Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Orta Güçler İçin Fırsat Zamanı mı? 
    Çeviriler daktilo2 PROJECT SYNDICATE

    Orta Güçler İçin Fırsat Zamanı mı? 

    Daktilo198415 Mart 20265 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Ian Bremmer 
    Eurasia Group ve GZERO Media kurucusu ve başkanı; BM Yapay Zekâ Yüksek Düzey Danışma Kurulu Yürütme Komitesi üyesi; Columbia Üniversitesinde siyaset bilimci 
    Çeviri: Mert Söyler 

    Amerika’nın müttefikleri, artık ABD’yi kolektif güvenliğin, serbest ticaretin ve hukukun üstünlüğünün yılmaz bir savunucusu olarak görmüyor. Öte yandan, ekonomik refahı giderek daha fazla Çin ile iyi ilişkiler kurmaya bağlanan pek çok ülke, Çin’in artan ekonomik gücü ve siyasi nüfuzundan endişe duyuyor. ABD ile Çin’in uluslararası sisteme yön verdiği, Rusya’nın ise bu sistemi yıkmaya niyetli olduğu bu gergin yeni tabloda, Kanada Başbakanı Mark Carney ocak ayında “orta güçler birlikte hareket etmeli” uyarısında bulunmuştu. 

    Peki ama bu tam olarak ne anlama geliyor? “Orta güçler” Birleşmiş Milletler gibi mevcut çok uluslu kurumları ayağa kaldırabilir mi? Ortak değerleri korumak adına çıkarlarının uyuştuğu noktalarda güçlerini birleştirebilirler mi? Şüphe duymak için epey neden var. Fakat bugün kendilerini göstermenin bir yolunu bulamazlarsa, ABD ve Çin’in domine ettiği bir gelecekte başlarına geleceklere boyun eğmek zorunda kalacaklar. 

    Şanslıyız ki mevcut jeopolitik tablo, orta güçlere bazı fırsatlar da sunuyor. Avrupa Birliği, Hindistan, Japonya, Brezilya, Kanada ve diğer istekli ülkelerden oluşan koalisyonlar; BM, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumlara sağlanan mali ve siyasi desteği artırmak için omuz omuza verebilir. 

    Şüphesiz, yeni kurumlar inşa etmektense var olanları ayakta tutmak çok daha kolay olacaktır. Çünkü ABD ve Çin, diğer güçlerin kurmaya kalkışacağı her türlü yeni yapının altını oyabilir. Dahası ABD, Çin ve Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nde yapılacak daha köklü reformların önüne geçecek ciddi bir gücü hala elinde tutuyor. Ancak asıl amaç da tam olarak bu olmalı: Amerika’nın boş verebileceği veya Çin’in boyunduruğu altına girebilecek en kırılgan kurumları korumak. 

    Güvenlik cephesine bakarsak, ABD ve Çin’in maddi ve askeri üstünlüğü, çoğu orta gücü hala askeri koordinasyon, silah geliştirme ve istihbarat paylaşımı gibi konularda mecburen ABD ile uyumlu hareket etmeye itiyor. Fakat bazı istisnalar da göze çarpıyor. Örneğin, Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş Avrupa ülkelerini savunma alanında daha fazla kenetledi. Yine de bu sürecin hedefine ulaşması için daha epey zamana, paraya ve siyasi iradeye ihtiyaç var. 

    Benzer şekilde Hindistan da Çin ile ezeli rekabeti, Rus savunma sanayisi ürünlerinin yetersiz kalitesi ve Amerika’nın uzun vadeli güvenilirliğine duyduğu şüpheler yüzünden Avrupa ile güvenlik ve ticaret bağlarını sıkılaştırdı. Amerika’nın gelecekte izleyeceği yola dair ortak kaygılar taşıyan Avrupa ve Kanada, aralarındaki savunma iş birliğini derinleştirdi. Öte yandan Japonya, Güney Kore, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin gelecekte kendi nükleer caydırıcı güçlerini geliştirme ihtimali masada duruyor. 

    Ekonomi alanında ise orta güçlerin risklerini dağıtarak kendilerini sağlama almaları biraz daha kolay görünüyor. Zira ABD ve Çin; ticaret, yatırım, standartların belirlenmesi ve kalkınma finansmanı konularında güvenlikte oldukları kadar söz sahibi değiller. Nitekim bu alanda şimdiden gözle görülür adımlar atıldı. AB’nin kısa süre önce Hindistan ve Mercosur (Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay) ile imzaladığı ticaret anlaşmaları, ölçek ve kapsam olarak tarihi önem taşıyor. Ayrıca Kanada’nın, AB ile Asya merkezli Kapsamlı ve İlerici Trans-Pasifik Ortaklığı (CPTPP) arasında bir köprü kurma çabası (son derece karmaşık bir süreç olsa da) ortaya çok büyük kazanımlar çıkarabilir. 

    Öte yandan, Çin’in zaman zaman bir silaha dönüştürmekle tehdit ettiği nadir toprak elementleri açısından zengin olan Brezilya, tedarik zincirlerini ABD’nin ötesine taşıyarak çeşitlendiriyor; nitekim son durağı Hindistan oldu. Kuşkusuz, kritik minerallere sahip diğer orta güçler de aynı yolu izleyebilir. 

