Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Yapay Zekâ Tüm Medya Sektörlerini Ele Geçirmeye Geliyor
    daktilo2

    Yapay Zekâ Tüm Medya Sektörlerini Ele Geçirmeye Geliyor

    Daktilo198418 Ocak 202613 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Charles Ferguson
    Project Syndicate’in yapay zekâ editörü, teknoloji yatırımcısı, politika analisti ve Oscar ödüllü Inside Job da dahil olmak üzere birçok belgesel filmin yönetmeni
    Çeviri: Mert Söyler

    Yapay zekâ artık “içerik” üretimine odaklanıyor; reklamdan romana, filmden gazeteciliğe kadar uzanan geniş bir alan söz konusu. Çok yakında ortaya çıkacak tablo, aynı anda hem ürkütücü hem büyüleyici, hem karamsar hem de heyecan verici olabilir. Yaşanacaklar yalnızca yaratıcı bir dönüşümle sınırlı kalmayacak; ciddi bir yıkımı da beraberinde getirecek.

    Yetişkin hayatımın büyük bölümünde araştırma, gazetecilik ve belgesel ürettim; bir yandan da kaçış sunan romanlar ve filmler tükettim. Bu yüzden üreticilere karşı güçlü bir empati hissediyorum. Fakat son üç yıldır yapay zekâ alanında yatırımcı ve girişim sermayedarı olarak çalışıyorum. Bu deneyim, gazetecilikten yayıncılığa, müzikten reklama ve Hollywood’a kadar herkes için mesajımı netleştiriyor: Bu teknolojinin potansiyelini görmezden gelmek ciddi bir risk.

    Hollywood’un geleceğiyle başlayalım. Film ve televizyon sektörü, internetle birlikte ortaya çıkan yeni dağıtım biçimleri, özellikle dijital platformlar, nedeniyle yıllardır daralıyor. Kablolu televizyon ve DVD’lerin gerilemesi; video izleme alışkanlıklarının değişmesi, kullanıcıların içerik üretmeye başlaması, ucuz kamera ve yazılımlarla üretimin yaygınlaşması ve YouTube, Facebook ile TikTok gibi platformların yarattığı yoğun rekabetle yakından ilişkili.

    Bu sancılı küçülme on yılı boyunca, video üretiminin temel yöntemleri büyük ölçüde aynı kaldı. Hâlâ gerçek kameralarla gerçek insanları ve mekânları kayda alıyoruz. Ancak bu durum uzun sürmeyecek. Çok yakında tüm bu gerçek dünya girdileri yerini yapay zekâya bırakacak. Bu yeni dönemin öncüleri ise köklü stüdyolar değil, çoğu henüz çok genç olan girişimler olacak. Bugün ne büyük stüdyolar, ne yapımcılar ne de dağıtımcılar yapay zekâ ile film üretimi ya da dağıtımında lider konumda. Bu alandaki ilk girişimlerden Runway sekiz yıl önce kuruldu; ardından Arcana, Flick, Koyal, Zingroll ve başka şirketler geldi.

    Son aylarda bu şirketlerin kurucuları ve üst düzey yöneticileriyle görüştüm ve hepsine aynı soruyu sordum: Teknik bilgisi olmayan biri, karakterleri ve prodüksiyon kalitesi sıradan bir Hollywood filmiyle yarışabilecek uzun metrajlı bir yapay zekâ filmini ne kadar sürede üretebilir? Verdikleri yanıtlar birbirine çok yakındı: Bir ila üç yıl, ortalama iki yıl civarı. Daha basit kısa filmler ve reklamlar içinse bu noktaya şimdiden ulaşılmış durumda.

    2020’de kurulan Ukraynalı girişim HOLYWATER, yapay zekâ yardımıyla çok sayıda metin hikâyesi üretiyor; bu hikâyelerin gördüğü ilgi, hangi filmlerin yapılacağını belirliyor. Böylece herkes, özellikle telefonlar için tasarlanmış “dikey” kısa filmler üretebiliyor. HOLYWATER’ın geliri şimdiden 100 milyon doları geçmiş durumda ve her yıl hızla artıyor. Benzer biçimde, 2024’te kurulan Wide Worlds, hayranların sevdikleri fan-kurgu evrenlerinden yola çıkarak kendi kısa filmlerini üretmelerine olanak tanıyor.

