Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Robotlar Geliyor: Türkiye’de Önce Verim, Sonra Dağıtım
    daktilo2

    Robotlar Geliyor: Türkiye’de Önce Verim, Sonra Dağıtım

    Oğuz Ergin4 Ocak 20267 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Dünyada yapay zekâ yükseliyor. Anthropic kurucusu Dario Amodei, önümüzdeki beş yılda özellikle giriş seviyesi beyaz yaka işlerin önemli bir kısmının yapay zekâ tarafından devralınabileceği uyarısını yapıyor [1]. İnsansı robotların hızla gelişmesi ve fabrikalara girmesiyle herkesin aklındaki soru aynı: İşimizi robotlara kaptırınca bize ne olacak?

    Bu soruya hep aynı yanıt veriliyor: Evrensel Temel Gelir (ETG). Elon Musk ve Sam Altman gibi isimler ETG’den bahsediyor [2][3]. Şimdilik sohbet konusu. Ama yapay zekâ geliştikçe bu tartışma kuramdan uygulamaya dönecek; bugün konferanslarda konuşulan rakamlar yarın işsizlik istatistiklerine yansıyacak. Amodei aynı sürede ABD’de işsizliğin yüzde 10-20’ye fırlayabileceğini söylüyor [1].

    Peki biz ne yapacağız? Türkiye’de bu işe “evrensel” kelimesinden değil, daha temel bir sorudan başlamak lazım: Parayı nereden bulacağız?

    Robotlar gerçekten geliyor mu?

    Çözümü tartışmadan önce, bu dalganın bize ne kadar yakın olduğuna bakalım.

    Küresel tabloda robotlar hızla yayılıyor. IFR’nin 2024 raporuna göre dünya genelinde 10 bin sanayi işçisine düşen robot sayısı 162’ye ulaştı; yedi yılda iki katına çıktı [4]. Güney Kore 1.012 robotla dünya lideri; Singapur 770, Çin 470. Almanya ve Japonya 400’ün üzerinde [4].

    Türkiye? Ticaret Bakanlığı’nın IFR verilerine atıfla paylaştığı (2021) ölçümde 29 [5]. Daha yeni çalışmalar, imalat genelinde robot yoğunluğunun 40’ların ortasına çıktığını, otomotiv gibi bazı sektörlerde ise çok daha yüksek olduğunu gösteriyor [6].

    Dünyada sorun kapıya dayanırken biz hâlâ oldukça gerideyiz. “Bizi etkilemez” diye düşünmek cazip ama düşük robot yoğunluğu aslında iki risk demek: Birincisi, verimlilik yarışında geri kalıyoruz. İkincisi, Türkiye’nin imalat sanayisi hâlâ emek-yoğun; otomasyon dalgası gecikmeli geldiğinde etki daha sert olur. Tahminler önümüzdeki on yılda 400-500 bin niteliksiz iş kaybından bahsediyor [7].

    Türkiye genelinde robot yoğunluğu hâlâ düşük. Otomotiv gibi bazı sektörlerde ise otomasyon zaten sahada. Yine de büyük resimde önce o kapıyı açmamız, üretimi robotlaştırmamız gerekiyor. Yoksa hem verimlilik yarışını kaybederiz, hem dünyada otomasyon yaygınlaştığında işsizlik bize de gelir —ama bu sefer bizim için çalışan robotlar olmadan.

    Bu noktada resim ikiye ayrılıyor gibi görünse de aslında sorun tek: Verim açığı. Fabrikada robotumuz eksik olduğu için üretirken kaybediyoruz; devlette yapay zekâmız eksik olduğu için yönetirken kaybediyoruz. Sanayideki robot (mavi yaka) maliyeti düşürür, devletteki yapay zekâ (beyaz yaka) israfı önler. İkisi de aynı hedefe kilitlenmiş durumda: Aynı kaynağı daha çok işe çevirmek. Bu iki musluk kapatılmadan havuz dolmaz, bütçe fazla vermez.

