Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Ahmet Altan ve Adalet
    Forum

    Ahmet Altan ve Adalet

    By Ekin Kadir Selçuk5 Ekim 20193 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Ülkeyi toptan esir almış gibi görünen kin ve nefret duygusu sosyal medya sayesinde görünür olabiliyor. Bu duygunun içinde adalet söylemine pek fazla yer kalmıyor. Ortaçağ adaleti mantığıyla kısasa kısas ilkesi en masum görünen olaylarda bile devreye sokulmak isteniyor. İnsanlar gündelik politikadan sıradan hayatın gelişmelerine, derin teorik tartışmalardan, eleştirel kıyaslara uzanıncaya dek birbirlerine ve belki de kendilerine ve hayata duydukları öfkelerini, nefretlerini açığa vurarak rahatlayacaklarını düşünüyorlar. Oysa bu bir girdap, bir nefret girdabı ve sonunda denizin dibini boylayan kişinin ve toplumun kendisi oluyor.

    Mevcut siyasal ve toplumsal koşullar altında çoğunluğun öfkesini ve nefretini “Yetmez Ama Evetçi,” ya da “liberal” gibi adlandırmalarla kodlanan bir grup entelektüel ve onlar içinde de en çok bu kesimin bir zamanlar en şiddetli savunucusuymuş gibi duran Ahmet Altan çekiyor. Malum, yazar Ahmet Altan üç yıldır hapiste ve müebbet hapis cezası aldı. Bununla ilgili herhangi bir sosyal medya platformunda yorumları okuduğunuzda Altan’ın bunu hak ettiği, içeride “çürümesi” gerektiği insanlar tarafından defalarca tekrarlanıyor. Altan’ın eleştirildiği sebeplerle hiçbir ilgisi olmayan hapis cezasının savunulması hukuku yalnızca gereksiz bir detay konumuna indirgiyor.

    Her şeyden önce kalıp haline getirilmiş “Yetmez Ama Evetçi” nefreti, söylediklerinin mutlak doğru olduğunu, asla yanılamayacağını ima eden bir bakış açısını yansıtıyor. Toplumsal ve siyasal dinamiklerin pek çok değişkeni olduğunu, yaptığımız analizlerin her an yanılabileceği gerçeğini göz ardı ediyor. Özeleştiri ve içgörü yoksunu bir toplumda bir kesim suçlu ilan edildiği andan itibaren bütün öfke onlar üzerinde birikiyor. Tanıl Bora başyapıtı Cereyanlar’da ideolojilerin, düşüncelerin Türkiye’deki dünden bugüne tarihsel gelişimini anlatırken en sonda tartışma kültüründen ne kadar uzak olunduğunu yazıyor ve bunun doğmasını diliyordu. Bunu öğrenebileceğimiz insanlardan birinin de Hrant Dink olduğunu yazıyordu.

    Ahmet Altan yaptığı gazetecilikle toplumsal bir dönüşüme katkı vereceğine inanmıştı. Bunu yaparken oldukça hoyrat davrandı, bildiklerini en azından kamusal alanda hiç sorgulamadı, yanılabileceğini düşünemedi. Bunu o an görememek son derece insani bir yanılgı değil miydi? Bunun cezası müebbet hapis midir? Darbeyi önceden televizyonda subliminal yollarla duyurmak gibi saçma sapan bir iddiadan dolayı bir insanın ömrünü hapiste geçirecek olması bir hukuk garabeti değil mi? Bu ülkede yaşanan herhangi bir hukuksuzluk bu ülkede yaşayan bütün insanların zararınadır. Hukuk bir kez elden gittiğinde bundan kimin cefa çekeceği belli olmaz. Bunu unutmamak gerekiyor.

    Etikle hukuk arasında önemli bir fark var. Basın etiği açısından Ahmet Altan’ın yaptığı gazetecilik eleştirilebilir. Ahmet Altan ya da Yetmez Ama Evetçi olarak nitelenen bir grup aydın özeleştiri sunmayabilir, hata yaptıklarını kabul etmeyebilir. Bunun karşılığını da toplumsal olarak alabilirler. Sözlerine kıymet verilmeyebilir, kamusal ağırlıklarını yitirebilirler. Ama bunun cezası ömrü askeri vesayetle mücadeleyle geçmiş (şimdiki koşullar altında insanlar böyle bir vesayetin hiç olmadığını sanıyor olabilirler) bir adamın askeri darbe girişiminden müebbetle yatması değildir. Hukuk intikamla karar veremez, intikam adaletten sapma anlamına gelir.

    Ahmet Altan’a İngilizce yayınlanan ve Türkçe hariç başka dillere de çevrilen Dünyayı Bir Daha Hiç Görmeyeceğim kitabı nedeniyle Nazi zulmüne karşı direnen Scholl Kardeşler onuruna verilen Geschwister –Scholl ödülüne layık görülmüş. Türkiye’nin büyük yazarına dışarıda özgürce romanlarını yazabilmesi için özgür olacağı günlerin gelmesini diliyorum.

    Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleJoker
    Next Article Aklı Başında İnsanlar ve Suriye Meselesi

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    D84 INTELLIGENCE

    Dijital Alanda İfade Özgürlüğü: Bir Politika Önerisi

    16 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Volkan Aslan
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}