    Yapay zekâ dalgasının bir sonraki durağı, 600 milyar dolarlık dijital reklam pazarı. Yapay zekâ ile reklam üretimi alanında öne çıkan girişimlerden Higgsfield 2023’te kuruldu. Buna rağmen büyümesi olağanüstü: Gelirleri her ay ikiye katlanıyor ve bu yıl 1 milyar doları aşması bekleniyor.

    Daha uzun ve karmaşık dizi ve filmler için teknoloji henüz yeterince olgun değil. Ancak baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Önümüzdeki on yıl içinde insan oyuncularla birlikte görüntü yönetmenleri, dublörler, sanat yönetmenleri, kostüm tasarımcıları, yapım sorumluları ve mekân keşfi yapan ekipler de geçmişin mesleklerine dönüşebilir. Bazı stüdyolar bu dönüşümü sessizce ve yoğun biçimde yaşamaya başladı (özellikle Lionsgate Stüdyoları’nın adı sıkça anılıyor), ama Hollywood’un büyük kısmı yaklaşan bu tsunami karşısında neredeyse hiçbir hazırlık yapmıyor. Stüdyolar, yapımcılar, dağıtımcılar ve ajanslar, yapay zekâyı kablolu televizyon, CGI, DVD ya da dijital platformlar gibi “alışılır, geçilir” bir teknoloji dalgası olarak görmeyi tercih ediyor, ya da öyleymiş gibi davranıyor.

    Buna karşılık oyuncuları, senaristleri, sanat yönetmenlerini ve sektördeki diğer meslek gruplarını temsil eden sendikalar büyük bir endişe içinde. Verdikleri tepki ise, yapay zekânın her tür kullanımına toptan karşı çıkmak oldu; bu yaklaşım en iyi ihtimalle sonuçsuz kalacak. Yine de korkularında haklılar. Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki, fiziksel üretimden yapay zekâ temelli video üretimine geçiş büyük olasılıkla kısa ama yıkıcı olacak; binlerce kariyer ve şirket neredeyse bir gecede yok olabilir. Şimdiden sektörü terk eden arkadaşlarımı görüyorum.

    Hollywood, yapay zekâ devriminin insani ve dikkatli biçimde yönetilmediğinde ne kadar büyük bir toplumsal acı yaratabileceğinin yalnızca bir örneği. Üstelik böyle bir yönetimin ufukta belirdiğini söylemek de zor. Benzer bir tablo kurgu yazarlığında, ticari fotoğrafçılıkta, radyoda ve özellikle müzikte karşımıza çıkıyor. Udio, Suno ve Mozart gibi hızla büyüyen yapay zekâ girişimleri, müzik eğitimi olmayan kişilerin bile beste yapmasını mümkün kılıyor. Evet, Udio ve Suno büyük çaplı telif ihlalleri nedeniyle dava edildi ve yakın zamanda büyük plak şirketleriyle uzlaşmaya vardı. Fakat köklü müzik şirketleri yapay zekâ alanında öncü olmaktan çok, bu dönüşüme dava açarak tepki veriyor.

    Yapay Zekânın Sanat Üretimine Etkisi

    Kısacası yapay zekâ devrimi sanat dünyasına giriyor ve geleneksel sektörlerdeki yıkım sert olacak. Asıl zor soru, bu yıkımın ardından ne olacağı. Kendi adıma, bir sinema yönetmeni olarak, yapay zekâ ile film yapma fikri beni heyecanlandırıyor. Hikâye taslakları ve senaryolar yazıp bunları yapay zekâ “stüdyoma” vermek, karşılığında iyi bir kaba kurgu almak ve ardından istediğim filme ulaşana kadar yapay zekâ ile defalarca ince ayar yapmak isterim. Her karakterin, her mekânın, her hareketin, her diyalog satırının ve her kamera açısının tam hayalimdeki gibi olduğu bir film… Finansman aramak zorunda kalmadan, bir yapımcının sevgilisini işe almak zorunda kalmadan, ego manyağı bir yıldızı idare etmeden ya da sette birinin silaha gerçek mermi koyup koymadığını dert etmeden.

