Dünyada Covid-19 salgınının etkileri azalırken ve insanlar yaz tatillinin keyfini sürmeye başlarken Rusya, sonbaharda seçimlere hazırlanıyor. Son iki yılda, post-Putin dönemi üzerine yapılan tartışmalara bakıldığı zaman, Kremlin’in ciddi şekilde kıta Avrupa muhafazakâr geleneğine sarıldığı görülmektedir. Bu gelenek Rusya’nın kendisine yabancı olmayan, hatta eş kurucusu olduğu, 1815 Viyana Kongresi’nin ortak mirası sayılabilir. Çarlık Rusyası ve Avusturya İmparatorluğu’nun Avrupa kıtasında tesis etmek istediği Kutsal İttifak, bir zamanlar Napolyon’un yaymak istediği Fransa Devrimi’ne tepki olarak cumhuriyetçiliğe karşı mutlak monarşi savunusu yapan muhafazakarlıktı. Cumhuriyetçiliğe karşı mutlak monarşi savunusu, günümüzde küreselleşmeye karşı ulusal egemenlik olarak biçim değiştirmiştir. Son iki yıl içinde Putin Rusyası ya da Putinizm’in Rus devletine bırakacağı miras ideolojik muhafazakarlıkla bükülmüş Rus devleti olmaktadır.  

Haziran 2020 yılı pandemi şartlarında yapılan Anayasa değişiklikleri ve değişen anayasa mukaddimesinde, devlet, halk ve tanrıya, daha da önemlisi, tarihsel hafızanın ya da Rusya devletinin ve ulusunun inşasındaki temel tarihsel tezlerin korunmasına vurgu yapıldı. Rus Devleti’nin meşruiyetini sağlayan tarihsel tez, onuncu yüzyıldan başlayıp, Rurikleri (Korkunç) IV İvan, Romanovları (I. Petro), Bolşevikler’de Stalin ile Brejnev’in ve Rusya Federasyonu (RF) Putin Rusyası’nın temel tezleridir. Burada vurgulamak isterim ki Rusya’da Batıcı ve liberaller tarafından yazılan alternatif bir tarih anlatısı da bulunmaktadır. Konuya geri dönersek, dört devletin temel tezleri ile RF’nin mirasçı olduğuna dair inanç ve bu dönemlerin tarih anlatısının güvenceye alınması temel konu olmaktadır. Tabii bu tartışmalar içinde İkinci Cihan Harbi’nde Sovyetler Birliği’nin Nazizm’e karşı savaşının öneminin azaltılması ve Stalin ile Hitler’i aynı kefeye koymak rahatsızlığa neden olmaktadır. Oysa ki Bolşevik ve Putin Rusyası için İkinci Cihan Harbi’ndeki Rus halkının ve Kızıl Ordu’nun fedakarlığı ölçülemez düzeydedir. Bu konu Kremlin tarafından eski Sovyet ve Doğu Avrupa ülkelerinin tarihsel hafızasında Rus devletinin kahramanlığını vurgulamak için her zaman yumuşak güç simgesi olarak kullanılagelmiştir.

