Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Hilmi Demir: Dini manipülasyon yapan rejimler, kendi politikalarına uymayan her türlü iç ve dış aktörü inanç düşmanı olmakla suçlayarak şeytanlaştırır
    daktilo2

    Hilmi Demir: Dini manipülasyon yapan rejimler, kendi politikalarına uymayan her türlü iç ve dış aktörü inanç düşmanı olmakla suçlayarak şeytanlaştırır

    Gökhan Korkmaz12 Nisan 20266 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Daktilo2 için gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, radikalleşme, Selefilik ve İslami Hareketler konusunda uzman olan Prof. Dr. Hilmi Demir ile 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın İran rejimi üzerindeki etkilerini ve yapay zekâ destekli sahte içeriklerin İran halkı üzerinde yarattığı tesiri konuştuk.

    Direniş Ekseni’nin çöktüğünü belirten Prof. Dr. Hilmi Demir, “Mezhepçi veya dini manipülasyon yapan rejimler, kendi politikalarına uymayan her türlü iç veya dış aktörü “Allah’ın emirlerine karşı gelmek” veya “inanç düşmanı” olmakla suçlayarak şeytanlaştırır. Bu tür “kutsal” etiketlemeler, aslında siyasi muhalefeti susturmanın ve devlet aklının ürettiği hataları örtbas etmenin en yaygın yoludur” diyor. Prof. Dr. Hilmi Demir’in Daktilo2’nin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, Ortadoğu’da ciddi bir kırılma yarattı. Bu savaş İran rejiminin ideolojik temellerini nasıl etkiledi? İran’ın Direniş Ekseni ayakta kalabilecek mi, yoksa savaş bu ittifakı daha da zayıflattı mı?

    İran rejiminin ideolojik temellerindeki kırılma savaş sırasında İran’ın Ruhani Lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi, rejimin hem siyasi hem de teolojik çekirdeği olan Velâyet-i Fakih sisteminde büyük bir kriz yaratmıştır. Yönetim, Hamaney’in “90 milyon insan sığınakta yaşamıyorsa benim yaşamam da doğru değil” diyerek bilinçli bir şekilde ölümü (“şehadeti”) seçtiği iddiasını yayarak, fedakârlık ve halk-lider özdeşliği üzerinden yeni bir ideolojik mit üretmeye çalışmaktadır. Ancak bu “ölümü seçme” retoriği, asıl görevi kaos riskini minimize etmek ve devletin bekasını kişisel kaderinin önünde tutmak olan Velâyet-i Fakih öğretisiyle tamamen çelişmektedir. Analizlere göre bu kutsallaştırılmış anlatı; rejimin kendi liderini koruyamaması gibi devasa bir güvenlik zafiyetini, istihbarat açıklarını ve yönetimin varoluşsal acizliğini örtbas etme çabasından ibarettir.

    Rejimin ideolojik çöküşü sadece savaşın getirdiği yıkımla sınırlı değildir. 2017 yılından itibaren süreklilik kazanan toplumsal protestolarla birlikte, rejim zaten “ahlaki üstünlük” iddiasını ve ideolojik cazibe merkezi olma vasfını kaybetmişti.

    Ancak bu saldırının bu süreci bastırdığı söylenebilir. Varsayım şuydu: Rejime yeterince ağır bir darbe vurulduğunda gerisini halk tamamlayacaktı. Darbe vuruldu, Yüksek Lider öldü, hava savunması imha edildi. Ama rejim yerinde duruyor. Çünkü o hiçbir zaman sadece bir adam ya da bir bina olmadı; o bir sistemdi. Ve sistemler, binalar gibi çökmez.

    Çünkü İran Devrim Muhafızları yabancı bir ordu değildir. Doğrudan ya da dolaylı biçimde milyonlarca İranlıya istihdam sağlayan yerel bir kurumdur. Yol ve konut inşa eden şirketleri yönetir, telekomünikasyon ağlarını işletir ve İran’ın ithalat-ihracat ticaretinin önemli bir bölümünü kontrol eder. Ayrıca emeklilik fonlarını ve çeşitli hayır kurumlarını da idare eder. Bu nedenle İran nüfusunun geniş bir kesimi için İDGK yalnızca bir askerî yapı değil aynı zamanda işveren, ev sahibi ve sosyal güvenlik ağıdır. Bunun çökmesi öyle kolay olmayacaktır.