    Ancak fikri mülkiyeti ve onu üretenleri koruyacak yeni yasalara, yapılara ve kurumlara acil ihtiyaç var. En çok tartışılan konu, yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde kullanılan geçmiş üretimler için geleneksel üreticilere adil bir karşılık ödenmesi meselesi. Bununla birlikte, yapay zekâ ile üretenlerin ve ortaya çıkan işlerin de korunması gerekiyor. Yapay zekâ tarafından üretilen sanatın korunamayacağı ya da korunmaması gerektiği düşüncesi yanlış. Yazarlar, fotoğrafçılar ve yönetmenler gibi insan sanatçılar, yapay zekâyı bir araç olarak kullanarak yeni işler ürettiklerinde, geleneksel araçlarla çalışan sanatçılarla aynı ölçüde korumayı hak eder.

    Hatta bambaşka türlerin ve gerçek anlamda dâhi sanatçıların ortaya çıkmasına yapay zekânın zemin hazırlayacağına inanıyorum. Ne demek istediğimi görmek için Runway AI Film Festivali’ne, özellikle de büyük ödülü kazanan Total Pixel Space adlı çarpıcı işe bakmak yeterli. Bu tür örnekler, yapay zekâ çağını sanatsal üretim açısından neden olumlu karşıladığımı gösteriyor. Elbette bu devrimin ağır bedelleri de olacak. Pek çok iyi insan, yüz binlercesi, belki milyonlarcası, çoğu zaman kariyerlerinin sonlarına doğru ve neredeyse hiçbir uyarı olmadan işsiz kalacak. Ayrıca her yıl milyonlarca yeni romanın, şarkının ve filmin üretildiği devasa bir “yapay zekâ çöplüğü” oluşacak; bu durum yetenekli yeni sanatçıların fark edilmesini daha da zorlaştıracak. Buna yapay zekâ kız arkadaşlar, yapay zekâ pornografi ve çocuk istismarını betimleyen içeriklere kadar uzanan ürpertici örnekler de eklenecek.

    “Gerçek ile Uydurma Arasındaki Sınırlar Bulanıklaşmış Durumda”

    Beni asıl kaygılandıran ise kurgu dışı dünyanın, yani haberlerin ve bilgi kaynaklarının yaşadığı dönüşüm. Gerçek ile uydurma arasındaki sınırlar burada şimdiden bulanıklaşmış durumda; hatta zaman zaman tamamen siliniyor. Sanatta yapay zekâ çağı beni endişelendirmekten çok heyecanlandırırken, söz konusu hakikat ve gerçeklik olduğunda tablo değişiyor. Kutlanacak çok şey olsa da, yapay zekânın bu alanda yaratabilecekleri beni gerçekten korkutuyor.

    Gazetecilik de Hollywood gibi uzun süredir küçülme yaşıyor. İnternet; günlük gazeteleri, haftalık dergileri, radyoyu ve televizyon haberlerini tek bir pazarın içine soktu; gazetelerin dayandığı ilan gelirlerini yok etti ve düşük kaliteli binlerce yeni oyuncunun ortaya çıkmasına yol açtı. Bir zamanlar insanların güvendiği Time ve Newsweek gibi dergiler ile ulusal televizyon haberleri, sosyal medya, YouTube ve online haber toplayıcı servislerin yükselişiyle büyük ölçüde güç kaybetti. Bu mecralar, çoğu zaman doğru bile olmayan, telif ihlaline çok yaklaşan özetler sundu. Çöp içerik ve yanlış bilgi hızla yayıldı; toplumun büyük bölümünün tükettiği haberin kalitesi ciddi biçimde düştü.

    Buna rağmen, defalarca “ölümden dönmüş” bu ortamdan az sayıda yüksek kaliteli İngilizce haber kuruluşu daha da güçlenerek çıktı: New York Times, Financial Times, Guardian, Bloomberg News, Economist, Politico ile Reuters ve AP. Ancak bu kuruluşlar toplumun yalnızca küçük bir kesimine ulaşıyor. Üstelik bu tür gazetecilik pahalı ve mali açıdan kırılgan. Yapay zekâ, yalnızca nitelikli gazeteciliğin ayakta kalan kurumlarını değil, daha temel bir düzeyde, doğru bilgiyi aktarma ve akılcı yargılarda bulunabilecek bilinçli bir kamuoyu oluşturma kapasitesini de tehdit ediyor.

