Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Yapay Zekadan Sonra Zekanın Bir Kıymeti Kalacak mı? Geleceğe Dair Bazı Spekülasyonlar
    daktilo2

    Yapay Zekadan Sonra Zekanın Bir Kıymeti Kalacak mı? Geleceğe Dair Bazı Spekülasyonlar

    Alper Yağcı4 Ocak 20265 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Boğaziçi Üniversitesi’nde her yıl sonu, mezun olmaya hazırlanan öğrencilerime söylediğim bir şey var: “Hepiniz oldukça zekisiniz, ama bence buna fazla güvenmeyin. Zeka, bugün dünyada bol bulunan bir şey. Asıl kıt olan girişimci cesaret. Kıymetli olan da o.” Bunu yıllardır, özellikle son teknolojik gelişmeleri düşünerek değil, daha çok hayata dair genel bir gözlem olarak paylaşıyordum. Meğer farkında olmadan, yükselmekte olan bir tsunaminin kıyısında, insanlara “ıslanmamak için şemsiye alın” demekle meşgulmüşüm. Çünkü yapay zeka (YZ) yaygınlaştıkça, “zeka” dediğimiz şeyin piyasa fiyatı kökten değişmeye başlıyor.

    Matbaanın İcadı, Kitabî Zeka ve Yapay Zeka

    15. yüzyılda matbaa benzer bir deprem yaratmıştı. Ama matbaanın etkisi çok yönlüydü. Çünkü matbaa, bilgiyi üretmenin de tüketmenin de yeni yollarını yaygınlaştırdığı için, yazılı bilginin hem arzını hem talebini patlattı. Sonraki yüzyıllarda okuryazarlık ve eğitim bir yandan yaygınlaşırken, bunlar bir yandan kıymetlendi. Kılıcın ve toprağın sahiplerinin yanına, kalemin sahibi olan entelektüeller, avukatlar, mühendisler katılarak toplumsal hiyerarşide önemli konumlara geldiler. Yüksek eğitim, uzun süre sahibine güzel bir gelir primi kazandırmaya devam etti.

    Bugünse durum değişti. Üniversite diploması, yeni nesil için bir istisna değil, neredeyse zorunlu bir katılım bileti haline geldi. Diploma enflasyonu yaşıyoruz, ve her enflasyonda olduğu gibi, bollaşan şeyin kıymeti düşüyor. Bunun üstüne gelen YZ, işi kökünden halledebilir. Zekanın fiyatı hayli düşebilir. Burada bahsettiğim zeka, okulda ölçülen, metin, sembol ve dil manipülasyonuna dayalı “kitabî zeka”. Muhasebe, basit hukuki araştırma, orta düzey analiz, standart içerik üretimi… Bunlar, YZ’nin göz açıp kapayıncaya kadar, ucuz maliyetle ve hatasız yapabildiği işler haline geliyor. Dolayısıyla, bu tür bir zekaya sahip olmanın ekonomik değeri hızla düşüyor. Buna karşılık, fiziksel dünyayla ustalıkla dans edebilme yeteneği görece kıymetlenebilir. Burada özellikle fiziksel hizmet sektörlerinden bahsediyoruz. Tesisatçı, temizlikçi, hasta bakıcı, berber vb. Çünkü bu işler; kolayca otomasyona uğrayan imalat sanayinin aksine lokasyona özgü, ölçeklenmesi zor ve içinde bir parça insani temas barındırıyor.

    Nitekim bu etkiyi şimdiden görmeye başladık. Türkiye’de yüksek eğitimli birçok beyaz yakalının geliri ile nitelikli bir tesisatçının hatta temizlikçinin gelirinin yakınsaması boşuna değil. Daha önce başka bir yazımda de değindiğim gibi, ücretler kendi içinde eşitlenirken, asıl açılan makas, tüm emek gelirleri ile sermaye gelirleri arasında. Yani doktor ile temizlikçi birbirine yakın ücretler alırken, hepsi borsada dolanıp duran o servetin gerisinde kalıyor. Zekanın piyasa değeri düşüyor, evet, ama zekayı istihdam eden sermayenin değeri katlanıyor.

    Bir Zamanlar Fakir ama Cesur Bir Genç Vardı

    Buradan şu sonuç çıkıyor: Bireysel başarı reçetesi değişebilir. “Kitap zekası” ve ezberci eğitimle elde edilen diplomaların garantisi azalırken, cesaret, girişimcilik, pratik zeka ve belirsizlikle baş edebilme gibi özellikler daha değerli hale gelebilir. Öğrencilerime kendimce verdiğim nasihat, belki de farkında olmadan geleceği işaretliyormuş.

    Ancak işin daha karanlık bir yanı var. YZ, sadece hangi becerilerin değerli olacağını değiştirmiyor. Sosyal mobilite merdiveninin kendisini yerinden söküp atma riski taşıyor. Çünkü YZ, sermayenin emeğe duyduğu ihtiyacı azaltan türden bir teknoloji. Karamsar senaryo şu: YZ, emeğin büyük kısmını ikame ederek ve sermayenin verimliliğini muazzam artırarak, ekonomik büyümenin neredeyse tamamen sermaye sahiplerine aktığı bir dünya yaratabilir. Nobel ödüllü iktisatçı Daron Acemoglu’nun bir çalışmasında da belirttiği gibi, YZ’nin emek ve sermaye gelirleri arasındaki uçurumu genişletmesi bekleniyor. Yani sermaye, ekonomik büyümeden aldığı pastayı giderek büyütürken, emeğin payı küçülebilir. Bu, zengin doğmayan birinin, ne kadar zeki veya cesur olursa olsun, yükselmekte zorlanacağı bir sistem anlamına gelebilir. Bazıları bunu, süper zenginlere ait özerk sermaye robotlarının ekonomik faaliyetin neredeyse tamamını üstlendiği bir distopya olarak tasvir ediyor.

