Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Dünya Gündemi: “Donroe Doktrini” ve Venezuela Olayının Dünyaya Verdiği Mesaj
    Bültenler

    Dünya Gündemi: “Donroe Doktrini” ve Venezuela Olayının Dünyaya Verdiği Mesaj

    Bahadır Çelebi6 Ocak 20265 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Hariçten Gazel Haftalık Dış Haberler Bülteni (1-6 Ocak 2026)

    Venezuellalılar için dünya bir gecede değişti. Ancak yalnızca Venezuelalılar için değil. Belki de tüm uluslararası toplum için dünya değişmiş oldu. Birçok kişi tarafından nefret edilen otoriter bir lider olan Maduro, ABD ordusu tarafından zorla görevinden ve memleketinden alınarak New York’a yargılanmak üzere götürüldü. Trump döneminin en son zorbalığı olarak kayda geçen bu olay, uluslararası ilişkilerde zaten kapısı açılmış olan yeni dönemin güç politikasının yoluna da yeni taşlar döşemiş oldu.

    Uluslararası toplum yeni bir gerçekliğin farkına bu olayla daha da iyi vardı. ABD, arka bahçem dediği Batı Yarımkürede ve Latin Amerika’da askeri müdahale seçeneğini kullanmak dahil farklı yöntemlerle hegemonyasını genişletmek istiyor. Buradaki en büyük tehlike ise diğer büyük güçlerin kendi bölgelerinde davranışlarını değiştirmesi ve milli güvenliklerini sağlamak uğruna ABD’yi örnek alarak daha müdahaleci olması.

    Nitekim Rusya’nın Ukrayna’da, İsrail’in ise Filistin’de son yıllarda yaptıkları, uluslararası hukukun saldırmazlık prensibini, egemenlik hakkına saygı kuralını ve güç kullanma yasağını yerle bir etmişti. Bunların üzerine Trump’ın iktidara gelişi, başta Grönland, Kolombiya, Küba ve Kanada olmak üzere birçok ülkeye savurduğu tehditler, İsrail ve ABD’nin İran’ı vurması gibi gelişmeler de tüm dünyada “2. Dünya Savaşı sonrası kurulan liberal küresel düzen tamamen yıkılıyor” tezlerini oldukça güçlendirmişti.  

    ABD Başkanı Trump’ın Venezuela’da gerçekleştirdiği cüretkar gece baskını ise bu tezi daha da güçlendirmekle kalmadı tüm dünyaya da bir mesaj verdi: Yeterince güçlüyseniz, bir ülkeye saldırabilir, liderini devirebilir ve belki de peşinde olduğunuz kaynaklara erişebilirsiniz. ABD’nin Latin Amerika’daki bu tutumunun mimarlarından en başta geleninin Dışişleri Bakanı Marco Rubio olduğunun da altını çizmek lazım. Zira kendisi bir Kübalı Amerikalı ve Küba’daki sosyalist rejimden nefret ediyor. Bu nedenle Rubio’nun Latin Amerika siyasetinde çok daha etkin olacağı bir döneme de giriyoruz muhtemelen. 

    Bu noktada akla gelen soru ise, uzun yıllardır dünyayı büyük güçlerin kendi bölgelerinde hakim olduğu etki alanlarına bölen bir vizyonu paylaşan Çin ve Rusya liderlerinin, Venezuela örneğinden ne tür sonuçlar çıkaracağıdır. Nitekim Aralık ayında yayınlanan Trump yönetiminin yeni Milli Güvenlik Strateji Belgesi, Rusya ve Çin konusunda oldukça sessizken ABD’nin Monroe Doktrini çerçevesinde Batı Yarımkürede gücünü göstereceğine dair işaretleri fazlasıyla vermişti.

    Trump’ın Latin Amerika ve Grönland konusundaki çıkışları ve bu konudaki söylemleri yeni bir doktrin olarak adlandırılıyor ve adı da Monroe Doktrini’nden mülhem: Donroe Doktrini. ABD dış politikasının 19. yüzyıl boyunca benimsediği Monroe Doktrini, Avrupa’nın Amerikalara karışmaması, ABD’nin de Avrupa’nın iç işlerinden uzak durması prensibine dayanıyordu. Trump da benzer bir politika izliyor. Trump’ın Güney Amerika ülkelerini göç ve uyuşturucu tehdidine neden oldukları gerekçesiyle tehdit ederken asıl amacının ABD’nin bölgede gücünü arttırmak olduğunu görüyoruz. Bu sayede bölgesinde daha güçlü bir ülke haline gelen ABD küresel bir güç olarak da daha sağlam bir zemine oturmuş olacak. Bu noktada Çin ve Rusya’nın bölgelerindeki hegemonyasına çok fazla müdahale etmeme konusu da gündeme geliyor ki Trump’ın böyle düşündüğüne dair de birçok kanıt var.    

