Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Yaşasın! Dezenformasyon Mevsimi Geldi
    Yazılar

    Yaşasın! Dezenformasyon Mevsimi Geldi

    By We Act Projesi20 Mart 20245 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Sinem Siklon

    Siyasal iletişim çalışan benim gibi akademisyenlerin en sevdiği mevsimdir seçim mevsimleri. Ne yazık ki ancak beş yılda bir geliyor. İster yerel seçim olsun ister genel seçim olsun her detayı ve gelişmeyi not ederiz.

    Seçmenlerin ana akım medya araçlarından veya alternatif medyadan devamlı adını işittikleri siyasal iletişim, bir yandan siyasi aktörlerin vaatlerini ön plana çıkarmaya çalışırken diğer taraftan seçmenin kararını etkilemeye çalıştığı bir süreçtir.

    Siyasi aktörler vaatlerini duyurma konusunda seçim sürecinde ana akım medyadan ve diğer araçlardan yararlanıyor. Ancak dijital dönüşümle birlikte siyasi aktörlerin siyasal kampanyalarda kullandığı araçlarda da birtakım değişiklikler ortaya çıktı.

    Neydi Bu Değişiklik?

    Yeni medya! Hem siyasi aktörün hem de seçmenin yaşamına yeni medya girdi. Yeni medya terimi ağ teknolojilerini kullanarak insanların birbiriyle etkileşimine imkân veren uygulamaların bütünü olarak nitelendiriliyor.[1]

    Toplumun yaşamına hızlıca giren ve bireyleri en doğrudan şekilde etkileyebilen yeni medya siyasal iletişim sürecinde yerini aldı. Böylece, siyasal iletişim sürecinin daha da karmaşık hale geldiği rahatlıkla söylenebilir.

    Bunun nedeni yeni medya ile birlikte siyasal kampanyalara eklenen propaganda türlerinin de değişmesi. Siyasal iletişime dezenformasyon, astroturfing ve algı yönetimi gibi kavramlar da eklendi. Peki, dezenformasyon, astroturfing ve algı yönetimi hakkında aslında ne biliyoruz?

    Günümüzde kamuoyunun ve seçmenlerin hakikat algısında ciddi yıpranmalar yaratan dezenformasyon herkesin bildiği bir kelimeye dönüştü. Dezenformasyon halk arasında yalan veya yanlış haber olarak bilinse de bu kavramın tam anlamı, uydurma veya kasten manipüle edilmiş ses ve görsel içerik ile kasıtlı olarak oluşturulan komplo teorileri veya söylentiler anlamına geliyor.

    Dezenformasyon, kamuoyunu etkilemenin ve kara halkla ilişkiler kampanyaları yürütmenin en etkili yöntemleri arasında yer alıyor. Bir seçim kampanyasında dezenformasyon kullanılmışsa kampanya gerçek dışı bilgiler üzerine kurulmuştur, hiper yerel ve uluslarüstü öğeler birleştirilmiştir ve son olarak demokrasi için risk oluşturan eğilimler kullanılmıştır.

    Nedir Bu Eğilimler?

    Seçim kampanyasında kutuplaştırmaya başvurulmuştur, yapay kamuoyu ve yankı odaları oluşturulmuştur ya da filtre balonları yer almaktadır. MIT’de çalışan David Rand’ın yaptığı bir deneye göre insanlar dezenformatif içeriklere en az %20 oranında inanma eğiliminde.  Yapılan bir başka araştırma ise her 10 linkten 6’sının Twitter kullanıcıları tarafından bir başkasının özetinden okumaksızın retweet edildiğini ortaya koyuyor. Uydurma haberler şaşkınlık ve tiksinme duygularını daha etkili biçimde harekete geçirdiği için özellikle Twitter’da doğru haberlere göre altı kat daha hızlı yayılıyor.  

    Seçim sürecinde yeni medyada trol gruplarının oluşturduğu dezenformatif içeriklere ve dezenformasyon kampanyalarına sıkça rastlanıyor. Özellikle deepfake videolar aracılığıyla siyasi aktörlere söylemediği şeyler söyletilebiliyor veya yapmadığı aktiviteler yapılıyormuşçasına gösterilebiliyor. Geçtiğimiz 14-28 Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na düzenlenen deepfake bir video ile bunun bir örneğine hepimiz şahit olduk. 

    Ya astroturfing? Astroturfing Türkçe’ye tercüme edildiğinde yapay veya suni kamuoyu oluşturma anlamına geliyor. Yapay/suni kamuoyu oluşturmanın tarifi ise belirli bir gündeme yönlendirme amacıyla internet ortamında tarafsız bireyler gibi davranan sahte hesaplar tarafından aldatıcı görüşlerin yayılması olarak karşımıza çıkıyor.

    Merkezi olarak koordine edilen astroturfing de bir çeşit dezenformasyon kampanyası olarak kabul görüyor. Yapay kamuoyu oluşturmanın seçim sonuçlarını ve diğer siyasi davranışları etkileyebilme gücü de var.