    En açık ve en çok tartışılan konu yapay zekâ deepfake’leri. YouTube, Facebook, Snap, X ve TikTok gibi platformların doğruluk veya gerçeklik konusunda neredeyse hiçbir yükümlülüğü olmadığını düşündüğümüzde, bu ciddi bir sorun. Alex Jones gibi komplo teorisyenlerinin verdiği zararlara rağmen en azından konuştuğumuz kişinin gerçek Alex Jones olduğunu biliyorduk. Yakında ise neredeyse herkesin ve neredeyse her olayın ayırt edilemeyecek kadar gerçekçi sahte versiyonlarını oluşturmak mümkün olacak. En dikkatle eğitilmiş yapay zekâ modelleri bile kötüye kullanılabiliyor; bazı açık kaynaklı modellerde ise hiçbir denetim yok. Herkesin erişebileceği bu modeller, özenle doğrulanmış içeriklerden tamamen çarpıtılmış, saçma metin ve videolara kadar her şeyi üretecek şekilde “eğitilebiliyor”.

    Buna karşılık, yapay zekâ kamunun erişebildiği haber ve bilgi kalitesini de büyük ölçüde artırdı. Başlıca modeller (özellikle OpenAI, Anthropic ve Google) ve bunların sunduğu katma değerli hizmetler artık gerçekten etkileyici bir düzeyde. Halüsinasyon hâlâ bir sorun olsa da, bir yıl öncesine kıyasla çok daha sınırlı. Bu modeller ayrıca bazı ciddi haber kuruluşlarıyla; çoğu gizli, bir kısmı ise açık anlaşmalar yaptı. Financial Times OpenAI ile, New York Times Amazon ile, AP ajansı ise OpenAI ve Google ile işbirliği içinde.

    Yapay zekâ modelleri, şimdiden bir milyardan fazla kullanıcı için adeta bir bilgi mucizesi sunuyor. Ben Perplexity’yi günde en az on kez kullanıyorum ve bu yazıyı yazarken de geleneksel yayınlara (ya da Google arama moturuna) başvurmaktan çok daha sık bir şekilde kullandım.

    Aynı şekilde, hukukçular, bilim insanları, doktorlar ve hastalar için referans kaynakları gibi pek çok uzmanlaşmış yapay zekâ hizmeti patlama yaptı; artık Ash ve Lovon gibi sağlayıcılar üzerinden yapay zekâ terapistleri bile kullanılabiliyor. Hafife alabilirsiniz, ama birkaç arkadaşım zor zamanlarında Ash, Lovon ve hatta ChatGPT’nin şaşırtıcı derecede yardımcı olduğunu; çoğu insan terapistle rahatlıkla kıyaslanabileceğini söyledi.

    Fakat işin karanlık bir yanı da var. Yapay zekâ modelleri bilgi üretmez. Bilgiyi mükemmel biçimde toplar ve dağıtırlar, ama tamamen başkaları tarafından yaratılmış verilere bağımlıdırlar. Bizim ve modellerin hâlâ Politico, New York Times, Financial Times, Kyiv Independent, eKathimerini, Guardian, Le Monde, Asahi Shimbun, El País, Der Spiegel, AP, Reuters, ProPublica ve dünya çapındaki diğer haber kuruluşlarına ihtiyacımız var. Yalnızca bu kuruluşlar editörlere, tam zamanlı muhabirlere, doğrulama ekiplerine ve sahadaki muhabir, fixer ve kaynak ağına sahip. Yapay zekâ modelleri, risk alıp gerçeğin peşinden giden araştırmacı gazetecileri veya savaş muhabirlerini işe almaz.

    Ne var ki yapay zekâ modelleri geleneksel gazeteciliğe ne kadar bağımlıysa, onu en az iki açıdan derinden tehdit ediyor. Tıpkı Hollywood örneğinde olduğu gibi, bu tehditler geleneksel sektörün olup bitene yeterince dikkat etmemesiyle daha da büyüyor.

    İlk sorun, doğrudan rekabet. Belirli bir konuda bilgi almak ya da gündemi takip etmek isteyen biri için artık bir haber sitesine gitmek şart değil; bir yapay zekâ modeline sormak yeterli. Üstelik soruyu tam olarak nasıl istiyorsanız, o ayrıntı düzeyinde sorabiliyorsunuz. Hatta sevdiğiniz gazetenin haberler sayfasına ya da ana sayfasına karşılık gelen bir özet bile isteyebilirsiniz.

