Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » CHP’nin Aşil Topuğu Olarak İmamoğlu
    daktilo2 Yazılar

    CHP’nin Aşil Topuğu Olarak İmamoğlu

    By Armağan Öztürk16 Kasım 20254 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hamlesini yaptı. İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkında 4000 sayfalık bir iddianameyle karşı karşıyayız. Metin boş değil. Gizli tanık ve tanık ifadeleri, fiziki takip, ses kaydı, görüntüler ve para transferleri gibi ayrıntılar kanıt listesinin içeriğini karakterize ediyor. İddianamenin ağırlığı karşısında siyasi savunmayla yola devam etmek ise imkansız.

    Bilindiği üzere gerek İmamoğlu gerekse CHP liderliği İmamoğlu operasyonlarını ana muhalefetin cumhurbaşkanı adayının önünü kesmek için atılan bir siyasi adım olarak yorumluyor. Siyasi iktidar yargıyı kullanarak muhalefeti tasfiye etmeye çalışmakta. Temel sav bu yönde. İhtimal ki bu söylem hiçbir zaman terk edilmeyecek. Ancak gelinen noktada savcının iddialarına başta İmamoğlu olmak üzere tüm sanıkların tek tek yanıt vermesi, karşı kanıtlarla savcılığı çürütmesi gerek. Aksi taktirde savcılığın iddiaları hakikat, İmamoğlu’nun savunması ise boş laf gibi algılanacak. Bu arada hukuki savunma yapmak hiç de kolay değil. Çünkü birbiriyle ilişkili çok sayıda kanıt ve sonuçta ortaya çıkan bir olay örgüsü var. “Bu olaylar hiç olmamıştır” savı belli somut iddialarda kullanılabilir elbette. Ama makul ve akla yakın olan olayları kabul etmek, ama savcılığın ileri sürdüğü illiyet bağını reddetmek şeklinde olabilir.

    Her ne kadar kanıtlar sanıkları zor durumda bırakacak ölçüde ağır olsa da ortaya bir iddianamenin çıkmış olması olumlu elbette. Böylelikle sanıklar kendilerini savunabilecek. Mahkemeye çıkma temel bir insan hakkı. Sanık ve iddia sayısı nedeniyle yargılamanın uzun sürme ihtimali var. Mahkeme her gün duruşma yapma gibi özel bir tedbir almazsa süreç yıllar sürebilir. Bu durum sanıklar için sakıncalı. Ayrıca İmamoğlu’nun Türk siyasetindeki konumu nedeniyle davanın yıllarca konuşulması, siyasi hayatı yargısal faaliyetin uzantısı haline getirip sivil siyaseti felç edecektir.

    İddiaların içeriği ve yargılamanın niteliği ne olur sorularını ise daha kapsamlı bir şekilde yanıtlamak lazım. Öncelikle 19 Mart’la 11 Kasım arasında siyasi kamuoyunun bu mesele hakkında pek iyi bir sınav vermediğini kayıt altına almalıyız. Hükümete yakın kesimler İmamoğlu’nu suçlu ilan ederek masumiyet karinesi ilkesini çiğnediler. Muhalefetin kanaat önderleri ise muhakeme sorumluluğunu yadsıyan bir tavır içinde oldu. Olayı, iddiaları ve süreci belli bir mesafeden takip etmek, İmamoğlu ve diğer sanıkların suçlu olma ihtimaline karşı etik politik bir tarafsızlıkla hareket etmek en doğru yoldu. Ama muhalif medya bu yolu tercih etmeyerek İmamoğlu hakkında eleştiri yapılmasını dahi engelleyen bir yerde kendi söylem hattını sabitledi.

    Davanın hukuki mi yoksa siyasi mi olduğuna yönelik tartışmalar ise yersiz ve işlevsiz. Hukuk ile siyaset arasındaki sınır sadece ülkemizde değil, pek çok yerde son derece muğlaktır. Dahası savcılık iddianameyi yazarken cezalandırılmasını talep ettiği suç örgütünün kuruluş amacını siyasi olarak tanımlıyor. Kısaca İmamoğlu siyasi yükselişini finanse etmek için yasa dışı yollarla fonlanan bir kasa oluşturmuş durumda. Kanıtlanması beklenen temel iddia bu yönde. Peki bu kasa ne için kullanılıyor?