    Yapay kamuoyu oluşturmaya örnek verecek olursak, sosyal medyada kışkırtıcı bir aktör, rakip parti seçmeni gibi görünerek aslında onların düşüncelerini manipüle etmek amacıyla içerik üretebilir ki bu tip kamuoyu oluşturma çabaları birçok seçimde denendi.

    Siyasi Aktörler Algı Yönetimi ile Neler Yapabilir?

    Algı yönetimi, siyasette karar verme aşamasına gelen ve karar vermemeyi tercih eden seçmenler üzerinde bir denetim sağlama amacıyla uygulanan bir yöntem olarak öne çıkıyor. Algı yönetimi sayesinde siyasiler, seçmenin farklı olay ve durumlara karşı vereceği tepkileri şekillendiriyor. Bu sayede siyasi aktörler, karar veren seçmenlerin eğilimini pekiştirebilir, fikrini değiştirebilir veya henüz karar vermemiş seçmenin kendi lehine oy vermesini sağlayabilir.

    Gerçeklerin önüne geçen bir yönetim biçimi olan algı yönetimi, gerçeğin bütünüyle yanlış bilgi olarak yorumlanması değil, daha çok gerçeğin çarpıtılmasıyla yapılıyor. Bu çarpıtma siyasi aktörleri ve seçmenleri dezenformasyon sorunu ile yüz yüze bırakıyor. Algı yönetimi ile dezenformasyon, çarpıtılmış veya yanlış bilginin tehlikeli şekilde yayılmasına yol açıyor.

    Yeni Medyada Zıt Kutuplu İdeolojiler Karşılaşabilir mi?  

    Yeni medyada bu kadar çok dezenormatif içerik dolaşırken zıt kutuplu ideolojiler karşılaşamıyor. Yankı odaları ve filtre balonları karşıt görüşlerin karşılaşmasını büyük oranda önlüyor. Yankı odaları ve filtre balonları; Twitter, Facebook ve İnstagram gibi sosyal medya platformlarındaki kullanıcıların kendi ideolojik düşünceleri doğrultusunda geri besleme almalarını sağlayan sistemlerdir. Sosyal medyada takip etmesi için kullanıcıya önerilen hesaplar ve içerikler kişinin kendi ideolojik düşüncesi ile ilişkilidir.

    Kendi ideolojik ve kültürel ikliminden çıkamayan bireyler yetiştiren filtre balonları nedeniyle kullanıcılar, sosyal medyada/ağlarda diğer ideolojilerden ve kültürlerden yalıtılmış bir deneyim yaşarlar. Filtre balonları nedeniyle bireyler, kendilerinden neyin gizlendiğinin farkına varmazlar. Bunun yanı sıra filtreler, kamusal sorunların sınırlı şekilde gündeme gelmesine neden oldukları gibi kişileri farklı düşünce ve inançlara da kapatır. Sonuçta ise var olanı yok sayma ve ötekileştirme gibi sonuçlar ortaya çıkar.

    Kısacası filtre balonları, ara yüzüyle kişileri denetim altında tutuyor. Kişinin neyi arayacağını, neyi beğeneceğini ve hangi paylaşımlarda bulunacağını bilerek kişilerin ideolojik görüş ve tutumlarını kavrıyor. Bu nedenledir ki filtre balonları ideolojiler üzerinde artık belirleyici bir role sahip.

    Filtre balonlarının sonucunda oluşan yankı odaları da bireyleri, benzerleri ile aynı kanaatlerin yaygın ve egemen olduğu bir akışa mahkûm ediyor.[2] Yankı odaları, kişilerin kendi ideoloji ve tutumlarına benzer olan bireyler ile iletişimde bulundukları, topluluğu oluşturan kişilerin görüşlerine aykırı görüşlerin bulunmadığı iletişim ortamları olarak tanımlanır.

    Yankı odaları birbiri ile aynı ideolojideki bireylerin var olan inanç ve eğilimlerinin pekiştirildiği ortamlardır. Örnek olarak siyasi bir partinin üyelerinin oluşturdukları sosyal medya grupları gösterilebilir.

    Dolayısıyla, yeni medya düzeninde kutuplaşmış bir siyaset ortamının yerleşebilmesi için son derece uygun bir ortam ve işlevsel araçlar var. Türkiye’de yaşanan kutuplaşma ortamı da maalesef yeni medya düzeninden besleniyor. Yeni medyanın ortaya çıkarttığı bu durumdan kurtulabilmek için yeni yollar ve araçlar aramak elzem görünüyor.


    [1] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/565835
    [2] Binark, M. (2017). Algoritmaların Yarattığı Yankı Odalarında Siyasal Katılımın Olanaksızlığı, Varlık Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi, 19-23.

    R2 Siyaset Sosyoloji We Act Projesi
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleDünya Gündemi: Jeopolitik Riskler ve Küresel Ekonomi
    Next Article Twitter Türkiye Siyasetine Neler Etti? – I

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    D84 INTELLIGENCE

    Dijital Alanda İfade Özgürlüğü: Bir Politika Önerisi

    16 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Volkan Aslan
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}