Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Anti-Semitizmin Modern Hali-5: Siyon Liderlerinin Protokolleri
    daktilo2 Yazılar

    Anti-Semitizmin Modern Hali-5: Siyon Liderlerinin Protokolleri

    Birol Başkan15 Şubat 20266 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yüzyıllar boyunca biriken Yahudilere yönelik nefret, önyargı ve ekonomi-politik kaygı en yoğun ve en etkili ifadesini “Siyon Liderlerinin Protokolleri”nde buldu. Bu metnin nasıl oluşturulduğuna dair bilgimizde fazlasıyla karanlık noktalar vardır. Bildiğimiz, metnin ilk olarak Rusya’da, Rusça olarak yayımlandığı.

    Bazı kaynaklara göre metin henüz gün yüzüne çıkmadan ilk atfını aldı. 1902 yılında muhafazakâr Novoye Vremya gazetesi metine gönderme ile insanlığa karşı bir komplonun ifşa edildiğini iddia etti. Ertesi yıl, 1903 sonbaharında, Bessarabya’daki Yahudilere karşı Kişinev pogromunu kışkırtmasıyla bilinen aşırı sağcı yayımcı Pavel Kruşevan, Znamya adlı gazetesinde Protokoller’i “Yahudilerin dünyayı ele geçirme programı” başlığıyla yayımladı.

    1905’te aynı metin bu kez dindar bir yazar Sergey Nilus’un Velikoe v malom i Antikhrist (“Küçük Olanda Büyük ve Deccal”) başlıklı kitabının son bölümüne eklendi. Nilus, Ortodoks mistisizmi, kıyametçi yorumlar ve monarşi yanlısı bir siyasal teoloji arasında salınan bir figürdü; Protokoller’i de tam bu çerçevede, yaklaşan Deccal düzeninin “gizli planı”nı ifşa eden bir belge olarak sundu.

    Avrupa’da yüzyıllar içinde biriken antisemitik motifleri en yoğun biçimde bir araya getiren bu metnin ilk kez Rusya’da yayımlanması dikkat çekicidir. Aslında Rusya da antisemitizme uzak değildi. Özellikle imparatorluğun son dönemlerinde Yahudilere yönelik öfke ve nefret dönem dönem pogromlara dönüştü; 1881’den sonra yüzlerce yerleşimde saldırılar görüldü ve 1903–1906 arasında yeni bir dalga yaşandı. “Pogrom” teriminin kendisi de Rusça kökenlidir ve tarihsel olarak özellikle Rus İmparatorluğu’ndaki Yahudilere yönelik kitlesel saldırılarla ilişkilendirilir.

    Metnin Rusya’da ilk kez yayımlanması, onun Rusya’da yazıldığı anlamına gelmeyebilir. Bazı anlatılara göre metnin derlenmesinde Okhrana’nın Paris bürosu rol oynadı. Daha önceki yazılarda takip ettiğimiz gibi yirminci yüzyılın başı itibariyle Avrupa’da zengin bir antisemitik yazın oluşmuştu. Bu yazının hangi metinleri Protokoller’in yazarına ilham verdi bilmiyoruz. Ancak iki metnin ilham kaynağı olduğunu iddia edebiliriz.

    Bu metinlerden birincisi, 1864 yılında yayımlanan Maurice Joly’nin Dialogue aux enfers entre Machiavel et Montesquieu’sudur. Joly bu kitapta Montesquieu ile Machiavelli’yi cehennemde karşı karşıya getirir; Montesquieu hukuk devleti, anayasal denge ve özgür basın adına konuşurken, Machiavelli modern bir otoriter rejimin yapması gerekenleri anlatır: Basının nasıl denetim altına alınacağını, seçimlerin nasıl manipüle edileceğini, muhalefetin nasıl bölünüp etkisizleştirileceğini, borçlanma yoluyla devletin ve toplumun nasıl bağımlı kılınacağını adım adım sıralar. Joy’un aslında bu metinde yaptığı Machiavelli’nin ağzından III. Napoléon’un iktidar tekniklerini hicvetmektir.

