Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Anti-Semitizmin Modern Hali-4: Yahudi Bankerler
    daktilo2 Yazılar

    Anti-Semitizmin Modern Hali-4: Yahudi Bankerler

    Birol Başkan1 Şubat 20265 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Kapitalizmin on beşinci yüzyıldan itibaren Avrupa’da ve onunla ekonomik olarak eklemlenmiş coğrafyalarda hayatı derinden dönüştürmesi ile paralel olarak Yahudi tefeci figürü de dönüştü. Feodal beylerin, küçük prensliklerin, şehir komünlerinin kenarında duran, hukuken kırılgan ve her kriz anında kurban edilmeye hazır figürün yerini yavaş yavaş sarayların ve devletlerin borçlandığı, kamu maliyesine gömülmüş Yahudi banker figürü aldı.

    Rothschild Ailesi

    On dokuzuncu yüzyılda bu yeni figürün en sembolik ismi Rothschild ailesiydi. Ailenin kökeni on altıncı yüzyılın Frankfurt gettosuna kadar gidiyordu. Ancak aileyi tarih sahnesine çıkaracak kişi on sekizinci yüzyıl ortasında Mayer Amschel Rothschild oldu. Mayer gettoda madeni para ve antika ticareti yapan, küçük çaplı kredi ve komisyon işleri de yürüten bir tüccardı. Ancak nasıl olduysa Hesse-Kassel prensinin sarrafı oldu ve prensin servetinin yönetimi, tahvil ve hazine bonosu alım-satımı, savaş döneminde nakit ve kıymetli metal transferi gibi işleri üstlendi. Böylece aile, küçük getto esnaflığından “saray finansörü”ne dönüştü. Mayer Amschel ayrıca beş oğlunu Avrupa’nın farklı merkezlerine yerleştirerek beş şehir üzerinden işleyen bir kredi ve bilgi ağı da kurdu. Nitekim ailenin armasındaki beş ok beş kardeşi ve aralarındaki birliği temsil edecekti.

    On dokuzuncu yüzyılın ilk çeyreğinde Rotschild finans ağı büyük ölçüde şekillenmişti. En büyük oğul Amschel Frankfurt’ta, Nathan Londra’da, Salomon Viyana’da, James (Jakob) Paris’te, Carl ise Napoli’de ailenin finans işlerini yürütüyordu. 1810’lar ve 1820’ler boyunca tablo şuydu: Napolyon savaşlarının ardından ödenmesi gereken savaş tazminatları, koalisyon ordularına yapılması gereken ödemeler ve savaş sonrası yeniden inşa edilecek altı yapılar hükümetler için büyük miktarda sermaye ihtiyacı yaratıyordu. Devletlerin henüz modern merkez bankaları kurulmamış, uluslararası tahvil piyasaları ise yeni yeni oluşuyordu. Rothschild ağı, bu boşlukta, beş şehir arasında hızlı bilgi akışı, döviz ve kıymetli metal transfer kapasitesi ve devletlerle doğrudan müzakere edebilme yeteneği sayesinde öne çıktı.

    Artık karşımızda birkaç kritik Avrupa başkentinde yerleşmiş, egemen devletlerin borçlanma ihtiyaçlarının karşılanmasında aracılık eden büyük bir hanedan vardı. Sermayesi ve nüfuzu hükümetlerle olan ilişkilerine bağlıydı; devlet tahvillerini uluslararası yatırımcılara pazarlıyor, savaş ve barış dönemlerinde hükümetlerin fon akışlarında rol oynuyordu.

    Ailenin Londra, Paris, Viyana, Frankfurt, Napoli gibi merkezlerde eşzamanlı faaliyet göstermesi, ailenin temsil ettiği figüre bir de “ulusüstü, sınır tanımaz Yahudi” motifi ekliyordu. Aslında bu, ebedi sürgün Yahudi figürünün modern versiyonuydu, ve bu haliyle de Avrupalı tahayyülünde derinlere kök salmış “sevimsiz” Yahudi figürünü artık tehlikeli kılıyordu.

