Artık saymayı bırakıyorum, birkaç sene sonra nasılsa tekrar sayarız kaç tane çekilmiş diye. 20 bilmem kaçıncı MCU filmi ile yine karşınızdayız. Benim şahsi beklentim End Game sonrası düğümledikleri hikayenin ardından yeni bir şeyler denemeleriydi. Yeni bir şey diyince de kafamda net bir şey canlanmıyor. Ne bileyim illa PG13 sınırını geçmek de değil sadece. Farklı bir anlatım, değişik arayışlar vs. Ama öyle bir şey yok gibi. Marvel bildiği ve başarılı olan yoldan devam edecek gibi görünüyor. Para yapmaya devam ettiği sürece sorun yok zaten.

Yönetmen: Erken kariyeri kısa filmlerden oluşan Jon Watts’ın ilk yüksek kaşeli filmi Spider-Man: Homecoming sonrasında, ikinci defa sevimli sürüngenimizin hayatın çeviriyor kamerasını. Aksiyon filmlerinden tutun da genel olarak çevreyi yakalama konusunda gayet başarılı. Oyuncuları idaresi de yeterli.

Senaryo: Avengers: End Game’in bittiği yerden devam ettirip Phase 3’ün kapanışını yapıyorlar. Sıkça End Game ve Infinity War referansları göreceksiniz. Aynı zamanda ilerisi için de açık birkaç nokta bırakıyorlar ki yüksek ihtimal sonraki filmlerde anlayacağız. Klasik fantastik, bol şakalı eğlencelik bir Marvel filmi hikayesi yani. Ama en fantastik olan şey ne biliyor musunuz? Peter Parker’ın yaptığı şeyler değil. Mysterio da değil. Bir avuç Amerikalı lise öğrencisinin Avrupa turuna çıkması. Hatta Venedik gibi aşırı pahalı bir yerde diledikleri gibi yiyip içmeleri, hediyelik eşya bakmaları filan. Peter. Evladım. Yıllar yılı Marvel’ın en fakir süper kahramanı (kirasını ödeyemez, May halanın tedavi masraflarını ödeyemez vs.) olarak o kadar para seni bozmasın?

Oyunculuk: Tom Holland kırmızı taytı kendisinden önce giyen diğer meslektaşlarına göre çok daha başarılı bir Örümcek Adam portresi çiziyor yine (evet Tobey’den bile daha iyi). Biraz da senaryo ve yaratıcı ekibin de dokunuşu var bunda elbette. Ama sonuçta uygun bir aktör olmasaydı bu kadar iyi olamazdı. Ekibimizin kalanı yine yerli yerinde, Jake Gyleenhall da kendisinden bekleneni gayet iyi yapıyor. Zaten ekip tanıdık hepsinin ne kadar ehil olduğunu önceki filmlerden biliyoruz. Öyle öne çıkan bir oyunculuk performansı pek yok ama hepsi ellerinden geleni yapıyor. Ha yine bir MCU klasiği unutulabilir hiç ilgi uyandırmayan bir villain var filmde ama nasılsa alıştık buna. En azından Spider-man: Homecoming filmindekinden daha düzgün bir kötü adam var diyebiliriz.

Sinematografi/ Diğer: Bol CGI. Bol geniş açılı şehir çekimleri. Teknik açıdan sınıfı geçiyor yine Marvel. En azından hem DCEU gibi kötü senaryo, kötü oyunculuk, kötü efektler ile bizi kusturmuyor. Sahneler akıcı, göz yormuyor, kulak tırmalayan ses kurgusu yok.

Kurgu: Fantastik bir senaryo ve dünyayı kurtarmak isteyen kahramanımızın dilekleri doğrultusunda gerçekleşen bir akış. En azından biraz komedi unsurları ekliyorlar da akıştaki absürtlüğü azıcık kapatabiliyorlar. Yoksa başka bir filmde buna benzer bir hikaye düz bir şekilde anlatılsa maskara olurlardı. Bunca kaynağa erişebilmenin güzel yanı da bu. İyi oyuncular ufak dokunuşlarla göz boyayabiliyor rahatlıkla. Ama Phase 3 için final olması sebebiyle bazı kısımları kasten açık bıraktıklarını düşünüyorum.

Son söz: Marvel High School Comedy Part II. Şu Örümcek Adamımız ne zaman büyüyecek acaba? 3 filmdir Lise öğrencisi. Yeni sınav sistemi mağduru değilse artık elinin ekmek tuttuğu, gazetecilik yapıp üniversitede okuyup Mary Jane tarafından boynuzlanıp, en yakın arkadaşı tarafından öldürülmeye çalışıldığı dönemi görsek olmaz mı?

67/100. Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var. 11 yıldır aynı şeyleri yapmaktan yorulmadık.