Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – II
    daktilo2

    İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – II

    Birol Başkan5 Nisan 20264 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Bir önceki yazıda, İran ile Körfez’in güney kıyıları arasındaki siyasi ilişkilerin tarihi olarak asimetrik olduğunu vurgulamış, bunu ise iki tarafın farklı siyasi hinterlandlara sahip olması ile açıklamıştık. İran kıyıları, daha geniş bir iç coğrafyaya açılıyordu ve bu coğrafyada güçlü imparatorluklar kurulabiliyordu. Bu imparatorluklar iktiza ettiğinde güçlerini Körfez sularının ötesine taşıyabiliyordu. Güney kıyılarında ise yerleşim ve siyasi otorite daha dar alanlarda toplanıyor ve kendi yakın çevresinin ötesine taşacak bir gücü hiç bir dönem biriktiremiyordu. Bu asimetrinin ilk tarihi tezahürünün ise Sasaniler döneminde ortaya çıktığını ileri sürmüştük. Ardeşir’le birlikte toparlanan İran merkezli güç; Bahreyn, doğu Arabistan ve Umman hattına uzanmış, böylece Körfez’in iki kıyısı tarihte ilk kez ortak bir siyasi yapı altına girmişti.

    Bu yapı, Sasani gücündeki dalgalanmalara rağmen, İslam’ın yükseliş dönemine kadar varlığını korudu. Yedinci yüzyılın başlarında Arap Yarımadası’nın batısında, Mekke’de doğan İslam, yeni bir birleştirici güç olarak ortaya çıktı ve takip eden yirmi küsür yılda yarımadanın büyük bölümünü tek bir siyasi ve dini çerçeve içinde topladı. Bu gelişme ile Bahreyn-Umman hattı üzerindeki Sasani hakimiyetinin de sonu geldi.

    İslam’ın birleştirdiği Araplar, Peygamber’in vefatından kısa bir süre sonra hakimiyet alanlarını yarımadanın dışına taşıdı. İran da fetihlerle hilafetin bir parçası oldu. Böylece Körfez’in iki yakası, Sasani çekilişinin ardından yeniden aynı emperyal yapının altında birleşti. Ancak bu yeni emperyal yapı da, İran ile Körfez’in güney kıyıları arasındaki eski asimetriyi bütünüyle ortadan kaldırmadı. Elbette roller değişmişti. Yeni emperyal yapının askeri ve siyasi elitlerini Araplar oluşturuyordu. İranlılar ise mevali statüsünde daha aşağı bir konuma yerleştirilmişti.

    Ancak yeni emperyal düzenin ağırlık merkezi Körfezin güney kıyıları değildi. İlk merkez Hicaz’dı. Dördüncü halife döneminde merkez kısa süreliğine Irak’a taşındı. Emevilerle birlikte Suriye, Abbasilerle birlikte ise yeniden Irak oldu. Üstelik imparatorluk nimetleri de en başından itibaren Arap kabileler arasında eşit dağılmadı. Nimetler daha çok Hicaz merkezli Arap kabilelerine aktı. Körfez-Umman hattından gelen Arap kabileri ise emperyal hiyerarşide daha aşağılarda konumlandı. Bunda, Peygamber’in vefatı sonrası bu kabilelerin hilafeti tanımamaları, hatta bazılarının dinden dönmeleri etkili oldu.

    Bu merkez çevre çatlağı büyük bir soruna dönüşmeyebilirdi, şayet merkezin kendisinde de başka bir tür çatlak olmasaydı. Peygamber’in kabilesi Kureyş’in iki büyük kolu Ümeyye ve Haşim arasında İslam-öncesi döneme uzanan bir rekabet vardı. Bu rekabet Peygamber’in vefatından sonra hilafetin kime ait olacağı sorusunda açığa çıktı. Ancak ilk iki halife Kureyş’in farklı kollarından olduğu için sorun olmadı. Üçüncü halife Osman’ın Ümeyye kolundan, dördüncü halife Ali’nin ise Haşim kolundan gelmesiyle rekabet yeniden açığa çıktı ve sertleşti. Osman’ın öldürülmesinin ardından Ali dönemi yeni İslami düzenin Kureyş içi bir iç savaşa sürüklendiği dönem oldu.

    Kureyş içi iç savaş, yarımadanın geri kalan kabilelerini de içine çekti. Çünkü merkezdeki bölünme, imparatorluğun alt kademelerinde biriken hoşnutsuzluğun serbest kalmasına fırsat sundu. Yeni düzenin nimetlerinden daha az pay alan, siyasi bakımdan daha aşağıda tutulan ya da merkeze zaten mesafeli duran kabileler bu çatlakla birlikte kendi hoşnutsuzluklarını daha açık biçimde dile getirmeye başladı. Böylece Kureyş içi mücadele, kısa sürede daha geniş bir kabileler arası ve siyasi bölünmeye dönüştü. Bu siyasi bölünme zamanla dini bir dille ifade edildi. Uzun vadede Sünnilik, Şiilik ve Harici-İbadilik gibi daha kalıcı dini anlayışlar bu bölünmenin içinden gelişti.

