Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » 17. Hafta Özeti (20 -26 Nisan 2020)
    Bültenler

    17. Hafta Özeti (20 -26 Nisan 2020)

    By Erkin Ergüney26 Nisan 20207 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    Bugün bülten biraz gecikti, affınıza sığınıyoruz. 4 günlük sokağa çıkma yasağı beni çok zorladı, sizde durumlar nasıl? Şu kriz bir an önce bitse de rahat rahat güneşin altında oturabilsek. Bu hafta gündemimizde uzun bir aradan sonra Libya ve Suriye var. Sonrasında ise koronavirüsün ekonomik etkileri ve ne beklememiz gerektiği mevzubahis.

    Libya’da Değişen Dengeler

    Koronavirüs ertesinde Libya ve Suriye’deki gelişmeler karanlıkta kalmaya başlamıştı. Haber akışının azaldığı bu aralıkta sahada bir takım değişiklikler olmuş görebildiğimiz kadarıyla. İç savaşta Haftar güçlerinin Trablus’a ilerleyişi devam etmekteydi, ancak bu hafta Sarraj Rejimi Haftar için önemli olan birkaç stratejik nokta ve kasabayı ele geçirdi. Bu durumun geçici olup olmadığını anlamak için Haftar Rejimi’nden gelen açıklamalara bakmak yeterli. General Haftar, genelde tavizsiz tavrıyla bilinen, Trablus’taki hükümetle masaya oturmayı reddeden bir yaklaşım sergileyen birisi. Ancak, bu hafta Haftar’ın askeri fetih sözlerini bir kenara bırakıp, “barış”, “görüş birliği” ve “medeni bir devlet” gibi kelimeler kullandığını gördük. Anlaşılan, Haftar sahada beklediği askeri başarıyı bulamadı. Bu durum, Türkiye’nin son yıllarda Ortadoğu’da elde ettiği en büyük ve tek başarının müjdecisi olabilir. Zira, Sarraj Rejimi için dönüm noktası Türkiye’nin savaşa dahil olup Trablus Hükümeti’ne destek vermesiydi. 

    Daha önce de bültende yer verdiğimiz İrini Operasyonu’na, yine tahmin ettiğimiz üzere, Trablus Hükümeti’nden red geldi. AB, ortak bir barış gücü ile Libya’ya silah ambargosunu deniz üzerinden empoze etmek niyetinde. Ancak, böylesi bir ambargonun uygulanması demek, Trablus Hükümeti’nin tüm tedarik yollarına kapanması, Haftar’ın ise etkilenmemesi demek. Çünkü Haftar Rejimi Körfez Ülkeleri’nden ve Mısır’dan destek alıyor. Her iki tarafa da ambargo uygulanması için kara ve hava sahalarının da kapatılması gerekiyor, Trablus Yönetimi de bu hafta bunu söyledi. Ancak tabii ki, AB de bu durumun farkında. Fransa ve Yunanistan, çok kuvvetli bir biçimde Haftar Rejimi’ni destekliyor, Birleşmiş Milletler Sarraj’ı meşru hükümet olarak tanısa bile.

    Libya’da olanlar bize ne anlatıyor?

    Dünya genelinde prensip temelli bir dünya düzeni neredeyse tamamen ortadan kalktı. AB gibi, kendisini özgür dünya ilkelerine, demokrasiye ve seçimlere adamış bir yapının dahi güvenlik sebepleri nedeniyle Haftar gibi bir darbeci generali destekler konuma düşmesi bunun en büyük kanıtı. Artık giderek kaba kuvvetin egemen olduğu, uluslararası kural ve yasaların önemini kaybettiği bir dünya göreceğiz. Türkiye de bu duruma iyi hazırlanmış bir ülke. Geçtiğimiz yıllarda şansı pek yaver gitmemiş olsa da, ekonomisini rayına oturtabildiği bir senaryoda, Türkiye’nin Ortadoğu’da çok daha etkin bir ülke haline geldiğini göreceğiz.

