Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » İran, Amerika’yı Nasıl Yeniyor?
    daktilo2

    İran, Amerika’yı Nasıl Yeniyor?

    Daktilo19845 Nisan 20265 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Brahma Chellaney
    Yeni Delhi’deki Politika Araştırmaları Merkezi’nde Jeostrateji Profesörü ve Berlin’deki Robert Bosch Akademisi’nde araştırmacı. Hindistan Ulusal Güvenlik Danışma Kurulu üyesi olarak görev yaptı ve Hindistan’ın nükleer doktrinini kaleme alan isimler arasında yer aldı.
    Çeviri: Mert Söyler

    ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Amerikan halkına yaptığı tutarsız konuşmada ABD’nin İran’a açtığı savaşın başarılı olduğunu öne sürdü ve “işi… çok hızlı bitirme” sözü verdi. Gerçeklerle tamamen çelişen bir iddiaydı bu. Trump, İran’ı hala sadece darbe alabilen, fakat kendi dar çevresinde tepki gösterebilen ve eninde sonunda sürekli askeri ve ekonomik baskıya boyun eğecek sıradan, küçük bir ABD düşmanıymış gibi göstermeye çalışıyor. Oysa İran, ABD müdahaleciliğinin yıllardır bel bağladığı modeli çoktan yerle bir etti.

    ABD on yıllar boyunca, ağır bir misilleme riskiyle yüzleşmeden denizaşırı savaşlar yürütebileceği inancını taşıdı. Bu durum; ABD varlıklarına veya müttefiklerine sürekli ve etkili darbeler indirip sınırları ötesinde ağır bedeller ödetme kapasitesinden yoksun Grenada, Panama, Irak, Libya ve hatta Venezuela gibi hedeflerin özenle seçilmesi sayesinde mümkün olabiliyordu. Vietnam ve Afganistan örneklerinde olduğu gibi direnişler ABD güçlerini yıpratsa bile, çatışmalar hep belirli bir coğrafyayla sınırlı kalmıştı.

    ABD’nin başlattığı bir savaşın faturasının eninde sonunda karşı tarafa çok daha ağır kesileceği fikrine dayanan bu “asimetrik maliyet” modeli, hem “yenilmez Amerika” yanılsamasını ayakta tutmak hem de ABD’nin askeri maceralarına içeriden gelebilecek siyasi tepkileri törpülemek için kritik önem taşıyordu. Gelgelelim, İran bu ezberi bozdu.

    İran’ın güvenlik doktrini, sınırları ötesine güç yansıtmak ve kendini korumak amacıyla asimetrik askeri yetenekleri devreye sokan bir “ileri savunma” anlayışına dayanıyor. Balistik füzeler, seyir füzeleri, insansız hava araçları, ortaklar ve vekil güçlerden oluşan geniş bir ağı kapsayan bu anlayış; ABD ve İsrail saldırdığında İran’a büyük bir stratejik derinlik sağladı. Bu sayede İran, bölge geneline yayılmış ABD müttefiklerine, askeri üslerine ve cephe hattındaki unsurlarına anında misilleme yapma imkanı buldu.

    İran; altyapıları, hava üslerini ve Körfez’deki Hürmüz Boğazı ile Babülmendep gibi ekonomik kilit noktaları tehdit ederek ABD’nin ortaklarını da savaşın bedeline fiilen ortak ediyor. Amerika’nın o çok övülen güvenlik şemsiyesi altına girebilmek için yıllardır ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkeleri, İran’ın misillemelerinden en büyük zararı gördükçe Amerika’nın kendi koalisyonu içindeki stratejik çatlaklar da büyüyor. Bir zamanlar ABD’nin Orta Doğu’da gövde gösterisi yapmasına zemin hazırlayan müttefikler, bugün sırf İran yüzünden Washington’ı dizginlemek için geçerli ve güçlü nedenlere sahip.

    Aslında ABD’nin bu noktaya gelineceğini çok önceden öngörmesi gerekiyordu. 2020’de İranlı Tümgeneral Kasım Süleymani‘nin ABD tarafından öldürülmesinin ardından İran; vekil güçleri devreye sokarak veya inkar edebileceği örtülü saldırılar düzenleyerek değil, doğrudan bir Amerikan askeri tesisi olan Irak’taki Ayn el-Esed Hava Üssü’nü balistik füzelerle vurarak karşılık verdi. Olayın bu boyuta ulaşması, İran’ın anında misilleme görme korkusu yaşamadan Amerikan güçlerini tam isabetle vurabileceğine dair tüm şüpheleri ortadan kaldırmalıydı. Nitekim İran, o günden bu yana geniş bir coğrafyaya yaydığı misilleme stratejisini çok daha kusursuz bir hale getirdi.

    Trump yönetiminin, son derece öngörülebilir bu tepkiyi hesap edememesinin bir nedeni de ABD’li askeri stratejistler ve siyasiler arasında yıllardır süregelen bir başka yanılsamaydı: Yüksek askeri harcamaların savaş meydanında otomatik olarak üstünlük getireceği inancı. Güya Amerika “düşmanlarını” öylesine ezici bir güçle vuracaktı ki, karşı tarafın anında boyun eğmekten başka çaresi kalmayacaktı. Ne var ki ABD; Vietnam’dan 20 yıl süren Afganistan krizine kadar uzanan süreçte, bir türlü kesin zafer kazanamadığı, siyasi olarak arkasında duramadığı ve en nihayetinde utanç içinde geri çekilmek zorunda kaldığı son derece maliyetli yıpratma savaşlarına saplanıp kaldı.