    Abbasi hilafetinin dokuzuncu yüzyıldan itibaren zayıflaması, İran ile Körfez’in güney kıyılarının siyasi yollarını ayırdı. İran’da, emperyal düzenin çözülmesiyle birlikte Tahiriler, Saffariler, Samaniler ve daha sonra Büveyhiler gibi yerel hanedanlar güç kazandı. Körfez’in güney kıyıları ve ona yakın sahalar ise, çöl, deniz ve dağların sağladığı güvenlik sayesinde, farklı Şii ve Harici hareketler için elverişli sığınak alanlarına dönüştü. Abbasilerin zayıflamasıyla birlikte bu bölgede mezhep-temelli yerel güç odakları ortaya çıktı. Umman’da İbadi imamlık, Bahreyn ve doğu Arabistan’da ise Şii Karmati devleti gibi.

    Abbasilerin tamamen çözülmesinin ardından İran’da Selçuklular, Moğol-İlhanlılar, Timuriler ve Türkmen hanedanlıkları birbiri ardına yükseldi. Ancak bu güçlerin hiçbiri nüfuzunu Körfez’in güney sahillerine kalıcı biçimde yaymadı. Bunun bir nedeni, bu imparatorlukların büyük ölçüde Orta Asya’dan gelen Türk ve Moğol askeri-siyasi gelenekleri üzerine kurulmuş kara imparatorlukları olmasıydı. Siyasi ağırlıkları İran platosu, Irak, Azerbaycan ve Horasan gibi daha büyük kara hinterlandlardı. Körfez’in güney sahilleri onlar için daha çok ticaret ilişkileri üzerinden temas kurdukları bir çevre alanı olarak kaldı.

    Körfez’in karşı kıyısında ise başka bir tablo vardı. Bahreyn ve el-Hasa hattında Şii Karmati devleti on birinci yüzyılda çöktü. Ancak sonrasında Şii taban varlığını devam ettirdi ve on üçüncü yüzyıldan itibaren On İki İmamcı Şiiliğe yöneldi. Bu bölgede siyasi iktidar ise farklı kabile konfederasyonları arasında el değiştirdi. Umman’daki İbadi gelenek de dağlık bölgede devam etti. Ancak Umman’da iç bölge ile kıyı arasında tam bir birlik uzun süre kurulamadı. On ikinci yüzyıldan itibaren Hürmüz, Körfez ticaretine dayanan yeni bir deniz gücü olarak yükseldi ve Bahreyn dahil bazı sahalar üzerinde aralıklı denetim kurdu. Ancak Hürmüz gücünü ne Körfez’in güney kıyılarının tamamına ne de İran içlerine yayabildi. Sonuçta 1000 ile 1500 arasında İran ile Körfez’in güney kıyıları ayrı siyasi çatılar altında kaldı.

    Körfez’in iki kıyısı arasındaki ilişkiler, İran’da Safevi İmparatorluğu’nun kurulmasıyla birlikte yeni bir döneme girdi.

    Birol Başkan güncele ve güncel olmayana dair paylaşımlarını birolbaskan.substack.com adresinde yapmaktadır.

    Tarih
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikAlparslan Türkeş Aslında Kimdir?
    Sonraki İçerik Nobel Üzerine Dört Hikaye: Aşk, Direniş, Hırs ve Küresel Kaos

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Petrol Fiyatları Demokrasileri Dürtüyor 

    5 Nisan 2026 Cem Özen
    daktilo2

    Nobel Üzerine Dört Hikaye: Aşk, Direniş, Hırs ve Küresel Kaos

    5 Nisan 2026 Müge Yılmaz
    daktilo2

    Alparslan Türkeş Aslında Kimdir?

    5 Nisan 2026 Nurettin Kalkan

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Evden Çalışmak Doğum Oranlarını Artırabilir mi?

    31 Mart 2026 Çeviriler PROJECT SYNDICATE Daktilo1984

    Dünya Gündemi: İran Savaşında Bir Ay Geride Kalırken Elimizde Ne Var?

    31 Mart 2026 Bültenler Bahadır Çelebi

    İyileşme mi, Alışma mı?: Gençlerin İyi Olma Hali Üzerine

    30 Mart 2026 Yazılar Ersin Kopuz

    İran Savaşı’nın Belirsiz Son Aşaması

    29 Mart 2026 Çeviriler daktilo2 PROJECT SYNDICATE Daktilo1984

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Nisan 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}