Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – I
    daktilo2 Yazılar

    İran-Körfez İlişkilerinin Kısa Bir Tarihi – I

    By Birol Başkan29 Mart 20265 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    ABD, İsrail ve İran arasında halihazırda süren savaş, İran’ın Körfez Arap ülkelerine yönelik saldırılarıyla daha bölgesel bir nitelik kazandı. Körfez Arap ülkelerinin İran saldırılarına somut olarak nasıl cevap verecekleri henüz net değil. Ama aynı anda birden fazla baskının altında oldukları açık.

    Bu baskının bir kaynağı dış aktörlerden gelen telkin ve yönlendirmeler. Bir yanda ABD ve İsrail, diğer yanda İran ve Türkiye. Fakat baskının başka bir boyutu daha var, ki dış baskıya verilecek yanıtı da etkiler nitelikte. Körfez ülkeleri, verecekleri kararların doğuracağı askerî, siyasî ve diplomatik sonuçları hesap etmek zorunda. Zira süregiden savaşta kimin kimin yanında hizalanacaklarının farklı bedelleri olacak. Hangi seçeneğin daha ağır bir bedel üreteceğini şu an için kestirmek ise çok zor. 

    Ancak şimdiden belli olan bir şey var. İran ile Körfez Arap ülkeleri arasındaki ilişkiler her hâlükârda ciddi bir yara almış durumda. Körfez ülkelerinin bu noktadan sonra atacağı adımlar, bu yaranın derinliğini etkileyecek sadece. Bu ise geleceğe yönelik değerlendirmeler yapılmasını zorunlu kılıyor.

    Amacım geleceğe değil, geçmişe bir bakış atmak. Körfez-İran ilişkilerinin bugünkü haline nasıl evrildiğinin izini sürmek. Bu iz sürüşün geleceğe yönelik daha sağlıklı değerlendirme yapmaya faydası olacağı ümidiyle.

    Modern dönem Körfez-İran ilişkilerinin evriminde 1979 yılını tarihi dönemeç noktası olarak belirlemek mümkün. Öncesinin tarihi ise fazlasıyla uzun ve karmaşık. Yine de tarihi bir derinlik için gerekli.

    İran ile Körfez Arap ülkeleri arasında, Türklerin Basra, İranlıların Fars, Arapların ise bugün sıklıkla Arap adını verdiği bir körfez uzanır. İki kıyı körfezin en kuzeyinde, Fırat ile Dicle’nin birleşerek Şattülarap’ı oluşturduğu deltada buluşur. Güneye indikçe uzaklaşır, Hürmüz Boğazı’nda ise yeniden yakınlaşır.

    Körfez’in dingin suları, iki kıyı arasında ticari ve insani temasları kolaylaştırıcı bir unsur oldu. Ancak siyasi etkisi farklı oldu. Dönem dönem iki tarafı birbirinden uzaklaştırdı. Dönem dönem ise yeniden yakınlaştırdı. İki kıyı arasındaki siyasi dinamiği anlamak için bir asimetriye dikkat gerekir. Asimetrinin sebebini de coğrafyada aramak.

    Körfez’in iki kıyısı da aynı kurak iklimin altında, aynı su kısıtı ile karşı karşıyaydı. Ancak hinterlandları farklıydı. İran kıyıları arkalarındaki Zagros kuşağı üzerinden daha geniş bir iç coğrafyaya açılıyordu. Bu iç coğrafya, siyasi birliğin dönem dönem bozulsa da yeniden kurulabildiği bir coğrafyaydı. Birlik çöktüğünde ortaya güçleri sınırlı siyasi odaklar çıkıyordu. Takip eden dönemde ya bu yerel odaklardan birisi ya da İran-dışından gelen başka bir aktör İran’da siyasi birliği yeniden kurabiliyor, ardından gücünü daha geniş bir alana ve Körfez’in karşı kıyısına da taşıyabiliyordu.

    Güney kıyılarının benzer bir siyasi hinterlandı yoktu. Her şeyden önce güney Arap kıyılarında kalıcı yerleşimler daha çok Bahreyn ve doğu Arabistan’daki el-Hasa gibi yeraltı su kaynaklarının olduğu istisnai alanlarda ortaya çıktı. Nitekim siyasi otorite de bu dar yerleşim odaklarında inşa edilebildi. Ancak bu otorite hiç bir zaman gücünü bu dar bölgenin dışına yayamadı.