    Üstelik mesele bununla sınırlı değil. Bugün kullanılan modeller, ev aletleri tamirinden psikoterapiye, tıbbi tavsiyelerden kişisel sorunlara kadar uzanan pek çok alanda, haber kuruluşlarının cevaplayamayacağı sorulara yanıt verebiliyor. Belki de en can alıcı nokta, çok daha ucuz olmaları. Bireysel kullanıcılar genellikle ayda 10 dolar ödüyor. Buna karşılık New York Times yaklaşık 25 dolar, Financial Times ve Bloomberg News ise daha da pahalı.

    Yapay zekâ modelleri, sabit maliyetlerini çok geniş bir kullanıcı kitlesine yayabildikleri için ciddi bir maliyet avantajı elde ediyor. Ancak asıl fark, kullandıkları bilgilerin büyük bölümü için ödeme yapmamalarından kaynaklanıyor. Büyük yapay zekâ şirketleri, kitaplar ve haber dergileri dahil olmak üzere önemli yayınları, çoğu zaman yazarlara ya da yayınevlerine neredeyse hiçbir karşılık vermeden, sistemlerini eğitmek için kullandı. Bu süreçte son derece sert ve ahlaki açıdan sorunlu bir yaklaşım benimsendi.

    Büyük modeller arasında telif hakları konusunda en sorumlu tutum benimseyen olarak görülen Anthropic, kısa süre önce Yazarlar Birliği’nin desteklediği bir davayı 1,5 milyar dolarlık bir uzlaşmayla sonuçlandırdı. New York Times, 2023’te OpenAI ve Microsoft’a dava açtı ve her iki şirket de davayla mücadelesini sürdürüyor. Bu yazıyı Perplexity’nin yoğun yardımıyla tamamlamamdan kısa süre önce ise New York Times ve Chicago Tribune, Perplexity’e dava açtı.

    Model geliştiricilerin içerik üreticilerine adil biçimde ödeme yapması gerektiğine dair güçlü ahlaki ve pratik gerekçeler var. Ancak bunun hayata geçmesi büyük olasılıkla yeni mahkeme kararlarını ya da yeni yasaları gerektirecek. O zamana kadar ciddi bir risk söz konusu: Haber kuruluşları, gazeteciler, yazarlar ve belgeselciler yeterince desteklenmezse, yapay zekâ sektörü sonunda doğru ve güvenilir sonuçlar üretebilmek için ihtiyaç duyduğu kaynakları kendi eliyle yok edebilir.

    Bu noktada yapay zekânın yarattığı ikinci büyük sorun ortaya çıkıyor: Yapay zekâ kaynaklı çöp içerik ve dolandırıcılık seli yüzünden güvenilir haber kaynaklarının aşınması. Sayısız yapay zekâ hizmeti piyasaya çıkacak. Hatta büyük temel modeller ve en titiz haber kuruluşları bile, gerçeğinden ayırt edilmesi neredeyse imkansız olan ustaca üretilmiş sahte içerikler nedeniyle zarar görebilir. Şu ana kadar modeller gerçek dünyadan beslenen verilerle eğitildi; ancak çok yakında eğitimde kullanılan “içeriğin” büyük bölümü yapay zekâ üretimi olacak.

    Yaklaşan bu krizde geleneksel sektörün de payı var. Yapay zekânın yarattığı tehdit açıkça ortadayken, Hollywood’da olduğu gibi büyük haber kuruluşları neredeyse hiçbir şey yapmadı. New York Times ve Financial Times, konuyu bilen muhabirler sayesinde yapay zekâ alanını fena sayılmayacak biçimde takip ediyor. Fakat abonelerin doğrudan soru sorabileceği bir sohbet arayüzü sunuyorlar mı? Hayır. New York Times’ın (ya da Financial Times, Guardian veya Politico’nun) arama özelliğini deneyin, ardından ChatGPT ya da hatta klasik Google Arama ile karşılaştırın. Aradaki fark bariz. Üstelik söz konusu olan, aynı yayın içindeki bir içeriği bulmak.

    Haber kuruluşlarının çoğu yapay zekâyı hâlâ kapsamlı biçimde kullanmıyor. Gazeteciler sohbet araçlarından faydalanıyor olabilir, ancak bu potansiyelin çok küçük bir kısmı. Oysa güvenilir kaynakları sürekli tarayan, gelişmeleri anında yakalayan sistemler kurulabilir; haberlerin ilk taslakları otomatik olarak hazırlanabilir; yazılara kaynakça ve dipnotlar eklenebilir (Perplexity’nin yaptığı gibi); doğrulama ve edit süreçleri büyük ölçüde hızlandırılabilir.

