Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı
    PROJECT SYNDICATE

    İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı

    By Daktilo198429 Temmuz 20265 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    “Burnham, merkezin asıl işinin yerel yönetimleri kontrol etmek değil, yerel yönetimlerin ürettiği en umut verici çözümleri ülke geneline yaymak olduğu bir devlet yapısı inşa edebilir. Önümüzdeki 100 günün gerçek sınavı, farklı yönetim düzeylerinin birlikte nasıl çalışacağı olacak.”

    Yazar: Mariana Mazzucato
    University College London’da (UCL) inovasyon ekonomisi profesörü.
    Çeviri: Mert Söyler

    Başbakan olarak ilk sabahında Andy Burnham evsizlere yardım eden bir kurumu ziyaret etti ve Greater Manchester belediye başkanı olarak yürüttüğü “Önce Konut” stratejisini genişleterek ülke çapında sokakta yaşamayı sona erdirme sözü verdi. Bunu yaparken, kendi yönetim modelinin de ilk sinyallerini vermiş oldu: Kaynakları merkezden sağlayan, ancak hizmetin ulaştırılmasını ve bu süreçten çıkarılacak dersleri yerel yönetimlere emanet eden bir devlet anlayışı.

    Burnham’ın yetki devri gündemi etrafındaki tartışmalar, çoğu zaman Manchester ile Westminster veya yerellik ile merkeziyetçilik arasında sahte bir ikilem yaratıyor. Oysa gücü “yaşadığınız yere” geri vermekle ulusal düzeyde yetkin bir devlet mekanizmasını yönetmek arasında bir çelişki olmak zorunda değil.

    Burnham’ın “savaş sonrası dönemden bu yana en büyük sosyal konut inşası programını yönetme” vaadini ele alalım. Vizyonun netliği ve finansman mekanizmaları merkezden gelse de, uygulamanın sahadaki belediyelere ve yerel yönetim birliklerine bırakılması öngörülüyor. Başarılı bir icraat için her bir parça ve bu parçalar arasındaki bağ en az diğeri kadar hayati önem taşıyor.

    Güçlü Merkez ile Güçlü Yerel Yönetimler Birbirine Rakip Değil

    Asıl mesele hiçbir zaman güçlü bir merkez ile güçlü yerel yönetimler arasında seçim yapmak değildi. Asıl önemli olan, bu ikisinin birlikte çalışacak şekilde kurgulanıp kurgulanmadığı, merkezin diğer bölgelerin kullanabileceği bir itici güç yaratıp yaratmadığı ve yerelden elde edilen derslerin tekrar merkeze ulaşıp ulaşmadığıdır.

    Bu etkileşimi doğru kurarsanız sistem kendi kendini besler; ama yanlış kurarsanız İngiltere’nin son iki yıldır yaşadığı tabloyu kalıcı hale getirirsiniz: Merkezden büyük bir coşkuyla duyurulan hedeflerin sessizce rafa kaldırılması veya kalıcı çözümlere dönüşmeyen kısa vadeli başarılara indirgenmesi.

    Neyse ki şehirler, merkezin kendilerini izleyip izlemediğine bakmaksızın zaten “yaparak öğrenme” sürecini benimsediler. Manchester’ın Bee Network’ü, otobüsleri kamu denetimine alarak yerel ulaşım otoritesine güzergâh ve ücretleri parça parça özel sözleşmelerle değil, tek ve bütüncül bir ağ olarak nasıl planlayacağını gösterdi. Camden’ın COVID-19’a verdiği tepki, insanları sokaklardan kurtarıp barınaklara yerleştirmek için gerçekten neye ihtiyaç duyulduğunu kanıtladı. Bu tür örneklerde asıl can alıcı nokta, çıkarılan spesifik derslerin (hangi yeteneklerin işe yaradığı, önce hangi ilişkilerin kurulması gerektiği, hangi yaklaşımların tıkandığı) kayıt altına alınıp ihtiyaç duyulan bir sonraki yere aktarılıp aktarılmadığıdır.

    Çalıştığım enstitünün Bloomberg Philanthropies ile birlikte dünya çapında onlarca şehirde geliştirdiği Kamu Sektörü Kapasite Endeksi tam da bu aktarım kopukluğunu gidermek için oluşturuldu. Endeks, hükümetleri basitçe sıralamak yerine; hangi becerilerin (kurum içi müzakere, veri kullanımı, birimler arası koordinasyon) başarı getirdiğini ve hangilerinin eksik olduğunu anlamak için ortak bir dil sunuyor. İyi bir yerel deneyi aktarılabilir bir modele, birbirinden kopuk pilot uygulamaları ise tutarlı ve sürekli kendini geliştiren bir sisteme dönüştüren şey bu tür içgörüler.

    Burnham’ın İlk Mesajı: Yerelde Uygulanan, Merkezden Desteklenen Politikalar

    Burnham, yetki devrini yeni hükümetin temel önceliği yapmakta haksız değil. Ekonomik büyüme sadece Hazine’nin açıkladığı genel rakamlarda kalamaz; Rochdale ve Sunderland gibi yerlerde de bizzat hissedilmelidir. Ama devredilen yetkinin hâlâ bir motora ihtiyacı var. Yerel kurumlar bu özerkliği ancak doğru kapasite ve yeteneklere sahiplerse anlamlı sonuçlara dönüştürebilirler.

