Malezya’nın Penang şehrinde yaşayan Larry Low giysi üretiminden kazandığı paralarla oğlu Jho Low’un geleceğine yatırım yapmaya kararlı bir babadır. Bunun için de oğlunu lise okuması için Londra’ya gönderir. Larry Low’ın asıl amacı Malezyalı elitlerin çocuklarını okuttuğu Güney Kensinnton’a göndererek orada bu elit kesimle tanışmasını ve yakınlaşmasını sağlamaktır. Özellikle Malezyalı politikacıların bu bölgede yaşadığını öğrenen Larry Low aynı yerden ev alarak oğlunun siyasetçi çocuklarıyla yakınlaşmasının yolunu açar. Savunma Bakanı ve geleceğin Malezya Başbakanı Najib Razzak’ın üvey oğlu Rıza Aziz de Jho Low’un tanışacağı ve yakın arkadaş olacağı isimlerden biridir. Her ne kadar bu elit kesimin devlet maaşıyla buralarda çocuk okutması pek mümkün olmasa da İngiliz siyasetçilerin yetiştiği okullarda çocukları okutmak Malezya elitinde sürekli görünen bir davranıştır[1].

Jho Low lisenin devamında Amerika’ya Pensilvanya Üniversitesinde okumaya karar verir. Wharton Business School’da okuyan Jho Low’un en iyi yaptığı işlerden birisi ise okul dışında görkemli partiler vermektir. Low’a göre eğer kendinizin önemsenmesini istiyorsanız ve başkalarına kendilerine önem verildiğini hissettirmek istiyorsanız insanları büyük bütçeli partilere çağırmanız en iyi yollardan biridir. Bu yol Jho Low’a iyi bir network kurma yolunda büyük avantajlar sağlar zaten partiler yapmasının asıl hedefi de budur. Üniversitede herkesin konuştuğu bu yüksek bütçeli harcamalar sayesinde Jho Low kendine iyi bir üniversite çevresi edinir. Bu çevreye Arap arkadaşları da dahildir ve bu Arap arkadaşları Ortadoğu’daki zengin ailelerle tanışması için iyi bir fırsat olacaktır.

Jho tanıştığı zengin Arap arkadaşları aracılığıyla Ortadoğu’ya giderek Arap şeyhlerine danışmanlık yapan Yousef Al Otaiba ile Abu Dhabi’de tanışma fırsatına erişir ve Arap yarımadasındaki güç ilişkilerini ve parasal güçleri anlamaya çalışır. Bütün bunları yaparken Jho Low daha henüz 22 yaşındadır. Otaiba, Jho Low’u yatırım fonu olan Mubadala Development’tan Al Mubarak ile tanıştırır. Mubadala Development petrol gelirine bağlı ülkenin emlak, enerji, endüstriyel ürünler ve bilgi teknolojisi gibi alanlarda faaliyet göstermesi için uluslararası yatırımlar yapan bir fondur. Yani aslında petrol gelirine bağlı bir varlık fonudur. Kendi ülkesi Malezya’da ise yapısı çok farklı olan Malezya Varlık Fonu vardır. Jho Low bu iki varlık fonu üzerinden ilerde ikili ticari ilişkileri kurulmasına öncülük etmek ister ve bunun için önce üniversiteyi bitirip ardından ülkesine dönüp Pensilvanya ve Londra’dan yüksek bütçeli organizasyonlarla edindiği çevreyi kullanmaya çalışır. Babasının ve kendisinin yaptığı yatırımlar artık karşılığını vermeye başlayacaktır. Malezya’ya dönen Jho Low bankadan kredi çekerek zengin iş insanlarının ofis açtığı meşhur Petronas Kuleleri’nin 70. katında kendisine bir ofis açar. Ofisi açtıktan sonra Malezya’nın Singapur yakınlarındaki bir proje için, İskândar Projesi, Mubadala Varlık Fonu’nun yatırım yapmasına aracılık eder. Jho Low yaptığı bu aracılık sayesinde artık para kazanmaya başlamıştır.

