Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Avrupa, Verimlilik Sorununu Çözmek İçin ABD ve Çin’in Ötesine Bakmalı
    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Avrupa, Verimlilik Sorununu Çözmek İçin ABD ve Çin’in Ötesine Bakmalı

    By Daktilo198414 Ekim 20266 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    “ABD’den farklı olarak Avrupa, insanları teknolojinin hizmetine sokmak yerine teknolojiyi insanların hizmetine sunmayı hedeflemeli.”

    Yazar: Dani Rodrik
    Harvard Üniversitesinde Uluslararası Siyasi Ekonomi Profesörü, Uluslararası Ekonomi Birliği’nin (IEA) eski başkanı
    Çeviri: Mert Söyler

    Avrupa ciddi bir verimlilik kriziyle karşı karşıya. Son 25 yılda Avrupa’da iş gücü verimliliği, ABD’nin ancak yarısı kadar hızlı arttı. Bu da Amerikalılar ile Avrupalılar arasındaki gelir farkının giderek açılmasına yol açtı. Avrupa’da kamu harcamalarının daha yüksek, iş gücü piyasasını düzenleyen kurumların daha güçlü ve sosyal güvenlik sistemlerinin daha kapsamlı olması sayesinde ekonomik büyümenin getirileri topluma daha adil dağılıyor. Ama verimlilik artırılmadığı sürece Avrupa ekonomileri ve demokrasileri tehdit altında kalmaya devam edecek.

    Avrupalı liderlerin alarm zillerini çalmasının nedeni de bu. Avrupa Merkez Bankasının eski başkanı ve Avrupa’nın rekabet gücü üzerine 2024 yılında yayımlanan ses getirmiş bir raporun yazarı olan Mario Draghi, verimliliği artırma ihtiyacını Avrupa için varoluşsal bir mesele olarak görüyor. Bu soruna daha fazla dikkat çekmek isteyen Draghi, Avrupa iş dünyasının ve akademi dünyasının önde gelen isimleriyle birlikte kısa süre önce Rhine Group adlı bir oluşum kurdu. Grubun internet sitesinde Avrupa’nın içinde bulunduğu durum şu sözlerle özetleniyor: “Dünyanın en büyük 50 teknoloji şirketinden yalnızca dördü Avrupalı.”

    Avrupa, kendisini ABD ile Çin arasında sıkışmış hissediyor. ABD, yapay zekâ ve diğer ileri teknolojilerde Çin’in bir adım önünde olabilir ama Çin aradaki farkı hızla kapatıyor. Çin, uluslararası patent başvurularında şimdiden dünyada ilk sıraya yerleşmiş durumda. Çin’in bu başvurulardaki payı 2000 ile 2022 yılları arasında yüzde 3’ten yüzde 33’e yükselirken Avrupa Birliği’nin payı yüzde 30’dan yüzde 16’ya geriledi.

    ABD ve Çin Neden Avrupa’ya Model Olamıyor?

    Bu nedenle Avrupa’daki tartışmaların büyük ölçüde bu iki teknolojik süper gücü örnek alma ve onlarla aradaki farkı kapatma çabası etrafında şekillenmesi şaşırtıcı değil. Oysa gerçekte ne ABD ne de Çin, Avrupa için uygun ya da cazip bir model sunuyor.

    Kuşkusuz, geniş risk sermayesi kaynaklarına ve akademik araştırmalarla kurulan güçlü ilişkilere dayanan Silikon Vadisi inovasyon modelinin pek çok avantajı var. Dijital çağın en önemli yeniliklerinin büyük bölümü bu model sayesinde ortaya çıktı. Ama Silikon Vadisi modeli, bu yeniliklerin sağladığı faydaları ekonominin geneline yaymakta aynı başarıyı gösteremiyor. Oysa genel verimliliği artırmak açısından asıl önemli olan da bu. Bir yeniliğin ortaya çıkması, çalışanlar ve küçük işletmeler de dâhil olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin üretim kapasitesini geliştirmediği sürece kendiliğinden verimlilik artışı sağlamıyor. İnovasyonun hızlandığı dönemlerle verimlilikte büyük sıçramaların yaşandığı dönemlerin her zaman örtüşmemesinin nedeni de bu.

