Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Bu “Kader”e Razı Değilim!
    Yazılar

    Bu “Kader”e Razı Değilim!

    By Onur Alp Yılmaz15 Ekim 20223 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Bugün bambaşka bir yazı yazmayı planlıyordum. Üstelik bir kısmını yazmıştım da… Ancak ülkemizde gündem her zaman olduğu gibi bizden daha hızlı ilerliyor. Benim yazıyı zihnimde tasarladığım sıralarda Bartın’dan çok acı bir haber, bir iş cinayeti haberi geldi. Zihnimde hemen Soma katliamı belirdi. Gencecik bir üniversite öğrencisiyken hissettiğim acı geldi aklıma ve burnumun direği sızladı, yine tam da o günkü acıyla. Sonra ise bir anda Soma madeninden çıkarılan, ölümü koklamış o genç madencinin yer üstündeki hayattan soyutlanması ve hatta dışlanmasından kaynaklı olarak verdiği o mahcup reaksiyon geldi aklıma, “Çizmelerimi çıkarayım mı?”

    Kendi kendime düşündüm bir süre, yıllar sonra yeniden. Acaba bu genç madenciye bir sedyenin bir insandan önemli olabileceğini düşündüren şey neydi acaba? Vatandaşların ortak bütçesiyle yapılan yatırımları onların yüzüne sanki bir lütufmuş gibi vuran buyurgan iktidar anlayışı mıydı mesela? Yahut yoksulluğu tembellikle özdeşleştiren kapitalist vahşilik miydi? İş cinayetlerini, “fıtrat” ya da “kader” gibi İslami sosla harmanlanmış bir şekilde dünyevi yanından soyutlayarak normalleştirmeye çalışan iktidar sahipleri olabilir miydi bu durumun müsebbibi örneğin? Ya da tüm bunların bir birleşimi ve fazlası mıydı insan için, insan hayatı için üretilen şeyleri insana kendisinden daha değerli hissettiren?

    Bunları düşündüğüm esnada “eyvah!” dedim bir anda içimden. Bir yanımda can kaybının endişesini taşırken, diğer yandan da iktidar sahiplerinden gelebilecek kan dondurucu açıklamaların endişesine kapılmıştım yılların travmasıyla. “Eyvah” dedim, yine insanlığımızdan utanacağız, Jack London romanlarının sınıfsal bilinci sonradan oturan masum karakterleri gibi. Ben bunları düşüp kaybettiğimiz yurttaşların sayısının artmaması için dua ederken o beklenen açıklama geldi. Şöyle dedi Cumhurbaşkanı Erdoğan:

    “En son 41’inci işçimize ulaştık o da rahmetli olmuş. Merhumların sayısı 41 olmuş oldu. Patlamanın sorumluları soruşturmayla ortaya çıkacak. Amasra en ileri maden teknolojilerine sahip. Biz kader planına inanmış insanlarız.”

    Bu sefer de kadere havale edildi bütün ihale. Yani, iktidarın sermaye kayırmacılığının, kâr maksimizasyonu için çalışanlarının hayatını hiçe sayan sermayedarın ya da Sayıştay raporuna rağmen harekete geçmeyen hiç kimsenin payı yoktu yine bu iş cinayetinde. Bütün ihale yaradana havale edilmişti yine. Yani yaradan, bir gurubun kaderini ve fıtratını ölümle özdeş tutmuş, ama kerameti kendinden ve banka cüzdanlarından menkul iktidar sahipleri ve sermayedarları bu fıtratın dışında tutmuştu ne hikmetse.

    Elbette bunu söyleyenler de farkında bunun bir kader ya da kaçınılmaz bir son olmadığının. Ancak onlar, hitap ettikleri oy tabanını bu yolla manipüle etme gayesindeler. Yine aynı kişiler, birilerinin doyumsuz yaşamlarını sürdürebilmesi ve ağzına kadar dolu cüzdanlarının daha da dolması için birilerinin ölmesi gerektiğinin de gayet farkındalar. Bunu da İslami bir sosla normalleştirme kaygısındalar.

    Netflix’e, YouTube’a, sosyal medyaya, hatta Hasan Can Kaya’ya fırça atmak, ayar vermek, kısıtlamak ya da şikayet etmek için sıraya giren iktidar yetkililerinin, mesele iş cinayetlerine gelince sorumluluğu yaradana atmaları işte tam bu yüzden. Yani, kendileri ve temsil ettikleri sınıfların çıkarlarını İslam sosuyla harmanlayıp toplumu manipüle etmek için. Bu konularda birbiriyle yarışan iktidar yetkililerinin yaradana havale ettikleri diğer konularda ise vermesi gereken bir cevap var elbette: Bu işlerle yaradan ilgileniyorsa diğer işlerle neden siz ilgileniyorsunuz kardeşim?

    Fotoğraf: Dexter Fernandes 

    Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleBireysel Özgürlükler ve Devletin Müphemliği Üzerine
    Next Article Murray N. Rothbard, Eşitlikçilik: Doğaya Karşı İsyan

    Diğer İçerikler

    PROJECT SYNDICATE

    İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı

    29 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Yeni Parti Ne Yapacak? | Çavuşesku’nun Termometresi #317

    26 Temmuz 2026By Ekin Keleş, İlkan Dalkuç ve Burak Bilgehan Özpek
    Videolar

    Yeni Parti, İmkan ve İhtimaller | Edgar Şar | 2’li Görüş #98

    26 Temmuz 2026By Edgar Şar ve İlkan Dalkuç

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}