    Son olarak, kendilerini ABD ve Çin’in baskısına karşı savunmasız hisseden orta güçler, ortak ekonomik güvenlik anlaşmalarına imza atabilir. Bu tarz anlaşmalar, tıpkı NATO’nun meşhur 5. maddesinde yer alan karşılıklı savunma ilkesi gibi, gönüllü üyeleri tek taraflı gümrük vergisi baskılarına, mevcut ticaret anlaşmalarının veya DTÖ kurallarının ihlallerine karşı ortak hareket etmeye yönlendirecektir. Ne var ki bunu başarmak için orta güçlerin, yeni ticaret anlaşmaları uğruna verilmesi gereken tavizlere karşı kendi içlerindeki ciddi direnişi kırmaları gerekiyor. 

    Teknoloji cephesinde ise orta güçleri çok daha çetrefilli bir manzara bekliyor. Bir yandan ABD ile Çin arasındaki rekabet, orta güçlere bu iki dev oyuncu arasında fırsatçı manevralar yapma şansı tanıyor. Diğer yandan, teknolojik inovasyon ve kullanıma öngörülebilirlik katacak kuralları koyan çok taraflı kurumlar ufukta görünmüyor. 

    Özellikle yapay zeka alanında durum tam olarak böyle; zira ABD’li ve Çinli şirketlerin ezici üstünlüğü, orta güçlerin elinde ne bir pazarlık kozu ne de ortak bir gelişim stratejisi bırakıyor. Belki Avrupa, Kanada veya Hindistan’daki şirketler güçlerini birleştirip kendi devlerini yaratabilirler; düşük maliyetli veya tamamen ücretsiz, açık ve güçlü bir yapay zeka “altyapısı” geliştirebilirler. Fakat böylesi bir çaba hem çok maliyetli hem de zaman alıcı olacak; üstelik pek çok hükümet halihazırda ekonomik ve jeopolitik sıkıntılarla boğuşuyor. 

    Daha geniş bir perspektiften bakarsak, orta güçlerin önündeki en büyük engel, böylesine çeşitli bir grupta ortak çıkarlar bulabilmek. ABD dışındaki Batılı liderler, kurallara dayalı uluslararası düzenin korunmaya değer olduğu fikrinde genel olarak birleşse de Küresel Güney’deki pek çok isim Batılı değerlerin evrensel olmadığını hatırlatmakta gecikmiyor. Batılı olmayan güçleri kural koyan birer ortak yerine sadece kurallara uyan taraf olarak gören her türlü orta güç stratejisi, içi boş ittifaklar ve zayıf kurumlar doğurmaya mahkûm. O halde ilerlemenin tek yolu, Küresel Güney ülkeleri için en acil olan sorunlara el atmaktan geçiyor: Kalkınma yatırımları, borç yönetimi, iklim finansmanı ve teknolojiye erişim. 

    Tüm bu engellere rağmen orta güçler, kendi çıkarlarını ABD ve Çin hegemonyasına karşı savunma fırsatlarının sonsuza dek sürmeyeceğinin farkında. Eğer harekete geçmekte geç kalırlarsa, dünyanın en büyük iki gücü, gelişmekte olan ülkeler genelinde altyapı, dijital sistemler ve güvenlik alanlarındaki ikili anlaşmaları sağlama alacak. Bu anlaşmalar yapılıp ilişkiler iyice kök saldığında, geri kalanların ABD veya Çin hakimiyetine dur demesi çok daha zorlaşacak. 

    Carney’nin “Eğer masada yoksak, menüdeyiz demektir” şeklindeki uyarısı pek çok ülkede güçlü bir yankı buldu. Şimdi asıl soru, büyük güçlerin planlarını orta güçlerin bozup bozamayacakları ve bunu ne kadar etkili yapacakları. 

    ©Project Syndicate 

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz. 

    Dünya L2
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikSavaşın Ateşi Nerelere Sıçrar? | Reza Talebi | 2’li Görüş #75
    Sonraki İçerik Shakespeare’in Gölgesinde Konforlu Bir Yas: Hamnet

    Diğer İçerikler

    daktilo2 Röportajlar

    Suat Kınıklıoğlu: Güçlü bir Türkiye’nin anahtarı, demokrasiyi güçlendirmek ve iç barışı sağlamaktır 

    15 Mart 2026 Gökhan Korkmaz
    daktilo2 Yazılar

    Mikro-Evrenler, Makro-Yıkımlar: Dünya Yanarken Akıl Sağlığımızı Korumak

    15 Mart 2026 Elif Avcı
    daktilo2 Yazılar

    Türk Muhalefetinin Kör Noktası: Dış Politika  

    15 Mart 2026 Nurettin Kalkan

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Suat Kınıklıoğlu: Güçlü bir Türkiye’nin anahtarı, demokrasiyi güçlendirmek ve iç barışı sağlamaktır 

    15 Mart 2026 daktilo2 Röportajlar Gökhan Korkmaz

    Mikro-Evrenler, Makro-Yıkımlar: Dünya Yanarken Akıl Sağlığımızı Korumak

    15 Mart 2026 daktilo2 Yazılar Elif Avcı

    Türk Muhalefetinin Kör Noktası: Dış Politika  

    15 Mart 2026 daktilo2 Yazılar Nurettin Kalkan

    Küçük Körfez Ülkeleri ve Güvenlik Paradoksları

    15 Mart 2026 daktilo2 Yazılar Birol Başkan

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}