    Umman, Körfez’in güney sahilleri için İran’ın kuzey kıyıları ardındaki iç coğrafyanın oynadığı role kısmen benzer bir rol oynayabilirdi. Hacer Dağları ile deniz arasında uzanan el-Batıne kuşağı kalıcı yerleşim için elverişli bir zemindi. İç ve dağlık Umman da siyasî birliği destekleyebilecek bir insan ve güç tabanı sağlıyordu. Nitekim Umman tarihinde kıyı ile iç bölge arasında uzun süreli bir ayrım bulunsa da bu iç bölge dönem dönem daha geniş bir siyasî birlik üretebildi. Ancak Umman’ın üretebildiği birlik, İran’daki gibi daha geniş ve toparlayıcı bir bölgesel çerçeveye dönüşmedi. Dönem dönem etkisini Bahreyn’e kadar taşıyabildi, ama bunu kalıcı bir Körfez hâkimiyetine çeviremedi.

    Bunun bir nedeni, kıyı ile iç bölgenin aynı siyasi mantıkla işlememesi ve Umman tarihinde bu iki alan arasında tekrar eden gerilimler bulunmasıydı. Bir diğer neden de, bu coğrafyanın yine de yarımadanın genel insani ve iktisadi sınırlamalarını tam olarak aşamamış olmasıydı. Nitekim Umman menşeli siyasi birlikler, kendilerinden daha güçlü dış aktörlerle karşılaştıklarında ya yeniden dağlık iç bölgeye çekilmek ya da dış güçlerin koruması altına girmek zorunda kaldı.

    Özetle, Körfez ile İran arasındaki siyasi ilişkilerin tarihini uzun süre şu dinamik belirledi: İran merkezli siyasi otoriteler güç kazandıklarında etkilerini Körfez’in karşı kıyısına taşıyabildi, güç kaybettiklerinde ise bu etki geri çekildi. Ama bu yayılma hiçbir zaman güney sahilin tamamına eşit biçimde olmadı. Daha çok Bahreyn, el-Hasa ve el-Batıne ovası gibi sürekli yerleşimin mümkün olduğu dar alanlarda hissedildi. Körfez’in Arap kıyılarında ortaya çıkan yerel siyasi odaklar ise çoğu zaman İran’daki gibi daha geniş ve kalıcı bir bölgesel birlik üretemedi. Güçleri, kendi dar yerleşim ve otorite alanlarının ötesine ancak sınırlı ölçüde taşabildi.

    Bu tarihsel dinamik ilk kez Sasaniler döneminde en net biçimde ortaya çıktı. Ardeşir I’in 224 yılında Part İmparatorluğu’nu yıkıp Sasani hanedanını kurmasıyla İran’da yeni bir merkezî siyasî birlik doğdu. Bu yeni birlik, önceki imparatorluklardan farklı olarak, dikkatini Körfez’in karşı kıyılarına da yöneltti. Bu aslında rastlantı değildi. Çünkü Sasani iktidarının çekirdeği Fars’tı. Bugünkü güneybatı İran’da, Şiraz merkezli bu bölge hem Körfez’e açılıyor hem de İran platosunun iç dünyasına bağlanıyordu. Bu yüzden Fars’ın güvenliği ve zenginliği Körfez’den bağımsız değildi. Karşı kıyılar denetlenmediği takdirde burası Fars’a açılan bir tehdit sahası olabilirdi. Aynı kıyılar, deniz ticareti ve güney sınır güvenliği bakımından da büyük önem taşıyordu.

    Nitekim Ardeşir; Bahreyn, doğu Arabistan ve Umman’a askeri sefer düzenledi ve bu bölgeleri Sasani hakimiyetine bağladı. Ancak bu hakimiyet her yerde aynı ölçüde doğrudan idari denetim anlamına gelmedi. Kimi yerde daha doğrudan, kimi yerde ise bağlı yerel güçler üzerinden işleyen bir idare kuruldu. Bu idari yapı İslam’ın yükseliş dönemine kadar korundu. Bir sonraki yazıda, İslam’ın yükselişiyle birlikte bu eski siyasî örüntünün nasıl kırıldığını ele alacağım.

    Birol Başkan güncele ve güncel olmayana dair paylaşımlarını birolbaskan.substack.com adresinde yapmaktadır.

    Dünya R1 Tarih
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleJürgen Habermas’ın Ardından
    Next Article İslam, Sömürgecilik ve Kurumlar: Eleştirilere Bir Cevap

    Diğer İçerikler

    PROJECT SYNDICATE

    Stablecoin’ler Bankaların Para Tekelini Sarsabilir mi?

    31 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Rus Romanı, Karamazov Kardeşler ve Dostoyevski | Umut Dağıstan | Yerden Yüksek S2B01

    31 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi ve Umut Dağıstan
    PROJECT SYNDICATE

    İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı

    29 Temmuz 2026By Daktilo1984

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}