Bu arada Jho Low’ın Londra’da tanışıp yakın arkadaş olduğu Rıza Aziz’in üvey babası Najib Razzak da Malezya Başbakanı olur ama önemli bir ayrıntı vardır ki seçimi de zorlukla kazanmıştır. Rıza Aziz ile ilişkileri son derece iyi olan Jho sıklıkla Najib Razzak ile bir araya gelme fırsatı yakalar. Low Najib’i ülkeyi kalkındırmak için Arap Sermayesine ihtiyaç duyacağı konusunda ikna eder. Fakat bu sefer Birleşik Arap Emirlikleri sermayesini değil Suudi Arabistan sermayesini hedeflemektedir. Ortadoğu’nun en zengin ülkeleriyle ilişkiler kurmayı başaracak muazzam bir 20’li yaş yeteneği ile karşı karşıyayızdır. Peki Suudiler ile Malezya’yı nasıl buluşturacaktır? Jho Low İskândar Projesinden kazandığı paralar sayesinde Amerika’da ünlülerin gittiği Lamu Restoran’ın sahibi Sahle Ghebreyesus ile tanışma fırsatı bulur. Sahle Ghebreyesus’un restoranında konuk ettiği isimlerden birisi petrol arama şirketi sahibi olan ve oldukça zengin Suudi Prens Turki Bin Abdullah’tır. Sahle Ghebreyesus bir süre sonra restoranını kapatır ve eski müşterileri için özel yat turları ya da tatiller düzenlemeye başlar ve müşterilerinden birisi yine Suudi Prens Turki Bin Abdullah olacaktır. Jho Low Prince Turki Bin Abdullah’ın Monaco’da yat turu yaptığını öğrenerek Sahle Ghebreyesus’tan Najib Razzak ailesi için de aynı yerde tur ayarlamasını ve iki aileyi bir araya getirmesine yardımcı olmasını ister. Nitekim Jho isteğinde başarılı olur ve Jho Low aracılığıyla iki aile Monaco’da bir yatta buluşup tanışırlar ve ikili ticaret kararı alırlar. Malezya tarafı da yeni bir Varlık Fonu kurma kararı alır ve adını 1MDB koyar.

1MDB görünüşte yeşil enerji ve turizme yönelik yatırımlar yapacak ve Malezya halkına iş imkânı sağlayacaktır. Jho Low’un ise Najib Razzak’ı heyecanlandıracak başka bir fikri vardır aslında o da bu fonu Najib Razzak’ın politik amaçları için kullanmaktır. Zor durumda olan parti fonun katkılarıyla daha dinamik ve tercih edilir hale getirilecektir.

İki varlık fonu tarafının vardığı anlaşmaya göre Suudi tarafı ortak havuza 2,5 milyar $ değerinde varlık koyacak, Malezya tarafı ise 1 milyar $ değerinde para koyacaktır. Bu parayla da görünüşte petrol aranacaktır. Yeni kurulan 1MDB’nin başına ise Başbakanı Najib Razzak geçecektir. Jho Low ise resmi olarak herhangi bir pozisyonda gözükmemektedir fakat Razzak varlık fonunun yönetimini gayri resmi şekilde tamamen Jho Low’a bırakmıştır. İki tarafın anlaşması sonucu oluşturulan fonun bir İsviçre bankasına yatırılmasına karar verilir. Fakat bankaya yapılan sunumda Malezya tarafı 700 milyon doların tekrar kısa sürede Suudi tarafına aktarılacağını söyler. Nitekim kısa süre sonra 700 milyon doların aktarımı gerçekleşir fakat alıcı taraf Good Star firmasıdır[2]. Jho Low tarafından Suudilerinmiş gibi gösterilen bu Good Star firması aslında Jho Low’ın yönettiği bir petrol şirketidir. Dünya tarihinin en büyük yolsuzluklarından birisi işte bu şekilde başlamıştır.