    Toussenel ve “Yahudiler, Dönemin Kralları” Kitabı

    Bu figürü bir tehdit olarak yansıtacak, belki de ilk isim Alphonse de Toussenel oldu. 1803 doğumlu Toussenel, Fransız ütopik sosyalisti Charles Fourier’in çevresinde yetişmiş, kendisini “sosyalist” sayan, ama aynı zamanda tutkulu bir Fransız milliyetçisi, Katolik duyarlılıkları güçlü bir polemikçiydi. Gazetecilik yaptı, doğa tarihi ve zooloji üzerine yazdı, ama asıl ününü Yahudiler hakkında iddiası ile kazandı.

    Toussenel iddiasını 1845 yılında yayınladığı Les Juifs, rois de l’époque (Yahudiler, Dönemin Kralları) başlıklı kitabında dile getirdi. Ona göre 1789 devrimiyle feodalizm sona ermemişti, yalnızca biçim değiştirmişti. Yeni feodalizmin adı “finansal feodalizm”di ve aristokrasisi bankacılardı. Nitekim kitabın alt başlığı her şeyi söylüyordu: Histoire de la féodalité financière (Finansal Feodalizmin Tarihi).

    Toussenel’in şemasında Yahudi bankerler bu yeni düzenin merkezindeydi. Fransız köylüsü, zanaatkârı, hatta sanayi burjuvazisi bile artık finansal feodal lordların vassalıydı; kral ve hükümet dâhil herkes Yahudi parası karşısında boyun eğmek zorunda kalıyordu. Devlet borçları, demiryolu imtiyazları, borsa spekülasyonları, Toussenel’in anlatısında, hep aynı görünmez elin, Yahudi finans aristokrasisinin tasarruflarıydı; artık ortada işleyen bir piyasa yoktu, her şeye hakim Yahudi bankerler vardı.

    Les Juifs, rois de l’époque, modern antisemitizmin en erken ve en karakteristik örneklerinden birisidir. Ortaçağ’dan devralınan teolojik ve toplumsal önyargılar, bu kitapla ilk kez ekonomi-politik bir zemine kaydı. Ancak bu zemin sağduyu üzerine inşa bir zemin değildi, daha çok korku üzerine inşa bir zemindi. Yahudi artık sadece “yanlış bir dine inanan” ya da “kapalı cemaat” değildi; çağın görünmez krallarıydı. Yahudi artık sadece nefret ve önyargı objesi değildi, daha derin bir korkunun kaynağıydı. Modern antisemitizm salt Yahudi nefreti veya önyargısı değildir. O, Yahudi’de, devletleri esir, halkları boyunduruğu altın alan, hem iç, hem dış siyaseti, iktisadı, hatta kültürü istediği gibi yönlendirebilecek güç tasavvurudur.

    Toussenel bu tasavvurun adını koymadı. “Antisemitizm” adını Alman milliyetçisi Wilhelm Marr koydu. Marr, Yahudi karşıtlığını dini bir anlaşmazlığın neticesi olarak değil, ırksal bir çatışmanın, “Semitik ırk” ile “Cermen ırkı” arasında bitmeyen çatışmanın neticesi olarak sundu. Marr için sorun “Yahudi inancı” değil, “Yahudi kanı”ydı; dolayısıyla çözüm, ne teolojik uzlaşma ne de hukuksal özgürleşmeydi. Çözüm, Yahudilerin siyasî–toplumsal gövdeden uzaklaştırılmasıydı.

