Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Kılıçdaroğlu Ne Yapmak İstiyor?
    Yazılar

    Kılıçdaroğlu Ne Yapmak İstiyor?

    By Onur Alp Yılmaz7 Ekim 20223 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    Siyaset Bilimi literatüründe negatif kimliklenme olarak bilinen bir kavram vardır. Bu, seçmen davranışının bir siyasi partiden çok memnun olmaktan ziyade, karşıdaki siyasi partiden çekinmekten kaynaklı olarak şekillendiğini ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Yani bir seçmen, bir önceki seçimde oy verdiği siyasi partinin politikalarından rahatsız olsa dahi karşısındaki partinin sosyal ya da iktisadi politikalarından korkmasından kaynaklı olarak aynı partiye oy vermekte ısrar edebilir.

    İşte Kılıçdaroğlu’nun helalleşme ve başörtüsü çıkışlarını da bu negatif kimliklenmeyi ortadan kaldırma kaygısı olarak değerlendirmek gerekiyor. İktidarın mevcut konjonktürde iktisadi olarak seçmenlere bir şey vadedemediği aşikâr. Bu da iktidarı mümkün olanın sınırlarını zorlamak pahasına kültür kampları üzerinden kutuplaştırmayı arttırma yoluna itiyor. Ben de CHP liderinin yaptığı başörtüsü çıkışının muhalif kamuoyunda yersiz bulunmasına tam bu noktadan itiraz ediyorum. Çünkü iktidar partisi ve Cumhurbaşkanı, Kılıçdaroğlu bu çıkışı yapmasaydı da kültür kampları üzerinden kutuplaştırma kartına sarılacaktı. Nitekim Cumhurbaşkanı, bunun işaret fişeğini TBMM’nin açılış toplantısındaki yeni anayasa çağrısıyla atmıştı. Aslında iktidar partisinin 2011 seçimlerinden itibaren her seçim döneminde kullandığı, değişmeyen iki temel stratejisi var:

    1. “Dindar çoğunluk” ve “milletin değerlerine düşman azgın azınlık” ikiliği.
    2. Çatışmacı-milliyetçi ve saldırgan bir söyleme dayanan cinnet hâli.

    İkinci olağanüstülük, 2015’ten beri zaten olağanlaştı ve yalnızca seçim dönemlerinde kullanılan bir strateji olmaktan çıkarak hem Cumhurbaşkanının hem de iktidar partisinin söyleminin ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Ancak ilkini canlandırabilmek için bir engel vardı: Altılı Masa’nın çoğulculuğu ve geldikleri mahallelerin farklılığına rağmen Türkiye’yi demokratikleştirebilmek adına ortaklaşmaları. Bu noktada iktidar blokunun Altılı Masa’yı dağıtmak için uzunca bir süredir ekmeye çalıştığı nifak tohumlarını da hatırlatmak gerekir. Çünkü popülist liderler, toplumu ortadan ikiye bölüp çoğunluğu kendi yanlarında tutarak iktidarda kalma yolunu izledikleri için aktörlerin çoğulculaştığı (plurality) bir siyasi iklimdense aktörlerin ikiye indiği (duality) bir iklimi tercih ederler.

    Muhtemeldir ki iktidar, farklı nifak tohumlarıyla altılı masayı dağıtmaya çabalarken, seçime çok kısa bir süre kala başörtüsüyle ilgili anayasa değişikliği maddesini kendisine kadifeden kılıf yaparak Altılı Masa’nın muhafazakâr aktörlerini, “başörtüsü karşıtlarıyla iş tutmak”la suçlayacaktı. Bu yolla seçimleri “başörtüsüne özgürlük isteyenler” ve “başörtüsü karşıtı yasakçılar” ikiliğiyle bir referanduma çevirecekti. Ancak Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü çıkışı bunun önüne geçti ve iktidarı bir erken doğuma zorladı.

    Bu andan sonra ise iktidar, muhtemelen parlamentoya getireceği anayasa değişiklik paketinde, Aleviler üzerinden CHP’yi, muhafazakâr seçmen üzerinden Deva, Gelecek ve Saadet’i ve milliyetçi seçmen üzerinden de İYİP’i zor durumda bırakacak maddelerle Altılı Masa’yı dağıtmaya çalışacak. Bu noktada muhalefetin üzerine düşen iki temel görev var:

    1. Başörtüsüyle ilgili anayasal güvencenin neden 2010 ya da 2017 referandumlarında sağlanmadığını sorgulamak.
    2. Aslında birinci soruya da cevap vererek, iktidarın toplumu bu tür yapay tartışmalar üzerinden manipüle ederek asıl çelişkiyi, yani iktisadi sahadaki çelişkiyi perdelediğini ifade etmek. Bunun sonucunda da toplumun günden güne yoksullaştığının altını çizerken, altılı masanın son toplantısında hazırlanması için ortaklaştıkları müşterek programları toplumla paylaşıp, tartışmayı iktisadi sahada tutmak.
    Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleKitap Yorum: Immanuel Wallerstein, The Modern World System I, (3)
    Next Article Smile | Sinekritik #62

    Diğer İçerikler

    Podcast

    Dijital Mecralarda Konuşabilmek | Tarık Beyhan, Gürkan Özturan

    22 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Gürkan Özturan
    Videolar

    Osmanlı’da Modernleşme ve İletişim | Bahadır Çelebi & Hediye Levent

    22 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi
    Yazılar

    Totaliterliğe Giden Yolun Taşları: “İkinci Nükleer Rönesans”la Güçlendirilen Altyapısal Otoriterlik

    22 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}