    Eksenin en büyük kırılma noktası Beşar Esad’ın Suriye’de devrilmesi olmuştur. Bu durum, Ortadoğu’daki güç dengelerinde yapısal bir kırılma yaratarak İran’ın Lübnan’daki Hizbullah, Yemen’deki Husiler ve Iraklı Şii milisler üzerindeki nüfuzunu doğrudan zayıflatmıştır. Üstelik bu ağların en üst teolojik ve siyasi referans noktası olan Ali Hamaney’in öldürülmesi, vekil güçlerin karar alma mekanizmalarını lidersiz bırakarak eksenin bölgesel caydırıcılığına ölümcül bir darbe vurmuştur. İran’ın Suriye sahasında bir başka İslamcı hareket tarafından tasfiye edilmesi, “Direniş Ekseni” iddiasına dayalı ideolojik model olma gücünü fiilen bitirmiştir. Ayrıca İran, savaşta tepkisini ayarlamak yerine “yatay tırmanma” stratejisi izleyerek 24 saat içinde dokuz farklı ülkeyi hedef almıştır. Bu da onu daha çok yalnızlaştırmıştır. Sonuç olarak Direniş Ekseni çökmüştür.

    ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşla birlikte yapay zekâ üretimi sahte içerikler platformları sardı. Gerçek ile sahte arasındaki sınır bulanıklaştı. Tel Aviv’de patlamalar karşısında çığlık atarak sinen İsrailliler, ölüleri için yas tutan İranlılar ve füzelerle hedef alınan Amerikan askeri gemileri gerçeğe aykırı şekilde tasvir edildi. Bu tür bir propaganda, İran rejiminin kendi vatandaşları üzerindeki kontrolünü güçlendiriyor mu, yoksa tersine zayıflatıyor mu?

    İran, tarihsel olarak propaganda araçlarını iç politikada toplumsal bütünlüğü sağlamak, rejime bağlılığı artırmak ve ortak bir düşman algısı yaratarak kendi zafiyetlerini örtbas etmek için kullanmaktadır. Rejim, ABD uçak gemilerinin, İsrail şehirlerinin veya Körfez’deki kritik hedeflerin vurulduğunu gösteren sahte içeriklerle, askeri kayıplarının yarattığı itibar zedelenmesini hafifletmeye ve halkına “teknolojik olarak gelişmiş, muzaffer bir süper güç” olduğu illüzyonunu satmaya çalışmıştır.

    İran’da rejime muhalif olan ve uzun süredir öfkesini kısmen de olsa sokakta gösteren genç kesim için kurumsal kaynaklara olan temel güven zaten hasar görmüştü.  Yapay zekâ üretimi sahte içeriklerin platformları sarması, var olan bu güvensizliği daha da derinleştirecektir. Ama bununla birlikte rejimi ayakta tutan teolojik sistemin inanmış halk kitleleri için bu propaganda etkili olacaktır. Zira İran’da oldukça mistik ve asketik özellikli bir halk tabanı vardır. Şii meddahların yılarca anlattıkları hikayelere inanların bu propagandaya inanmasına şaşmamak lazım.

    Yapay zekâ üretimi içeriklerin bu savaşta bu kadar hızlı yayılması, geleneksel propaganda anlayışını değiştirdi mi? Gelecekteki savaşlarda dezenformasyonu ayırt etmek daha mı zorlaşacak, medya okuryazarlığı eğitimleri ve doğrulama platformları bu tehdidi engelleyebilir mi?

    Geçmişte radyo, televizyon gibi araçlarla kitleleri ikna etmeye ve uzun vadeli bir rıza üretmeye dayanan geleneksel propaganda; günümüzde yerini on binlerce sahte hesabın koordine edildiği, algoritmaların yönlendirdiği devasa ve anlık bir “anlatı savaşına” bırakmıştır. Gelecekteki savaşlarda dezenformasyonu ayırt etmek çok daha zorlaşacaktır, çünkü sorun artık sadece “sahte içerik üretilmesi” değil, “gerçeğin kanıtlanamaz hale getirilmesi”dir. İnsanların neyin gerçek neyin sahte olduğunu ayırt edemediği bu bilgi kaosunda, gerçek zulümler ve sivil kayıplar “bunlar yapay zekâ” denilerek çok kolay bir şekilde inkar edilebilir hale gelmektedir.

