Doğan Gürpınar

Doç. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi

Akademik Okur-Yazarlık vs. Okuma Kültü: Otorite, Ayin ve Kutsama

Akademik Okur-Yazarlık vs. Okuma Kültü: Otorite, Ayin ve Kutsama

Ulusalcılığın altın çağı 2000’lerde, birçok eski zamanın sosyalist entelektüelinin düz, kaba bir ulusalcılığın batağına saplanması hayretle izlenmişti. Bir zamanların saygı duyulan sosyalist duayenlerinin (mesela Mümtaz Soysal’ın, Alpaslan Işıklı’nın); 12 Mart ve 12 Eylül’de hapis yatmış, bedel ödemiş, demokrat tavır almış akademisyenlerinin, 2000’lere gelindiğinde Kürt meselesinden Ermeni meselesine ve hak ve

“I am Delighted to…..”: Akademisyen Pornosu Üzerine

“I am Delighted to…..”: Akademisyen Pornosu Üzerine

Türkiye’de haklı ya da haksız beylik bir söylem akademinin dar ve elitist bir çevreye sıkışmış olduğudur. Bu beylik söylem bir yafta olmasından öte (sadece ve sadece akademi denilmeyi hak eden kendi otonomi ve karakterini koruyabilmiş bir elin parmaklarını anca geçen devlet ve vakıf üniversiteleriyle sınırlı olmak kaydıyla) değer-yüklü olmayan bir

Melez Siyasalar: İsteyene Popülizmin Yerine Bir Öneri

Melez Siyasalar: İsteyene Popülizmin Yerine Bir Öneri

AK Parti’nin popüler entelektüel tartışmalarda giderek daha fazla metin ve analizde popülist olarak tanımlanması, bu tanımlamanın kendisini de muhalif cenahta politik bir mesele haline getirdi. Aslında getirmemesi de kaçınılmazdı. Zira, biliyoruz ki her tanımlama çabası ve biçimi politiktir. Bir çoklarına göre AK Parti’yi popülist olarak tanımlamak, odadaki fili görmezden gelircesine,

Sosyal Bilimlerin O Büyük İletişimsizliği

Sosyal Bilimlerin O Büyük İletişimsizliği

Genelde tarihçilerle, bir şeyler öğrenmek, yakınlık kurmak amaçlı sohbet açıldığında bir şekilde tarihçinin kronolojik bilgi vermesinin beklendiği ve tarihçiliğinin kronoloji hakimiyetiyle tanımlandığı anlaşılır. Tarihçi savaş tarihlerinin, anlaşma maddelerinin, hükümdarların tahta geçiş ve ölüm yıllarının eksiksiz hafızlığıyla tanımlı olmalıdır. Tarihle en son lisede şablon içinde sunulan bir içerikle muhatap olmuş insanların

Siyasette Duygu, Tutku ve İnanç Üzerine: Popülizm, Sol-Popülizm ve Teknokrasi Arasında

Siyasette Duygu, Tutku ve İnanç Üzerine: Popülizm, Sol-Popülizm ve Teknokrasi Arasında

Sosyalizm klasik döneminde aklın vücuda gelişiydi. Öyle ki tarihsel aklın imbiğinden geçmiş bir birikimi ortaya koymaktaydı. Ancak daha soğukkanlı bakıldığından sosyalizmin asıl kitlesel cazibesi akliyeti değil sunduğu tutku, adanmışlıktı. Nitekim komünist hareketin en klasik ama bir o kadar da sert tarihini yazarken Fransız eski-komünist François Furet komünizmi her şeyden önce

Anlattığımız Kendi Hikâyemizdir: Entelektüel Biyografilerimiz Üzerine Bir Kaç Not

Anlattığımız Kendi Hikâyemizdir: Entelektüel Biyografilerimiz Üzerine Bir Kaç Not

İnsanların kendi anlamlandırdıkları halde “doğru”/”gerçek” anlık değil bağlamsal ve zamansaldır. Yani 2019 yılında Türkiye’ye dair doğrumuzu yaşımızın yettiği zamandaki deneyimlerimizi ve fikirlerimizi üst üste koyarak üretiriz. Bu durum ise, kamuoyunda ya da sosyal medyada, tartışan insanlar arasında uyuşmazlığa yol açar. Yirmi yaşındaki biriyle kırk yaşındaki birinin Türkiye gerçeklikleri bu zamansallık

Popülizm ve Siyasal Partilerin Krizi: Güncel ve Tarihsel Bir Bakış

Popülizm ve Siyasal Partilerin Krizi: Güncel ve Tarihsel Bir Bakış

Türkiye’de 1990’lar partilerin iflas ettiği bir dönemdi. 1983-1991 arası ANAP’ın istikrarlı tek parti iktidarının ardından 1990’lara koalisyonlar damgasını vurdu. Güçlü hükümetler çıkmazken aynı zamanda partiler arası çatışma ve pazarlıkların yoğun yaşandığı bu on yıl siyaset kurumunun çürümesini de resmetti. 1989’da üç büyük kenti almış ve yerel seçimlerden birinci parti çıkmış

Türkiye Dünyaya Bir Şeyler Söyleyebilir mi? Bir Karşı-Popülizm ve Karşı-Millet olarak “İstanbul İttifakı”

Türkiye Dünyaya Bir Şeyler Söyleyebilir mi? Bir Karşı-Popülizm ve Karşı-Millet olarak “İstanbul İttifakı”

23 HAZİRAN SEÇİMİ DOSYASI Dünyada popülizmin ve popülist otoriterliğin yükselişi evrensel bir vak’a. Gerek pekişmiş demokrasilerde (consolidated democracies), gerek de farklı isimlendirmeleriyle zayıf, kırılgan ya da sandık demokrasilerinde bu süreç farklı yansımalarıyla tecrübe ediliyor. İtalya, ABD gibi olgun çok partili demokrasilerde iktidar ya da Avusturya gibi ülkelerde güçlü bir iktidar

31 Mart Yerel Seçimlerine Geniş Bir Bakış (2002-2019): Bloklar Arası Bağlantı

31 Mart Yerel Seçimlerine Geniş Bir Bakış (2002-2019): Bloklar Arası Bağlantı

AK Parti 2002’den başlayarak, ama en çok da 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı krizi akabinde bir güven oylaması niteliğinde girdiği seçimde aldığı %47 oyla, kalıcılaşarak Türkiye siyasetinde %50 bandında bir kitleselliğe ulaştı ve bu süreçte ikinci parti konumuna yükselen CHP’nin iki katı civarı hatta onu aşan oy oranını istikrarlı şekilde korudu. AK

Yarı-Entelektüelin Alet Takımı ve Türkiye Siyasetinin Anahtarı Olarak Sosyolojisizm

Tarihsicilik (ya da başka kullanımlarında tarihselcilik), entelektüel, yarı-entelektüel ya da amatör gözlemciler tarafından her süreç, olgu ve duruma bir tarihsel dayanak, ilişki mecburiyet ve doğallık atfetme eğilimidir. Özellikle modern tarih biliminin beşiği 19. yy. Almanya’sı tarihe bu tür yoğun bir derinlik atfetmiş ve bu düşünce farklı meşreplerce yeniden üretilegelmiştir. Tarihsici