    Haftar supporters rally as his forces lose ground in battle

    Türkiye’nin Libya’daki müdahalesini destekliyor musunuz? (POLL)

    Suriye Ateşkesi

    Resulayn’da çıkan çatışmaların ertesinde, Erdoğan Suriye’ye uyarı niteliğinde bir açıklama yaptı. Şam Rejimi’nin ateşkesi bozması halinde çok ciddi sonuçlarla karşılaşacağını söyleyen Erdoğan, koronavirüs krizinin Kuzey Suriye’de dengeleri değiştirmek için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Bu hafta Resulayn’da çıkan çatışmanın Türkiye’nin desteklediği muhalif gruplar arasında gerçekleştiği rapor edilmişti. Erdoğan’ın bu açıklaması dikkat çekici, çünkü bu tarz açıklamalar genelde durup dururken yapılan şeyler değildir. Sahada Şam Rejimi’nin bazı hareketleri gözlemlenmiş olsa gerek. Açık konuşmak gerekirse, bu durumdan Şam Rejimi kolayca faydalanabilir. Türkiye’de koronavirüs konusunda ciddi bir toplum baskısı var, TSK’nın Suriye’de tekrar hareketlenmesi hem Türkiye kamuoyunda tepkilere yol açabilecek, hem de ekonomik zorluklarla mücadele eden Ankara’nın elini zorlaştıracak bir durum. Daha önceki bültenlerde bu ateşkesin uzun süreli olmayacağını tahmin etmiştik. Koronavirüs krizi ateşkesin bozulmasını zorlaştırdı, ama uzun vadede ateşkesin bozulacağına dair inancımda bir değişiklik yok. 

    Türkiye’nin acilen Kuzey Suriye konusunda uzun vadeli bir plan üretmesi gerekiyor. Şu anda İdlib ve çevresiyle alakalı bir yol haritamız bulunmuyor. Bu bölgeyi, ve içindeki mültecileri ne yapacağız? Böylesi ufak bir bölgenin kendi kendini yönetmesi mümkün görünmüyor, Türkiye’ye dahil edilmesi de oldukça güç. Koronavirüsün yarattığı aralık böylesi bir planın detaylarını kararlaştırmak için güzel bir pencere olabilir.

    Turkey warns Syria of ‘very heavy losses’ if truce violated

    Koronavirüsün Ekonomik Sonuçları

    Türkiye’de ilk onaylı koronavirüs vakası 10 Mart’ta, ilk sokağa çıkma yasağı ise 10 Nisan’da uygulandı. Türkiye, geçen süre zarfında virüsün ekonomik etkilerini hissetmeye başladı. İşyerlerinin kapanması, sokağa çıkan insan sayısındaki ciddi düşüş, düşen talep ve durulan piyasalar ekonomiye hasar veriyor. Önümüzdeki günlerde işsizliğin tırmandığını da göreceğiz. Bu problemle mücadele etmek için Türkiye de verdiği tepkinin dozunu artırmaya başladı. Geçtiğimiz hafta yapılan 1 puanlık faiz indirimi, çoğu ekonomistin beklemediği ölçüde ciddiydi. Bloomberg’ün 28 ekonomistinden yalnızca ikisi bu derece bir düşüşü öngörebildi. Faiz oranlarının %24 seviyesinden bugünkü %8,75 seviyesine düştüğünü göz önünde bulundurunca durumun ciddiyeti daha görünür bir hale geliyor. Bu faiz indirimleri yoluyla hükümet, zorluk yaşamakta olan küçük ve orta ölçekli işletmelere yardım götürmeye ve ekonomiyi canlandırmaya çalışıyor. Berat Albayrak, geçtiğimiz haftalarda özel bankaları üstlerine düşen görevi yapmamakla suçlamıştı. Bunun ardından, devlet bankalarına para pompalanmasının gündemde olduğu haberi yansıdı. 

    Kamu bankalarının sırtındaki yük, bugünlerde oldukça ağır. Reel ekonomiyi desteklemenin haricinde, kamu bankaları aynı zamanda değer kaybeden Türk Lirası’nı korumak için döviz satışı yapıyor. Bu dönemde 600 milyon dolar döviz rezervlerinden satış gerçekleşti. Buna rağmen, Türk Lirası gelişmekte olan ekonomiler arasında en kötü performans gösteren para birimlerinden. Ek olarak, Türkiye’nin döviz rezervlerinin böylesi bir operasyonu ne kadar süre fonlayabileceği belirsiz. Döviz rezervlerindeki düşüşü aşağıdaki grafikten takip edebilirsiniz. Net döviz rezervi aşağıdaki mavi çizgi. Görebileceğiniz üzere, halihazırdaki düşüş trendine ek olarak, 2020’de çok ciddi bir ivmeyle döviz rezervleri azalıyor. Burada sorulması gereken soru: Türkiye böyle bir stratejiyle ne kadar ilerleyebilir? Kamu bankaları döviz satarak TL’nin değerini koruyamaz hale gelirse TL’nin hali nice olur? 