    Tüm bunlara rağmen bu yanılsama silinip gitmedi. Trump yönetimi, İran’ın savunma bütçesi ABD’ninkinin yanında devede kulak kaldığı için bu ülkenin dişe dokunur bir direniş gösteremeyeceğini varsaydı. Gözden kaçırdıkları nokta şuydu: İran’ın askeri bir güç denkliğine ihtiyacı yoktu; asıl ihtiyacı olan şey işleyişi bozabilmekti. Düşük maliyetli fakat etkisi büyük sistemlerden oluşan cephaneliği, geleneksel bir zafer kazanmak için değil, rakibini stratejik anlamda felç etmek için tasarlanmıştı. İsrail‘in de bizzat yaşayarak öğrendiği gibi, nispeten ucuz İHA veya füze sürüleri en gelişmiş hava savunma sistemlerini bile çaresiz bırakabiliyor.

    İran işte bu strateji sayesinde, Amerika’nın en büyük gücünü, yani küresel askeri varlığını ABD’nin en büyük zaafı haline getirdi. Aynı zamanda Amerikan savaş tarzının temel bir açığını da gün yüzüne çıkardı: Sürekli ve asimetrik bir baskıyla kolayca yıpratılabilecek, son derece değerli ve pahalı unsurlara bel bağlamak. Ortadaki bu dengesizlik, taktiksel olduğu kadar ekonomik bir boyuta da sahip. ABD artık kendi varlıklarını ve müttefiklerini, üretilmesi ve fırlatılması çok ucuza mal olan silahlardan koruyabilmek için devasa paralar harcamak zorunda.

    ABD, kendinden çok daha zayıf ve izole düşmanlara karşı geliştirdiği o alışıldık stratejiyle İran’a savaş açtı. Ekonomik baskıyla harmanlanan askeri gücün, İran’a kesinlikle boyun eğdireceğini düşündü. Ancak karşılarında tam da bu tür bir hesaplaşma için yıllardır hazırlık yapan, aldığı darbeleri göğüslerken bir yandan da tırmanan gerilimin faturasını ABD’ye adım adım ödeten bir devlet buldular. Yine de Trump, İran’ın hızla havlu atacağını ummaya devam ediyor.

    Trump yönetiminin yaptığı stratejik hata, sadece İran’ın misilleme kapasitesini hafife almaktan ibaret değil. Bu durum, modern savaşların doğasının temelden yanlış okunduğunu gösteriyor. Ekonomilerin iç içe geçtiği, askeri güçlerin geniş bir coğrafyaya yayıldığı ve düşük maliyetli silah sistemlerinin devrede olduğu bir dünyada, kağıt üzerinde zayıf görünen bir ülke bile çok ağır hasarlar verebiliyor. Verilen mesaj son derece net: ABD için görece maliyetsiz savaşlar devri kapandı.

    ABD hala ezici bir güç kullanıp devasa bir yıkıma yol açma kapasitesine sahip. Fakat artık ne sonuçları kontrol edebiliyor ne de hasarı sınırlı tutabiliyor. İran’ın sergilediği şey sadece bir dayanıklılık örneği değil; daha zayıf bir devletin, süper gücün avantajlarını adım adım nasıl eritebileceğinin de kanıtı. Bir zamanlar kendini yenilmez sanan bir süper güç, artık kasasını boşaltan, müttefiklerine kan kaybettiren ve tüm stratejik hesaplarını altüst eden düşmanlarla yüzleşmek zorunda.

    Hem Ortadoğu’nun hem de Amerikan gücünün geleceği, ABD’nin İran meselesinde yaptığı yanlış hesaplardan gerekli dersleri çıkarıp çıkarmamasına bağlı. Eğer bunu başaramazsa; asla kesin bir zafer kazanamayacağı, ucuza mal edemeyeceği ve stratejik bir mantığa oturtamayacağı savaşların içine sürüklenmeye devam edecek.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.

    Dünya
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikİran Savaşı ve Türkiye’de NATO Kolordusu | Aydın Selcen | 2’li Görüş #80
    Sonraki İçerik Alparslan Türkeş Aslında Kimdir?

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Petrol Fiyatları Demokrasileri Dürtüyor 

    5 Nisan 2026 Cem Özen
    daktilo2

    Nobel Üzerine Dört Hikaye: Aşk, Direniş, Hırs ve Küresel Kaos

    5 Nisan 2026 Müge Yılmaz
    daktilo2

    İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – II

    5 Nisan 2026 Birol Başkan

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Evden Çalışmak Doğum Oranlarını Artırabilir mi?

    31 Mart 2026 Çeviriler PROJECT SYNDICATE Daktilo1984

    Dünya Gündemi: İran Savaşında Bir Ay Geride Kalırken Elimizde Ne Var?

    31 Mart 2026 Bültenler Bahadır Çelebi

    İyileşme mi, Alışma mı?: Gençlerin İyi Olma Hali Üzerine

    30 Mart 2026 Yazılar Ersin Kopuz

    İran Savaşı’nın Belirsiz Son Aşaması

    29 Mart 2026 Çeviriler daktilo2 PROJECT SYNDICATE Daktilo1984

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Nisan 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}