    Trump’ın Donroe Doktrini, bir açıdan kendi yönetiminin verdiği mesajlarla büyük bir çelişki içeriyor. ABD Başkanı göreve geldiğinden bu yana (onu destekleyen Maga’cıların görüşü de bu) dış müdahalelere karşı olduğunu ve barışı sağlamaya çalıştığını ifade ediyor. Buna rağmen ABD (İran’ın ardından) Venezuela’ya saldırdı ve lideri Maduro’yu ele geçirdi. Bu durum, Cumhuriyetçiler içerisindeki NeoCon geleneği ile Maga’cı anlayış arasında bir çatışmayı da işaretliyor.

    Trump bu çelişkiyi; doğrudan, karmaşık ve oldukça pahalı bir işgalden kaçınarak çözmeye çalışıyor. 15.000 Amerikan askeri Venezuela yakınlarında konuşlandı, ancak doğrudan Venezuela’yı işgal etmedi. ABD bir yandan petrol sahalarına erişim sağlamaya çalışırken bir yandan da Venezuela’da kendi çıkarıyla uyumlu bir hükümet kurmaya çalışacaktır.

    Şu ana kadar Venezuela’nın kaosa sürüklenmemiş olması da ABD açısından iyi bir gelişme sayılabilir. Maduro’nun başkan yardımcısı Delcy Rodríguez, geçici başkan olarak yemin etti. Başlangıçta Maduro’nun iktidarı ele geçirmesine karşı çıktı, ancak kısa sürede uzlaşmacı bir tavır takınacağına dair işaretler verdi.

    Venezuela halkında da ihtiyatlı bir iyimserlik olduğu anlaşılıyor. Ancak Trump yönetiminin bu operasyonunun Venezuela’da demokrasi istemesiyle ilgisi olmadığının da altını çizelim. Nitekim Trump, muhalefetin liderlerinden Maria Corina Machado’yu da Venezuela’da başkanlık için denklem dışına itmiş görünüyor.

    Maduro’nun bir tür darbe ile ABD’ye götürülmesinin dalga etkisi en çok, Trump’ın Amerika’nın meşru etki alanı olarak ilan ettiği Batı Yarımküre’de hissediliyor. Maduro’yu deviren Trump, Kolombiya’yı da benzer bir sonuca uğratmakla tehdit etti, Küba’nın zaten düşmeye hazır olduğunu bu nedenle işgal etmeye bile değmediğini ilan etti ve Grönland’ın Amerika’nın kontrolü altına girmesi gerektiğini (belki de 100. kez) yineledi.

    Önümüzdeki dönemde Küba, Kolombiya, Grönland ve dolayısıyla Danimarka ve Avrupa’nın tedirginlik içinde ABD hamlelerini bekleyeceğini söyleyebiliriz. Diğer bir tedirginlik durumu da Tayvan’da ve Ukrayna’da (dolayısıyla yine Avrupa’da) daha derinden yaşanacak. İran rejiminin de bu yeni oluşan vasatta İsrail’in başını çektiği bir müdahale ile devrilmesi de pek şaşırtıcı olmayacaktır sanıyorum. 

    Güçlünün gücünü uluslararası hukuka aykırı şekilde kullandığı bir cehennem döneminin eşiğinde olabiliriz. Bu karamsar tablo içinde umut verecek tek gelişme Trump’ın 2026 seçimlerinde Kongre ve Temsilciler Meclisi’nde gücünü kaybetmesi ve topal ördeğe dönüşmesi olabilir. Her halükarda büyük olaylarla başladığımız 2026’da tüm dünyayı çok daha sıcak günlerin beklediğini tahmin etmek zor değil.    

    Dünya Hariçten Gazel M
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikRobotlar Geliyor: Türkiye’de Önce Verim, Sonra Dağıtım

    Diğer İçerikler

    daktilo2 Yazılar

    Robotlar Geliyor: Türkiye’de Önce Verim, Sonra Dağıtım

    4 Ocak 2026 Oğuz Ergin
    daktilo2 Röportajlar

    Orçun Selçuk: Venezuela’da olan bitenlerin Latin Amerika, Orta Doğu ve dünyadaki diğer çatışma alanları için de etkileri olacak

    4 Ocak 2026 Daktilo1984
    Bültenler

    ABD Gündemi: Ara Seçimler Yaklaşıyor, Netanyahu Yeniden ABD’de

    3 Ocak 2026 Emrullah Özdemir

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Dünya Gündemi: “Donroe Doktrini” ve Venezuela Olayının Dünyaya Verdiği Mesaj

    6 Ocak 2026 Bültenler Bahadır Çelebi

    Robotlar Geliyor: Türkiye’de Önce Verim, Sonra Dağıtım

    4 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Oğuz Ergin

    Orçun Selçuk: Venezuela’da olan bitenlerin Latin Amerika, Orta Doğu ve dünyadaki diğer çatışma alanları için de etkileri olacak

    4 Ocak 2026 daktilo2 Röportajlar Daktilo1984

    Yapay Zekadan Sonra Zekanın Bir Kıymeti Kalacak mı? Geleceğe Dair Bazı Spekülasyonlar

    4 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Alper Yağcı

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}