Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Rakamlardan İbaret Olmayan Bir Hayat: Asgari Ücretle Yaşamak
    daktilo2

    Rakamlardan İbaret Olmayan Bir Hayat: Asgari Ücretle Yaşamak

    Ayçe İdil Ağca4 Ocak 20265 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Türkiye’de her yılın sonunda açıklanan asgari ücret zam oranı, yalnızca bir maaş artışını değil, milyonlarca insanın hayatını hangi sınırlar içinde sürdürebileceğini de belirliyor. Açıklanan rakam ise çoğu zaman “Yüzde kaç zam yapıldı?” sorusuyla kısa bir süre tartışılıyor. Oysa bugün asıl sorulması gereken, asgari ücretle yaşamanın ne anlama geldiği.

    Bu sorunun yanıtı, tek başına ücret artışında değil, kiralardan gıda fiyatlarına, ulaşım ücretlerinden şehirler arası yaşam maliyeti farklarına ve giderek derinleşen bölgesel eşitsizliklere uzanan geniş bir çerçevede gizli.

    Teorideki Tanım ve Pratikteki Karşılığı

    Asgari ücret, bir çalışanın alabileceği en düşük ücret düzeyini belirleyen yasal bir düzenlemedir. Türkiye’de asgari ücret, 1936 tarihli İş Kanunu ile mevzuata girmiş olsa da uygulamaya ancak 1951 yılında geçilebilmiştir. 1951–1967 yılları arasında asgari ücret mahalli komisyonlar tarafından belirlenmiş; 1967’den itibaren ise, çeşitli değişikliklerden geçerek günümüze kadar gelen “Asgari Ücret Tespit Komisyonu” sistemi uygulanmaya başlanmıştır.

    Bugün Türkiye’de asgari ücret, hükümet ve sosyal taraflar arasında yürütülen görüşmeler sonucunda belirlenmekte ve başta yıl sonu olmak üzere belirli dönemlerde güncellenmektedir. Mevzuatta asgari ücret; bir işçiye normal bir çalışma günü karşılığında ödenen, gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret olarak tanımlanıyor. Ancak bu tanımda yer alan ihtiyaçların kapsamı ile asgari ücretlinin gündelik hayatı arasındaki mesafe giderek açılıyor. Barınma ve gıda gibi en temel kalemler dahi bütçenin büyük bölümünü tüketirken, kültürel harcamalar çoğu zaman ilk vazgeçilenler arasında yer alıyor.

    Bugün asgari ücretle geçinen biri için sinema, tiyatro, konser, sergi ya da bir kitap; “asgari düzeyde” bir ihtiyaç olmaktan çok, erişilmesi zor bir ayrıcalığa dönüşmüş durumda. Oysa kültür bir lüks olarak görülmemeli. Kültür, mevzuatta insanın toplumsal hayata katılımının, ruhsal iyilik halinin ve yaşam kalitesinin bir parçası olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla asgari ücretlinin bu alandan sistematik olarak dışlanması, yalnızca ekonomik bir yoksunluğu değil, hayatın kendisinden eksiltilen bir alanı da işaret ediyor. Bu noktada asıl soru şu: Yasal olarak “zorunlu” kabul edilen bir ihtiyacın, fiiliyatta karşılanamaz hale gelmesi ne anlama geliyor? Asgari ücret, bir çalışanın yalnızca hayatta kalmasını mı hedefliyor, yoksa toplumsal hayata eşit biçimde katılabileceği bir yaşamı mı?

    Teorik olarak bu tanım, asgari ücretin bir çalışanın temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir gelir düzeyini ifade etmesi gerektiğini gösterir. Ancak Türkiye’de uzun süredir bu tanım fiilen karşılığını bulmuyor ve büyük ölçüde kağıt üzerinde kalıyor. Resmi enflasyon verileri dahi yüksek seyrederken; barınma, gıda ve ulaşım gibi zorunlu harcamalardaki artış, ücret artışlarının çok ötesine geçmiş durumda.

    TÜRK-İŞ’in Kasım 2025 verilerine göre dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması (açlık sınırı) 29.828 TL’ye yükseldi; gıda ile birlikte tüm temel harcamaları karşılamayı gerektiren yoksulluk sınırı ise 97.159 TL olarak hesaplandı. Yalnız yaşayan bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 38.752 TL ile asgari ücretin çok üzerinde seyrediyor. Enflasyon da bu uçurumu derinleştiriyor. 2025’in son çeyreğinde yıllık tüketici enflasyonu yüzde 30’ların üzerinde seyrettiği ve özellikle gıda, konut ve ulaştırma harcamalarında fiyat baskısının sürdüğü raporlanıyor. Bu şartlar altında asgari ücret, yalnızca birkaç kalemi karşılamak için bile yeterli olmaktan uzaklaşıyor ve asgari ücret–yaşam maliyeti arasındaki fark giderek büyüyor.

    Aynı Ücret, Farklı Hayatlar: Şehirler Arası Eşitsizlik

    Asgari ücret Türkiye genelinde tek bir rakam olarak uygulanıyor. Ancak yaşam maliyeti, şehirler ve bölgeler arasında ciddi farklılıklar gösteriyor. Bu durum, aynı ücretin farklı şehirlerde bambaşka hayatlara karşılık gelmesine neden oluyor.

    Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi verileri, bu eşitsizliği açık biçimde ortaya koyuyor. İstanbul, Türkiye ortalamasına göre yüzde 12’nin üzerinde daha pahalı bir şehirken Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki bazı illerde yaşam maliyeti ortalamanın belirgin şekilde altında seyrediyor. Özellikle konut harcamalarında İstanbul, açık ara en pahalı bölge konumunda. Kira giderleri, asgari ücretlinin gelirinin büyük bir kısmını tek başına tüketiyor. Ulaştırma, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetler de büyükşehirlerde daha yüksek maliyetli kalemler arasında yer alıyor.

    Buna karşılık, gıda ve bazı temel tüketim harcamaları farklı bölgelerde görece daha erişilebilir olabiliyor. Ancak bu tablo, yaşam maliyetinin düşük olduğu bölgelerde hayatın daha kolay olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü bu bölgelerde iş olanakları, düzenli ücretli istihdam ve sosyal imkanlar da oldukça sınırlı.

    Bu durum yalnızca asgari ücretle çalışanları değil, öğrencileri, beyaz yakalıları ve farklı meslek gruplarını da benzer bir ikilemin içine sürüklüyor. Düşük maliyet–düşük fırsat ile yüksek maliyet–yüksek baskı arasında sıkışan bu kesimler için şehir tercihi, giderek bir yaşam stratejisine dönüşüyor.

    Asgari Ücret Geçim Aracı mı, Hayatta Kalma Eşiği mi?

    Bugün gelinen noktada asgari ücret, çoğu kişi için “insanca yaşam”ı değil, hayatta kalma sınırını temsil ediyor. Kültür-sanat, tatil, kişisel gelişim, hatta sağlıklı beslenme gibi alanlar, bütçeden ilk çıkarılan kalemler haline geliyor.

    Bu durum, toplumsal eşitsizlikleri yalnızca gelir düzeyinde değil, yaşam deneyimi düzeyinde de derinleştiriyor. Aynı ülkede yaşayan insanlar, aynı işi yapıyor olsalar bile, yaşadıkları şehir ve sahip oldukları imkanlar nedeniyle tamamen farklı hayatlar sürüyor.

    Rakamların Ötesinde Bir Soru

    Asgari ücret her yıl yeniden belirleniyor. Zam oranları tartışılıyor, yüzdeler hesaplanıyor, kısa süreli rahatlamalar yaşanıyor. Ancak asıl mesele, her seferinde gözden kaçıyor: Bu ücretle nasıl bir hayat mümkün? Sadece geçinmek mi, yoksa yaşamak mı?

    Asgari ücret, yalnızca ekonomik bir gösterge değil, bir ülkenin çalışma hayatına, şehirlerine ve insanlarına nasıl bir yaşam sunduğunun da aynası. Bu aynaya bakmadan yapılan her zam tartışması ise maalesef eksik…

    Referanslar

    • https://www.ey.com/tr_tr/services/tax/asgari-ucret#:~:text=%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilere%20normal%20bir%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma%20g%C3%BCn%C3%BC,kar%C5%9F%C4%B1lamaya%20yetecek%20%C3%BCcret%20olarak%20tan%C4%B1mlanmaktad%C4%B1r.
    • https://www.dogrulukpayi.com/bulten/asgari-ucretin-45-yillik-seyri
    • https://www.tes-is.org.tr/news-detail/348/A%C4%9EUSTOS-A%C3%87LIK-VE-YOKSULLUK-SINIRI
    • https://www.tds.org.tr/ekim-2025-aclik-ve-yoksulluk-siniri/
    Ekonomi Sosyoloji
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikABD Gündemi: Ara Seçimler Yaklaşıyor, Netanyahu Yeniden ABD’de
    Sonraki İçerik Algoritmik Leviathan: Dijital Egemenliğin Yeni Sınırları ve Yurttaşın Çöküşü

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Robotlar Geliyor: Türkiye’de Önce Verim, Sonra Dağıtım

    4 Ocak 2026 Oğuz Ergin
    daktilo2

    Orçun Selçuk: Venezuela’da olan bitenlerin Latin Amerika, Orta Doğu ve dünyadaki diğer çatışma alanları için de etkileri olacak

    4 Ocak 2026 Daktilo1984
    daktilo2

    Yapay Zekadan Sonra Zekanın Bir Kıymeti Kalacak mı? Geleceğe Dair Bazı Spekülasyonlar

    4 Ocak 2026 Alper Yağcı

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    ABD Gündemi: Ara Seçimler Yaklaşıyor, Netanyahu Yeniden ABD’de

    3 Ocak 2026 Bültenler Emrullah Özdemir

    2025 Yılı: Küresel Siyasette Savaş, Diplomasi ve Değişen Düzen

    31 Aralık 2025 Bültenler Bahadır Çelebi

    Ortadoğu’da Olası Çatışma: Türkiye Bir NATO Üyesi Olarak Nasıl Tutum Almalı?

    30 Aralık 2025 Yazılar Gökhan Korkmaz

    Barçın Yinanç: Türkiye’nin önünde fırsat pencereleri yok değil, ama hukuk, demokrasi ve ekonomik adalet olmadan bunları değerlendirmek içi doldurulamayan bir iyimserlik

    28 Aralık 2025 daktilo2 Röportajlar Gökhan Korkmaz

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}