ULTRA-LÜKS BİR HAYATA GEÇİŞ

Paraları kendi hesabına aktaran Jho Low takip etmenin neredeyse imkânsız olduğu bir şekilde paranın bir kısmını New York’a getirir. Hâlâ perde arkasında Malezya Varlık Fonu’nu yöneten Jho Low artık neredeyse sınırsız para harcama gücüne kavuşmuştur. Örneğin kendisi için aylığı 100.000 $’a otel odası kiralar. Daha sonra 30 milyon dolara kendisine Central Park’a yakın bir apartman alır. Sınırsız partilerde çok yüksek harcamalar yapma alışkanlığına da kaldığı yerden devam eden Jho Low, bir seferinde bir gecede tahminen 160,000 $ harcamayı bile başaracaktır[3].

Buradaki yüksek eğlence harcamalarını eğlenceye olan tutkusundan daha ziyade yine yeni çevrelere adım atmak ve ünlü isimlerle yan yana gelmek için yapmaktadır. Bu sefer Jho Low’un hedefinde Hollywood yıldızları ve diğer magazin ünlüleri vardır. Bu lüks harcamalar sayesinde ünlülerle tanışmasına aracılık edebilecek kişilerle de ilişkiler kurarak medyanın gözde isimlerine yaklaşır. Low ünlü Hollywood isimlerine düzenlediği partilere katılması için yüzbinlerce dolar ödemeler yapmaya başlar. Jho Low’un harcamaları bunlarla da sınırlı kalmaz. Başka bir seferde ise ülkemizde de ara ara gündem olan bir isim olan Lindsay Lohan’ın 23. yaş gününde onun için en pahalı Cristal Şampanyalarından 23 şişe açtırıp masasına gönderecektir[4]. Yeri geldiğinde yine milyonlarca doları Van Gogh eserlerine döken Jho Low Tayvanlı bir sevgilisini ünlü yapabilmek için ise müzik prodüksiyon şirketi bile kurduracaktır. Sevgilisi için 12 milyon $ harcadığı halde bir albüm bile yapılamazken aynı şirket Alicia Keys’e de yapacağı albüm için 4 milyon dolar öder. Jho Low ile yolu kesişen bir diğer ünlü isimse Avustralyalı model Miranda Kerr’dir. Jho Low Miranda Kerr’in kozmetik firmasının büyümesi için milyonlarca dolarlık yardımda bulunur. Miranda Kerr’e aldığı hediyeler de yine dudak uçuklatacak cinstendir ve tahminen hediyelerin toplam değeri 8 milyon doları bulur. Miranda Kerr ile aşk yaşamasıyla birlikte magazin basınının gündemini de iyiden iyiye meşgul eder. Birçok ünlü ile yan yana gelen ve onlarla aşk yaşayan Jho Low için bir isim vardır ki onun yeri çok farklıdır. Kendisine gençliğinden beri inanılmaz derecede hayran olduğu ve filmlerini defalarca izlediği bu isim Paris Hilton’dur. Onunla vakit geçirebilmek için gerektiğinde jet göndertip Kanada’ya yanına getirtmiş, gerektiğinde ise onun için Fransa’da yat turu düzenlemiştir. Hatta bir yat turunda onun için şampanya açtırma (bottle parade) yarışmasına girmiş ve Winston Fischer adlı bir emlakçıya karşı 2 milyon dolarlık şampanya açtırarak yarışmayı kazanmıştır. Malezya halkının paraları akla hayale gelmeyecek partilerde, hediyelerde ve lüks alışverişlerde hiç çekinmeden harcanmıştır ama hikâyeler bitmek bilmemektedir.

2010 yılında gelindiğinde Najib Razzak’ın üvey oğlu Rıza Aziz Red Granite Pictures adlı bir prodüksiyon şirketi kurar. Jho Low ise yine şirketin görünmeyen tarafındadır. Şirket ofisi sırf Leonardo Di Caprio’ya yakın olmak için onun prodüksiyon firmasıyla aynı binada tutulacaktır. Malezya Varlık Fonunda olması gereken paraların kullanılacağı başka bir sektör daha vardır artık: Hollywood. Michael Scorsese ve Leonardo Di Caprio ile ikili ilişkilerin geliştirilmesi sayesinde ikili beraber Red Granite Pictures için film yapmayı kabul eder. Zaten daha önce Di Caprio ile tanışma fırsatı bulan Jho Low’un belki de en çok vakit geçirdiği ünlü de Leonardo Di Caprio’dur ve bir defasında ona aldığı hediyenin değeri 13 milyon doları bulmuştur. Çekilecek film ise birçoğumuzun da yakından bildiği bir film olan The Wolf of The Wall Street filmidir. Hatta Leonardo Di Caprio bu filmle aldığı Golden Globe ödülü için sahneye çıktığında Jho Low’a da teşekkür etmeyi unutmayacaktır[5].

