Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » İmamoğlu’nun Çıkış Stratejisi
    Yazılar

    İmamoğlu’nun Çıkış Stratejisi

    By Armağan Öztürk14 Mart 20254 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    CHP’nin müstakbel Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu kent mitinglerine başladı. Yapılan konuşmalarda iki tema ön plana çıkıyor: Keskin bir Erdoğan rejimi eleştirisi ile mağduriyet söylemi.

    CHP’nin adayı ülkede liyakatin ve özgürlüğün ortadan kalktığını iddia etmekte. Vatandaş mağdur, kurumlar işlemiyor ve yönetim halktan kopuk. Kendi durumunu da siyasal iletişim içinde bolca kullanıyor İstanbul’un bugünkü başkanı. Ona göre açılan tüm dava ve soruşturmalar önünü kesmek için planlanan büyük komplonun parçası. Halkla kendisi arasında kurduğu özdeşliği ifade eden ilginç benzetmeler de var sözlerinde. “Benim 35 yıllık diplomamı iptal ettirmeye çalışanlar sizin 40-50 yıllık tapularınıza göz koyabilir” şeklinde özetleyebileceğimiz argüman, kazanılmış haklar ve mülkiyet kavramı üzerinden topluma verilmiş derinlikli bir mesajı içinde barındırıyor.

    Peki, İmamoğlu’nun çıkış stratejisi doğru mu? Erken seçimi zorlamak için önseçim ve önseçim yoluyla İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesine yönelik parti kararının iki başat amacı vardı: İktidarın yargı eliyle CHP üzerinde kurduğu kuşatma hareketini kırmak ve İmamoğlu’na siyasi/hukuki dokunulmazlık sağlamak. Son bir ayda yaşanan gelişmeler her iki amacın da başarısızlıkla sonuçlandığını gösteriyor.

    Öncelikle şu söylenebilir: Muhalefetin iddia ettiği üzere CHP üzerinde bir iktidar baskısı varsa dahi cumhurbaşkanı adayı ilan etme stratejisi bu durumu ortadan kaldırmadı. Yargı çalışmaya devam ediyor. İddialar birbirini izlemekte. Soruşturmaların biri bitiyor diğeri başlıyor. İmamoğlu meselesi yargının öncelikli gündemi olmaya devam etmekte. Bırakın İmamoğlu’na siyasi koruma getiren yeni siyaset koşullarını, İstanbul’un Başkanı bir ay öncesine göre daha kırılgan bir konumda. Diploması dahi iptal edilebilir. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı seçilme yeterliliğini kaybettiği yeni bir durum hiç olmadığı kadar ihtimal dahilinde. Bu arada tüm birikimini İmamoğlu’na yatırmış CHP’nin olası siyasi yasak veya diploma iptali kararı karşısında ne yapacağı belli değil.

    İmamoğlu’nun tek aday olarak girdiği ve kendi kendini seçtireceği plebisit, Yavaş için bir tasfiye planı. Anketlerde Yavaş’ı bir türlü geçemeyen İmamoğlu, kendisine bağlı parti örgütleri aracılığıyla, içinde Ankara Başkanının olmadığı siyasi bir denklem kurguladı. Amaç, Yavaş’ı İmamoğlu’na desteğe veya onunla yarışmaya zorlamaktı. Ancak her iki olasılık da gerçekleşmedi. Yavaş “bekle gör” stratejisiyle İmamoğlu’nu kendi politik iddiasında yalnız bıraktı. Yavaş’ın İmamoğlu’yla açıkça çatışmadan araya mesafe koyması, adaylık tartışmasının devam edeceğini gösteriyor. Yavaş, bir şekilde cumhurbaşkanı adayı olacak. Bugünkü CHP ise hiç olmadığı kadar parçalı bir yapıda siyaset yapıyor.   

    Kendi iç kavgasına boğulmuş ana muhalefetin göremediği şey ise iktidarla muhalefet arasında ikincisi lehine kurumsallaşan seçmen desteğinin değişmek üzere olduğu gerçeği. Bahçeli’nin örgütü feshe davet eden açıklamasıyla Türk siyaseti yeni bir içeriğe doğru vites yükseltti. Öcalan’ın 27 Şubat’taki metni Öcalan ve DEM’in devletin çizdiği genel çerçeveyle uyumlu bir şekilde süreci desteklediğini gösteriyor. Tabii terör örgütünün sahadaki güçleri bakımından belirsizlik hala devam etmekte. PKK yürütme komitesi önderlik diye konumlandırdığı Öcalan’ın silah bırakma ve fesih çağrısına uyacağını söyledi. Ancak silah bırakmayı zamana ve bazı koşulların gerçekleşmesi şartına bağladı. Ankara’nın bu tutuma yanıtı ise belli değil.

    PYD ise Amerika aracılığıyla Şam yönetimiyle anlaştı. PYD yeni Suriye rejimiyle entegre olacak. Ama bu sürecin de ucu açık. PYD’nin silah bırakıp bırakmayacağı veya bu olası silah bırakmanın hangi koşullarda ne zaman gerçekleşeceği belli değil. Ancak tüm bu belirsizlikler daha çok Türkiye dışındaki aktör ve bağlamlarla ilgili. Dikkatimizi Türk iç siyasetine çevirdiğimizde, Cumhur İttifakı bileşenleriyle, Kürt hareketinin giderek birbirine daha fazla yaklaştığı bir bahar havasıyla karşılaşıyoruz. Devlet Bahçeli’nin Selahattin Demirtaş’a telefon ettiği bir dönemde buzlar eridi. Bu durumun özel olarak İmamoğlu’nun adaylık sürecini, genel olarak ise AKP ile CHP arasındaki başkanlık yarışını etkileyeceği açık. Çünkü İmamoğlu her ne kadar Mansur Yavaş’ın gerisinde olsa da ciddi bir halk desteğine sahip.

    Genel kanı ve sahadan gelen sinyaller Kürt kökenli vatandaşların İmamoğlu liderliğine sıcak baktığı yönünde. Bu noktada Yavaş’a, yani en büyük rakibine karşı ciddi bir avantajı var Ekrem Bey’in. Ancak Kürt oylarından kaynaklanan bu ayrıcalıklı konum sona ermek üzere. Cumhur İttifakıyla Kürt hareketi arasındaki yakınlaşma bu hızla devam ederse, Kürtlerin öncelikli tercihi Erdoğan olacak. Bu olasılık sürecin yüzleşmemiz gereken sonuçlarından biri olarak önümüzde durmakta. 

    R1 Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleKüresel Siyasette Trump Belirsizliği | Sezin Öney | 2’li Görüş #33
    Next Article Söz Bizim, Özgürlük Bizim, Gelecek Bizim!

    Diğer İçerikler

    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Dünyanın Soyguncu Baronu Olarak ABD

    23 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Podcast

    Dijital Mecralarda Konuşabilmek | Tarık Beyhan, Gürkan Özturan

    22 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Gürkan Özturan
    Videolar

    Osmanlı’da Modernleşme ve İletişim | Bahadır Çelebi & Hediye Levent

    22 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}