Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Güçlendirilmiş Orta Sınıf, Güçlendirilmiş Demokrasi
    Yazılar

    Güçlendirilmiş Orta Sınıf, Güçlendirilmiş Demokrasi

    By Onur Alp Yılmaz29 Ekim 20223 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    Tanzimat’tan beri modernleşme hikayemiz Osmanlı-Türk aydınlarının sorduğu birkaç soru etrafında şekillenmiştir. Bunlardan biri de şu sorudur: “Batı neden ileri?” ya da “Biz neden geriyiz?”

    Ancak Tanzimat’tan bu yana bu soruyu soran aydınların pozitivizmden mülhem sanayileşme, onun getireceği iş bölümü, hukuk reformları ve bunun sonucunda gücün beşerileşmesi gibi yollarla Batı’yı yakalayabileceklerine olan inancının Cumhuriyet’le beraber düşünülenden de radikal biçimde gerçekleşmesine karşın toplumun genelinin yoksulluğunun giderilememesi ve bu alanda Batı’nın çok uzağında bulunulması dolayısıyla tartışmanın bağlamı değişmiştir. Başka bir ifadeyle, farklı tonlarda da olsa yukarıdaki inançları taşıyan Osmanlı-Türk modernleşmecilerinin hukuk ve eğitim sisteminin düzeltilmesi ve Batı’ya entegre edilmesi sonucunda gerçekleşeceklerine inandıkları “çağdaşlaşma”, “medenileşme” ve “topyekûn kalkınma” gibi düşünceler, Kemalist-sol düşünceyi paylaşan aydınlara göre mümkün değildi. Onlara göre; önce eğitim, hukuk ve hürriyet vasıtasıyla toplum kalkındırılıp sonra altyapı devrimlerine yönelmek yerine, bu üstyapı kurumlarını bir kenara bırakarak önce altyapı devrimlerini gerçekleştirmek gerekmekteydi. Alternatif bir ifadeyle onlar, sosyal adaletçi bir kalkınmanın hukuk, eğitim ve hürriyetin sonucunda değil; hukuk, eğitim ve hürriyetin sosyal adaletçi bir kalkınmayla ehlileştirilip “modern”leştirileceğine inanmışlardır.

    Ancak 1980’den sonra neoliberal hikayeyle beraber değişen paradigmayla her şeyi Kemalizme yükleme indirgemeciliği birçok noktada realiteyi kaçırmamıza sebep olmuştur. Çünkü bu dönemle birlikte liberal hegemonyanın en temel iddiası olan “ideolojiler devri bitti” safsatası dolayısıyla toplumsal ve siyasal sorunlar sınıf odaklı ve sosyal adalete dayalı bir gelecek yerine, fail odaklı ve geçmişle kavgalı bir perspektiften okunmuştur. Bunun sonucunda her makale-kitabın background kısmı, Kemalizmle kavgayla başlayıp ana tezler de post-modern dönemde yaşananları bu kavga üzerinden çarpık modernleşme’nin sonucu olarak sunmuştur.

    Günün sonunda varılan noktada, Türkiye’nin keyfilikten hukukiliğe yönelen ve sosyal adaletçi yönü eksik kalan modernleşme hikayesinin başardığı ilk koşul dahi yıkıldı. Çünkü 2010 ve 2017 referandumları bu süreci tersine çevirdi. Türkiye’de hukukilikten keyfiliği geçildi. Onca çaba, emek ve birikim çöpe atıldı. Dolayısıyla yeni dönemde Türkiye’nin derdinin modernleşme hikayesinde değil, demokrasi serüveninde olduğunun idrakiyle sormamız gereken bir soru var: Neden bu ülkeye iradi kötülük yapan otoriter rejimler iş başına geldi? Sorumuz da çıkışımız da bu.

    Aslında bunun için uygun bir ortam da var. Bu ortamın içinde, tüm bir modernleşme sürecimiz boyunca ilk kez, devlet odaklı değil, demokrasi odaklı bir değişim talebi var. Yani bu defa talep, “devleti kurtarmak” değil, “demokrasiyi kurtarmak” ve yeniden kurmak. Bence bu kötü günlerin en olumlu yanı da bu. İşte bu durumda halkın demokratik talepleriyle iktisadi taleplerini iç içe savunduracak bir siyasi irade şart. Aksi hâlde iktidarın tarihsel olarak demokrasiyi ayakta tutan ve demokratik taleplerin yegane savunucusu olan orta sınıfı yuttuğu bu ortamda, yalnızca kurumsal bir inşa süreci demokrasiyi ayakta tutmaya yetmez. Muazzam bir servet transferiyle zenginleştirilen sermayedarlara karşı mevcut muhalefetin tersine bir servet transferi kurgulayarak, bu türedi sermayedarlara karşı halkın desteğini yanına alması kaçınılmaz.

    Yani nasıl II. Meşrutiyetten erken Cumhuriyete uzanan dönemde çağa ortak olmak için modernleşme projesinin temeline milli burjuvazi yaratmak koyulduysa, sonraki iktidarın da demokrasiyi kalıcı hâle getirmek için orta sınıfı yeniden ayağa kaldırması gereklidir. Bu, tarihsel bir sorumluluktur ve bu sorumluluğun büyüğü de hem kurucu parti olma hem de sosyal demokrasiyi bu topraklara taşımasından kaynaklı olarak CHP’dedir.

    En büyük bayramımız kutlu olsun.

    Fotoğraf: Marek Omasta

    Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleCOP27 ve Türkiye İklim Politikaları | Asterisk2050 Özel Yayını
    Next Article Ömer Faruk Metin: Muhalif grupları bir arada tutan şey, muhabbetten ziyade, ortak gördükleri büyük tehlike

    Diğer İçerikler

    PROJECT SYNDICATE

    İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı

    29 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Yeni Parti Ne Yapacak? | Çavuşesku’nun Termometresi #317

    26 Temmuz 2026By Ekin Keleş, İlkan Dalkuç ve Burak Bilgehan Özpek
    Videolar

    Yeni Parti, İmkan ve İhtimaller | Edgar Şar | 2’li Görüş #98

    26 Temmuz 2026By Edgar Şar ve İlkan Dalkuç

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}