    Olmayan parayı dağıtamazsın

    Millet olarak para dağıtılmasını istemeye meraklıyız. Siyasetçiler de vermeye. Ama asıl yapılması gereken başka: önce yapay zekâyı devlet işleyişinde etkin hale getirmek, verimlilik artışıyla bütçeyi dengelemek. Devlet parayı kazandıktan sonra nasıl dağıtacağımızı tartışırız.

    Uzağa gitmeye gerek yok: EYT’yi hatırlayalım. 2023’te düzenleme çıktı, üç milyondan fazla kişi emekli oldu. Maliyet? Bakanlığın paylaştığı hesaplara göre ilk yıl 724 milyar TL; beş yılda toplam 3,4 trilyon TL [8]. Peki sonuç? Aktif/pasif sigortalı oranı 2024 ortasında 1,63’e geriledi [9]. Sistem kırılganlaştı. Dağıtılan para enflasyonla geri alındı; emeklinin alım gücü aynı kaldı, hatta düştü.

    Mesele “dağıtma” değil, “üretme.” Üretilmemiş kaynağı dağıtırsan, enflasyon olarak geri gelir.

    2025 bütçesinde faiz giderleri yaklaşık 2 trilyon lira [10]. Bu bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 13-15’i. Son yıllarda bu kalemin payı belirgin biçimde arttı.

    Bu, en basit haliyle şunu gösteriyor: Faize bu kadar kaynak ayırmak zorunda kalmasaydık, bütçemiz çok daha yönetilebilir olurdu. O kaynak; eğitim, sağlık, altyapı yatırımı, vergi indirimi, hedefli sosyal destek gibi kanallarla vatandaşa dönebilirdi—hatta ETG gibi büyük bir fikri konuşmak bile daha gerçekçi hale gelirdi.

    Örnek olarak kaba bir ETG hesabı: Kişi başı ayda 5.000 TL, yılda 60.000 TL eder. Bu desteği 40 milyon kişiye versen yılda 2,4 trilyon TL; 50 milyon kişiye versen 3 trilyon TL.

    Bu kaba hesap, yalnızca yetişkinlere (18+) ödeme varsayımıyla; çocukları da kapsarsan maliyet daha da büyür.

    Aylık 5.000 TL gibi yetersiz sayılabilecek bir vatandaşlık maaşında bile, ETG Türkiye’de tek başına “faiz gideri” liginde bir kalem olur.

    Bütçe fazla vermiyorsa, borç-faiz yükü sırtındaysa, “herkese maaş” iki kapıya çıkar: ya enflasyonu büyütürsün, ya borç-faiz sarmalını.

    O zaman ETG’yi “iyi niyet” olmaktan çıkaracak soru şu: Bütçe nasıl fazla verecek?

    Önce devletin verimi: Yapay zekâ burada vitrin değil, araç

    Türkiye’de devletin problemi çoğu zaman “niyet” değil; verim.

    Aynı işin üç kere istendiği süreçler var. Gereksiz evrak var. Tekrar eden işler var. Ölçülmeyen performans var. Bir şirket kurmak için hâlâ noter, vergi dairesi, ticaret sicili arasında koşturuyorsun; dijitalleşmiş ülkelerde aynı iş 15 dakikada, tek ekrandan bitiyor.

    Bu alanların bir kısmında yapay zekâ doğru kullanılırsa, aynı bütçeyle daha fazla hizmet üretirsin; aynı hizmeti daha düşük maliyetle.

    ETG konuşacaksak, önce bu zemini güçlendirmek zorundayız. Dağıtımın yakıtı romantik cümleler değil; verim artışı.

    “ETG bürokratik maliyeti düşürür” diyenlere

    Bu argüman güçlü aslında: Koşullu yardımları, hedefli destekleri, sosyal programları tek kalemde topla, bürokrasiyi azalt. Mevcut sistemde onlarca farklı yardım mekanizması var; her birinin ayrı başvuru süreci, ayrı denetimi, ayrı personeli.

    Doğru. Ama Türkiye’de bu argümanın işlemesi için önce o bürokrasinin dijitalleşmesi gerekiyor. Hangi vatandaşın neye hak kazandığını takip eden, doğrulayan, çakışmaları engelleyen bir sistem kurmadan ETG’ye geçersen, yükü başka yere taşımış olursun.