    Medya okuryazarlığı eğitimleri ve geleneksel doğrulama platformları, mevcut halleriyle bu yeni nesil dezenformasyon dalgasına karşı maalesef etkili olamamaktadır. Bu konuda çok teknik tartışmalar var literatürde. Ama unutmayalım teknik ve bilimsel bir kılıfla sunulan dezenformasyon içerikleri, doğrulama platformlarının sonradan yayınladığı düzeltmelerden çok daha hızlı ve geniş kitlelere yayılmaktadır. Bu yüzden yeni araçlara ihtiyacımız var.

    Radikalizm üstüne çalışan bir akademisyen olarak, sosyal medya kullanıcılarına ve medya kuruluşlarına bu tür savaş dönemlerinde dezenformasyonla mücadele için hangi pratik önerilerde bulunursunuz? Mezhep temelli manipülasyonlara karşı farkındalık nasıl geliştirilebilir?

    Öncelikle medya organları ve fotoğraf ajansları, kullandıkları görsel ve videoların kaynağını, kim tarafından üretildiğini ve hangi düzenlemelerden geçtiğini şifreleyen “içerik kimlik bilgileri” sistemini haber odalarına entegre etmeli ve bir standart haline getirmelidir.

    Mezhepçi ve dini aidiyetlerin stratejik birer silaha dönüştürülmesi, yalnızca belirli bir ülkeye veya bölgeye özgü değil, tarih boyunca dini milliyetçi ve popülist rejimlerin kitleleri mobilize etmek için kullandığı evrensel bir devlet aklı pratiğidir.

    Popülist ve otoriter rejimler, kitleleri manipüle etmek için korku, öfke ve kızgınlık gibi kolektif duyguları silahlaştırarak keskin bir “biz ve onlar” ayrımı yaratırlar. Farkındalık geliştirmek için, siyasi liderlerin kasten ürettiği bu “kimliksel tehdit” ve “düşmanlaştırma” söylemlerinin, aslında kitleleri akılcı düşünceden uzaklaştırıp radikalleştirmeyi hedefleyen bir taktik olduğu idrak edilmelidir. Siyah-Beyaz söyleminden uzak durulmalı gri alanların da olduğu öğretilmelidir.

    Mezhepçi veya dini manipülasyon yapan rejimler, kendi politikalarına uymayan her türlü iç veya dış aktörü “Allah’ın emirlerine karşı gelmek” veya “inanç düşmanı” olmakla suçlayarak şeytanlaştırır. Bu tür “kutsal” etiketlemeler, aslında siyasi muhalefeti susturmanın ve devlet aklının ürettiği hataları örtbas etmenin en yaygın yoludur. Siyasi liderlerin kendi rakiplerini inanç üzerinden itibarsızlaştırma çabalarının, teolojik bir gerçeklik değil, siyasi bir hayatta kalma taktiği olduğu geniş kitlelerce anlaşılmalıdır.

    Dünya M Siyaset Sosyoloji
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikİran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – III
    Sonraki İçerik Macaristan Demokrasisinin Zorlu Sınavı: 12 Nisan Seçimleri

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Macaristan Demokrasisinin Zorlu Sınavı: 12 Nisan Seçimleri

    12 Nisan 2026 İlteriş Ergun
    daktilo2

    İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – III

    12 Nisan 2026 Birol Başkan
    daktilo2

    Netflix Şifresinden Makarnanın Gramajına: Bekarlık Vergisi

    12 Nisan 2026 Elif Avcı

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Yerelden Küresele Barış: Ortadoğu’da Kadın Liderliği ve Çoklu Krizler

    10 Nisan 2026 Yazılar Ayşe Kaşıkırık

    Artificial Intelligence, Natural War, and Something Called Humanity — If Any Remains

    9 Nisan 2026 D84 INTELLIGENCE Reza Talebi

    Dünya Gündemi: Trump’ın İran’a Verdiği Süre Dolarken İran’da ve Orta Doğu’da Savaş Nasıl Seyrediyor?

    7 Nisan 2026 Bültenler Bahadır Çelebi

    ABD Gündemi: No Kings Protestoları, İran Savaşı Çıkmazı ve NATO Krizi

    7 Nisan 2026 Bültenler Emrullah Özdemir

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Nisan 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}