    ABD’de 1970’lerde yaşanan petrol krizlerinin ardından iş gücü verimliliğindeki artış belirgin biçimde yavaşladı. Üstelik bu yavaşlama, 1980’lerde dijital çağın başlamasına ve bilgisayarların yaygınlaşmasına rağmen yaşandı. Benzer şekilde, COVID-19 salgınından önceki on yıl, inovasyonda gözle görülür bir yavaşlama olmamasına karşın, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük verimlilik artışını kaydettiği dönem oldu. Dahası, bu sorunların etkileri yalnızca makroekonomik göstergelerde görülmüyor. ABD modeli, servetin ve ekonomik gücün giderek daha az sayıda kişinin elinde toplanmasına yol açtı. Bugün bu yoğunlaşma, Amerikan siyasetindeki tıkanıklığın ve kutuplaşmanın temel nedenlerinden biri hâline gelmiş durumda.

    Çin’de ise verimlilik artışı hâlâ büyük ölçüde imalat sanayisine dayanıyor. Çin; elektrikli makineler, elektronik ürünler, güneş enerjisi teknolojileri, elektrikli araçlar ve bataryalar gibi alanlarda öncü konuma yükseldi. İmalat sanayisinin tarih boyunca hem inovasyon hem de istihdam açısından kritik bir rol oynadığı doğru. Avrupa’nın kendi geçmişi de bunun en iyi örneklerinden biri. Ama Avrupa’nın geleceğinde imalat sanayisinin çok daha sınırlı bir yer tutacağı açık. Nitekim Avrupa’da istihdam ve ekonomik faaliyetler hâlihazırda büyük ölçüde hizmet sektöründe yoğunlaşıyor ve bu durum gelecekte de değişmeyecek. Dolayısıyla, ulusal güvenlikle ilgili gerekçeler dışında, Avrupa’daki imalat şirketlerini yeniden güçlendirmek için Çin’in ticaret ve sanayi politikalarını taklit etmeye çalışmak yanlış olur.

    Hizmet sektöründe verimliliği artırmak ise bambaşka politika sorunlarını beraberinde getiriyor. Avrupa, ABD ve Çin’le onların belirlediği koşullarda rekabet edemez; zaten etmemeli de. Bunun yerine kendine özgü bir verimlilik modeli geliştirmesi gerekiyor. Avrupa’nın verimlilik sorununu çözmesinin yolu, teknolojik ve örgütsel yeniliklerin nerede ortaya çıktığına bakmaksızın bunları ekonominin bütününe yaymaktan ve etkili biçimde kullanmaktan geçiyor.

    Teknolojiyi Geliştirmek mi, Etkili Kullanmak mı?

    Bunun geçmişteki örneklerine bakalım. Hücresel iletişim teknolojisi ve taşınabilir cep telefonları ilk olarak ABD’de geliştirildi. Ama Avrupa, bu teknolojilerin geniş kitleler tarafından benimsenmesinde ABD’yi geride bıraktı ve Küresel Mobil İletişim Sistemi (GSM) standardını oluşturdu. Bu sayede Nokia ve Ericsson gibi Avrupalı şirketler, akıllı telefonlar piyasaya hâkim olana kadar dünya pazarında lider konuma geldi. Benzer şekilde, nükleer reaktörler ABD ve Birleşik Krallık’ta geliştirilmesine rağmen nükleer enerjiyi elektrik üretiminin başlıca kaynağı hâline getiren ülke Fransa oldu. Endüstriyel robotlar ve sayısal kontrollü makineler de ABD’de geliştirildi fakat bu teknolojileri fabrikalarında en verimli biçimde kullanan ülkeler Almanya ve Japonya oldu.

    Elbette bunun tam tersini gösteren pek çok örnek de var. İçten yanmalı motor, World Wide Web ve rüzgâr türbini Avrupa’da icat edildi ancak bunlardan en fazla yararlanan ülkeler ABD ve Çin oldu. Avrupa, cep telefonu teknolojisinde başlangıçta elde ettiği avantajı akıllı telefon pazarında ticari başarıya dönüştüremedi. Hollandalı ASML şirketi, fotolitografi makinelerinde dünya lideri olmasına rağmen Avrupa, bu makinelerle üretilen yarı iletken çiplerin 1 trilyon doları aşan küresel pazarında oldukça geride kalıyor.