    Önce altyapı, sonra dağıtım.

    Vatandaşlık maaşı tek yöntem değil

    İnsanlara destek vermek “para dağıtmak” demek değil sadece. Bazen en etkili destek, hayatı pahalılaştıran yükleri azaltmak.

    ÖTV bunun en net örneği. Mini bir zincir: Mazottaki yük azalır → nakliye ucuzlar → maliyet düşer → raf fiyatı biraz gevşer.

    Bu gevşeme kâğıt üzerinde “maaş” gibi görünmez ama etkisi geniş. Herkes hisseder. Zengin için konfor; dar gelirli için nefes.

    İnternet ve iletişim de öyle. Bir ülkede internet “lüks” değil, temel altyapı. Üzerindeki yükü azaltmak, kalabalık kitleye dolaylı ama güçlü bir destek.

    Asıl hedef: İyi döngü kurmak

    Türkiye’nin ihtiyacı mucize değil; iyi döngü.

    Verim artar → faiz gideri azalır → bütçe nefes alır → ekonomi rahatlar → vergi tabanı genişler → bütçe daha da toparlar → bütçe fazla vermeye başlar.

    Soyut mu? Estonya örneğine bakalım. Bu örneği “ETG uygulayan ülke” diye değil, ETG’yi konuşmayı mümkün kılan zeminin (verimli devlet, düşük idari maliyet, daha sağlam bütçe dengesi) nasıl kurulduğunu göstermek için kullanıyorum.

    Estonya dijital kimlik, X-Road veri paylaşım omurgası ve dijital imzayı erken kurdu. e-Estonia’nın verdiği yaygın ölçüye göre dijital imza yılda yaklaşık %2 GSYH tasarrufu sağlıyor; vergi beyanı birkaç dakikaya indi [11].

    Bütçe tarafında Estonya’nın son yıllarda açığı var: Avrupa Komisyonu 2024’te genel devlet açığını %1,7, 2025’te %1,3 öngörüyor [12]. Buna rağmen borç/GSYH 2024 sonunda %23,5 ile AB’nin en düşükleri arasında [13].

    ETG/UBI’yi ise uygulamaya koymadı; siyasi tartışma olarak kaldı [14].

    Ders aynı: Devleti daha ucuza ve hızlı çalıştır, borç ihtiyacını azalt, bütçeyi dengele. Bu, otomatik olarak her yıl bütçe fazlası garantisi vermez; ama fazla vermeyi mümkün kılan “işletim maliyetini” aşağı çeker.

    Bu zemin kurulunca, destek mekanizmasının adı ETG de olur vergi indirimi de; tartışma gerçek zemine oturur.

    “Ama başka ülkelerde deneniyor” diyenlere

    Evet; Finlandiya, Almanya ve Kanada gibi ülkelerde (ve Hollanda ile İspanya’nın Katalonya bölgesi gibi yerlerde) bu fikirler daha rahat tartışılıyor. Bütçe dayanıklı, kurumlar verimli, borç-faiz baskısı düşük. O yüzden deneme projeleri konuşulabiliyor.

    Türkiye’de sıra farklı. Önce zemin. Zemin kurulunca isim kolay: ETG mi dersin, vergi indirimi mi, hedefli destek mi… Araç çok.

    Son söz

    ETG’ye düşman değilim. Teknoloji büyüdükçe bu başlık karşımıza daha çok gelecek.

    Ama Türkiye’de şu cümleyi atlayarak hiçbir yere varamayız:

    Önce devlet verimli çalışacak. Önce bütçe fazla verecek. Önce paramız olacak. Sonra dağıtımı konuşuruz.