    Protokoller’e ilham kaynağı olan ikinci metin Alman yazar Hermann Goedsche’nin 1868 yılında yayımlanan Biarritz romanıdır. Bu romanın özellikle ‘Prag Yahudi Mezarlığı’ başlıklı bölümü, Prag’da eski bir mezarlıkta gece yarısı toplanan on iki Yahudi önderinin yüzyıllara yayılmış bir dünya egemenliği planını konuşmalarını anlatır. Her biri İsrailoğulları’nın bir kabilesini temsil eden bu “bilge ihtiyarlar” Avrupa monarşilerini nasıl içeriden çökerteceklerini, basını ve krediyi nasıl ele geçireceklerini, devrimleri ve savaşları nasıl kendi çıkarlarına göre yönlendireceklerini, kısacası Hıristiyan dünyanın geleceğini adım adım nasıl denetimleri altına alacaklarını uzun uzun tartışırlar.

    Biarritz’in bir parçası olan bu bölüm metinden bağımsız broşürler olarak da dolaşıma sokuldu, ve “Prag mezarlığında gizlice toplanan hahamların konuşması” olarak, sanki gerçek bir toplantının zabıtlarıymış gibi okunmaya başlandı. Hatta başka dillere de çevrildi; bu diller arasında Rusça da vardı.

    Protokoller, Joly’nin metninden çok geniş bölümleri, kimi yerlerde kelimesi kelimesine intihal eder, ancak kritik bir müdahale yaparak: prensin iktidarda kalmak için yapması gerekenleri Yahudi bilge ihtiyarların çoktan hayata geçirdikleri fiiller olarak formüle eder. Protokoller Goedsche’nin Biarritz’inden de ödünç alır. Ancak Yahudilerin geleceğe dönük planları, Protokoller’de artık “yüzyıllardır yürürlükte olan” ve meyvelerini veren bir stratejinin gizli tutanakları gibi sunulur.

    Avrupa antisemitizmin bu çarpıcı meyvesinin dünya çapında ün kazanması 1917 Devrimi’nden sonra olacaktı. Çarlık rejiminin yıkılması, iç savaş ve Bolşevik iktidarın kurulmasıyla birlikte çok sayıda “beyaz” göçmen Rusya’dan Avrupa’ya ve Amerika’ya dağıldı. Protokoller de bu göçmen çevrelerin elinde yeni bir işleve kavuştu. Artık metin yalnızca imparatorluk içindeki krizleri açıklayan bir “Yahudi komplo planı” değil, Bolşevik devrimini ve genel olarak sosyalizm korkusunu da Yahudilerin dünya hâkimiyeti stratejisinin bir parçası gibi gösteren karşı-devrimci bir belge olarak sunuluyordu. Berlin, Viyana ve Paris’te Rus göçmen matbaaları Protokoller’i çeşitli baskılarla çoğalttılar.

    1919’da Rus göçmen subay Piotr Şabelski-Bork metni Almanya’ya taşıdı; kısa süre sonra Ludwig Müller von Hausen “Gottfried zur Beek” müstear adıyla Protokoller’in ilk Almanca tercümesini yayımladı. Weimar Almanyası’nda askerî yenilgi, enflasyon ve siyasal istikrarsızlık bağlamında sağcı ve milliyetçi çevreler Protokoller’i, Yahudileri hem finans kapitalin hem de devrimci hareketlerin “asıl beyni” olarak gösteren bir komplo anlatısının merkezine yerleştirdiler. Hitler, Mein Kampf’ta Protokoller’i ciddiye alan bir tarzda “Yahudi dünya komplosu”ndan bahsetti. Nazi propaganda aygıtı Protokoller’i hem iç kamuoyuna hem de dışarıya dönük yayımlarda tekrar tekrar dolaşıma soktu.

    Almanca ile neredeyse eşzamanlı olarak metnin ilk İngilizce versiyonları da dolaşıma girdi. 1919 sonbaharında ABD’de Philadelphia Public Ledger gazetesi, metni Bolşevik programı gibi sunarak “Red ‘Bible’” başlığıyla yayımladı. 1920 yılının Ocak ayında ise Londra’da Eyre & Spottiswoode yayınevi, The Jewish Peril: Protocols of the Learned Elders of Zion başlığıyla Protokoller’in ilk tam İngiliz baskısını çıkardı. Bir ay sonra, 8 Şubat 1920 tarihli Illustrated Sunday Herald’da Churchill, Rus Devrimi’ni “Yahudi-Bolşevik komplo”nun ürünü olarak resmeden yazısını yayımladı. Churchill bu metinde Protokoller’e doğrudan atıf yapmadı. Ancak yazısının dili, Protokoller’in İngiltere’de dolaşıma girdiği ve Rus “beyaz” göçmen anlatılarıyla birlikte “Yahudi-Bolşevizm” şemasını yaydığı bir iklimin içinden konuştuğunu, en azından aynı komplo tahayyülünü paylaştığını göstermektedir.