Öte yandan Jho Low, Najib Razzak ve onun lükse düşkün eşi Rosmah’ı da ihmal etmemektedir. Rosmah’a milyon dolarlık mücevherler alarak onun takdirini toplayan Jho Low, bu ikili için Londra, Los Angeles ve New York’ta evler alarak ailenin hizmetine sunmaktadır. Yaklaşık 32 milyon nüfusa sahip ülkenin paraları Jho Low sayesinde en lüks ortamlarda harcanmaktadır.

İŞLER KÖTÜYE GİDERKEN

Jho Low bir yandan da 1MDB’yi perde arkasından yönetmeye devam etmektedir. Fonun yönetimine Muhammed Bakke Saleh adlı deneyimli bir isim getirilir. Fonu inceleyen Saleh neden 700 milyon dolarlık paranın PetroSaudia tarafına değil de Good Star şirketine gittiğini anlamlandıramamaktadır. Bağımsız denetim talep eden Saleh bir süre sonra istifa etmek durumunda kalır.

İlerleyen dönemlerde ülke siyaseti Najib Razzak aleyhine doğru gelişmeye başlar. Halkın bir kısmı yönetimden memnun değildir ve yolsuzluklardan bunalmıştır. Özellikle Najib Razzak’ın eşi Rosmah hedeftedir. Rosmah ise lüks yaşamını sürdürmekle birlikte halkla ilişkilerini iyi tutmak için arada çeşitli bağışlar ve kampanyalarda kendisini göstermektedir. Yaklaşan seçimler ise Najib Razzak’ı düşündürmektedir. Varlık fonundan belirli aralıklarla transferler yapılıp seçim için harcanmaya başlanır. Varlık Fonu bu lüks ve seçim harcamalarını finanse etmek için arada yeni borçlanmalara da gitmektedir. Hatta borçlanmalara aracılık eden Goldman Sachs’a da ödeme yapılan ödemelerin 600 milyon doları bulduğu iddia edilmektedir[6]. Seçimi kazanmak için ihtiyaç duyulan paraların aktarımında rol oynayan Jho Low kendi doğdu şehirdeki insanları ikna etmek için de örneğin Gangnam Style şarkısıyla meşhur olan Psy’e de müzik ziyafeti verdirmiştir.