    Avrupa’nın İhtiyacı Olan Verimlilik Modeli

    İnovasyonun kendisinden çok, ortaya çıkan yeniliklerin nasıl kullanıldığına ve ne gibi sonuçlar doğurduğuna odaklanmak, Avrupa’nın verimlilik sorununa farklı bir açıdan bakmayı sağlıyor. Bu yaklaşım; bugün tartışmaların merkezinde yer alan girişimler, büyük teknoloji şirketleri, sermaye piyasalarının bütünleşmesi ve küresel rekabet gücü gibi konulardan bir ölçüde farklı önceliklere işaret ediyor. Avrupa Birliği tarafından kısa süre önce yayımlanan bir raporun da gösterdiği gibi, finansman, ölçek, düzenlemeler ve örgütsel değişimlerle ilgili engeller faaliyet alanlarına göre farklılık gösteriyor. Bu nedenle hangi alanda ne tür sorunlarla karşılaşılacağını önceden kesin olarak bilmek mümkün değil. Avrupa’nın ihtiyacı olan çözümler, kamu ile özel sektörün işbirliğine dayanan sanayi politikalarına daha çok benziyor. Bu politikalar, belirli teknolojilerin etkili biçimde kullanılmasını engelleyen temel sorunları tespit etmeyi ve bunları ortadan kaldırmayı amaçlamalı.

    Dolayısıyla Avrupa’ya özgü bir yaklaşım, yalnızca yeni teknolojiler geliştirmeye değil, mevcut yeniliklerin benimsenmesine ve yaygınlaştırılmasına da ağırlık vermeli. Teknolojik ve örgütsel yeniliklerin hayata geçirilmesi; perakende, platform ekonomisindeki işler, konaklama ve bakım hizmetleri gibi gelecekte istihdamın büyük bölümünü oluşturacak sektörlerde özellikle önem taşıyacak. Bu faaliyetlerin çoğu uluslararası rekabete doğrudan açık olmadığı için gerekli politikaları yalnızca rekabet gücü açısından ele almak doğru bir yaklaşım değil.

    Yapay Zekâda Asıl Mesele Teknolojinin Kullanımı

    Avrupa’nın yapay zekâ alanında geride kalması da yanıtlanması gereken zor soruları beraberinde getiriyor. Ama bu durum, izlenmesi gereken çözüm yolunu değiştirmiyor. Veri merkezlerine ve bilgi işlem kapasitesine yatırım yapmak son derece maliyetli. Buna karşılık yapay zekânın sağlayacağı ekonomik kazanımların büyük bölümü, bu teknolojinin kullanılmasından elde edilecek. Üstelik bulut hizmetlerine erişimin olduğu her yerde yapay zekâdan yararlanmak mümkün. Avrupa, ulusal güvenlik gerekçeleriyle ABD’ye ya da Çin’e aşırı bağımlı olmaktan kaçınmak isteyebilir. Ama kullanıcıların veri merkezlerine erişimi kesilmediği sürece yapay zekânın verimliliğe katkısı, bilgi işlem altyapısının nerede bulunduğundan çok bu teknolojinin ne kadar doğru ve etkili kullanıldığına bağlı olacak.

    Son olarak, geliştirilen yeniliklerin ekonominin ve toplumun geneline yayılmasına odaklanmanın bir başka önemli avantajı daha var: Bu yaklaşım, Avrupa’nın sosyal piyasa ekonomisi modeliyle de daha uyumlu. ABD’den farklı olarak Avrupa, insanları teknolojinin hizmetine sokmak yerine teknolojiyi insanların hizmetine sunmayı hedeflemeli.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.

    Fotoğraf: Christian Lue

    Ekonomi M
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleDünya, Trump’ın En Güçlü Dönemini Geride Bıraktı

    Diğer İçerikler

    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Dünya, Trump’ın En Güçlü Dönemini Geride Bıraktı

    11 Ekim 2026By Daktilo1984
    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Liberalizmi Ne Öldürdü?

    30 Eylül 2026By Daktilo1984
    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Yapay Zekâyı İnsanlaştırmak: Claude’un Hakları Olmalı mı?

    30 Eylül 2026By Daktilo1984

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}