    Bu doğrultuda yerel yönetimlerin şunlara ihtiyacı olacak: Özel sektör ortaklarının dayattığı şartları kabul etmek yerine kamu yararını gözeten anlaşmaları güvenle şekillendirebilecek müzakereciler; alım güçlerinin yarattığı kamu değerini nasıl maksimize edeceğini bilen satın alma ekipleri; ve özel sermayenin riskini azaltmakla yetinmeyip ilk elden yatırımcı gibi hareket eden kamu finansman araçları. Bölge sakinlerine yatırım kararlarında söz hakkı vermek için tasarlanan 30 milyon sterlinlik yerel sosyal yatırım fonu Camden Toplumsal Refah Fonu gibi, Greater Manchester İyi Büyüme Fonu da bu yaklaşımın tohumlarını taşıyor.

    Aynı zamanda, ulusal misyonları belirleyebilecek ve sonuç odaklı bir sanayi stratejisi aracılığıyla farklı sektörleri harekete geçirebilecek tek güç devlettir. Devlet, çeşitli yerel stratejileri parçalarının toplamından daha büyük ve tutarlı bir çerçevede bir araya getirebilir. Bunlar, net sıfır emisyona ulaşmak veya iyi iş imkanları ile dayanıklı tedarik zincirleri yaratmak gibi, yerel kurumlara uğrunda çaba sarf etmeye değecek ortak ve net hedefler etrafında şekillenmelidir.

    Yerel Başarılar Nasıl Ulusal Politikaya Dönüşür?

    Eşit derecede önemli bir diğer konu ise, güncellenmiş bir mali çerçevenin stratejik ve uzun vadeli yatırımları günlük harcamalardan ayırabilmesi; böylece yatırım yapmak için borçlanan bir yerel yönetim ile bütçe açığını kapatmak için borçlanan bir diğeri aynı kefeye konmamış olur. Bütçe Sorumluluğu Ofisi, kamu yatırımlarındaki GSYİH’nin %1’i oranındaki kalıcı bir artışın, 50 yıl gibi uzun bir vadede ekonomik çıktıyı %2,5 oranında artırabileceğini öngörüyor. Bu potansiyeli fark eden ve ulusal misyonları tek bir bakanlığın harcama kalemi olarak değil, tüm hükümetin ortak görevi olarak gören bir Hazine, iddialı hedeflerin baskı anında ilk vazgeçilecek şeyler olmasını engelleyebilir.

    Bu reform vizyonunun hiçbiri yetki devriyle çelişmiyor. Aksine, yetki devrini kalıcı kılacak olan şey tam da bu. Üzerinde daha az durulan ve daha zorlu olan görev ise yerel deneyimlerin sisteme geri bildirimini tesadüfi değil, rutin bir hale getirmek. Bunu sağlamak için Birleşik Krallık’ın sadece uzun vadeli yatırımları ödüllendiren yeni mali kurallara değil; aynı zamanda işi dışarıya havale etmek yerine müzakere edebilecek donanıma sahip bir bürokrasiye ve yerel deneyimlerin (bizim kapasite endeksimiz gibi) kendi sınırları içinde kaybolup gitmesini engelleyerek daha geniş bir sisteme entegre edilmesini sağlayacak mekanizmalara ihtiyacı var. Bu, merkez ile yerel yönetim arasında bir seçim yapmayı gerektirmiyor; tam tersine, bir yerde öğrenilenin diğerini güçlendirmesi için ikisi arasında bir bağ dokusu oluşturmayı zorunlu kılıyor.

    “Önce parti değil, önce yerel” yaklaşımı çok doğru bir içgüdü. Üstelik başbakanlık koltuğuna oturan bir belediye başkanı, önceki birçok başbakana kıyasla çok ender bir fırsata sahip. Burnham, merkezin asıl işinin yerel yönetimleri kontrol etmek değil, yerel yönetimlerin ürettiği en umut verici çözümleri ülke geneline yaymak olduğu bir devlet yapısı inşa edebilir. Önümüzdeki 100 günün gerçek sınavı sadece gücün Whitehall’dan Manchester’a geçip geçmeyeceği değil, farklı otoritelerin birlikte nasıl çalışacağı olacak.

    Tüm bu gelişmelerin yansımaları Westminster’ın, hatta Birleşik Krallık’ın sınırlarını aşıyor. İngiltere, Aralık 2026’da G20 Dönem Başkanlığını devraldığında, yerel odaklı politikaların ve ulusal sanayi stratejilerinin kapsayıcı büyümeyi nasıl ortaklaşa tetikleyebileceğini dünyaya gösterme şansına sahip olacak. Birleşik Krallık, yerel deneyimlerini dünya sahnesine taşıyarak iyi ve sürdürülebilir büyüme konusundaki küresel diyaloğa çok büyük bir katkı sunabilir.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.

    Dünya Ekonomi M Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleYeni Parti Ne Yapacak? | Çavuşesku’nun Termometresi #317

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Yeni Parti Ne Yapacak? | Çavuşesku’nun Termometresi #317

    26 Temmuz 2026By Ekin Keleş, İlkan Dalkuç ve Burak Bilgehan Özpek
    Videolar

    Yeni Parti, İmkan ve İhtimaller | Edgar Şar | 2’li Görüş #98

    26 Temmuz 2026By Edgar Şar ve İlkan Dalkuç
    D84 INTELLIGENCE

    Beyond the NATO Summit Communiqué: The Human Front of NATO

    24 Temmuz 2026By Nancy Snow

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}