2020 yılı Rusya’da Anayasal değişikliklerle Avrupa kıtasal muhafazakarlığına özgün ifadelerin yer verilmesi, geleneksel aile yapısı, din-devlet ilişkisi ve tarihsel hafızanın korunması konusunda eklenen ibarelerden sonra diğer önemli gelişme Haziran 2021 yılı Milli Güvenlik Konseptinde de benzer konulara yer verilmesi oldu. Anayasal değişikliklerden sonra milli güvenlik konseptinde yer alan ibarelerle muhafazakâr değerlerin koruyucusu misyonu üzerindeki vurgular tekrarlanmış oldu. Yedi kere Rus kültürü ile manevi ve ahlaki değerlere, on de “Geleneksel Rus manevi ve ahlaki değerlerinin, kültürünün ve tarihi hafızasının” korunmasına vurgu yapıldı. Altı yılda bir yenilenen Rusya’nın Milli Güvenlik Konseptine dini ve kültürel değerler konusunda ibarelerin bu denli fazla kullanılmas,ı liberal değerlerden gelen ciddi bir rahatsızlığı gösterse gerekir.  Keza bu güvenlik konseptinden birkaç gün önce Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov tarafından kaleme alınan ve Kommersant gazetesinde yayımlanan yazıda benzer konular üzerinde duruldu ve “Batı değerlerinin” empoze edilmesinden duyulan rahatsızlık dile getirildi.  Küreselleşme karşıtı kaleye dönüşmek isteyen Putin Rusyası, Avrupa’da müttefik bulma arayışına çıktı ve milliyetçi/ulusalcı akımları destekledi. Mekan ya da coğrafi olarak belirlediği öteki aslında “Batılı liberal değerler” olmakta ama yine de savunusunu yapmak istediği Post Homo Sovieticus’dan muhafazakar insan modeline dönüşümü sağlamaktadır. Putin Rusyası kendisinin liberalizme karşı geliştirdiği bu tepkisel ideolojik tavır ile Avrasya denilen bölgeyi inşa etmemekte, tam tersi Avrupa kıtası içinde bu bölgeye özgü küreselleşme tepkileriyle oynadığını kendisi bile fark etmemektedir.

Putin Rusyası’nın kökleri I. Nikolay döneminde

Putin Rusyası, ortaya attığı bütün muhafazakâr tezlerin temeli I. Nikolay döneminde atıldı, Fransız devriminin “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” ilkelerine karşı Eğitim Bakanı Sergei Uvarov tarafında geliştirilen “Ortodoksluk, Otokrasi ve Halkçılık” devletin ideolojik konseptinin devamı olmaktadır. Aslında Alexander Herzen tarafından iddia edildiği gibi Fransız-Rus savaşının ardından 1815 yılında Rusya’da yeni bir devlet ortaya çıktı. 1812-15 Rus-Fransız savaşının doğurduğu Rusya’da milli ya da muhafazakâr devlet, millileşmek için uzun mücadele verdi. Dostoyevski’nin muhafazakâr ve yerli yazar olarak karşısında Batıcı Turgenyev ile arasında geçen o meşhur diyalogdaki ‘‘Sayın Fyodor, sizin yerlilik dediğiniz 50 gram votka ve biraz lahana turşusu” çağın tartışmasının en çıplak göstericisidir.  

1825 yılında tahta çıkan I. Nikolay (1825-55) selefi I. Alexander’dan (1801-1825) farklı olarak karasız ve ikilemlerle boğulmayan bir portre çizdi ve Çar, otuz yıl içinde tam anlamıyla itaate bağlı bir otokrasi tesis etmeyi başardı. Hatta 1825 yılında cumhuriyetçi subayların isyanı olan Aralıkçılar (Dekabristler) başarısız kalkışması yeni Çarlık Rusyası devletini doğurdu. Artık Fransız dilinin imparatorluk sarayında kullanılmadığı, cumhuriyetçi fikirlerin dışlandığı, ademi merkeziyetçilik ve reformlardan vazgeçildiği dönemdir.