    Çeviri meselesi de cabası. New York Times, Çince ve İspanyolca için sınırlı hizmet sunuyor. Ancak yalnızca Arapça, Japonca, Lehçe, Ukraynaca ya da Vietnamca okuyanlar için neredeyse hiçbir seçenek yok. Bugün yapay zekâ çevirilerinin ulaştığı kalite düşünüldüğünde bu durum gerçekten anlaşılır değil.

    Geleneksel yayınlar, temel yapay zekâ modellerinin içeriklerine erişimini hâlâ büyük ölçüde engelliyor. Bunun gelişmeleri yavaşlatacağını sanıyorlarsa, büyük bir yanılgı içindeler. Dijital dünya, tek bir yayından kat kat daha büyük. Üstelik yapay zekâ modelleri ve onlara eşlik eden araçlar, ihtiyaç duydukları her şeyi bulma konusunda giderek ustalaşıyor. Haber sektörü, üzerine gelen bu güçlerle ve onları harekete geçiren şirketlerle rekabet edebilecek durumda değil.

    Bu nokta çoğu zaman yeterince fark edilmiyor. 2024’te New York Times’ın geliri 3 milyar doların biraz altındaydı. Financial Times, Guardian ve Economist’in toplam geliri ise 2 milyar doların altında kaldı. Gerçek anlamda mali güce sahip tek haber kuruluşu Bloomberg. Hatta Bertelsmann, Springer ve Elsevier’in başını çektiği küresel kitap ve bilimsel yayıncılık sektörünün toplam geliri bile 50 milyar doların altında.

    Buna karşılık Google’ın yıllık geliri yaklaşık 400 milyar dolar, Microsoft’un 300 milyar, Meta’nın 200 milyar, Amazon’un 700 milyar, Apple’ın ise 400 milyar dolar civarında. Sadece Google’ın yıllık kârı 100 milyar doları aşıyor. OpenAI ve Anthropic bile şimdiden Bloomberg dışındaki tüm haber kuruluşlarından daha yüksek gelirlere ulaştı. New York Times’ın geliri yılda yaklaşık yüzde 10 artıyor; bu da pazar payını hızla kaybettiğini gösteriyor. Dünyanın dikkatini kazanma yarışında, özellikle haber kuruluşları yapay zekâyı kullanma konusunda giderek daha da geriye düşerken, sizce kazanan kim olacak?

    İnsan elbette şunu umut ediyor: Haber kuruluşları sonunda uyanır, mahkemeler ve yasama organlarıyla birlikte kamuoyu baskısı yapay zekâ şirketlerini gazetecilere ve araştırmacılara adil ödeme yapmaya zorlar, yapay zekâ da nitelikli gazeteciliğin önünü açan yeni bir dönemi başlatır. Ama aynı zamanda, benim gibi, bunların hiçbirinin gerçekleşmeyeceğinden endişe etmek de hiç de yersiz değil.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.

    Dünya Yapay Zeka
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerik2026’nın Yeni Kuralı: Hukuk Sonra Gelir
    Sonraki İçerik Türk Dindarlığında Örtük Tekfircilik

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Hümeyra Pamuk: Latin Amerika’da önümüzdeki yıllarda yapılacak seçimlerin ne yönde gideceği izlenmeli

    18 Ocak 2026 Gökhan Korkmaz
    daktilo2

    Kriz Büyürse Azerbaycan Türkleri İran’dan Ayrılır mı? Bir Çerçeve Analizi

    18 Ocak 2026 Mehmet Akif Koç
    daktilo2

    Hayalet İlanlardan Kaçıp Bumble’a Sığınmak: Uygulamalarda İşlev Kayması ve Sosyal Sermayenin Yeni Pazaryeri

    18 Ocak 2026 Elif Avcı

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    ABD ile Çin Arasındaki Ticaret Savaşları Gezegeni Yok Ediyor

    13 Ocak 2026 Çeviriler PROJECT SYNDICATE Daktilo1984

    Kaynak Jeopolitiğinin Yeni Çağında Süper Güçler, Egemenlik ve Uluslararası Hukuk

    11 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Şafak Herdem

    Irak’tan Venezuela’ya “Petrol Meselesi”: Berberinizin Bildiği Gibi Değil

    11 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Alper Yağcı

    İslamcılığın Komplo Teorisi – III: Anti-Semitizmin Modern Hali-2

    11 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Birol Başkan

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}