    Kaynakça

    [1] Axios – Dario Amodei röportajı (28 Mayıs 2025) https://www.axios.com/2025/05/28/ai-jobs-white-collar-unemployment-anthropic

    [2] World Government Summit – Elon Musk: otomasyon ve ETG https://www.worldgovernmentssummit.org

    [3] Y Combinator – Sam Altman: temel gelir üzerine araştırma çağrısı https://www.ycombinator.com/blog

    [4] IFR – World Robotics 2024: küresel robot yoğunluğu https://ifr.org/ifr-press-releases/news/global-robot-density-in-factories-doubled-in-seven-years

    [5] T.C. Ticaret Bakanlığı – Türkiye robot yoğunluğu (2021: 29) https://ticaret.gov.tr/blog/sektor-haberleri/turkiye-otomasyon-ve-robot-kullanimi-acisindan-gelisime-acik-bir-ulke

    [6] SOBAG – Türkiye’de robot yoğunluğu (imalatta 40’lar; otomotiv daha yüksek) https://sobag.org/index.php/pub/article/download/16/6/121

    [7] AİMSAD – Otomasyonun istihdama etkisi projeksiyonları https://www.aimsad.org/istatistikler/uretimin-yeni-kurallarini-otomasyon-ve-robotlar-belirleyecek

    [8] Gazete Oksijen – EYT maliyeti açıklaması https://gazeteoksijen.com/ekonomi/bakan-isikhan-eyt-ile-3-milyon-123-bin-kisi-emekli-oldu-ilk-yil-maliyeti-724-milyar-lira-240554

    [9] ÇSGB – Çalışma Hayatı İstatistikleri Aylık e-Bülten (Haziran 2024): aktif/pasif 1,63 https://www.csgb.gov.tr/Media/qg2nxlna/calisma-hayati-istatistikleri-aylik-e-bulten-haziran-2024.pdf

    [10] Ekonomim – 2025 bütçe sunumu (faiz giderleri) https://www.ekonomim.com/ekonomi/2025-yili-butcesinin-buyuklugu-belli-oldu-haberi-774098

    [11] e-Estonia – Dijital devletin ölçülebilir kazanımları (dijital imza, vergi beyanı) https://e-estonia.com/global-digital-society-fund/

    [12] Avrupa Komisyonu – Estonya ekonomik tahmin https://economy-finance.ec.europa.eu/economic-surveillance-eu-member-states/country-pages/estonia/economic-forecast-estonia_en

    [13] Eurostat – Government finance statistics (borç/GSYH) https://ec.europa.eu/eurostat/statistics-explained/index.php/Government_finance_statistics

    [14] ERR News – Estonya’da UBI/ETG gündemi https://news.err.ee/981670/committee-universal-basic-income-will-not-be-introduced-anytime-soon


    Dünya Ekonomi
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikOrçun Selçuk: Venezuela’da olan bitenlerin Latin Amerika, Orta Doğu ve dünyadaki diğer çatışma alanları için de etkileri olacak

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Orçun Selçuk: Venezuela’da olan bitenlerin Latin Amerika, Orta Doğu ve dünyadaki diğer çatışma alanları için de etkileri olacak

    4 Ocak 2026 Daktilo1984
    daktilo2

    Yapay Zekadan Sonra Zekanın Bir Kıymeti Kalacak mı? Geleceğe Dair Bazı Spekülasyonlar

    4 Ocak 2026 Alper Yağcı
    daktilo2

    DEM Parti ya da Temsile İçkin Tahakküm

    4 Ocak 2026 Umut Dağıstan

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    ABD Gündemi: Ara Seçimler Yaklaşıyor, Netanyahu Yeniden ABD’de

    3 Ocak 2026 Bültenler Emrullah Özdemir

    2025 Yılı: Küresel Siyasette Savaş, Diplomasi ve Değişen Düzen

    31 Aralık 2025 Bültenler Bahadır Çelebi

    Ortadoğu’da Olası Çatışma: Türkiye Bir NATO Üyesi Olarak Nasıl Tutum Almalı?

    30 Aralık 2025 Yazılar Gökhan Korkmaz

    Barçın Yinanç: Türkiye’nin önünde fırsat pencereleri yok değil, ama hukuk, demokrasi ve ekonomik adalet olmadan bunları değerlendirmek içi doldurulamayan bir iyimserlik

    28 Aralık 2025 daktilo2 Röportajlar Gökhan Korkmaz

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}