Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Sezai Hazır’ın Ardından
    Yazılar

    Sezai Hazır’ın Ardından

    By Agah Hazır18 Mayıs 20244 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Türkiye’nin tanınmış sivil toplumcularından Habitat Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Sezai Hazır, 12 Mayıs 2024 tarihinde hayatını kaybetti. Sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen, güçlü ortaklıklar temelinde, toplumsal kapasite geliştirici ve sosyal etki odaklı projeler üreten bir sivil toplum kuruluşu olan Habitat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, Türkiye sivil toplum camiasında oldukça saygı duyulan ve bu alana çok büyük katkıları olmuş bir isimdi. Hazır, sivil toplum alanında birçok genç ismi yetiştirmiş ve Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olan Habitat’ı ülkemize kazandırmıştı.

    Sene 1981, dönem 12 Eylül. Bülent Ersoy, yargıya hakaretten Buca Cezaevine atılıyor. Sıkıntı büyük. Ersoy, “Erkekler koğuşuna gitmem” diyor. Kadınlar ise erkekten dönme birini yanlarına istemiyorlar. Bülent Hanım için siyasilerin yanında özel bir koğuş açılıyor. Cezaevi münasebetsiz şakalardan geçilmiyor. Cinsiyet politikalarının gündeme gelmesine daha yıllar var. Kimse lafını esirgemiyor.

    Siyasilerin koğuş sorumlusu; üniversiteden atılmış, uzun boylu, yakışıklı, esmer bir genç. Cezaevi koşullarında dahi üstüne başına düşkün. Ersoy ile ilgileniyor. Arkadaş oluyorlar. Dahası, Bülent Hanım, hapisten çıktıktan sonra “Nasıl erkekleri beğenirsiniz?” diye soran magazin gazetecilerine, “Esmer, uzun boylu, göğsü kıllı, gür sesli erkekleri beğenirim” diye röportaj veriyor. Koğuş arkadaşları kimin kastedildiğini anlıyorlar. Müstehzi bakışlar, kötü erkek şakaları ve eğlenceli bir hikaye kalıyor geride.

    İnsan belirli bir aralıkta yapıp ettikleri ile değerlendirilmez, ama bazen küçük hikayeler büyük hikayenin nüvelerini taşır. En zor koşullarda bile sorumluluktan kaçmamak, hiç kimseyi hiçbir kimliği nedeniyle ötekileştirmemek ve hayatına değen herkesi bir şekilde etkilemeyi başarmak. Sezai amcamın büyük hikayesi. En baştan beri…

    Sene 1991. 12 Eylül dönemi bitiyor. Özal 141-142. maddeyi kaldırmış. İnfaz indirimi ile birçok siyasi mahkum tahliye olmuş. 33 yaşında, 9 sene cezaevinde yatmış. Diplomasız, mesleksiz, babasız bir eski mahkum, abisinin evinin salonunda akşam serilip sabah kalkan bir yatakta yatıyor. Şimdiye kadar hiç kendi evi olmamış.

    Siyasi bir aileyiz. Çok siyasi görmüşüz ama amcam farklı. Bir kere, işkence, sorgu, cezaevi anıları anlatmak yerine pek kimsenin ciddiye almadığı gelecek planlarından bahsediyor  Sonra pos bıyıklı değil Amerikan traşlı. Renkli bandanalar takıyor, kıllı bacaklarını açıkta bırakan şortlar giyiyor. “Amcam” diye tanıştırdığım lise arkadaşlarım bu iri yarı, esmer ve süslü genç irisini bir yere koyamıyorlar. Etraftan nasihat edenler var: “Evlen, mütevazı bir iş bul, zaten sicilin fazlasına el vermez. Olaylara karışma, yaşa git burada.” Amcam dinlemiyor.

    Yeni bin yıla giriyoruz. Sene 2000. Amcam artık siyasi mahkum değil. 141-142. madde kalkınca ona bağlı bütün kararlar iptal olmuş. Sicili temiz, pasaport bile almış. İstanbul’a gitmiş, yarım kalmış üniversitesini tamamlamış. Bir işlerde çalışıyor. Ben gezdiği, tozduğu ve bir işi olduğu için memnunum ama yalnız olmasına üzülüyorum. Tam ne iş yaptığını da anlamıyorum aslında.