    Fransa’da bu yeni dil ifadesini 1886’da yayımlanan Édouard Drumont’nun La France Juive (Yahudi Fransa) kitabında buldu. İki ciltlik bu metin Toussenel’in “finansal feodalizm” iddiasını devam ettirirken, ona açıkça ırkçı bir bakış açısı ve milliyetçi bir ahlakçılık ekledi. Drumont, Sefarad ve Aşkenaz Yahudilerini Semitik ırkın yozlaşmış fraksiyonları olarak, Aryan Fransız halkını ise, ekonomisi Yahudi banker ve borsa spekülatörler, basını Yahudi gazeteciler, kültürel hayatı Yahudi entelektüellerce teslim alınmış bir halk olarak çizdi. Üçüncü Cumhuriyet’in laiklik politikalarının, milli değerlerin çözülmesinin, Katolikliğin gerilemesinin, şehirleşmenin ve kozmopolitliğin taşıyıcısı da Yahudiydi. Drumont’un metnini önemli kılan satış rakamları da oldu. Artık Yahudi karşıtlığı dar entelektüel çevrelerden çıkıp, geniş bir küçük burjuva ve Katolik kitleyi seferber eden, halkçı bir siyasi dile tercüme edilmişti. Birkaç yıl sonra meşhur Dreyfus Davası etrafında kristalleşecek antisemitik blok, bu söylemsel zeminden beslenecekti.

    Avusturya–Macaristan’da antisemitizm kitle partileri ile sosyal hoşnutsuzluğu yeni inşa Yahudi figürü etrafında seferber eden, sözde bilimsel ve milliyetçi bir siyasal dille ifade edildi; Rus İmparatorluğu’nda ise aynı süreç devlet politikaları ve pogrom şiddetiyle birleşerek kitlesel yıkıma yol verdi.

    On dokuzuncu yüzyılın sonu ile yirminci yüzyılın başı itibariyle modern antisemitizm artık siyasi ve iktisadi bütün hoşnutsuzlukları, kolonyal rekabetten işçi hareketlerine, basın özgürlüğünden laikliğe, devrim korkusundan ahlak krizine uzanan geniş yelpazede vakalar serisini artık “Yahudi komplosu” olarak okumaya başlamıştı. Ve bu okuma kendini en net haliyle “Siyon Büyükleri Protokolleri”nde ifadesini bulacaktı.

    Birol Başkan güncele ve güncel olmayana dair paylaşımlarını birolbaskan.substack.com adresinde yapmaktadır.

    Dünya R2 Siyaset Tarih
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikTrump’tan Sonra Amerikan Demokrasisi Toparlanabilecek mi?
    Sonraki İçerik Algoritma Don Kişotluğu’nun Miadı Doldu mu?: Görünürlüğün Yeni Mülkiyet Rejimi

    Diğer İçerikler

    daktilo2 Yazılar

    Görünenin Ötesinde Bir İşgücü Piyasası Tablosu

    1 Şubat 2026 Oytun Meçik
    daktilo2 Yazılar

    Gümrük Birliği: Miadını Doldurmuş Bir Çerçeve mi, Güncellenmeyi Bekleyen Stratejik Bir Araç mı?

    1 Şubat 2026 Ayşe Yürekli
    daktilo2 Yazılar

    “Cehalete Övgü”: Cahil Cesaretine ve Ödüllerine Dair

    1 Şubat 2026 Alper Yağcı

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Görünenin Ötesinde Bir İşgücü Piyasası Tablosu

    1 Şubat 2026 daktilo2 Yazılar Oytun Meçik

    Gümrük Birliği: Miadını Doldurmuş Bir Çerçeve mi, Güncellenmeyi Bekleyen Stratejik Bir Araç mı?

    1 Şubat 2026 daktilo2 Yazılar Ayşe Yürekli

    “Cehalete Övgü”: Cahil Cesaretine ve Ödüllerine Dair

    1 Şubat 2026 daktilo2 Yazılar Alper Yağcı

    Algoritma Don Kişotluğu’nun Miadı Doldu mu?: Görünürlüğün Yeni Mülkiyet Rejimi

    1 Şubat 2026 daktilo2 Yazılar Elif Avcı

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}