Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Zorunlu Seçmeli I : Türkiye’de Siyasi Tablo
    Yazılar

    Zorunlu Seçmeli I : Türkiye’de Siyasi Tablo

    By İlkan Dalkuç25 Ekim 20234 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    14-28 Mayıs seçimlerinin ardından yaşanan hayal kırıklıkları ile muhalif entelijansiyanın eksik kapasitesi ve sınırlı imkânları gibi nedenlerle seçimden sonra yaşananlar eksik analiz edildi. Seçimlerin ardından geçen beş ay boyunca, seçimde yaşanan yenilgi ile ilgili günah keçisi arayan yorumların ötesine geçilemedi. Nispeten daha gerçekçi yorumlar da körlerin fili tarifini aşamadı.

    Yenilginin sebeplerini aramaya yenilginin ardından muhalefette yaşananları okumaya çalışarak başlanabilir. Muhalefetin eksiklikleri, noksanlıkları ve yetersizliklerini aramaya çalışalım.

    Muhalefetin Eksikleri

    %48 gibi ciddi bir oy oranı elde etmiş olmasına rağmen muhalefet, seçimi kaybetmesinin ardından moral ve motivasyon olarak darmadağın oldu. Hükümete eleştiriler azaldı. Hatta kimi muhalif yayın organları kapandı. Kimi yazarlar ve kamusal figürler sahneden çekildi. Muhalif yayınların takipçileri azaldı. Muhalif siyasetçiler, yazarlar yeni kurulan hükümeti övmek için adeta sıraya girdiler. Dahası muhalefet, Erdoğan hükümetinin seçimin ardından sıradan vatandaşın refahı hilafına uyguladığı ekonomik politikalarına da neredeyse Adalet ve Kalkınma Partililerden daha fazla sahip çıkacak kadar pusulasını yitirmiş göründü. %52 ile seçimi kazanan iktidar, bu oy oranının temsil ettiğinin çok daha üzerinde bir hegemonyaya erişti.

    Muhalefet seçmenleri hayal kırıklığı ile siyaseti takip etmeyi bırakırken, kamusal alandaki protestolar, eylemler sönerken, politik yayınlar ilgi çekmezken muhalefet partileri de fiilen sahadan çekildiler. Seçimlerden beri ülkedeki ana politik tartışma, yeni Erdoğan kabinesi ve kabine çerçevesinde başta Süleyman Soylu’nun içişleri bakanlığından alınmasının yarattığı değişim olmuş durumda.

    Muhalefet olan bitenin aktörü olmadığı gibi olan bitenin seyircisi bile değil. Çünkü bugün Türkiye muhalefeti, memleketteki gelişmeleri etkileme iradesine sahip olmadığı gibi anlama becerisine de sahip değil. Bu yüzden de muhalefetin itirazları yüzeysel kalıyor, gelişen hadiseler karşısında aldığı tavırlar da günlük ve kendisine stratejik olarak hiçbir katkı sağlamıyor. Muhalefet, iktidar içindeki güç dengelerini okuyamadığı için bu dengelerdeki değişimleri öngöremiyor, bir amaç doğrultusunda etkileyemiyor; yeni duruma karşı yeni ve etkili pozisyon alamıyor.

    Muhalefetin bu aczi sayesinde iktidar içindeki çatışmalar ve bu çatışmalar neticesindeki tasfiyeler iktidar için tazelenme imkânı sağlıyor. Muhalefet ise kendisini, ya iktidarın kovduğu aktörlere hak etmedikleri payeleri dağıtırken buluyor ya da yeni İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan için söz konusu olduğu gibi iktidarı överken buluyor.

    Yüz yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin en uzun süreli idaresi 21 senesini dolduruyor. Mevcut hükümetin önünde daha 4,5 senelik de bir görev süresi var. Muhalefetin mevcut idareye geçici bir anomali muamelesi yapmaya çalışması da kendi analiz ve idrak kabiliyetini köreltiyor. AKP’nin öncesinde medya, yargı, ordu ve bir kısım sermaye üzerinden yapılan Türkiye okumalarının bugün için bir anlamı, değeri ya da açıklayıcılığı yok. 21 senedir entelektüel açıdan yeni bir tez ortaya konamadı. AKP ise kendisinden önce ortaya konmuş tezleri çıkarına uygun şekilde sahiplendi ve terk etti.

