğan’ın ilk karara müdahale edemediği, karardan haberinin olmadığı, karardan haberdar olunca da harekete geçtiği ve yargıya gerekli talimatları verdiği yönünde.

    Tüm bu teoriler, ülkede yargının bağımsız olmadığı konusunda birleşiyor. Böylece, bir boşluktan faydalanıp bağımsız karar veren mahkemenin cezalandırıldığı analizi anlam kazanıyor. Yani ortada bir tek karar verici var, o da Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan’ın yargısından yürütmesine her şeye hâkim olduğunu, kendisinden habersiz kuş uçamadığını var sayıyoruz. Arada gözünden kaçan gelişmeler olsa bile sonunda dönüp müdahil olabildiğini, bazen çeşitli odaklar ya da kişilerin etkisinde kalsa da son kararı yine bir şekilde Erdoğan’ın aldığı fikri üzerinde yoğunlaşıyoruz.

    Bu durum bizi, Erdoğanist ittifakın dışında kalan %50’nin fonksiyonunu ve bu yüzde elliyi de temsil etmesi beklenen kurumların meşruluğunu sorgulamaya itiyor. Her şeye muktedir olan Erdoğan, hoşuna gitmeyen bir seçim sonucu karşısında YSK’ya talimat verebiliyorsa, seçim yapmanın bir anlamı aslında kalıyor mu? Yahut kendisini memnun etmeyen bir mahkeme kararına müdahale edebiliyorsa bağımsız bir yargıdan bahsetmenin bir manası var mı?

    Hatta bu durumda; her şeye muktedir, eli kolu her yere yeten, herkesin el pençe divan durduğu, çekindiği ve karşısında çaresiz kaldığı bir lider karşısında muhalefetin nasıl ve ne gibi bir fonksiyonu olabilir? Devlette denetim ve dengeyi sağlaması gereken tüm kurumlar tek adamın elindeyse, muhalefetin iktidar erkini sınırlandırabilmesinin yolu nedir?

    Erdoğanist ittifakın dışında kalan yüzde elli, acaba kendi sahasında kendi kendine oynayıp, kendisini mi eğlendiriyor; yoksa bu rejimin kurallarını koyduğu bu oyun içinde, bir gün bir şeyleri değiştirebilme ihtimali taşıyor mu? Sanırım bu sorular ile cesaretle yüzleşmek ve yanıtlarını dürüstçe vermemiz gerekir…

    Siyaset
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikTürkiye’de Devlet Bürokrasisi ve “FETÖ”
    Sonraki İçerik Ortadoğucu Olmak Neden Zordur?

    Diğer İçerikler

    D84 INTELLIGENCE

    Dijital Alanda İfade Özgürlüğü: Bir Politika Önerisi

    16 Temmuz 2026 Tarık Beyhan ve Volkan Aslan
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026 Pınar Demircan
    Videolar

    Gençlerin Gözünden Süreç ve NATO’dan Sonra Siyaset | Aydın Selcen, H. Oğuzhan Aytaç | 2’li Görüş #96

    10 Temmuz 2026 İlkan Dalkuç

    Yorumlar kapalı.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}