Putin ve I. Nikolay için Rus devletinin en büyük sorunu Kırım ve Slav kardeşliği sorunu oldu. 1831 Polonya İsyanı, hayal edilen Rus Slav dünyasının “Rusya’ya karşı itiraflar”, Borodino Savaşının Yıldönümü” şiirlerinde Rus toplumunda yaşanan tedirginliği göstermektedir. 1853-56 Kırım Savaşı Rusya’nın jeopolitik kırılganlığını göstermiştir. Putin Rusyası’nın Ukrayna meselesi, Kırım’ın ilhakı ile I. Nikolay ile aynı kaderleri paylaşmalarına rağmen farklı sonuçlar ile tekerrür edeceğini düşünebiliriz. Temmuz ayında Putin’in Ukrayna ve Rusya halkları konusunda kendi imzası ile yayımlanan yazıda Ukrayna, Belarus ve Rusya’nın tek halk olduğu vurgusu, bu konudaki tarih tezlerine sahip çıkılması ve savunulması vurgusu da ayrı bir tartışma konusu oldu. Rusya devletinin tarihten gelen bu devletler üzerinde haklarının olduğuna dikkat çekmek istendi. 1922, 1936 ve 1954 Döneminde Ukrayna sınırlarının genişletilmesi ve Kırım’ın Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nden (RSFSC) ayrılmasının hata olduğuna dikkat çekmek istedi. RSFSC’ye karşı olan tavrın Rus devletinin dağıtılması amacını taşıdığına dikkat çekti. Keza bu konu da tartışmalıdır. Bolşevik ve Menşevikler içinde Rusya devletinin diğer cumhuriyetlere karşı emperyalist tavrının değişmesi için ona bu özgüveni veren coğrafyanın koparılması gerektiğine inananlar da vardı.

2021 yılı Putin Rusyası’nda tarih ile uğraşan ve ulus inşasında önemli rol oynayan tarihi tezleri korumaya çalışan, muhafazakarlığı ideoloji olarak Anayasa ve ulusal güvenlik konseptine eklemleyerek ideolojik tavrını göstermeye çalışan bir devlet var karşımızda. Eylül ayında yapılacak Duma seçimleri ile Putin Rusyası yeni bir evreye geçileceğinin, ulusalcı ve güvenlikçi ekiple yola devam edileceğinin sinyallerini verdi. Birleşik Rusya Partisinin (BRP) aday listesini belirleme işini Dışişleri bakanı Sergei Lavrov ve Savunma Bakanı Sergei Şoygu’ya teslim etti. Daha da önemlisi Duma’dan yüksek rütbeli askerlerin emekliliklerinin gelmesine rağmen görev sürelerinin uzatılması kanun tasarısı meclisten geçti. Putin, ulusalcı ve güvenlikçi kliklerle olan siyasi ittifakını devam ettireceğini göstermiş oldu. 

Yazıyı Alexander Golj’un son yazısında sorduğu soruyla bitirmek isterim. Bugüne kadar Putin’i en sadık müttefiki olan güvenlikçi (askeri, istihbarat ve polis) kökenli elitler, diğer kliklere karşı koruduysa, bundan sonra sorulacak soru şudur: “Quis custodiet ipsos custodes?” (Bekçilere karşı kendisini kim koruyacak?)          

Fotoğraf: Mitya Ivanov


Kaynakça

Vladimira Putin, Ob istoricheskom yedinstve russkikh i ukraintsev, Rossiyskaya Gazeta, 12.07.2021

https://rg.ru/2021/07/12/statia-vladimira-putina-ob-istoricheskom-edinstve-russkih-i-ukraincev.html

Anastasia Edel, Putin’s Constitutional Tsarism, The NewYork Review, 09.07.2020

https://www.nybooks.com/daily/2020/07/09/putins-constitutional-tsarism/

Aleksandr Gol’ts, Zachem Kremlyu 70-letniye glavkomy. V chem smysl zakonoproyekta Putina o prodlenii sluzhby pozhilykh generalov i marshalov. Republic, 21.07.2021

https://republic.ru/posts/101099

Andrey Kolesnikov, Konstitutsiya Yel’tsina Protiv Konstitutsii Putina, Carnegia Moscow. 10.06.2020

https://carnegie.ru/2020/06/10/ru-pub-82044

von Silke Bigalke, Der russische Historiker Alexey Miller erklärt, Das ist keine Ignoranz, das ist bewusste Politik, Süddeutsche Zeitung, 09.05.2020 www.sueddeutsche.de/politik/russland-weltkrieg-udssr-1.4902544  

Sergei Lavrov, O prave, pravakh i pravilakh, Ministr inostrannykh del RF Sergey Lavrov o nedopustimosti nasazhdeniya totalitarizma v mirovykh delakh, Komersant, 28.06.2021

https://www.kommersant.ru/doc/4877702