    ABD borsaları birkaç yıldır büyüme rekoru kırarken, bu büyümenin sadece yapay zeka dalgasını önden süren birkaç büyük teknoloji şirketinden gelmesi ve geri kalan şirketlerin yatay seyretmesi, bir yandan hanehalkı tüketim harcamasının da sınırlı kalması, bu senaryolarla şimdiden uyumlu bir manzara. Noah Smith, “YZ patlamasından kim gerçekten kâr edecek?” diye sorarak rekabetin aşırı kârları sınırlayabileceğini ileri sürüyor. Bu biraz iyimser bir öngörü, ve temel sorun ortada: YZ’nin yarattığı zenginlik, otomatik olarak tabana yayılmıyor.

    Hakikat de Pazara Düşerse: Teknolojik Bir Ortaçağa Doğru

    YZ’nin etkisi sadece ekonomik değil, aynı zamanda hakikatle olan ilişkimiz üzerinde. Okuduğumuz metinlerden izlediğimiz haber görüntülerine, dinlediğimiz müzikten gördüğümüz sanat eserlerine kadar her şey YZ üretimi hale geldikçe, bu süreçlerin dışında kalan sıradan insanlar için bu ürünler büyülü, anlaşılmaz şeylere dönüşebilir. Gerçek bir video ile YZ’nin ürettiği sahte bir videoyu ayırt etmek imkansızlaştıkça, doğru ve yanlış kavramları giderek daha pazarlık edilebilir, öznel ve bulanık hale gelebilir. Yani hakikat sence öyle olabilir kardeşim, bence başka türlüdür. İronik değil mi? En ileri teknoloji, bizi hakikatin kişisel yorumlara ve güce dayalı otoritelere bağlı olduğu, daha ortaçağvari bir zihniyete sürükleyebilir. Zaten “hakikat sonrası” diye bir kavram ortaya çıkmıştı, bu sadece başlangıç olabilir.

    Böyle bir dünyada, toplumun zekadan anladığı şey de değişir. Soyut veriyi işlemeye yarayan analitik zeka, gerçekliği şüpheli veri yığınları arasında boğulabilir. Değer kazanan şey, belki de anlamı bir araya getirebilme, duygusal ve sosyal zekayı kullanabilme, hikaye yaratabilme yeteneği olur. Yani belki de öğrencilerime verdiğim tavsiyenin ikinci kısmı, “cesaret kıttır”dan da öteye geçecek. “Anlam yaratmak kıttır” diyeceğiz, kim bilir.

    Biraz İyimserlik: İnsan, Robottan Yakışıklıdır

    Tüm bu anlattıklarım oldukça kasvetli bir tablo çiziyor. Peki, dükkânı kapatıp gidelim mi? Umut nerede? Bence umut, teknolojinin kaçınılmazlığına olan kör inançta değil, insanın kolektif iradesinde yatıyor. Evet, sermaye büyük bir güç biriktiriyor. Ama tarih, bu gücü dengeleyecek siyasi mekanizmaların bulunabileceğini de gösteriyor. Zekâ artık bizi kurtarmaya yetmiyorsa, toplumsal dayanışma ve teknolojiye kimin sahip olacağına dair vereceğimiz o siyasi kararlar (ve cesaret) bizi kurtarabilir.

    Not: Bu makaleyi yazarken yapay zekadan destek aldım. Açıkçası işimi oldukça kolaylaştırdı.

    Şarkı önerisi: https://open.spotify.com/track/5nVoXq0Q239GpJIRG8n4rZ?si=127624142215452e

    Yapay Zeka
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikDEM Parti ya da Temsile İçkin Tahakküm
    Sonraki İçerik Orçun Selçuk: Venezuela’da olan bitenlerin Latin Amerika, Orta Doğu ve dünyadaki diğer çatışma alanları için de etkileri olacak

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Robotlar Geliyor: Türkiye’de Önce Verim, Sonra Dağıtım

    4 Ocak 2026 Oğuz Ergin
    daktilo2

    Orçun Selçuk: Venezuela’da olan bitenlerin Latin Amerika, Orta Doğu ve dünyadaki diğer çatışma alanları için de etkileri olacak

    4 Ocak 2026 Daktilo1984
    daktilo2

    DEM Parti ya da Temsile İçkin Tahakküm

    4 Ocak 2026 Umut Dağıstan

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    ABD Gündemi: Ara Seçimler Yaklaşıyor, Netanyahu Yeniden ABD’de

    3 Ocak 2026 Bültenler Emrullah Özdemir

    2025 Yılı: Küresel Siyasette Savaş, Diplomasi ve Değişen Düzen

    31 Aralık 2025 Bültenler Bahadır Çelebi

    Ortadoğu’da Olası Çatışma: Türkiye Bir NATO Üyesi Olarak Nasıl Tutum Almalı?

    30 Aralık 2025 Yazılar Gökhan Korkmaz

    Barçın Yinanç: Türkiye’nin önünde fırsat pencereleri yok değil, ama hukuk, demokrasi ve ekonomik adalet olmadan bunları değerlendirmek içi doldurulamayan bir iyimserlik

    28 Aralık 2025 daktilo2 Röportajlar Gökhan Korkmaz

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}