    8 Mayıs 1920’de The Times gazetesinde yayımlanan “The Jewish Peril – A Disturbing Pamphlet” başlıklı yazı, Protokoller’i ciddiye alınması gereken bir metin olarak tartıştığında, hem Almanca hem İngilizce versiyonlar bir anda “Yahudi dünya komplosunun belgeleri” olarak geniş bir popülerlik kazandı. Henry Ford’un sahibi olduğu Dearborn Independent gazetesi de kısa süre sonra, 22 Mayıs 1920 tarihinden başlayarak, ön sayfadan “The International Jew: The World’s Problem” başlıklı bir dizi yazı tefrika etmeye başladı; 1920–1922 arasında süren bu seri daha sonra The International Jew adıyla dört cilt halinde kitaplaştırıldı. Bu kitaplar Almanca dâhil birçok dile çevrildi ve Protokoller’de cisimleşen komplo şemasını Atlantik’in öte yakasında da yaygınlaştıran başlıca kanallardan biri hâline geldi.

    Protokollerin Fransızca baskısı 1920 yılında yayımlandı. Metin antisemitik bir önsözle birlikte dolaşıma sokuldu. Böylece metin, Rus monarşi yanlısı çevrelerden çıkıp Londra–Berlin–Paris üçgeninde Avrupa sağının, Katolik ve milliyetçi çevrelerin serbestçe alıntı yaptığı bir temel referans hâline geldi. 1921’de The Times’ın Philip Graves imzalı dizisi Protokoller’in Joly’den yapılmış intihallerle dolu bir sahte belge olduğunu ayrıntılı biçimde gösterdi; ancak bu teşhir, metnin dolaşımını durdurmaktan ziyade onu “her şeye rağmen içsel bir hakikat taşıyan” bir metin gibi okuyan komplo kültürünü daha da güçlendirdi.

    Kısacası 1917 sonrası dönemde Protokoller, dünya çapında dolaşıma girdi, farklı ulusal bağlamlarda yeniden yorumlandı ve modern antisemitizmin en merkezi metinlerinden birine dönüştü. Protokollerin dolaşıma gireceği ve yeniden yorumlanacağı yerlerden birisi de Türkiye olacaktı.

    Dünya L1 Tarih
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikKötü Tavşan’ın “Amerika”sı: Bad Bunny, Super Bowl ve Bir Kıtanın Sahneye Sığmayan Hafızası
    Sonraki İçerik 11 Şubat Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü: Erişimden Karar Süreçlerine Uzanan Bir Değerlendirme

    Diğer İçerikler

    Çeviriler daktilo2 PROJECT SYNDICATE

    ABD ve Çin Arasında Orta Güçlerin Açmazı

    15 Şubat 2026 Daktilo1984
    daktilo2 Yazılar

    14 Şubat’ta İlişki Durumumuz: AI Situationship

    15 Şubat 2026 Elif Avcı
    daktilo2 Yazılar

    11 Şubat Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü: Erişimden Karar Süreçlerine Uzanan Bir Değerlendirme

    15 Şubat 2026 Ayşe Kaşıkırık

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    ABD ve Çin Arasında Orta Güçlerin Açmazı

    15 Şubat 2026 Çeviriler daktilo2 PROJECT SYNDICATE Daktilo1984

    14 Şubat’ta İlişki Durumumuz: AI Situationship

    15 Şubat 2026 daktilo2 Yazılar Elif Avcı

    11 Şubat Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü: Erişimden Karar Süreçlerine Uzanan Bir Değerlendirme

    15 Şubat 2026 daktilo2 Yazılar Ayşe Kaşıkırık

    Anti-Semitizmin Modern Hali-5: Siyon Liderlerinin Protokolleri

    15 Şubat 2026 daktilo2 Yazılar Birol Başkan

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}