    Muhalefet ise AKP eleştirisini bu sahiplenme ve terk etmelerle sınırladı. 21 senedir ölüsü diriltilmeye çalışılan merkez-sağ, hâlâ var olduğu farz edilen Cumhuriyetin fabrika ayarları, “Devlet ayrı, Hükümet ayrı” avuntuları ile koca bir yenilgiyle baş başa kalmış bir muhalefet var. Türkiye’ye dair kendi okuması olmayan muhalefet sözde AKP ile Devlet’i ayırırken aslında Erdoğan Hükümetini ancak Erdoğan’ın terazisinde tartabilir bir hâle düşmüş durumda. Erdoğan’a eleştirilerin çoğu, yine Erdoğan’ın eski tezleriyle yapılabiliyor. Muhalefet söz söyleme gücünü bile devretmiş gibi görünüyor.

    Sonuç olarak %48’lik dev bir seçmen kitlesi bölünmüş, dağılmış, ideallerini yitirmiş durumda. Bunun sonucunda zor oluşturulmuş ittifaklar da dağılma yolunda. Tüm muhalefet liderleri meclis dışında kaldığı gibi iktidarın meclisteki gücünün vekil sayısının da ötesine geçtiği görülüyor. Erdoğan’ın dış politikadaki yenilgilerinin ardından daha yumuşak bir politikaya geçmiş olması da hükümeti dış dünya açısından muhalefete göre tercih edilir kılıyor.

    Başlangıcın Sonucu

    Seçimler sonunda Yeşil Sol Parti, adını Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi yaptığı gibi liderliğini de değiştirdi. Bu aşamada CHP idaresi ile aralarındaki ilişkinin zayıfladığı görülüyor. Bunun yanında, İyi Parti ve CHP arasındaki ilişkilerin de bozulduğu açık. Saadet Partisi ve Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisinin seçimdeki başarısını dikkatle izlemekte. DEVA Partisi ise özellikle Mehmet Şimşek’in ekonominin başına gelmesinden dolayı sessizleşmiş durumda.

    Seçmenlerin siyasetten uzaklaştığı ve kararsız seçmenin oranının arttığı bu ortamda Adalet ve Kalkınma Partisi de acımasız ekonomik politikası neticesinde CHP gibi seçmeninde hayal kırıklığı yarattı. Zafer Partisi ve Yeniden Refah Partisi ise mevcut durumda en hareketli partiler olarak dikkat çekiyorlar.

    Yerel seçimler yaklaşırken muhalefette ilgi uyandırabilecek tek gelişme ise CHP kongresi. CHP kongresinin neticesi ne olursa olsun, muhalefetin yerel seçimleri aşıp Türkiye’yi yönetecek bir paradigmanın inşası için bir lider değişimi gereklidir. Ancak bu değişimin de yeterli olmayacağı bilinmelidir. Türkiye’yi yönetme iddiasındaki yapıların Türkiye’deki sınırları ve dengeleri bilmesi, o dengeleri ve sınırları değiştirme iradesinin ve o iradenin sonuçlarının farkında olması gerekir. Erdoğan; Azerbaycan’dan Katar’a, Brüksel’den Washington’a, MHP’den DSP’ye kurduğu ilişkiler ve ittifaklarla Türkiye’yi de değiştirdi. Bugün bu değişmiş Türkiye’yi kabul etmek, yarın muhalefetin Türkiye’yi gerçekten değiştirebilmesinin anahtarı olacaktır.

    R1 Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous Articleİsveç’e Kapı Açmak: NATO Genişlemesi ve Türkiye-Rusya İlişkileri
    Next Article Savaş Suçlularının Yargılanması ve Hamas-İsrail Çatışması

    Diğer İçerikler

    Podcast

    Dijital Mecralarda Konuşabilmek | Tarık Beyhan, Gürkan Özturan

    22 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Gürkan Özturan
    Videolar

    Osmanlı’da Modernleşme ve İletişim | Bahadır Çelebi & Hediye Levent

    22 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi
    Yazılar

    Totaliterliğe Giden Yolun Taşları: “İkinci Nükleer Rönesans”la Güçlendirilen Altyapısal Otoriterlik

    22 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}