Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Space X, ABD ve Küresel Dengeler
    Forum

    Space X, ABD ve Küresel Dengeler

    By Meryem Dutoğlu1 Mayıs 20204 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    27 Mayıs’ı not edin. O gün, Türkiye saati ile 23:32’da Space X, içinde iki amerikan astronotu bulunan Crew Dragon uzay aracını, Falcon 9 roketi ile  uluslararası uzay istasyonuna fırlatacak. Yalnızca havacılık ve uzay tarihi için değil siyasal tarih açısından da bir kilometre taşı olması muhtemel. Çünkü bu uçuş, Amerika’nın 2011 yılında bu yana ilk kez kendi topraklarından kendi roketi ile uzaya insan göndermesi demek. Test niteliğindeki bu fırlatma ve istasyonda geçirecekleri en az 100 günden sonra astronotların dünyaya başarı ile dönmesi, Batı dünyasının mürettebat taşıma konusunda Rusya’ya bağımlılığını azaltma konusunda çok önemli bir adım olacak. Fırlatma roketinin özel sektör tarafından geliştirilmiş olması ayrıca vurgulanmalı. 

    Kısaca hatırlatmak gerekirse uluslararası uzay istasyonu dünyadan yaklaşık 400 km uzakta, alçak yörüngede bulunuyor ve 2000 yılından bu yana kesintisiz olarak Çin hariç çeşitli ülkelerden astronotları ağırlıyor ve bilimsel  araştırma laboratuvarı görevi görüyor. 

    1981 yılından itibaren alçak yörüngedeki uzay görevlerinde “uzay mekiği” kullanan ABD, iki ölümcül kazanın ardından 2011 yılında güvenlik endişeleri sebebiyle bu araçları kullanımdan kaldırılmıştı. O tarihten beri uzay istasyonu projesine taraf olan ülkelerin astronotları Rus roketi Soyuz ile taşınıyor. Uzay görevleri hem çok maliyetli olduğu için hem de uzmanlık gerektirdiği için ülkeler birbirleri ile işbirliği  yapsalar dahi unutmamak gerekir ki, rekabet hali devam ediyor.

    ABD, uzay mekiğini kullanımdan kaldırıldıktan sonra mürettebatı taşıyabilmek için yeni bir uzay aracı arayışına zaten girmişti. Ancak, bunu eski uzay yarışında alışıla geldiği üzere devlet eliyle yapmadı, uzay faaliyetlerinde – bir süredir olduğu gibi – özel sektörü teşvik etti ve “Ticari Mürettebat Programını” başlattı, bu program ile space X, Boeing gibi şirketlerin önünü açtı. Uzun araştırma-geliştirme çalışmaları, tekrarlanan testler sonucunda uzay istasyonuna –halihazırda zaten kargo taşıyan Space X –bir yıl gecikme ile de olsa – mürettebat taşıma noktasına geldi. 27 Mayıs’ta astronotlar uzay istasyonuna fırlatıldığında, Batılıların Rus roketine olan bağımlılığının bitirilmesi konusunda önemli bir eşik aşılmış olacak ve bu Amerika için stratejik açıdan önemli.

    ABD’nin Rus roketi Soyuz’a mahkûm olmaması gerektiği bugüne kadar pek çok kez yetkililer tarafından yinelenmişti. Hatta 11 Ekim 2018 tarihinde yaşanan Soyuz fırlatma kazası –ölüm olmadan atlatılmış olsa bile-  ABD menşeili uzay aracının  bir an önce hizmete girmesinin gerekliliği, bir kez daha vurgulanmıştı. ABD’nin kendi mürettebatını kendi taşımak istemesi Soyuz’a dair güvenlik endişesi duyduğu için değil, stratejik olarak Rusya’ya bağımlı olmak istememesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle NASA  ticari uçuşları uzun süredir destekliyor.

    Ayrıca, Space X bu konuda çalışma yapan tek şirket değil, Boing ve Blue Origin ve daha pek çok şirketin  de eli kulağında. ABD’de uzaya yatırım yapan şirketlerin sayısı son yıllarda oldukça arttı. ABD’nin astronotlarını kendi taşıyabilmesi, gelecekte planlanan Ay ve Mars görevleri için önem taşıyor. Planlanan Ay, Mars ve diğer uzay görevlerinin özel şirketlerin ürettiği ABD menşeili roketler ve uzay araçları ile yapılacak. Rusya ve Çin, devlet finansmanı ile görece daha yavaş ilerlerken, ABD özel şirketler eli ile yeni uzay yarışında fark atmaya hazırlanıyor. Uzay rekabetinde ABD, Çin’i dışlarken Rusya ile zoraki işbirliği yapıyor. Önümüzdeki yılların “klasik uluslararası ilişkiler”ini anlamak açısından uzay faaliyetlerindeki ilişkiler oldukça önemli. Son bir kaç yılın gelişmelerine baktığımızda özellikle Ay’a dönüş konusunda uluslararası rekabet kızışıyor. Ay’da su molekülleri ve çeşitli nadir minerallerin bulunması ve Mars görevleri için Ay’ın kullanılma ihtimali, uzay rekabetini tekrar Ay’a çeviriyor. Hatırlatmak gerekirse, ABD 2015 yılında çıkardığı yasa ile özel şirketlerin uzayda ticari faaliyetleri yürütmeleri ve uzay madenciliği yapabilmesinin önü açmıştı. Nisan 2020’de ise Trump yönetimi yayınladığı kararname ile ticari olarak Ay kaynaklarında madencilik yapılabilmesinin önünü açtı, kararname ayrıca Ay kaynaklarının “kimsenin hak iddia edemeyeceği küresel varlıklar olmadığını” da vurguladı. Ay madenciliği hemen yarın başlamayacak ve “küresel varlıklar” meselesinin Uluslararası Hukuk açısından sorunlu kısımlarını başka bir yazıda ele alacağım. Şu aşamada bilmemiz gereken, kızışan uzay rekabetinde,  ABD’nin Ay’a 2024 yılında astronot göndermeyi planlaması ve bu bağlamda 27 Mayıs günü için planlanan fırlatma, uzay rekabetinin evrileceği yön ve uluslararası ilişkiler açısından önemli.  

    Fotoğraf:  NASA

    Dünya
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleDin Sosyolojisi ve Peter Berger Bilimsel Yöntemden Muaf mı?
    Next Article Diyanet İdeolojisi Üzerine Bir Taslak

    Diğer İçerikler

    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan
    Videolar

    Gençlerin Gözünden Süreç ve NATO’dan Sonra Siyaset | Aydın Selcen, H. Oğuzhan Aytaç | 2’li Görüş #96

    10 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    Videolar

    NATO Zirvesi, Yapay Zeka, Veri Merkezleri ve Siber Güvenlik | Eser Özdil, Alican Göktepe

    9 Temmuz 2026By Eser Özdil ve Enes Özkan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}