    STK, gençlik, kalkınma pek bildiğim ya da önemsediğim mevzular değil. Türkiye’ye sivil toplumcu değil devrimci lazım havalarındayım. Amcamla beraber Ankara’ya gidiyoruz. Kolektif eylem, devrimci tavır derken, sohbet derinleşiyor. Mevzu: “Bir hayat nasıl yaşanmalı?” Amcamdan yıllar sonra sol bir referans duyuyorum. Bana Marks’ın meşhur sözünü söylüyor: “Hayatı anlamak yetmez, onu dönüştürmek lazım.” Heyecanlı bir solcuyum ama haddimi biliyorum. Yıllarca hapis yatmış birine ukalalık yapmıyorum.

    Sene 2018. Eski siyasi ama uzun zamandır STK’cı amcam Londra’ya geliyor. Ben çoktan karanlık tarafa geçmişim. Finans sektöründeyim. Amcam daha sonra bir çok bölgede açılacak Facebook istasyonlarının anlaşmasını yapacak. Buluşuyoruz. İşler çok büyümüş. Etrafında maiyeti ile geziyor. Bir kısmı İstanbul’dan, bir kısmı ise onun geldiğini duyup İngiltere’nin çeşitli yerlerinden gelen arkadaşları, çalışanları. Herkes gerçek bir hayranlıkla etrafına toplanmış, ağzının içine bakıyorlar. Hep aile ortamında gördüğüm amcamın  etrafındakilerle kurduğu mesafeli ve samimi ilişkiye hayranlıkla bakıyorum. Senelerdir İngiltere’de yaşıyorum. İngilizce doktora tezi yazmışım ama amcam kadar rahat değilim.  O ise kırık dökük İngilizcesiyle herkese laf yetiştiriyor, gene kendi işini kendi görüyor. İşi bağlıyor. Bir kez daha nereye giderse oralı olmayı beceriyor.

    Sene 2024. İzmir’de bir toplantı salonu. Sahnede bir tabut. İnsanlar her yerden gelmiş. Aile, devlet erkânı, belediye başkanları, milletvekilleri, iş insanları. Yanlarında Sezai amcamın yetiştirdiği yüzlerce genç. Her biri farklı dünyalardan, farklı görüşlerden, farklı sınıflardan bir kitle. Amcam ile anılarını anlatıyorlar. Cemevinde başlayıp camide biten bir törenle uğurluyoruz onu. Hayatına yakışacağı gibi tutarsız ama bütünlüklü bir biçimde.  

    Sezai amcam yakın arkadaşı, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Başkanı Şengül Hanım’ın söylediği gibi, “Başkalarının hayallerinin mutsuz bir yancısı olmaktansa, kendi hayal kuran ve insanları kendi hayallerine ortak eden biri olarak yaşadı.” Öyle de gitti. Çok sevdiği Galatasaray’ın üç sıfır yenildiği Neuchatel’e rövanşta beş atması gibi hayatının rövanşını almayı bildi. Mutsuz bir siyasi mülteci ya da iyi ihtimalle küçük bir taşra dernekçisi olabileceği bir hayattan Türkiye’nin en büyük Sivil Toplum Örgütlerinden birini çıkardı. Hem kendi hayatını hem de bir çok hayatı dönüştürdü. Bundan sonra da  onu tanıyanların kalplerinde, yaşama sevinci, iradesi ve bitmek bilmez enerjisiyle yaşayacak. Uğurlar olsun amcam, seninle gurur duyuyoruz. 

    L2 Sosyoloji
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleOkulların Çağı Kapandı mı? | Çerçeve S3 #31
    Next Article Dünya Gündemi: Reisi’nin Ölümü, Netanyahu’ya Tutuklama Talebi

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Halit Ziya Uşaklıgil — Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu | Cumhuriyet’in Edebiyatı #13

    19 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan
    Videolar

    İBB Davası, NATO Gözaltıları ve Deniz Göktaş | Çavuşesku’nun Termometresi #315

    7 Temmuz 2026By Ekin Keleş, Burak Bilgehan Özpek ve İlkan Dalkuç

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}