    Önce Kaftancıoğlu yerine Özgür Çelik, ardından ise Kılıçdaroğlu yerine Özgür Özel İmamoğlu tarafından belli görevlere getiriliyor. Bir anlamda İmamoğlu yasa dışı yollardan elde ettiği geliri CHP’de kariyer yapmak, partiyi ele geçirmek için kullanmış. Bu yazım tarzı salt bir hukuki tartışma yapmamızı imkansız hale getirmekte. Çünkü bahsi geçen olaylar yakın dönem CHP tarihinin özeti gibi. Tabii yasa dışı örgütün amacının siyaseti dizayn etmek olduğu varsayımı Özgür Özel’i davanın uzantısı haline getirecek bir akıl yürütmeyi belirginleştiriyor. Savcılığa göre Özgür Özel sanık değil, ama bir suç örgütü liderinin yasa dışı yollarla topladığı parayla genel başkan yapılan bir kişi.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ihbar ise hukuken doğru, siyaseten ise çok riskli bir gelişme. Savcılık elde ettiği kanıtlara dayanarak AYM’ye kapatma davası açma yetkisine sahip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına mali denetimle ilgili bir hatırlatmada bulunuyor. Gerisi Yargıtay Savcılığının ve bu ihbar davaya dönüşürse AYM’nin bileceği iş. Ama bir kez bu mesele gündeme geldiğinde tartışmanın merkezinin İmamoğlu olmaktan çıkıp CHP haline geleceği ve hukuki değerlendirme sürecinin tümüyle siyaset gölgesi nedeniyle karanlıkta kalacağı açık. Ayrıca ana muhalefet partisi hakkında kapatma istemiyle açılacak bir davanın Türkiye’yi ne hale getireceğini düşünmek bile demokrasi için hayırlı değil.

    Gelinen nokta itibariyle yanıtlanması gereken iki soru var: Öncelikle Türkiye’deki tüm yolsuzlukları CHP’lilerin işlemesi akla, mantığa ve eşyanın tabiatına aykırı olduğuna göre biz neden sadece CHP’li belediyeleri yolsuzluk üzerinden tartışıyoruz sorusu önemli. Bu meselede tüm kurumları ve tüm partileri içine alacak şekilde genel bir yolsuzlukla mücadele eylem planı devreye girmediği müddetçe muhalif seçmen yaşanan ve yaşanacak her şeyi muhalefete iktidarın yargı yoluyla müdahalesi olarak yorumlayacaktır.

    İkinci soru/sorun ise CHP’yle ilgili. Ekrem İmamoğlu partinin fiili genel başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı. Ama iddialar çok ciddi, ayrıca bu son iddianameyle birlikte yargılandığı davaların sayısında yine artış oldu. Diploma iptal kararı da bu tabloya eklendiğinde karşımızda siyaseten iflas etmiş bir İmamoğlu portesi var. İstanbul’un eski başkanının yakın bir zamanda hürriyetine kavuşması ve siyaset yapması imkansız. Peki CHP bu apaçık gerçeği ne zaman kabul edecek? CHP’nin İmamoğlu’ndan vazgeçtiğini görmemiz için daha nelere tanıklık etmemiz gerekiyor?                

    R2 Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleABD Gündemi: Yerel Seçim Sonuçları, Epstein Mailleri, Venezuela ile Savaş İhtimali
    Next Article İktidara Yol Çizmek: Platon’un Mağara Alegorisi

    Diğer İçerikler

    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Dünyanın Soyguncu Baronu Olarak ABD

    23 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Podcast

    Dijital Mecralarda Konuşabilmek | Tarık Beyhan, Gürkan Özturan

    22 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Gürkan Özturan
    Videolar

    Osmanlı’da Modernleşme ve İletişim | Bahadır Çelebi & Hediye Levent

    22 Temmuz 2026By Bahadır Çelebi

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}