    Turkey in ‘Losing Battle’ Over Lira After Surprise Rate Cut

    One Market Points to More Pain for Turkish Lira Near Record Low

    Koronavirüs Sonrasında Nasıl Bir Ekonomik Kriz Var?

    Haberleri takip eden herkesin bileceği üzere, çoğu uzman oldukça ciddi bir ekonomik kriz için uyarılar veriyor. Peki bu ekonomik kriz beklediğimiz kadar hasar verici olacak mı? Bana kalırsa hayır. Bir kriz yaşamakta olduğumuz muhakkak, ancak beklendiği üzere 2008 Krizi’nin üstüne çıkacak bir kriz gelmiyor olabilir. Bu noktada incelememiz gereken bazı konseptler var. Ekonomide dışsal şok dediğimiz, ekonomik sistemin içinden gelmeyen şoklardan biri olan koronavirüsün tehdit konumunu kaybetmesi durumunda ekonomilerimiz hızlıca düzelme evresine geçebilir. Tabii ki şimdiye kadar kaybını gözlemlediğimiz talep düşüşü ve ekonomik aktivitedeki büyük azalma ekonomilerimizi küçülmeye zorlayacak. Burada Çin’den gelen veriler oldukça önemli, zira bu krize dünyadan çok daha erken girmişti. Çin ekonomisi, son 30 yılda ilk kez birinci çeyrekte (yılın ik üç ayı) %6,8 küçülme gösterdi. Dünya ekonomilerinden de böylesi bir tepki beklemek mantıklı. Ancak, virüs krizinin sona ermesinden sonra tahminim ekonomilerin hızlı bir düzelme trendine oturması. Ekonomik çevrelerde buna “V şeklinde düzelme” (V shaped recovery) adı veriliyor. Adlandırmanın sebebi, grafiklerdeki hızlı çakılma ertesinde benzer ivmelerle düzelme sürecinin başlaması. ABD merkez bankası FED, 2 trilyon dolarlık kurtarma paketiyle dünya piyasalarına ihtiyaç duyduğu parasal paketi sundu diye düşünüyorum. Yine de bu sürecin kolay olacağını düşünmek yanlış olur. Ekonomi genelinde bir düzelme bekliyor olsam da, toplumun farklı kesimlerinin bu süreçten zararlı çıkacağı muhakkak. Bu sebeple devletlerin düşük ve orta gelirli vatandaşlarını, ve müesseseleri koruması çok önemli. Eğer bu olmazsa, piyasadaki büyük oyuncuların küçük işletmelerin sıkıntılarına rağmen bu süreci kazançla kapatması muhtemel görünüyor.

    Haftanın Musikisi: Moondog – Bird’s Lament

    Moondog oldukça ilginç bir kişilik. 16 yaşında kör olan Louis Thomas Hardin, başlangıçta klasik müzik eğitimi aldı, ancak sonrasında sokakların büyüsüne kapıldı. Şair de olan Moondog, bir süre New York Filarmoni Orkestrası’nın da kondüktörüydü. New York’ta değişik giyimiyle boy gösteren Moondog, “6. Cadde’nin Vikingi” olarak biliniyordu. Buyrun.

    Haftanın Videoları

    Denizlere kurulan petrol sahaları nasıl kuruluyor, nasıl çalışıyor? Petrol fiyatlarının dibe vurduğu bu günler petrol üretimiyle alakalı bir şeyler öğrenmek için en iyi zaman.
    Petrol fiyatları nasıl eksiye düşebilir? Böyle bir şey mümkün mü, neden ve nasıl mümkün?

    Geçen Haftanın Cevapları

    Türkiye virüs krizi süresinde daha fazla insanın ölümüne sebebiyet verecek yollarla ekonomisini ayakta tutacak adımlar atmalı mı?

    Dünya Ekonomi Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleSıtkı Egeli: S-400’ler Türk hava savunma unsurlarına entegre edilmeden kullanılırsa kendileri kolay hedef olur
    Next Article Koronavirüs Körfez Krizini Çözer mi?

    Diğer İçerikler

    PROJECT SYNDICATE

    İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı

    29 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Yeni Parti Ne Yapacak? | Çavuşesku’nun Termometresi #317

    26 Temmuz 2026By Ekin Keleş, İlkan Dalkuç ve Burak Bilgehan Özpek
    Videolar

    Yeni Parti, İmkan ve İhtimaller | Edgar Şar | 2’li Görüş #98

    26 Temmuz 2026By Edgar Şar ve İlkan Dalkuç

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}