Najib Razzak seçimi kazanır ama seçim kendisine mutluluk getiremez yeterince. Varlık fonunun diğer tarafı olan Suudi şirketi PetroSaudia’da çalışan isimlerden birisi şirketten sorunlu bir şekilde ayrılmak zorunda kalınca 90 GB’lık veri, binlerce sayfalık doküman ve 227 bin email yazışmasının hepsini bir gazeteciye sızdırır ve Sarawak Raporu adlı bir raporla bu tüm gizli yazışmalar İngiltere’de yayınlanır ve dünya gündemine düşer. Razzak’ın kendinden önceki Başbakan da 1MDB’nin yolsuzluklara bulaştığını iddia etmeye başlar. Yine The Edge gazetesi de 1MDB tarafındaki tuhaf borçları ve harcamaları haber yapmaya başlar. Haberlere göre varlık fonu tarafında biriken borçlar 11 milyar doları geçmiştir[7]. Bu rakamın yaklaşık 5 milyar dolarının Jho Low tarafından varlık fonundan çekildiği iddia edilmektedir[8]. Diğer yandan 2016 yılında ABD yargısı 1MDB’den çalınan paralarla 1 milyar dolarlık varlık alımı gerçekleştirildiğine dair soruşturma başlatır. Artan yolsuzluk iddiaları sonrası Malezya’da yaklaşık 100 bin insan sokaklara dökülür sarı yelekleriyle. İçişleri Bakanlığı protestolar sonrası sarı yelek giymeyi yasaklar ve bu kişilerin ulusal güvenlik tehdidi olduğunu ilan eder. Çok geçmeden de protestocular terörist ilan edilmeye başlanır ve buna göre yasalar çıkarılır. Muhalefet liderinden birisi de gözdağı vermek amacıyla 18 aylığına hapse atılır. İktidar içerisinde ise durumdan rahatsızlık duyan isimler vardır ve rahatsızlıklarını belli ederler. Najib Razzak birisi Başbakan Yardımcısı olmak üzere 5 kabine üyesini görevden alır ve yargıdaki atamalara da müdahale eder. Najib Razzak kendisine ve ülkesine komplo kurulduğunu iddia ederken lüks bir yaşam içerisindeki eşi Rosmah ise bu durumun kendilerine Allah’tan gelen bir sınav olduğunu söyleyecektir. Soruşturmada Najib Razzak’ın hesabına varlık fonundan 700 milyon dolar aktarıldığına dair belgeler bulunur. Suudi Arabistan bakanlığı bu parayı kendilerinin seçimler için bağış yaptığını iddia etmiştir[9]. Olayın üzerine gitmeye çalışan basın ise iktidar gücüyle susturulmaya çalışılır ve gerektiğinde basın kuruluşları kapatılır. Tüm yazışmaları sızdıran Xavier Justo ise hapse atılır. Seçimlerde ise Najib Razzak’ın yolsuzluğa bulaştığını iddia eden Mahathir Muhammed’e karşı kaybeder. İktidarda iken olabildiğince engellenmeye çalışılan yargı soruşturmaları başlar ve davası halen devam etmektedir. Yolsuzluğun en kilit ismi Jho Low ise kayıplara karışır. Jho Low’un halen eşi ve iki çocuğu ile Çin’de saklandığı tahmin edilmekte.

Malezya Varlık Fonu’ndan şimdiden geriye kurumların çöktüğü bir sistemde, şeffaf olmayan ve şeffaf olmadığı için hesap verilebilirlik özelliği de olmayan bir kuruluşun, yani tüm Malezya halkının varlık fonunun, nasıl birkaç kişinin ultra lüks yaşamının ve demokratik teamüllere uyması mümkün olmayan bir şekilde iktidar partisi fonlamasının bir aracı olduğu kalmıştır. Malezya halkı şeffaflıktan uzak ve hesap vermeyen kurumların bedeli olarak ise Paris Hilton’dan Lindsay Lohan’a, Leonardo Di Caprio’dan Miranda Kerr’e birçok Hollywood yıldızı ve şarkıcının lüks yaşamının fonlayıcısı durumuna gelmiştir ve Malezya ülke olarak rasyonalizasyon programı altında halen varlıklarını satarak borçları kapatmaya çalışmaktadır.


[1] Wright T, Hope B. Billion Dollar Whale: The Man who Fooled Wall Street, Hollywood, and the World. Hachette UK; 2018 Sep 18

[2] Wright T, Hope B. Billion Dollar Whale: The Man who Fooled Wall Street, Hollywood, and the World. Hachette UK; 2018 Sep 18

[3]https://www.thedailybeast.com/malaysian-playboy-jho-lows-insane-celebrity-heavy-lifestyle-fueled-by-stolen-billions-feds-say

[4] https://www.thedailybeast.com/malaysian-playboy-jho-lows-insane-celebrity-heavy-lifestyle-fueled-by-stolen-billions-feds-say

[5] https://www.youtube.com/watch?v=9QioETUx0RU

[6] https://www.straitstimes.com/world/united-states/us-to-announce-charges-against-jho-low-former-goldman-bankers-for-1mdb-wsj

[7] https://www.cnbc.com/2015/12/17/malaysia-1mdb-fund-may-have-sent-850m-to-wrong-company-wsj.html

[8] https://nypost.com/2018/09/15/i-own-you-youre-my-bitch-jho-lows-hollywood-power-play/

[9] https://www.bbc.com/news/world-asia-36051474